Son yıllarda akademik çevrelerden sosyal medya "allamelerine", televizyon dizilerinden farklı odakların faaliyetlerine kadar Osmanlı’nın sürekli bir özne olarak konuşulduğunu belirten Güçer Kafa, tarihin iki uç nokta arasında sıkıştırıldığını ifade etti.
Tarihin bir "narkoz aracı" olarak kullanılmaması gerektiğine dikkat çeken Kafa, geçmişin çarpıtılmış gerçeklerle feda edildiğini vurguladı.
Yazısında Osmanlı tarihinin hem parlak dönemlerini hem de çöküşe zemin hazırlayan hatalarını çarpıcı zıtlıklarla kıyaslayan Kafa, okuyucuya şu kritik soruları yöneltti:
- İlimde zirve yapan Ali Kuşçulu Osmanlı mı, yoksa rasathaneyi topa tutan zihniyet mi?
- Bağrından Mimar Sinanlar fışkırtan mazi mi, yoksa şatafat aşkına barok tarzda açılan yaralar mı?
- Akdeniz'i Türk gölü yapan kavrayış mı, yoksa Galata Bankerlerine sömürtülen mali sistem mi?
GÜÇER KAFA'NIN HANGİ OSMANLI? BAŞLIKLI MAKALESİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ...