GAZZE'nin aynasında kendimize bakalım!

Abone Ol

DEĞERLİ KARDEŞLERİM!

Gazze,yanıyor! Gözlerimizin önünde bir soykırım yaşanıyor. Minik çocuklar taşların arasında can veriyor! Anneler, ciğerparelerini kendi elleriyle toprağa gömüyor. Babalar, çaresizliğin en derin çukurunda gözyaşı döküyor!

Peki ya biz? Biz, bu vahşeti ekranlarımızın başında izliyor, içimiz sızlıyor, derin bir "ah" çekip sonra... hayatımıza devam ediyoruz!

Evet, üzülüyoruz! Ama gelin, o çok kıymetli sandığımız üzüntümüzün hesabını soralım: Bu acı, gerçekten bir eyleme dönüşüyor mu? Yoksa bir fotoğraf, bir video gördüğümüzde kalbimizi burkan bu sızı, birkaç dakika sonra sosyal medyanın sonsuz akışında kaybolup gidiyor mu?

Gazze için gözyaşı dökmek güzeldir, ama ASLA yetmez! Gazze, bizden sadece gözyaşı değil; emek, fedakârlık, kararlılık ve en önemlisi, SAHİH bir samimiyet istiyor!

Hadi! Bu dayanılmaz acıyı, vicdanlarımızı titretecek samimi bir muhasebeye dönüştürelim. Haydi, kalbimizin derinliklerine inen dört Ayna'ya birlikte bakalım ve hakikati görelim:

1. GAZZE İÇİN SADAKA VEREBİLİYORMUYUZ?
Her ay kazancımızın kırkta birini Gazze için ayırabiliyor muyuz?

Gazzeli çocuklar açlıktan ölüyor! İnsanlar, üzerlerine yıkılan enkazların arasında hayatta kalma mücadelesi veriyor! Biz ise soframızda çeşit çeşit yemeğin bolluğu içinde, "vah zavallılar!" deyip kalkıyoruz.

Oysa elimizde inanılmaz etkili ve basit bir imkân var: KAZANCIMIZIN KIRKTA BİRİNİ! Zekât ölçüsündeki o asil payı, kalbimizin mutmain olduğu güvenilir bir yardım kuruluşu aracılığıyla Gazze'ye ulaştırmak! Bu, bizim KARDEŞLİK BORCUMUZDUR!

Miktar gözünüze küçük görünebilir; ama unutmayın, milyonlarca insan bu adımı attığında orada hayatlar kurtulur, hastaneler ayakta kalır, yavrularımız ilaç bulur!

-Gazzeli Bir Babanın Çocuklarından İsteği:
Şu an ülkemizde, kızı ve damadı üniversitede öğretim üyesi olan Gazzeli kardeşlerimizin çocukları var. Onlara soruyoruz: "Babanızla konuşabildiniz mi?"

Bombaların altındaki o zor şartlarda iletişim kurduklarında, babaları yalnızca iki şeyi söylüyor:

"Kızım, bizim için sadaka verin ve bize dua edin."

Gazze'de, ölümün gölgesinde bir Müslüman babanın dilinden dökülen bu iki cümle, bizim için en büyük, en çarpıcı DERS değil midir? Sadaka ve Dua! En azından bu iki kutsal görevi samimiyetle yerine getirmeliyiz!

2. BOYKOT İMANIMIZIN PARÇASI MI?
Sürekli konuşuyoruz: "Şu markayı almayın! O kahveyi içmeyin! Bu mağazadan alışveriş yapmayın!"

Peki, gelin vicdanımızla dürüst konuşalım: Siyonizme destek olan o dev markaları GERÇEKTEN ve KARARLILIKLA boykot ediyor muyuz?

Boykot, bir günde sonuç vermez. Ama milyonlarca insan azmederse, o küresel şirketler GERİ ADIM ATMAK ZORUNDA KALIR!

Bakın! Bugün birçok Avrupa ülkesi Filistin'i tanımaya başladı. Sizce bu ülkeler, Filistin'i çok sevdikleri için mi yoksa Gazze'deki acıya çok üzüldükleri için mi bu adımı attılar? ASLA!

Onlar, kendi KAMUOYLARININ devasa baskısına daha fazla dayanamadıkları için bu kararı aldılar!

İşte bu yüzden! Biz de markaları ısrarla boykot etmeye devam edersek, toplumun tüketici gücüyle oluşturduğu baskı, Siyonizmin arkasındaki bu dev şirketleri de DİZE GETİRİR! Tavrımızı net koyarsak, İsrail geri adım atmak zorunda kalır!

Şimdi vicdanımızı bir daha test edelim:

Gerçekten hangi ürünlerden vazgeçtik?

Hangi markaları GÖNÜL RAHATLIĞIYLA terk ettik?

Yoksa hâlâ o tehlikeli fısıltıya mı kapılıyoruz: "Bir kereden ne çıkar?"

3. DUALARIMIZ DA GAZZE'YE NE KADAR YER VERİYORUZ?
Dualarımızda en çok ne istiyoruz? İş, para, sağlık, evlatlarımızın başarısı... Peki, GAZZE'Yİ DUALARIMIZIN BAŞKÖŞESİNE koyuyor muyuz?

Dua, sadece dilden dökülen kelimeler değildir. Dua, YÜREKLE AĞLAMAKTIR! Gazze'yi dualarımızın zirvesine yerleştirmedikçe, seher vaktinde gözyaşı dökmedikçe, Allah'a "Ya Rabbi, mazlumlara YARDIM ET!" diye yalvarmadıkça, kalbimiz gerçekten orada değil demektir!

4.GAZZE İÇİN ÇAKIL TAŞI OLABİLİYOR MUYUZ?
Bugün Avrupa'nın göbeğinde, yüz binlerce insan her gün sokaklarda! Sivil direniş ortaya koyuyorlar. İşte bu toplumsal baskı, hükümetlerini Filistin'i tanıma konusunda geri adım attırdı!

Bizler de kendi ülkemizde duyarsız kalamayız! Filistin'le, Gazze'yle ilgili bir miting, bir yürüyüş, bir destek etkinliği olduğunda MUTLAKA ORADA OLMALIYIZ! Bir ÇAKIL TAŞI kadar bile olsa bu onurlu davanın içinde yer almak için gayret göstermeliyiz!

Toplumsal ses büyüdükçe, ZALİMLER DAHA ÇOK KÖŞEYE SIKIŞACAK, mazlumların UMUDU büyüyecek!

GAZZE'NİN AYNASINDA KENDİMİZE CEVAP VERELİM!
Şu soruyu, o acımasız dürüstlükle kendimize sormak zorundayız:

Bundan 30, 40, hatta 50 sene sonra... Bugünün tarihi okullarda okutulurken, torunlarımız Gazze'deki bu katliamı okuduklarında ne düşünecekler?

Belki de şöyle fısıldayacaklar: "Herhalde o dönemde dünyada insan kalmamıştı! Çünkü bu VAHŞETE SEYİRCİ kaldılar!"

İşte bu, bizim SORGULANMA anımızdır! Biz, tarihin hangi tarafındayız? Zalimden yana mı, mazlumdan yana mı? Mazlumdan yana olduğumuzu iddia ediyorsak, yukarıda saydığımız o dört eylemde gerçekten adım atıyor muyuz?

GAZZE İÇİN SAMİMİ BİR DİRİLİŞ ANIDIR!
Gazze, bir İMTİHAN aynasıdır! Orada sınanan sadece Filistinli kardeşlerimiz değil; bizim imanımız, kardeşliğimiz ve insanlığımızdır!

Bu imtihanı geçmek için sadece sosyal medyada bir "tık" ile paylaşım yapmak YETMEZ!

-Mallarımızla destek vereceğiz!

-Boykotlarımızla tavrımızı net koyacağız!

-Dualarımızla mazlumların yanında SAF TUTACAĞIZ!

-Sokaklarda ses verecek, ZALİME karşı duruşumuzu ilan edeceğiz!

Unutmayalım! Gazze sadece haberlerde değil, eninde sonunda Allah'ın huzurunda da sorulacak bir imtihandır! O gün geldiğinde, "Ya Rabbi, ben elimden geleni YAPTTIM!" diyebilenlerden olalım!

ALLAH'IM! Gazze'deki kardeşlerimize sarsılmaz bir sabır ve zafer nasip eyle! Mazlumların gözyaşını dindir, zalimlerin kirli oyununu boz! Bizleri de bu davada samimi, cesur ve fedakâr kullarından eyle! ÂMİN!

Selam ve dualarımla

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }