banner29

İstanbul'da eşini boğarak öldüren kocanın yargılanmasına başlandı

- Maktul Sonbahar Özcan'ın ablası Suna Güneş:- "Sonbahar bana Ünal'ın baskıcı, kıskanç biri olduğunu söylüyordu. Ünal evde perde dahi açtırmazdı. Sonbahar istediği gibi giyinemezdi. Bu olaydan birkaç ay önce ablam ile birlikte evlerine gittiğimizde sanık bizi eve kilitleyerek gitmişti"

Genel 12.03.2021, 12:02
İstanbul'da eşini boğarak öldüren kocanın yargılanmasına başlandı

İSTANBUL (AA) - Büyükçekmece'de sosyal medya hesabına gelen mesaj nedeniyle tartıştığı eşi Sonbahar Özcan'ı boğarak öldürdüğü gerekçesiyle hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılan sanık Ünal Özcan'ın yargılanmasına başlandı.

Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Ünal Özcan ile tarafların avukatları katıldı.

Maktul Sonbahar Özcan'ın ailesi ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da duruşmada hazır bulundu.

Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Ünal Özcan, çok pişman olduğunu, eşi ile 8-9 yıldır evli bulunduklarını belirterek, "Aşçı olarak geçimimi sağlıyordum, 2 çocuğumuz vardı. Eşimin ihanetine ve aldatmasına uğradım. Bana kendisi söyledi, bizzat görmedim. Ben kendimi iyi hissetmiyorum, yazılı olarak savunmamı sonra sunmak istiyorum." dedi.

Sanık Özcan'ın avukatı da müvekkilinin psikolojisi bozulduğu için savunmasının bir sonraki duruşmada alınmasını talep etti.

Söz verilen müştekilerden maktulün annesi Sırma Koç, olaydan önce sanığın kızının boğazını sıktığını, bu sebeple kızının boğazı ağrıdığı için konuşamadığını, sonrasında eşiyle barıştığını ve sanıktan şikayetçi olduğunu anlattı.

Maktulün ablası müşteki Sultan Özcan, sanık Ünal Özcan'ın ağabeyi ile evli olduğunu belirterek, olaydan önceki günlerde sanığın kendisine "Yenge buraya gel, yoksa ben bunu öldürürüm." dediğini söyledi. Özcan, "Ünal'ın yanında hem kendi telefonu hem de Sonbahar'ın telefonu vardı. Ünal bana Sonbahar'ın başkalarıyla olan yazışmalarını gösterdi. Ben, eşim ve Ünal, kız kardeşimin evine gittik. Kız kardeşimin ağzını bıçak açmıyordu, cenaze gibiydi. Ünal ısrarla boşanacağını söylüyordu, kardeşim de 'Boşanıyorsa, boşansın.' dedi. Kavga, gürültü yaşanmadı. Ünal, 'Dişi köpek kuyruk sallamazsa, erkek peşinden koşmaz.' dedi. Biz eşimle evimiz döndük." diye konuştu.

Eve döndüğünde sanıktan kardeşinin boğazını sıktığı, ambulans çağırmasını istediği bir mesaj geldiğini aktaran Özcan, sonrasında sanığın kendisine ambulansa gerek kalmadığı, eşinin kendisine geldiğini yazdığını anlattı.

Kardeşi ile sanığın sonrasında barıştığını ifade eden Özcan, olay günü kardeşi ile sanığın kendilerine kahvaltıya geldiklerini, mutlu göründüklerini, akşam evlerine gittiklerini ancak ertesi gün kardeşinin ölüm haberini aldığını dile getirdi.

- "Kardeşimin boğazını görünce ağladım"

Müşteki maktulün ablası Suna Güneş, bir gün annesinin arayarak kız kardeşinin eşinden dayak yediğini söylemesi üzerine evine gittiğini belirtti.

Kız kardeşinin boğazını gördüğünü ve sesinin çıkmadığını anlatan müşteki Güneş, "Kız kardeşim ve çocuğu birbirlerine sarılıp ağlıyorlardı. Sonrasında sanık geldi, 'Hayatım nasılsın, iyi misin, nasıl oldun.' diyerek Sonbahar’ın başını okşadı. Sonrasında Sonbahar'ın birkaç adamla mesajlaştığından bahsettiler ancak ben bu mesajları okumadım. Kardeşimin boğazını görünce ağladım." dedi.

Bir süre sonra sanığın kız kardeşine yalvardığını, kız kardeşinin o gece annesinde kaldığını, ertesi sabahsa barıştıklarını ifade eden Güneş, "Sonbahar bana Ünal'ın baskıcı, kıskanç biri olduğunu söylüyordu. Ünal evde perde dahi açtırmazdı. Sonbahar istediği gibi giyinemezdi. Bu olaydan birkaç ay önce ablam ile birlikte evlerine gittiğimizde sanık bizi eve kilitleyerek gitmişti. Bu duruma kardeşim 'Alışkanlık abla.' dedi. Kardeşim bize geldiğinde kaçar gibi geliyordu, şikayetçiyim." diye konuştu.

Maktulün kardeşi müşteki Candemir Koç, kardeşinin sanık ile evlenmesini istemediklerini, sanıkla muhatap olmadığını ve birkaç kez kendisini aradığını ancak telefonlara cevap vermediğini söyledi.

Müşteki Koç, sanığın evine geldiğini, kız kardeşinin erkeklerle konuştuğunu söylediğini belirterek, "Ünal’ın büyüttüğünü düşündüm. Olay olduğunda ben evlerine gittim. Hiçbir tartışma izi yoktu. Yatağın sadece kenarı bozulmuştu. Ablamın öldüğünü anladım, şikayetçiyim." dedi.

Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

Duruşma sonrasında açıklama yapan maktul Sonbahar Özcan'ın ağabeyi Cem Sinan Koç, "Kız kardeşim toprakta, artık başka canlar başka kadınlar öldürülmesin. Kadını dövmek, öldürmek acizliktir, erkeklik değil. Kaçıncı yüzyıldayız. Artık bunun önüne geçmeliyiz. Kadınları öldüren erkeklere caydırıcı cezalar verilsin." ifadelerini kullandı.

- İddianameden

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, maktul Sonbahar Özcan ile sanık Ünal Özcan'ın 9 yıldır evli oldukları anlatılarak, iki çocukları olan çiftin Büyükçekmece’de ikamet ettikleri belirtiliyor.

İddianamede, maktul Sonbahar Özcan'ın sosyal medyayı aktif olarak kullandığına yer verilerek, sosyal medya hesaplarında yaptığı mesajlaşmaları gören sanık ile eşi arasında tartışma yaşandığı kaydediliyor.

Yaşanan tartışmaların ardından annesinin evine giden Sonbahar Özcan'ın yakınlarının araya girmesi üzerine evlerine geri döndüğü aktarılan iddianamede, 19 Temmuz 2020'de sanık Ünal Özcan'ın yine sosyal medya üzerinden gelen bir mesaj nedeniyle maktulle tartıştığı anlatılıyor.

İddianamede, tartışmada eşinin boğazını sıkıp boğarak öldüren sanığın, daha sonra durumu yakınlarına haber verdiği aktarılıyor.

Maktulün cep telefonunun incelenmeye gönderildiği ancak henüz inceleme sonucunun gelmediği kaydedilen iddianamede, "Sanığın eşi olan maktulü sosyal medya kullanmasından dolayı duymuş olduğu kıskançlığın etkisiyle boğarak kasten öldürdüğü anlaşılmıştır." ifadelerine yer veriliyor.

İddianamede, sanık Ünal Özcan'ın "eşini kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye erken seçime gitmeli mi?
Türkiye erken seçime gitmeli mi?