banner29

Kaşgarlı Mahmud kimdir?

Türk Edebiyatı'nın en önemli eserlerinden biri olan, aynı zamanda ise ilk Türk sözlüğü olma özelliğine sahip Divan-ı Lügati’t-Türk’ün yazarı Kaşgarlı Mahmud kimdir? Kaşgarlı Mahmud ne zaman doğmuştur? Kaşgarlı Mahmud'un eserleri nelerdir? İşte Kaşgarlı Mahmud biyografisi...

Edebiyat 30.03.2021, 19:03
Kaşgarlı Mahmud kimdir?

Kaşgarlı Mahmud kimdir? Kaşgarlı Mahmud ne zaman doğmuştur

Dil bilgini, ilk Türk sözlüğünün yazarı (D. ?, Kaşgar / Doğu Türkistan – Ö. 1090, Kaşgar). Karahanlı hükümdar sülâlesine mensup bir şehzade idi. Babası Hüseyin Çağrı Tigin 1056’ya kadar Barsgan emirliği yaptı. Dedesi Muhammed Buğra Han bin Yusuf 1056-57 yıllarında Doğu Karahanlıların hakanı olarak Kaşgar’da hüküm sürdü. Onun babası Yusuf Hârun Kadir Han 1026-32 yılları arasında Karahanlı hükümdarı idi. Yusuf’un da babası Hârun Hasan Kılıç Buğra Han idi. Hârun’un babası Süleyman Baytaş Arslan Hân, onun da babası Müslümanlığı ilk kabul eden hükümdar Abdülkerim Satuk Buğra Han’dır. Kaşgarlı Mahmud, Satuk Buğra Han’ın altıncı nesilden torunudur.

25 Ocak 1072 yılında Bağdat’ta yazmaya başladığı ünlü eseri Divan-ı Lügati’t-Türk’ü 9 Ocak 1077’de bitirerek Abbasi Halifesi Muhammed Muktedi Billah’ın oğlu Ebü’l-Kasım Abdullah’a sundu. Divân-ı Lûgati’t-Türk’ün İstanbul Millet Kütüphanesinde bulunan tek nüshasının istinsahı, Sâve’de doğup Şam’da yaşayan Muhammed bin Ebî Bekr ibni Ebi’l-Feth tarafından 1 Ağustos 1266 Pazar günü Şam’da tamamlandı.

Eserini Araplara Türkçeyi öğretmek ve Türkçenin zengin bir dil olduğunu kanıtlamak amacıyla Arapça yazdığını belirten Kaşgarlı Mahmud, Divanü Lügati’t-Türk’te 11. yüzyılda yaşayan Türk boylarının dili ve folkloru hakkında çok değerli bilgiler vermiştir. Türkçenin zenginliğini açıklamak için savlardan (atasözleri), sagulardan (ağıtlar) ve koşuklardan (şiir ve destan parçaları) örneklerin yer verildiği ve ilk Türk dilbilgisi kitabı sayılan Divan-ı Lugati’t-Türk, 1908’den sonra İstanbul’da tesadüfen bulundu.

Kaşgarlı Mahmud daha önce Cevâhir ün-Nahv fi Lûgat it-Türk adıyla Türkçenin bir gramerini yazdı; ancak bu eser henüz bulunamadı. Kaşgarlı Mahmud aynı zamanda ilk Türk gramercisidir. Divan’da çeşitli Türk boylarının ağızları üzerine de gözlem ve derlemelere dayanan tesbitler ve mukayeseler vardır. Bu açıklamaları dolayısıyla da Kaşgarlı, Türk ağız ve şive araştırmalarının ilk mütehassısı yani ilk diyalektologu sayılmalıdır. Türk boyları, ülkeleri, Türklerin adet ve örfleri, çeşitli destan ve efsâneleri hakkında verdiği bilgilerle Kaşgarlı Mahmud çok yönlü bir türkologdur. Kelimeleri açıklarken verdiği örnek cümlelerle Türklerin o zamanki yaşayış tarzlarına ışık tutar. Örnekler verirken şiir parçaları ve atasözleri de ekledi.

Divan’daki şiirlerin çoğunun anonim olduğu ve birkaç yüz yıldan beri söylenegeldiği tahmin edilebilir. Alp Er Tonga’ya ait dörtlükler, Türk şiirinin en eski örnekleridir. Bu dörtlükler Türk destanının parçalarındandır. Dîvan-ı Lûgati’t-Türk’teki şekilleri, Karahanlı devri dil özellikleri göstermektedir. Divan’daki diğer şiirlerin tarihleri tahmin edilememektedir. Karahanlıların Uygurlar, Tangutlar, Basmıllar ve Yabakularla yaptıkları savaşları anlatan dörtlükler Karahanlılar devrine aittir. Şiirlerin şairleri de belli değildir. Pek çoğu anonimdir. Şiirlerin büyük çoğunluğu dörtlüklerden oluşur. Divan’daki hakim vezin 4+3= 7, ikinci derecede kullanılan vezin ise 4+4= 8’dir. Dörtlükler koşma tarzında kafiyelenmiştir. Çoğu savaşla ilgilidir. Savaşlar çok hareketli bir dille ve fevkalâde canlı sahneler halinde anlatılmaktadır. Savaşla ilgili şiirler ve bu şiirlerle ilgili olarak Kaşgarlı Mahmud’un verdiği Arapça kısa açıklamalar bazı tarihî olayları da anlatmaktadır.

Alp Er Tunga sagusundaki dörtlüklerde, bu büyük Türk kağanının ölümü üzerine duyulan üzüntü anlatılmıştır. Temalardan biri dünyanın bozulması, diğeri, yoğ törenidir. Divan’daki dörtlüklerde savaştan sonra ikinci derecede önem taşıyan konu bahardır. Mübalâğasız bir anlatımla av eğlenceleri, yılın belli zamanlarında tekrar edilen gelenekler, gençler arasında yapılan yarışlar ve diğer bahar tasvirleri anlatılır. Dörtlükler üslûp bakımından kısa, veciz ve yoğundur. Bazı şiirler beyitler halindedir. Çoğu aruzla yazılmıştır. Aruzun çeşitli vezinlerine ait örnekler daha fazladır. Beyitlerin mısraları birbirleriyle kafiyelidir. Hatta musarrâ gazellerde olduğu gibi aynı kafiyenin birkaç beyit devam ettiği görülür. Genelde yarım kafiye ve eklerden meydana gelmiş redif kullanılmıştır. Birinci dizesi serbest olan beyitler çok azdır. Divan’daki beyitlerde genelde âşıkane ve hikemî konular işlenmiştir.

Karahanlı devri Türk edebiyatının ilk örneklerini içeren Divânü Lûgati’t-Türk, ilkin 1915-17’de 3 cilt olarak bastırıldı, daha sonra Besim Atalay tarafında Türkçeye çevrilerek TDK yayınları arasında 5 cilt olarak yayımlandı (1939-43).

Divanü Lügati’t-Türk adını taşıyan bu eserin bugün yer yüzünde bir tek yazma nüshası vardır. O da İstanbul'da Fatih Millet Kütüphanesinde Ali Emirî kitapları arasındadır. Kâşgarlı Mahmud’un diğer eserleri maalesef ele geçmemiştir. Burada bu eserden o zamana kadar habersiz Türk kültürü dünyasına, bu eseri bularak hediye eden Diyarbakırlı ilim adamı Ali Emirî Efendi’ye çok şey borçlu olduğumuzu hatırlamak ve Ali Emirî’yi bir kez daha rahmetle anmak gerekmektedir.

Kaşgarlı Mahmud'un eserleri nelerdir?

Kitabu Cevahirü’n-Nahv fi Lugati’t-Türk (Elde mevcut değildir);

Dîvânü lugâ-ti’t-Türk (Türk dilinin en eski sözlüklerindendir);

Dîvân (Türkoloji'de ufuk genişletici rol üstlenen bir eserdir).

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye erken seçime gitmeli mi?
Türkiye erken seçime gitmeli mi?