banner5

03.11.2018, 20:26

Fıtrata Sadâkat

Denizini kaybetmiş bir martı nereye sığınır? Kuşlar nereye uçar akşam olunca? İnsan neden uzaklaşır fıtratından bu kadar? Her gün onlarca hikâyenin ortasından yürüyüp bir umut kapısı, bir bahar sevinci beklerken, hayatı anlamlandırma derdiyle başlıyoruz yeni bir güne. Kimi zaman üç noktalarla bitiyor cümleler, kimi zaman virgüller koyup düşünüyoruz öykünün devamını. Umudun bir kar çiçeği gibi büyüdüğü zamanlarda, üşüdükçe muhabbetine sığındığımız insanlarla ve şehrin akşamında dumanı tüten yokluk sancısıyla geliyor kış..

Bu dünyadaki en zor şeyin kendi kendine sadık kalmak olduğunu söylüyor Dostoyevski. Fıtrata sadâkat olarak anlıyorum bu cümleyi. İnsanı fıtratından uzaklaştıran ne varsa hayır diyebilmek, bütün bozulmaları ihya edecek bir ıslâha dönüştürme eylemi gerçekten de zor değil mi? Modern insan, içinde var olan güzelliği hayata taşımak yerine onu kötülükle değiştireceği, estetik kaygılardan uzak bir değersizliği tercih ediyor. Bugün dengeli bakıştan çok her şeye kusur arayan gözle bakan, her şeyi eleştiri ahlâkı olmadan eleştiren, insan olma erdemi yerine nefreti ve şiddeti savunanlar, kendi aklını kullanabilme özgürlüğünden çok ideolojilerin, başka akılların esiri olanlar fıtratla bağını koparmışlardır. Bu kopuş çok ötelere uzanıyor aslında.  “Tanrı’nın elinden çıktığında her şey iyidir, güzeldir. Bozulma insanın eline geçtiğinde başlar..” diyen J.Jacques Rousseau’ya hak vermemek mümkün mü?

Yeryüzünden insanı çıkardığınızda geriye kalan kâinat, bir cennet minyatürüdür adetâ. Özünde insan da öyle ki yeryüzüne halife tayin edilmiş. (2/30) Fakat asıl problem sevgiden yaratılan, merhamet ekseninde hayata merhaba diyen insanın, yaratıcısından ve aynı zamanda fıtratından uzaklaşmasıdır. Kavline sâdık olan Allah’ın yarattığı, kâinatta temaşâ ettiğimiz her şeyde bir düzen ve ilke görülürken insan, neden bu sadâkati koruyamaz? Verdiği sözün arkasında duran, güç karşısında eğilmek yerine hakikatin hatrına doğruluktan ayrılmayan, fıtratına sâdık olan herkes için ebedî ödüllerin olduğu bir âleme hicret etmek üzere buradayız. Henüz ilk nefes alışında gurbetini yaşadığı sıladan ayrılan insanın ağlayarak geldiği dünyada aslî vazifesi kötülüğe karşı iyiliği ve merhameti savunmak, hayata estetik değer katacak güzellikleri ortaya çıkarmaktır. Yeni doğmuş bir bebeğin kirlenmemiş bakışlarıyla yüz yüze gelip güzelliğini yaratana râm olmamak mümkün müdür? Bir şeyin açılması ve içindekinin ortaya çıkması anlamına gelen fıtrat mefhumu, tüm yaratılmışların ilk hücresine, ilk atomuna yerleştirilen ilâhi bir yazılımdır. İşte o yazılımı yazan Bâri, yazılıma uygun olarak örnekler yaratan Bedî, o ilk örneklerden ortak özelliklere dayalı türleri yaratan Fâtır ve bütün bu yaratma sürecinin öznesi ise Hâlık’tır.. Göklere ve yeryüzüne, ağaçlara ve kuşlara ne zaman hayret nazarıyla baksak o imzayı görürüz. Sonbaharla birlikte kahverenginin bütün tonlarıyla süslenen ağaçları görüp de Allah’ın boyasına hayran olmamak mümkün müdür? Yalnızca Allah’a mahsus olan fıtrat koyma eyleminin teşekkürü olan hamd, insanın imanına olan sadakatinin göstergesidir. (35/1) Bugün yeryüzünde nerede bir zulüm varsa fıtratın öznesinin Allah olduğunu unutup tabiatın kodlarıyla oynayan, eşyaya fıtrat koymak isteyen insanın kendi elleriyle yaptıkları yüzündendir. İnanmamaya inanan ateizm ya da deizmin sürekli dile getirdiği kötülük problemi, fıtratı anlamlandıramamanın bir sonucudur. Bir şeyi yaratılış amacı istikametinde kullanmak hayır, yaratılış amacının dışında kullanmak ise şerdir. Zira ortaya çıkan kötülük o şeyin fıtratından değil yaratılış amacı dışında kullanılmasından kaynaklanır..

Sorun şu ki insan, yaratılış amacını unutarak yaşadığından beri fıtratına sâdık kalamamış, hayatı anlamlandıramamıştır. İşte o amacı keşfederse eşyayı, tabiatı, insanı olması gereken yere koyar ve ona göre davranış geliştirir. Bugün yaşadığımız toplumsal sorunların temel sebeplerinden biri de fıtrat bilincini kaybetmektir. Anlamsızlık krizi, materyalizm gibi dünyevî dertlerin karşısında anlam ve amacı kapsayan ahlâki normlar yer alır. İşte bu yüzden gündelik hayatta müstakîm yoldan uzaklaşan insana müthiş bir çağrıdır Rum/30: “Şimdi sen, varlığını her tür sapmadan uzaklaşarak tümüyle doğru ve asıl dine, Allah’ın insanlığın özüne yaratılıştan nakşettiği fıtrata çevir! Allah’ın yarattığında bir başkalaşma olmasın. İşte değer odaklı gerçek dinin (amacı) budur; fakat insanların çoğu bilmiyorlar.”

Son cümlede yaratılış amacına atfedilen değer odaklı din kavramı üzerine düşünmeliyiz. Zira din fıtratın ta kendisidir. Şimdilerde din yorgunluğuna neden olan gösterişçi, sahte dindarlığın toplumsal sorulara neden cevap vermediğinin, içi boşaltılan ibadetlerin bizi kötülüklerden alıkoymadığının da bir göstergesidir. Aynı zamanda fıtratı korumak ve bu çizgide yaşamanın değerini bilmek muttakî insanın en büyük sorumluluğudur.

Peki her gün vicdanına saldırılar düzenlenen, yaşadığı coğrafyalarda zulmün hüküm sürdüğü, ahlâk ve erdemin yitik değer olduğu insan bu bilince nasıl ulaşır? Hekim, insan organlarının ve hastalıkların fıtratını bilecek ve onları aslına uygun hale getirecektir. Öğretmen yine insanın fıtratını iyi bilecek ve öğrenme eylemine karşı öğretme teknikleri geliştirecektir. Bir biyolog canlının, fizikçi maddenin, sosyolog toplumun, sanatçı sesin, ressam renklerin, mimar kullandığı malzemenin fıtratını bilecek ki onu ilk olduğu konuma taşısın, bozulmamış yanını ortaya çıkarsın.

İnsan, aldanan, unutan, düşebilen, yoldan çıkabilen bir varlık değil mi? Sınanıyoruz, savruluyoruz ve değerlerimizi, ilkelerimizi tükettikçe tükeniyoruz.. Bütün bu meçhul hâlin çıkış kapısı olarak görüyorum fıtrata dönüşü. Zira hayatını vahiyle anlamlandıran insan, o gök sofrasına her oturduğunda fıtratıyla baş başa kalır.

Ellerimizi bırakmasın, zâtına hayran olduğumuz Fâtır..

Yorumlar (0)
13°
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 25 Ocak 2021
İmsak 06:46
Güneş 08:14
Öğle 13:21
İkindi 15:55
Akşam 18:19
Yatsı 19:42
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Galatasaray 20 39
3. Fenerbahçe 19 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Trabzonspor 20 33
6. Hatayspor 20 32
7. Alanyaspor 19 31
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Rizespor 20 25
13. Sivasspor 19 24
14. Başakşehir 20 24
15. Konyaspor 20 23
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. Samsunspor 18 36
3. İstanbulspor 17 34
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 17 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Akhisar Bld.Spor 18 16
15. Menemen Belediyespor 17 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Celta de Vigo 20 24
10. Cádiz 20 24
11. Levante 19 23
12. Getafe 18 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13