banner30

banner29

5G Virüs Platformu, PCR testine karşı dava açtı

5gvirusnews-Platformu sözcüsü Muammer Karabulut, T.C Sağlık Bakanlığı’na, PCR testin durdurulması ve yerine Kantitatif/Nesnel, kanıtlanabilir, değerlendirilebilir, ölçülebilir, ölçütleri, belli olan teste geçilmesi için Danıştay’da dava açtı.

Gündem 03.04.2021, 16:14
5G Virüs Platformu, PCR testine karşı dava açtı

5Gvirusnews'te yer alan habere göre, Ocak 2020 tarihinden itibaren DSÖ’nün talimatları ile yürürlükte olan Sağlık Bakanlığının, “Sağlık Çalışanları Rehberi” ve çeşitli zamanlarda genelgeler ile de bildirilen, İzole edilemeyen COVİD-19 adı verilen virüs ile PCR testi yaparak, pandemi ilan etmek, vaka sayısı belirlemek ve bir dizi tedbirler (Maske, Sosyal Mesafe, Aşı ve kapanmalar) alınmasına neden olan ve yalnızca Kalitatif sonuç veren,  “PCR tanı kitinin” COVİD-19 tanısında  kullanılmaması için yürütmeyi durdurma istendi.

NEDEN PCR TESTİ GE.ERLİ SAYILMAMALI?

Açılan davada PCR testin hiçbir şekilde serbest, bulaşıcı virüslerin kendisini tespit edemeyeceği belirtildi. Örnek olarakta metal elementi  gösterildi. Ve PCR’ın metali yalnızca metal olarak görmekte ama metalin bakır mı, alüminyum mu, demir mi olduğu ve yoğunluğu gibi daha bir çok konuda nesnel bir bilgi vermemektedir. Dolayısı ile analiz yapmak için PCR’la yeterli veriye ulaşılmadığına dikkat çekildi.

Konuyla ilgili dünya kamuoyuna yansıyan iki örnek olarak;

1- Aynı zamanda kimyager olan Tanzanya Devlet Başkanı Magufuli’nin laboratuara Mayıs 2020’de insan isimleri vererek hayvan, meyve ve yağ örnekleri gönderdiğini ve bir papaya ve keçinin sonuçlarının pozitif çıkması.

2- Amazon ormanlarında yaşayan Yanomami kabilesinde test sonucu pozitif vaka görünmesi.

PCR testin açıkça yetersiz olduğuna kanıt olarak dava dilekçesinde yer aldı.

Viyana İdare mahkemesinin 24 Mart 2021 tarihinde, “PCR testine güvenmeyin!” kararı, Portekiz Mahkemesi’nin PCR ile verdiği kararlarda dava dosyasına ek olarak sunuldu.

5gvirusnews-Platformu sözcüsü Muammer Karabulut ise yaptığı açıklamada, “DSÖ tarafından kabul edilen protokolde/makalede; Bir yıldır gündemimizde olan COVİD-19 ismi verilen virüsün, İzolatları ile ilgili elimizde hiçbir materyal olmadan, SARS-CoV-2'yi modellediği yazılıdır. Yani DSÖ’nün kabul ettiği protokolde, enfekte olmuş bir kişiden ve/veya doğal ortamdan elde edilmiş, laboratuvar kökenli olmayan, mikrobiyal ve/veya viral anlamda saf bir numune yok diyor. Diğer bir ifade ile Covid-19 tanısı konmuş hasta yoktu, tasarım laboratuvardaki bilgisayarlarda olan,  ‘2003 SARS-CoV ile yakın genetik ilişki sayesinde sağlandı ve sentetik nükleik asit teknolojisinin kullanımıyla’ da desteklendi” dedi.

PCR testinin hatalı sonuç verdiği ve virüs’ün izole edilmedi 13 Temmuz 2020 tarihinde FDA sayfasında CDC raporunu yayınladığını söyleyen Karabulut, “Yaşananların sağlıkla ilgisi olmadığı gibi, teşhis ve tedavinin de ötesindedir. Herhangi bir kesinliği olmayan test sonucuna göre, gerçekleştirilecek ve sadece ihtimale dayalı tedbir gerekçesine bağlanan her müdahale tıbbi olarak, ‘BİLİMSEL BİR DENEY ve HATTA DENEME’ olarak” nitelendirdi.

Danıştay’dan Ocak 2020 tarihinden itibaren DSÖ’nün talimatları ile yürürlükte olan Sağlık Bakanlığının, “Sağlık Çalışanları Rehberi” PCR test ile birlikte iptaline ve “Covid-19” adı verilen virüsün Kantitatif/Nesnel test yapılmasına, İlgili yönetmelik hükümlerinin iptaline, davanın T.C.Devleti ve vatandaşlarının geleceğini de tehdit edecek duruma geldiği için ivedi olarak görüşülmesi istendi.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye erken seçime gitmeli mi?
Türkiye erken seçime gitmeli mi?