banner16

Yeni MEB Bakanı Ziya Selçuk'tan!

Ziya Hoca'nın söylediklerinin onda biri gerçekleşsin Türkiye'nin önünü kimse kesemez..

Yeni MEB Bakanı Ziya Selçuk'tan!
Yeni MEB bakanı Ziya Selçuk'un hayatı, yaşı ve biyografisi

Ziya Selçuk, 1 Mayıs 1961 tarihinde Ankara'da doğdu.


Eğitimci olan ve Prof. Dr. unvanı bulunan Ziya Selçuk, yaklaşık 20 yıl Gazi Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yaptı. 2003-2006 yılları arasında Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı yaptı. Özel Maya Okulları'nın kurucusu olan Ziya Selçuk, TED Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısıdır. Ziya Selçuk, evli ve üç çocuk babasıdır.


Ziya Selçuk'un eserleri


·İnsan İlişkilerinde Kendini Açma. Vadi Yayıncılık, Ankara, 1995.


·Gelişim ve Öğrenme. Nobel yayıncılık. Ankara, 1998


·Okul Deneyimi ve Uygulama. Nobel Yayıncılık. Ankara: 1998


·Dikkat Eksikliği ve Hiperaktif Çocuklar. Pegem, Ankara 2000


·Sınıf İçi Rehberlik Uygulamaları. Pegem. Ankara. 2000.


Ulusal hakemli dergilerde tam metni basılmış makaleler


Çocuk İstismarı ve İhmali. S.Ü. Eğitim Fakültesi Dergisi. 1988, Sayı 2.


Eğitimde Sınavın Yeri ve İlgili Görüşler. Milli Eğitim. 1988, Sayı 73, s.46


Sınav Kaygısı. Eğitim ve Bilim, 1987, Sayı 66, s.35


İlkokulda Matematik Öğretimi. S.Ü. Eğitim Fakültesi Dergisi. Sayı II.


Eğitimde Bilgisayar Kullanımı. Çağdaş Eğitim. Mart 1989, Sayı 142, s.26.


Öğrenme ve Öğretme Sürecinin Etkililiğini Arttırmada Öğrenme Stratejilerinin Kullanılması: Genel Bir İnceleme. Eğitim. 1992, Sayı 1. (G.Ü. Araştırma Görevlisi B. Öztürk ile birlikte.)Psikolojik Yardım İlişkilerinde İnformel Kaynaklar: Güzin Abla Örnek olayı. Eğitim. 1992, Sayı 2.Çocuk Korkularıyla İlgili Danışma Yaklaşımları. Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi. Sayı 4. Ankara , 1995.


“Bir Eğitim ve Rehberlik Sorunu: Okullarda Kopya Çekme”. Eğitim Yönetimi. Sayı 3. Ankara , 1995.


10-16 Yaş Çocukların Merak Ettikleri Cinsel Konulara İlişkin Bir Araştırma. (Özet). Eğitim, Sayı 7, 90-96, 1994


“ Zorunlu Öğretim Üzerine” Türk Yurdu. C.17. s.123.“Örnek Bir Oriyantasyon Programı”. Eğitim Yönetimi Dergisi. Sayı 5, 443


Kongreler


·Psikolojik Yardım Hizmetleri ve Kültürel Sorunlar. V. Ulusal Psikoloji Kongresi. 14-16 Eylül 1988, İzmir.


·“Orta öğretimde Yöneltme” Türk Ocakları Genel Merkezi. 6. Milli Eğitim Sempozyumu. 4-5 Ekim1996. Kütahya.


·“Değerlendirmede Test Dışı Teknikler” Dördüncü Ulusal Psikolojik Danışma ve Rehberlik Kongresi. İlköğretimde Rehberlik Paneli. 1-3 Eylül 1997. Ankara.


·“İlköğretime Öğretmen Yetiştirme”. Türk Eğitim Derneği. Sekiz Yıllık Zorunlu Öğretim ve Sorunları 11-12 Aralık 1997. Ankara.


·“Öğrencilerin Okula Ait Olma Duyguları İle Okul İçinde Gösterdikleri


·Davranış Problemleri Arasındaki İlişki” 5. Ulusal Psikolojik Danışma ve Rehberlik Kongresi. Ankara,1999. (ortak)


·“İlköğretim 4. Ve 5. Sınıf Öğrencilerinin Stresle Başa Çıkma Davranışları” 5. Ulusal Psikolojik Danışma ve Rehberlik Kongresi. Ankara,1999.


·“Çoklu Zeka Kuramı”. Öğrenmeyi Öğrenme Toplantısı. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi. Çocuk Sağlığı Enstitüsü. 7-8 Nisan 2000.


·“Zihniyet Sorunu” Gençlik Sorunları Paneli. Gazi Üniversitesi Gençlik Şöleni. 20-24 Mayıs 1996.


·“Öğrenci Gereksinimlerinin Saptanmasına İlişkin Bir Ölçek Geliştirme ve “İlköğretim 4. Ve 5. Sınıf Öğrencilerinin Gereksinim Analizi Çalışması”. IX. Ulusal Eğitim Bilimleri Kongresi. 27-30 Eylül 2000. Erzurum. (Nedret Güner ile birlikte)


·Güncel Eğitimin Planlanması. İstanbul Üniversitesi Çocuk Kardiyoloji


İşte o sözleri


- İleride robotlardan dolayı çocuklarımız iş hayatına atılamayacaklar. İşten atılacaklar. O yüzden okullar robotların beceremeyeceği alanlara, yani temel insani özelliklerin geliştirilmesine yoğunlaşmalı.


- Eskiden şekeri sadece zenginler yermiş. Bu yüzden bazı insanlar ne kadar zengin olduklarını göstermek için dişlerini çürütürlermiş. Çürütemezlerse de siyaha boyarlarmış. Biz de bugün ne kadar başarılı olduğumuzu göstermek için çocuklarımızı çürütüyoruz.

- Karnenin sol tarafı talim, sağ tarafı terbiyedir. Sol tarafa yazılacak notlar için kurulan sistemleri, altyapıyı ve bürokrasiyi düşünün. Bir de sağ tarafı öğretmenlerin ne şekilde doldurduğunu düşünün. Sonra da terbiyeli çocuklar yetiştirme konusunda ne kadar ciddi olduğumuzu...

- Eğitim emzirmektir. Yani şefkat, temas ve paylaşım olmadan eğitim olmaz. Şefkatsiz bir emzirme düşünebilir misiniz?

- Doktorun elinde bir ilaç varsa, ona uygun bir hastalık bulur. Ölçme değerlendirme sistemlerini bir de bu açıdan değerlendirmek lazım. Sayılara işkence yaparsanız, size istediğinizi vereceklerdir.

- Ortalamadan hızlı olmak, ortalamadan zeki olmak anlamına gelmez. Çocuklar sınavlarda bir veya iki dakikalık sürelerle puan kaybediyorlar. Ama gerçek hayatta öyle problemler var ki, bir ömür sürüyor. Birkaç dakika süren problemlere de genelde ihtiyaç molası deniyor.

- 21. yüzyıl becerilerinden hangisi Da Vinci veya Mimar Sinan'da yoktu? Mesela İşbirlikçi Problem Çözme becerisinin boyutlarından bir tanesi de şu; "Öğrenci ne zaman dinlemek ne zaman konuşmak gerektiğini bilir." Peki 13. yüzyılda yaşayan Sadi Şirazi ne demiş; "İnsan ruhunu iki şey karartır. Susulacak yerde konuşmak, konuşulacak yerde susmak." 800 sene sonra daha tatsız tuzsuz bir cümleyle karşımıza çıkan bu beceri gerçekten 21. yüzyıla ait mi?

- Eğitim ihraç edilebilir ama ithal edilemez. Kes yapıştır bir sistemle medeniyet tasavvuru mümkün değildir.

- Bir kere başarısız olmak her şeyin sonu değildir. Ehliyetinizde kaçıncı seferde aldığınız yazıyor mu?

- Bazı öğretmenler iklim oluşturur. Bazıları da sadece hava durumu sunar. Bu iki öğretmen tipi mutlaka ayrı değerlendirilmeli ve kıymetlendirilmeli.

- Öğretmen yetiştirmeyi üniversiteye havale ettik. Üniversiteler otuz yıldır iyi öğretmen yetiştiremiyor.
- Araçları amaç kıldık; sınav kazanmayı sistemin ana gayesine dönüştürdük. ÖSYM bir dakikada soru çözebilenleri başarılı, iki dakikada çözebilenleri başarısız diye etiketlerken, aslında milyonlarca çocuğumuzun kendine olan güvenini yok eden bir kuruma dönüştü. Türkiye'de başarısız olarak etiketlenen onbinlerce çocuğumuz dünyanın iyi üniversitelerinde pekala üstün başarılar ortaya koydular.

- İyi yapamadığımız şeyleri daha çok yapmaya çalıştık. Hiç kimsenin İngilizce öğrenemediği bir sistemi onbinlerce yeni öğretmen atayarak devam ettirdik.

- Öğretmen kalitesiyle uğraşmak yerine, bilgisayar alımı, sınav sayısını artırma, öğretmene sınav koyma gibi gereksiz işlere yöneldik.
Güncelleme Tarihi: 10 Temmuz 2018, 10:57
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5