'İdlib'te uzlaşma çözüm değil'

'İdlib'te uzlaşma çözüm değil'
Rusya ve Türkiye Suriye'nin son isyancı kalesi olan İdlib üzerinden bir anlaşmaya vardı. Rusya'nı Soçi kentinde 17 Eylül'de gerçekleştirilen görüşmelerin son etabından sonra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Ekim'in ortasında, İdlib'in 15'den 20 km'ye varan bölgesinde ortak askerden arındırılmış güvenli alan oluşturma konusunda anlaşmaya vardıklarını ilan ettiler.  Anlaşma Rusya destekli sadık güçlerin İdlib'I isyancılardan geri almak için geniş çaplı askeri operasyon düzenlemesini önleyerek Rusya ve Türkiye arasındaki gerilimi rahatlatmayı sağladı. Ancak bununla birlikte İdlib'te sorun çözümün çok uzağında ve anlaşmayı tehlikeye atan sayısız engel hala duyuyor.

Büyük Resim


Suriye iç savaşının son isyancı kalesi Idlib'in kaderi çatışmanın geleceğini belirlemeye yarayacak. İdlib sadece Türkiye ve Rusya'nın ilişkilerini düzenleme ve bozmaya neden olmayabilir aynı zamanda dış güçleri çekebilir ve savaşı Suriye'nin sınırlarının ötesine taşıyabilir.

Uzlaşmaya Varmak


Rusya Türkiye ile ilişkilerini korumak arzusuyla anlaşmaya varmayı kabul etti. Türk hükümeti İdlib'e Rusya destekli bir operasyon yapılmasına karşı çıktı çünkü böylesi bir operasyon Kuzey Suriye'de bir tampon bölge oluşturmaktan mahrum edecek ve milyonlarca Suriyeli müllteciyi Türkiye topraklarına çekecekti.  Operasyonu tersine çevirmek amacıyla Ankara İdlib içinde ve çevresinde 12 gözlem alanını güçlendirerek isyancı müttefiklerine daha fazla destek ve yardım sözü verdi. Rusya halen Suriye'nin İdlib bölgesine askeri operasyonlarını desteklemeyi sürdürmüş olabilir ve Türk güçleriyle de doğrudan karşılaşmayı önlemek için gözlem bölgelerini temizledi. Ancak Türk ordusuna kazara yapılacak bir saldırı riskine ve bunun Türkiye ile ilişkilere vereceği zarar karşı Moskova Ankara ile uzlaşmayı tercih etti. Rusya İdlib'e yapılacak önemli bir operasyonu engelleyerek Suriye'nin İdlib'in isyancı güçlerine kimyasal saldırı düzenleme şansını azalttı ve ABD ile müttefiklerinin de tehlikeli saldırılarını bertaraf etti.

Ankara'nın anlaşmayla İdlib üzerinde büyük bir saldırının önlenmesini başardı ancak Bunun Türkiye'ye faturası var. Türkiye örneğin isyancı güçleri anlaşmanın bir arçası olarak İdlib çevresinden çıkarmayı taahhüt etti. Buna ek olarak Moskova'ya bölgede hala faaliyette olan Hayat Tahrir EL Şam ve Türkistan İslamik Parti gibi Suriye'deki aşırılıkçı grupların bastırılmasında daha fazla çalışacağını temin etti. Bu gruplar ve onların bölgesel müttefekileri sadece Rusya ve Çin'e bir endişe kaynağı olarak, Çeçen ve Uygurlu militanları içermiyor ayrıca Suriye'deki Rus güçlerine öncü saldırılar gerçekleştiriyor.  Birçok saldırıda örneğin Rusya'nın Lazkiye'deki üssüne drone kullanarak gelişmemiş patlayıcılar attılar.

Zorluklar


Aşırılıkçı grupların anlaşmaya tepkisi anlaşmanın başarısına en hızlı engellerden birini oluşturacak. Türkiye ile bağlarını devam ettirirken Hayat Tahrir el Şam ve Türkistan İslami Parti gibi cihatçı gruplar İdlib'ten çekilmeleri için Ankara'dan dikkate değer bir baskı görecekler. İşbirliği yapacakları da pek garanti değil. Bu gruplar Türkiye'nin “Özgürlük için Ulusal Cephe” adında cihatçı grupları savaşta dengeleyecek ve sonunda onların yerini alacak bir isyancı koalisyon cephesi oluşturma eğilimlerinin ve çabasının farkındalar.  Daha da ötesi cephe öncüsü konumlarından vazgeçmeleri ve askerden arındırılmış bölgeden sessizce çekilmeleri onların Suriye hükümetine karşı savaşta sert ideolojik duruşlarıyla ters düşüyor. İnançlarından bu yollu taviz vermekle gruplar ilerisi için parçalanma ve adamlarının el Kaide'nin uzantısı olan Hurras al-Deen gibi örgütlere veya sürüncemedeki İslam devleti hücrelerine kayması riskiyle karşı karşıya.

Bölgenin diğer tarafında ise Rusya'nın müttefikleri İran ve Suriye hükümeti de anlaşmanın zorluklarıyla karı karşıyalar. Tahran ve Şam İdlib'e tam kapsamlı bir operasyon düzenlenmesi için Rusya'nın desteğini bekliyor ve kamusal alanda onu iyi karşılasalar da anlaşmadan memnun olmayacaklar. Anlaşmayı bozma, Türkiye ve Rusya'nın ilişkilerini zayıflatma güdüsüyle İran'ın da yardımıyla isyancı güçlerle çatışmaya ve hatta bölgede aşırılıkçı grupların saldırılarına cevap verme bahanesiyle kendi saldırılarını gerçekleştirmeye başlayacaklar. Bütün bu kısıtlamalar şiddet ve istikrarsızlığın İdlib'e büyük bir operasyon gerçekleştirilme beklentisi olmasa da bölgede hakim olmaya devam edeceği anlamına geliyor.


Güncelleme Tarihi: 24 Eylül 2018, 12:33
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5