'Kara gün dostu olmaya devam edeceğiz!'

'Kara gün dostu olmaya devam edeceğiz!'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gagauzya'da halka hitap etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle;

Sizleri en kalbi duygularımla hasretle muhabbetle selamlıyorum. Buradan Gökoğuz Yeri'nin dört bir yanındaki tüm dostlarımıza sevgilerimi saygılarımı gönderiyorum. Bizlere şu muhteşem tabloyu yaşattığınız için her birinize şükranlarımı sunuyorum. Bugün burada kardeşlik var. Bugün burada dayanışma var. İşbirliği var. Elbette burada Moldova ile Türkiye'nin kadim dostluğu var.

Buraya elimiz boş gelmek yakışmaz dedik. Sizlere tüm Türkiye'nin 81 milyonluk Türk milletinin selamlarını getirdim.

Sizlere Türkiye'deki akrabalarınızın sınırları aşan muhabbetini getirdim. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak gerçekleştirdiğim bu tarihi ziyaretin Moldova ve Gökoğuz Yeri ile dayanışmamızı daha da perçinlediğine inanıyorum. Bizi bugün burada buluşmamıza vesile olan sayın Cumhurbaşkanı Dodon'a bir kez daha sizlerin huzurunda teşekkür etmek istiyorum.

İki gündür samimi misafirperverlikleri bizi evimizde hissettiren Moldova makamlarına da teşekkürlerimi sunuyorum.

Kıymetli dostlar, elbette bugünlere kolay gelmedik. Karşımdaki şu muhteşem dayanışma manzarasına ulaşmamız hiç kolay olmadı. Bugünlere bizden önceki Cumhurbaşkanlarının Türkiye ile Moldova'nın ortak geleceğine inanan devlet ve siyaset adamlarının gayretiyle geldik. Bizim inancımızda ehli hünerin kıymetini bilmek, emek ve çaba sahibi herkesin hakkını teslim etmek esastır. Öncelikle bizden önceki siyasetçilere ülkem ve milletim adına şükran borcumuzu ifa etmek istiyorum.

Gökoğuz Yeri'nin 1994 yılında Özerk statüye kavuşmasına katkı sağlayan 9. Cumhurbaşkanımız merhum Süleyman Demirel'i dönemin Moldova Cumhurbaşkanı Mircea Snegur'u yine o dönemde Gökoğuz Türklerinin önderi Stefan Topal'ı buradan şükranla yaad ediyorum.

Bu devlet ve siyaset adamlarının sergilediği işbirliği hem Moldova'ya hem de Gökoğuz Yeri'ne huzur ve barış getirmiştir. Zor zamanlarda halklarının geleceğine yön veren ve bu topraklarda güzel bir miras bırakan liderlerin çabaları asla unutulmayacaktır.

Bundan kısa süre önce 28 Eylül'de Gökoğuz Yeri'nin kurucu başkanı Gökoğuz Türklerinin aksakalı Stefan Topal'ın vefatından duyduğum üzüntüyü ifade etmek istiyorum. Gökoğuz kimliğinin ve dilinin sadık evladının toprağı bol olsun diyorum. Onlar bu dünyadan göç ettiler ama geride bizim sahip çıkmamız ve çok daha ileri taşımamız gereken bir miras bıraktılar. İnşallah bizler de Türkiye ve Moldova liderleri olarak bu mirası daha da ileriye götüreceğiz.

Son 16 yılda attığımız adımlar bu mirasa sahip çıkma hususundaki güçlü irademizin birer yansımasıdır. Türkiye ile Moldova arasındaki bağlar Gökoğuz Yeri'ni de içine alacak şekilde her alanda daha da perçinlenmiştir. Bugün iki ülke tarihte hiç olmadığı kadar birbirine yakındır. Fiziki sınırımız olmasa da biz Moldova'yı komşu ülke olarak görüyoruz.

Moldovalı dostlarımızın dertleriyle dertlenmeyi sevinçleriyle mutlu olmayı bir görev biliyoruz. Moldova'nın toprak bütünlüğünün korunmasına büyük önem veriyoruz. Hem Moldova'daki hem de Gökoğuz Yeri'ndeki gelişmeleri tıpkı komşularımızdaki hadiseler gibi çok yakından takip ediyoruz. Gerektiğinde de elimizdeki tüm imkanları Moldova halkı için seferber etmekten çekinmiyoruz.

TİKA'mızla, iş adamlarımızla ve sivil toplum kuruluşlarımızla Moldova'nın kalkınması gelişmesi dünya sahnesinde hak ettiği konuma ulaşması için gayret sarfediyoruz. Bundan sonra da aynı kararlılıkla Moldova halkının ve siz Gökoğuz Türklerinin kara gün dostu olmayı sürdüreceğiz.

Tabi burada bir hususunda altını çizmek istiyorum. Sizler 1994 yılında diğer devletler iç çatışmalarla kıvranırken kardeşçe yaşamayı seçtiniz. Avrupa'nın birçok ülkesi geleceğine karamsarlıkla bakarken sizler bu topraklarda huzuru, barışı, dayanışmayı tercih ettiniz. Moldova ve Gökoğuz halklarının bu kararı her türlü takdirin üzerindedir.

Sizlerin bu asil tavrı tam anlamıyla bir demokrasi ve medeniyet örneğidir. Geçen 24 yılda kendilerini idare etme olgunluğunu gösteren siz soydaşlarımızı gönülden kutluyorum.

Kendi kimliğinizi, dilinizi, iç barışınızı, birliğinizi, dirliğinizi koruyarak bu güzel mirası evlatlarınıza torunlarınıza aktarmanızı diliyorum. Bilhassa içinde bulunduğumuz dönemde bunun son derece önemli olduğuna inanıyorum. Zira Avrupa başta olmak üzere dünyanın pek çok yerinde etnik ve kültürel farklılıklar kaçınmıya çalışılıyor. Asırlardır aynı toprağı paylaşan aynı havayı soluyan geçmişi ve geleceği ortak olan toplumlar ayrıştırılmak isteniyor. Kültürel ırkçılık dünyanın dört bir ucunda adeta bir veba salgını gibi gün geçtikçe yayılıyor. İslam karşıtlığının yabancı düşmanlığına etnik milliyetçilikten terörizme kadar birçok sorun bir arada yaşama idealimize sekte vuruyor.
Güncelleme Tarihi: 18 Ekim 2018, 16:04
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5