banner5

19.02.2020, 13:59

Fazlullah Hurufi’nin kendini peygamber ilan etmesinin perde arkası (3)

Değerli Okuyucularım;

Bugünkü yazımda geçmişte binlerce saliki olan Fazlullah Hurufi’nin idam edilmesine gerekçe olarak gösterilen şeriata aykırı görüşleri üzerinde durmak istiyorum. Daha doğrusu bu yazımda ilk başlarda keramet derecesinde harikulade haller yaşayan ve rüya tabirciliği konusunda vehbî bilgilere sahip olan Fazlullah Hurufi gibi hem âlim, hem de bir tasavvuf erbabı nasıl oluyor da en sonunda kendini mesih/mehdi ve hatta peygamberlerden bile kendisini üstün görecek kadar bir yanılgıya düşebiliyor sorusunun perde arkasını aralamaya gayret göstereceğim.

Şeytan, Evliyaların Manevî Dünyalarını Sarsabilir

Bilindiği gibi şeytan (İblis), Hz. Âdem’in yaratılışından beri bugün de varlığını sürdürmektedir. Belirli bir vakte kadar (Bakara: 36) kendisine Allah tarafından bir mühlet verilmiştir. Onun tek görevi, herkesin kendi nevi şahsına münhasır zaaflarını (kadın, mal, ilmî üstünlük, şöhret, liderlik vs) yakalamak, bunun üzerinden o kişiye yönelik aldatıcı vaatlerde bulunmak ve onu en olmadık kuruntulara düşürerek (Nisa: 120; İbrahim: 22), hak yoldan çıkartmaktır.

Şeytanın ağına sadece cahil insanlar değil, peygamberler hariç, istisnasız herkes düşebilir. Bundan İslâm âlimleri ve evliyalar da müstesna değildir. Şeytan, kişinin özelliklerine göre kendilerine sinsice yaklaşır ve mantıkî yöntemler kullanarak, cazip fikirlerle kişiyi kandırmak-aldatmak ister. Bazen inancını ve(ya) ümidini sarsmak ister, bazen de sözde bir kereye mahsus olmak üzere bir kişiyi herhangi bir günaha sürüklemek ister ve ‘Allah zaten çok merhametlidir, tövbe istiğfar ile günahını hemen affeder’ diyerek, insanın nefsine hoş gelebilecek bir tarzda tahrikte bulunabilir. Fakat bir bakarsın bunun arkası kesilmez ve kişi, şeytanın sinsî girişimleriyle yeni yeni günahlar işleyebilir (Maide: 90).

Normal şartlarda Hak yolunda olan âlimler ve şeyhler, kendilerine intisap eden sâliklerine ve müritlerine her zaman manevî rehberlikte bulunur ve onların manevî olgunluğa erişebilmeleri için, kendilerine ilmî/manevî/ahlâkî/sosyal yönden destekçi olur. Üstün ilim ve tecrübeleri gereği özellikle sosyal/manevî bazı sıkıntıları olan desteğe muhtaç insanlara bir nevi manevî koçluk (hamilik) görevi üstlenirler. Binlerce insanın hidayetine vesile olabilecek ve günahlardan uzaklaşmalarına yardımcı olabilecek bu manevî liderler, üstün konumları gereği şeytan tarafından tehdit olarak algılanır. Bunun için bu manevî liderler, şeytan tarafından etkisiz hâle getirilmesi gerekenler ile ilgili kara listesinin ilk sıralarında yer alır.

Şeytan, bu şekilde etkili bir şeyhi/âlimi yoldan çıkartmak suretiyle bir taşla bir değil binlerce insanın tevhidî istikametten uzaklaşmasını sağlayabilecektir. Bir şeyhin/âlimin şeytanın tuzağına düşmesi demek, aynı zamanda ona bağlı olan, onu seven, ona sempati duyan binlerce kişinin de manen bozulmasına veya dinden soğumasına sebebiyet verecektir.

Meşhur İslâm mütefekkiri Muhyiddin-i Arabî (1165-1245) “Seceret’ül Kevn” (Şeytanın Hileleri) risalesinde İbn-i Abbas’dan naklen Muaz bin Cebel, Medine’de yaşanmış olan uzun bir olaydan bahseder. Buna göre şeytan, Allah’ın izniyle doğru söylemek şartıyla yaşlı ve çirkin bir insan şeklinde Peygamberimizin (sav) ve sahabilerin bulunduğu bir eve âdemoğullarını nasıl kandırdığını anlatma yetkisiyle girebilir. Bizi ilgilendiren konularla ilgili olarak şeytan, şu gibi itiraflarda bulunur:

“Bana mühlet veren Allah’a yemin ederim ki, onların tümünü azdırırım. Cahillerini ve âlimlerini…ümmilerini ve okumuşlarını…facirlerini ve âbidlerini. Hâsılı bunların hiçbiri elimden kurtulamaz. Fakat…Allah’ın hâlis kullarını…Evet, bunları azdıramam…Yetmiş bin şeytan (çocuğum) vardır. Onların bir kısmını ulemaya gönderirim….bir kısmını da meşayihe (şeyhlere)  saldım….Bilir misin, ya Muhammed, Rahip Barsisa, tam 70 yıl ihlâs ile Allah’a ibadet etti. Bu ibadetleri sonunda, ona öyle bir hâl ihsan edilmişti ki, her dua ettiği hasta, duası bereketi ile şifayap oluyordu. Onun peşine takıldım; hiç bırakmadım….zina etti, kâtil oldu, sonunda da küfre girdi.”

Şeytan’ın anlattığı bu hileli yöntemlerle gerçekten birçok İslâm âlimi ve Allah’ın sevgili velileri muhatap olmuştur. Kişinin takva, ihlas, feraset ve ilmî seviyesine göre şeytan bazen işinde muvaffak olabilmiş bazen de çabaları boşuna gitmiştir. Bazı velilerimiz, şeytanla muhatap olduklarını gizlememiştir. Mesela Abdülkadir Geylani (1077-1166) bir menkıbesinde yaşadığı bir olayı şu şekilde anlatmaktadır (Şa’ranî, et-Tabakâtü’l-Kübrâ, 456):

“Gözüme büyük nura benzer bir şey göründü. Ufuk onunla doldu. Sonra ondan bir sûret peyda olur gibi oldu. Bana şöyle dedi: “Ey Abdulkâdir! Ben senin Rabbi’nim, haramları senin için helal kıldım.” Onu, bu sözünden tanıdım. Şeytan olduğunu hemen anladım. Ve aramızda şu konuşma cereyan etti: Ben: “Çekil ey lanetli! Bana o nur diye gösterdiğin şey, zulmetin ta kendisidir. O sûret ise dumandan başka bir şey değildir.” dedim. Şeytan: “Rabbin hikmeti sayesinde elde ettiğin ilimle benden kurtuldun. Menzillerdeki inceliklere aşina olman da sana yardım etti. Halbuki ben bu gibi hallerle yetmiş kadar ehl-i tarîki yoldan çıkardım.” dedi. Ben: “Bu Allah’ın bir lütfudur.” dedim. Bu olayı dinleyenlerden bazıları kendisine: “Onun şeytan olduğunu nasıl anladın?” diye sordular. Abdülkadir Geylani şöyle cevap verdi: “Sana haramları helal kıldım, demesinden.”

Demek ki şeytan, bazen fırsat kollayarak, çoğu zaman anlık gaflet hallerinde herkesi itikaden/fikren aykırı bir yola meylettirmeye kalkışabilir. Abdülkadir Geylani, ihlas, feraset ve ilmi ile bu çarpık teklifin ancak şeytanî olabileceğini anlamış ve Kur’ân’ın emrini hatırlayarak (Araf: 200) hemen Allah’a sığınmış ve şeytanın şerrinden emin olabilmiştir.

Fazlullah Hurufi, Şeytanın Hilelerinin Kurbanı Olmuş Olabilir Mi?

İnsanları, velev ki sapkın fikirde olsun, hallerini birkaç basit izah şablonuna göre kategorize ederek, onlar ve sonraki nesiller hakkında vahim sonuçlar doğurabilecek idam gibi kesin bir hüküm vermek, kanaatimce yapılan en büyük hatalardan birisidir. Her insan, zaman zaman ruh/akıl dünyasında depresif/sapkın dalgalanmalar yaşayabilir. Sosyal konuların çözümünde en girift mesele, insanla olanıdır.

İslâm’ın ulûhiyet inancında elbette manevî keşif ve tekâmül vardır. Ama fıtratımız ve aklımız bize her sırrı bilmemize imkân vermez. Fikrî-manevî tekâmül bile şer’î hudutlarla sınırlıdır. Bu ilahî sınırlama ölçülerinin (belki de şeytanın telkinleriyle) dışına çıkarsak, bidat ve hurafelere prim vermiş oluruz. Mesela Allah’ın zatı ve mahiyetinin özelliklerine dair doğrudan doğruya düşünmemiz, bir hikmet-i ilahi olarak bizzat Allah tarafından yasaklanmıştır. Çünkü aklımızı zorlayan ve hatta onun tükenmesine sebebiyet veren bu fayda sağlamayan düşünceler, aklî hududun dışında kaldığı için, bizi manevî aydınlığa götürmez.

Allah’ı, O’nu tanımlayan sıfat ve isimlerin dışında, başka bir konumda/hüviyetle ele almaya başlarsanız O’na noksanlık izafe etmiş olursunuz. O zaman kâinatın, kaderin ve insanlığın varlığını dahî izah edemezsiniz. Cüz’i iradelerini şer’i hududa (Kuran ve Sünnete) göre ayarlamakta (belki de şeytanın telkinleriyle) zorlanan Müslümanlar, külli irade ile çatışma noktasına gelirler ki, bu da onların itikadî felaketleri olur. Şeytanın asıl gayesi de zaten budur. Halbuki sınırlı ve izafî bir tasarruf hâlinde tecelli eden cüz’i irade, imtihan şuuru ile şer’an caiz olan tevhidî tekamül için kullanılır ise, vehbî bilimler ve keşifler de o nispette murad-i ilahiyeye uygun düşerek geliştirilebilir. Bu durum Fazlullah’ın ilk yıllarında aslında aynen bu şekilde gelişmiş olduğunu tahmin edebiliriz. Fakat ilerleyen yıllarda aynı istikametin korunamadığı da ortadır. Fazlullah’ın ruh dünyasını incelemeye devam edeceğiz…

Yorumlar (1)
OKUDUM VEŞUAYİP YAZICI (ÖĞRETM)DUAİM SEVGİ DUA 12 ay önce
H.ABDÜLKADİR-İ GEYLANİNİN VE İMAM'I A'ZAM HAZRETLERİNİN BENZER KISSALARI DAHİ OKUMUŞ OLDUĞUMUZ VARDIR.UYAN MÜ'MİN SABAH OLDU.HZ.ALLAH C.C. DAN BAŞKASINA
9
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 21 Ocak 2021
İmsak 06:48
Güneş 08:17
Öğle 13:20
İkindi 15:51
Akşam 18:14
Yatsı 19:38
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Hatayspor 19 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 18 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Rizespor 19 24
13. Sivasspor 18 23
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 18 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Getafe 18 23
11. Celta de Vigo 19 23
12. Levante 18 22
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 19 12