Müslümanların düşmanı tank değil, tüfek değil, atom bombası değil! Müslümanların en büyük düşmanı; Müslümanın kalbine sokulan kör fanatizmdir! Bugün ümmeti parçalayan şey; “benim yorumum tek doğru!” diyerek dini tribün psikolojisine çeviren nefs putudur! Mezhep fanatizmi, cemaat fanatizmi, lider fanatizmi… Her biri ümmetin kalbinde açılmış irinli bir yaraya dönüştü.
Din, insanı özgürleştirmek için gönderildi. Ama fanatizmin elinde din zincire dönüştü! Futbol tribünündeki kör tarafgirlik din alanına taşınınca; iman, fikir olmaktan çıktı; kibrin, nefretin silahı haline geldi. Birbirini tekfir eden, birbirini cehenneme mahkûm eden kirli bir dil türedi. Oysa fanatizm; imanın değil, nefsin ürünüdür!
Bugün İslam coğrafyası niçin kan ağlıyor? Çünkü dış güçler yıllarca laboratuvar gibi bu topraklarda psikolojik harp yürüttü; bizdeki fanatik damar da bu fitnenin ateşini tutuşturdu! Irak bu yüzden yandı… Suriye bu yüzden bölündü… Yemen açlığa gömüldü, Libya paramparça edildi, Sudan kan gölüne döndü… Afganistan dış düşmanı kovdu fakat içindeki fanatizme yenildi!
1999’da Almanya’daydık… Türkiye’de yeni bir dönemin hazırlıkları vardı. İnsanlar gurbette bile “Erbakancı mısın, Tayyipçi misin?” diye ikiye bölünmüştü. Bir akşam evimizde toplandık. Kardeşlere dedim ki:
“Yatıp kalkıp Allah’a dua edelim ki Almanya gibi bir hukuk devletindeyiz! Çünkü hukuk olmasa, bazı fanatik zihniyetler ‘siz murtet oldunuz’ bahanesiyle kapımıza dayanıp canına kıymayı normal görebilirdi!”
İşte o gün düşündüm… Fanatizm sadece bir fikir farklılığı değil; hukuku yok sayan, insanın hayatını hiçe sayan bir cinnet hâlidir! Ayetleri iman etmek için değil; birbirine karşı kurşun kullanacak kadar bir sapma halidir bu!
Oysa, Resûlullah (SAV) ne buyuruyor;
“Müslüman Müslümanın kardeşidir; ona zulmetmez, onu düşmanına teslim etmez.”
(Buhârî, Mezâlim 3; Müslim, Birr 58)
Biz birbirimizi tekfir ettikçe; düşman bizim yerimize kahkaha attı! Biz birbirimizi yok ettikçe; onların planları bizim elimizle tamamlandı! Aliya İzzet Begoviç’in dediği gibi: “Biz düşmana karşı savaştık ama birbirimize yenildik!”
Rahmetli Erbakan hocamızın da işaret ettiği gibi: “Bu milleti yıkan, içimizdeki ihtilaf ateşidir!”
Fanatizm, ümmetin aklını felce uğratan en ağır afettir! Fanatizm, Müslümanı Müslümana karşı silaha dönüştüren en ucuz zehirdir!
Oysa Resûlullah buyuruyor:
“Birbirinizi kıskanmayın! Kusur araştırmayın! Kin tutmayın! Allah’ın kulları olun, kardeş olun!”
(Buhârî, Edeb 57; Müslim, Birr 28)
Bu ümmetin diriliş reçetesi tekfir değil tefekkürdür! Kin değil hikmettir! Tahakküm değil adalettir! Kör bağnazlık değil salim akıldır!
Yeniden diriliş; birbirimizi yakarak değil, birbirimizi yaşatarak olacaktır!
Ya hep birlikte kazanacağız; ya hep birlikte kaybedeceğiz!
Allah’ım bizlere fanatizm değil hikmet; kin değil merhamet; itham değil adalet; nefsimizin değil vahyin yön verdiği salim akıl nasip eyle!
Amin!