Osmanlı'nın tarihi kalesinden romantik bir şatoya

Bosna Hersek'te Bihaç Valisi'nin eşinin isteği üzerine romantik bir şatoya dönüştürülen Osmanlı kalesi Ostrozac, hikayesiyle öne çıkıyor.

Osmanlı'nın tarihi kalesinden romantik bir şatoya
Bosna Hersek'in Avusturya-Macaristan İmparatorluğu idaresinde olduğu dönemde, Bihaç Valisi'nin eşi Isabella von Berks'in isteği üzerine romantik bir şatoya dönüştürülen Osmanlı kalesi Ostrozac, hikayesi ve mistik görünümüyle dikkat çekiyor.

Cazin şehri yakınında bir tepede, asırlar boyunca saldırılara mevzi, şehrin asillerine korunak olan kalenin kaderi, aynı zamanda şövalye olan Lothar von Berks'in eşi Isabella'nın "romantik" bir şatoda yaşamak istemesiyle değişti.

Osmanlı Devleti döneminde daha çok askeri amaçlı kullanılan tarihi kale, mistik bir şatoya dönüştü.

Alman mimarisiyle inşa edilen tek şato 

Una nehrinin kenarında yükselen yemyeşil tepede bulunan kalenin 2 bin yıllık tarihi olduğu tahmin edilirken, Roma İmparatorluğu ve Bosna Krallığı dönemlerinde küçük değişimler yaşayan bu tarihi mekan, bugün Bosna Hersek'te Alman mimarisiyle inşa edilen tek şato olma özelliği taşıyor.

Maddi imkansızlık nedeniyle bugün onarılamayan kale, güzelliği ve heybetiyle nefes kesiyor.

1577'den itibaren Osmanlı Devleti'nin kullanımına geçen kalede, bu tarihten itibaren büyük değişimler yaşandı. Osmanlı döneminde, 250 yıldan daha uzun bir süre Besirevic ailesinin sorumluluğunda kalan Ostrozac Kalesi'ne daha dayanıklı duvarlar, bir gözcü kulesi, bahçe, cami ve konak inşa edildi.

19. yüzyılda bölgedeki ayaklanmalar sonucu kaybedilen kale, 1878'de Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun idaresine geçti.

Binlerce turist çekiyor

Güzelliğiyle göz dolduran mütevazi Cazin'in eşsiz manzarasını gören kaleye, İsabella von Berks'in isteği üzerine dönemin önde gelen mimarları Alman tarzında eklemeler yaptı. Eklemelerle şatoya dönüştürülen Ostrozac Kalesi, uzun yıllar Berks ailesinin "romantik yuvası" oldu.



İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Yugoslavya'nın kontrolüne geçen kale, bu dönemde farklı ülkelerden sanatçıların yaptığı heykeller için adeta açık hava sanat galerisine dönüştü. Kale, o dönemde lise olarak da hizmet verdi.

Bugün maddi imkansızlık nedeniyle onarılamasa da tarihin izlerini üzerinde taşımaya devam eden kale, her mevsim farklı bir güzelliği bürünerek göz dolduruyor. Tarihi kale, her yıl bölgeye binlerce ziyaretçi çekerek turizme de katkı sağlıyor.

"Isabella romantik bir kadındı"

"Soylu Berks ve Ostrozac: Bir ailenin izinde" isimli kitabın yazarı Almir Kurtovic, bazı kaynakların Ostrozac Kalesi'nin tarihinin M.Ö. 405'e kadar uzandığını gösterdiğini belirterek, kaleyle ilgili ilk kapsamlı yazılı kaynakların ise 1276 yılına ait olduğunu söyledi.

Osmanlıların bölgedeki nüfuzunu kaybettikten sonra Avusturya-Macaristan'ın kaleyi 20. yüzyılın başında Mehmed Besirevic'den satın aldığını aktaran Kurtovic, kalenin gelişimine en çok katkıyı Osmanlılar yapsa da mimari anlamdaki son dokunuşun Avusturya-Macaristan'a ait olduğunu belirtti.

Kurtovic, "Isabella romantik bir kadın olduğundan kendilerine tesis edilen resmi evde yaşamak istemiyordu. Bu nedenle Bosna Hersek'te benzeri olmayan bu şatoyu yaptırdı" dedi.

Gökyüzü altında açık sanat galerisi

Kurtovic, 1968'de farklı ülkelerden sanatçıların kalenin bahçesine ilk heykelleri yaptığını belirterek, kalenin o günden bugüne "gökyüzü altında açık sanat galerisi" olduğunu söyledi.

Kalenin Bosna'daki savaş (1992-1995) sonrası Cazin Kültür Merkezi'ne devredildiğini aktaran Kurtovic, Ostrozac Kalesi'nin turistik bir mekan haline getirilmeye çalışıldığını anlattı.

Kurtovic, üzerinde 4 yıl çalıştığı kitabında da şatoyu buraya yaptıran Avusturyalı ailenin ve kalenin hikayesini kaleme aldığını vurguladı.
Güncelleme Tarihi: 09 Temmuz 2018, 10:30
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5