Türkiye Ekonomisi Ağır Bir Borçlanma Krizine Doğru mu Gidiyor?

Türkiye’de ekonominin büyük bir borçlanma girdabına girdiğini ve ayrıca nüfusun da hızla yaşlandığını söyleyen İbrahim Kahveci gelecek nesilleri bekleyen tehlikeye dikkat çekiyor.

Türkiye Ekonomisi Ağır Bir Borçlanma Krizine Doğru mu Gidiyor?


İbrahim Kahveci’nin Karar’daki köşesinde yayınlanan “Ülke Olarak Çok Ama Çok Korkmalıyız” başlıklı yazısının konuyla ilgili bölümü şöyle:

Babam ailede aynı dönemde siyaset yaptığı rahmetli Adnan Kahveci ile sıkça görüşürdü. Bir gün anılarını anlatırken, 1991 seçimlerindeki meşhur vaatleri duyduğunda “Adnan çıldırdı” dedi. Şimdi kendisi de rahmetli olan Süleyman Demirel’in erken emeklilik vaadi için babama; “Süleyman ülke battı, Süleyman ülke bitti...En az 10 yıl kaybederiz” demiş.

Adnan Kahveci ne kadar haklı çıkmış meğerse...

Her yıl SGK’ya bugünkü değerle 80-100 milyar lira para ayırıyoruz.

HIZLA DUVARA GİDİYORUZ

Dün TÜİK “Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçlarını” açıkladı. Buna göre nüfusumuz 915 bin kişi artarak 80 milyon 811 bine yükseldi.

Ama bazı detaylara bakınca gerçekten korkmamız gereken işaretler var...

Ne mi bunlar?

2010 yılında 65+ üstü yaşlı nüfusumuz 5 milyon 328 binmiş. 2017 yılında bu sayı 6 milyon 895 bine çıkmış durumda. Yaşlı nüfus oranımız %7,23’den %8,53’e ulaştı.

Buna karşılık önümüzdeki 20 yılda yaşlanacak nüfusumuz ise (40-65 yaş arası), 18 milyon 758 binden 22 milyon 809 bine çıkıyor. Yaşlanacak nüfus oranımız ise %25,44’den %28,23’e çıkmış durumda.

Ya genç nüfus?

2010 yılında 15-30 yaş arası genç nüfusumuz 18 milyon 983 bin kişiymiş. Bugün bu sayı da 19 milyon 215 bine çıkmış durumda.

Ama burada şu noktaya bakın.

Aradan geçen 7 yıllık sürede:

Yaşlı nüfusumuz %29,4 arttı

Yaşlanacak nüfusumuz ise %21,6 arttı

Buna karşılık genç nüfusumuz sadece ve sadece %1,2 arttı.

İşte bu nedenle 2010 yılında genç nüfusumuz toplam nüfusun %25,75’ini oluştururken, artık bu oran da %23,78’e gerilemiş durumda. Buradan ne mi anlayacağız?

Bugün 40 yaş üstünde olanlar... Arkamızdan (15-20 yıl sonra) emekli maaşımızı ödeyecek genç nüfus gelmiyor.

Bugün ülke nüfusunun yüzde 68’ini oluşturan çalışma çağındakiler, ya çalışıp birikim bırakacaklar....Ya da 15-20 yıl sonra fakirlik ve sefalet içinde yaşlılık geçirecekler.

GENÇLER SORMAYACAK MI?

Sıkça yazdığım meseledir:

-Geçmişi özelleştirme ile sattık

-Bugünü borçlanarak geçiriyoruz

-Geleceği de hazine garantileri ile satıyoruz.

Şimdi bir düşünün. Yerimize gelecek olan genç nesil şunu sormayacak mı? “Onca paraları ne yaptınız?”

Türkiye’nin dış borcu 430 milyar doları geçti...Son 15 yılda 600 milyar dolardan fazla yabancı sermaye geldi. 60 milyar dolardan fazlası bu dönemde olmak üzere 72 milyar dolarlık özelleştirme yapıldı; ama yetmedi....Üstüne üstelik gelecek kuşakların ödemesi adına 150 milyar doları aşan Hazine Garantileri veriliyor.

Ve bu garantiler çok hızla artıyor.

Ama o gençler...Ki çoğu bizim çocuklarımız ve torunlarımız olacak olan gençler. Bu kadar borç ve Hazine garantisi yanında bir de 20 milyonu aşacak olan biz yaşlılara bakmak zorunda kalacaklar.

Umarım bastonlarımıza vurarak “yaptıklarınızın cezasını çekin” diye bizi sokakta bırakmazlar.

Günahımız o kadar çok ki...

Geleceği hesap etmeden, kendimizi düşünerek o kadar günübirlik kararlar veriyoruz ki... Umarım feci bir kuşak çatışması yaşamayız... Umarım hesap vermek zorunda kalmayız.


 
Güncelleme Tarihi: 03 Şubat 2018, 08:35
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER