banner5

banner29

'Abdi İpekçi, Sabetayist miydi?' Kızı cevapladı...

Nedim Şener, Hürriyet gazetesindeki köşesinde, gazeteci Abdi İpekçi'nin ölüm yıldönümü sebebiyle İpekçi'nin kızı Nükhet İpekçi ile bir röportaj gerçekleştirdi. Röportajda Sabetayist iddiaları da konuşuldu.

Gündem 01.02.2020, 14:29
'Abdi İpekçi, Sabetayist miydi?' Kızı cevapladı...

Hürriyet Gazetesi yazarı Nedim Şener, gazeteci Abdi İpekçi'nin ölüm yıldönümü sebebiyle kızı Nükhet İpekçi ile bir araya geldi.

Hürriyet gazetesindeki köşesinde, görüşmenin detaylarını aktaran Şener, İpekçi'nin kızı ile suikastın ayrıntılarını konuşmak yerine duygularını konuştuğunu aktardı.

İşte Şener'in Hürriyet'teki, ''Dosyamız 41 yıldır bulamaca döndü'' başlıklı o yazısı;

Gazeteci Abdi İpekçi, 1 Şubat 1979 günü kurulan bir pusuyla evine yakın bir noktada öldürüldü. Tam 41 yıl geçti, katili zamanaşımından yararlandı, aramızda dolaşıyor. İpekçi cinayeti kapanmayan yaramız. Abdi Bey’in kızı Nükhet İpekçi ile bir ucu ülke içinde derin ilişkilere, bir ucu yurtdışındaki karanlık odaklara dayanan suikastın ayrıntılarını konuşmak yerine bu kez duygularına kulak vermek istedim. Sorularıma verdiği cevaplarda göreceksiniz, dosya 41 yılda kendi deyimiyle bulamaca dönerken hâlâ cevabı olmayan soru şu: Abdi İpekçi gibi birleştirici, makul birisi neden hedef alındı? Belki de cevap soruda gizli; makul ve birleştirici olduğu için. Şimdi söz Nükhet İpekçi’de...

Birinci yılda söylediklerimi bir kere daha söylerim: Kim, niçin, nasıl? Bu sorular, suikastın araştırılmasında çok emek veren rahmetli Örsan Öymen’in ilk yıldaki bir yazısının da başlığı. Önce, ‘Kim onun canına kasteder ki?’ diyorsunuz. ‘Niçin bunu yaptılar ki?’ diyorsunuz. Sonra da ‘Nasıl?’ diye soruyorsunuz. Hangi destekler ve güdümlemelerle yaptılar? Onu yok edince hedeflerine eriştiler mi? Muratlarına erdiler mi? Hem onu sizden koparanlara, hayatınızı dağıtanlara karşı kişisel bir soru, hem de yurttaşlık bilinciyle sorulan bir soru. Sizi hep takip eden, hiçe sayıldığınızı her an hatırlatan bir soru.

Sonra, şu kırk yılın ortalarında, birdenbire, TBMM kürsüsünden ‘Devlet için kurşun atan da kurşun yiyen de şereflidir’ diye seslenen bir başbakanı duyuyorsunuz. O dönemdeki akıl almaz cinayetler dizisi karşısında sorularınız daha da artıyor, alanı genişliyor: Eğer bu cinayetler devlet adına işlendiyse acaba milletimizin bundan ne gibi bir çıkarı olmuştur? Tabii bu soruyu sorarken beklentili de oluyorsunuz: Her şeyin hep birlikte araştırılmasını bekliyorsunuz. Farklı suikastların ayrıştırılmadan, yarıştırılmadan, isimlerin yaygınlığına ya da dar etki alanına bakılmadan eşit olarak, hep birlikte araştırılmasını diliyorsunuz. Yıllar geçtikçe tuzakların izleri daha çok görünür oluyor. Geçen yılki anmada, 40 boyunca tepemizden aşağı boca edilen bir bulamaçtan söz etmiştim: Neden babamın ölüsünün tepesinden aşağıya, annemin, kardeşimin, eşimin, kızımın, benim tepemizden aşağıya ve kısmen sizlerin üzerinize bulamaç indirildi ve indirilmekte? Sorunuza tek cümleyle cevap vermek gerekirse: 41’inci yılda hayat bu bulamaçla devam etmekte.

Abdi İpekçi cinayetini en iyi Uğur Mumcu takip ediyordu. O da 1993’te katledilince dosya sanki sahipsiz kaldı. Hatta bir ilanınız vardı bu konuda...

Uğur Mumcu bütün gücüyle araştırdı ve birçok gerçeği ortaya çıkardı. O sırada bazı gazeteciler ‘Nasıl bir babaydı, en çok hangi müzikleri dinlemekten hoşlanırdı’ gibi sorularla dokunaklı hatıralar yazmak üzere bizi ararlarken Uğur Mumcu, konunun özüne dalıp dosyaları inceliyor, müthiş bağlantılar kuruyor, çok önemli yazılar yazıyordu. Sonunda hepimizi aydınlatacak, birçok araştırmaya kaynak olacak çok değerli kitaplarını yazdı. Adeta aile adına müdahil olmuş gibiydi. Onun sayesinde yeniden dava açıldı. Kimsesizliğimizde, takip noksanlığımızda, donanımsızlığımızda onun varlığı çok güçlüydü. Katledildiği gün, artık her şey durur donakalır ya da yer gök yerinden oynar gibi bir duyguya kapılmıştım. Bu büyük boşluğa, hiçbir karanfil, hiçbir mum yetmez gibi gelmişti.

AKLIMA UĞUR MUMCU GELİRDİ

Hiçbir avutucu simgeye kendimi kaptıramıyordum. Büyük bir isyan içindeydim. Haftalarca yayınlanan ilanlar arasında ben de bir ilan verip bu duyguyu iletmeyi görev bilmiştim. ‘Devlete, hükümetlere, milletvekillerine, hukukçulara, gazetecilere güvenimin iyice eksildiği, umudumun pek kalmadığı anlarda, aklıma Uğur Mumcu gelirdi. Güç bulur, avunurdum. Bitti. 24 Ocak 1993’ şeklindeki küçük ilanımı yılgınlık gibi algılayanlar da oldu ama tam tersine, onun varlığının gücünü vurgulayan kalpten taşan bir duyguydu. Dosyanın sahipsiz kaldığını söylersek avukat Turgut Kazan’a büyük haksızlık etmiş oluruz. Uğur Mumcu’nun yaptığı gibi Turgut Kazan, her koşulda Abdi İpekçi’ye sahip çıktı. Gönüllü olarak avukatlığımızı üstlendi.

SUİKAST DAVASINDAN AKLINIZDA KALAN VE İÇİNİZE SİNMEYEN ŞEYLERİ SIRALAR MISINIZ?

Bu kadar karmaşık bir suikast davasıyla ilgili konuşmaya cüret etmek haddim değil. Ama tarihimize baktığınız zaman hangi suikastın davasını içinize sindirebilirsiniz? Her birinin nasıl da bitirildiğini, tıkandığını, savsaklandığını, yok sayıldığını görmek hepimiz için ne büyük bir utanç.

SABETAYİST KURGUSU

Abdi İpekçi ile ilgili sizinle zaman zaman yazıştığımızda onu tanımayanların ithamlarına sitem ediyorsunuz. Sizi en çok üzen en yaygın itham ve buna cevabınız ne olur?

Siz bunu çok iyi anlayacak birisiniz. O konduğunuz yerden çıktıktan sonra televizyonda söylediğiniz bir söz vardı, not etmiştim. Demiştiniz ki: ‘Yalan söylediğini bildiğin birine cevap veremiyorsun.’

Ben de tam böyle bir şey yaşıyorum. Dozu gittikçe artan büyük bir yalanla, bir kurguyla karşı karşıyayım: ‘Sabetayist Abdi İpekçi’ kurgusu. Eskiden tek tük görülen, pek de üstünde durulmayan, bunu ağzına dolayanlara meczup ya da aciz gözüyle bakılan bir haldi. Selanik dönmesi diye de yapılan bu tür sataşmalar genelde umursanmazdı. Sonra bir düğmeye basılmışçasına çıkan kalın ciltli kitaplar, böyle yalan ‘bilgileri’ bol bol yaydılar. Yalana kananlar çoğalarak artıyor. İşte bu yüzden açıklama yapmak gerekiyor:

KUŞAKLAR ÖNCE MÜSLÜMAN OLMUŞ

Abdi İpekçi ‘Sabetaycı’ değildi, ‘Sabetayist’ değildi. Soy sop, ırk araştırması yapmak isterseniz, evet, yüzyıllar önce kendine Mesih diyen bir adamın peşinden giden birtakım insanların soyundan geliyor. Bu konuda itiraz yok. Kuşaklar önce Müslüman olmuş kişilere ‘iki dinli, sinsi, gizli, kripto’ gibi sözler kullandıklarında iftirada bulunmuş oluyorlar. İsrail bayraklarıyla yan yana İpekçi fotoğrafları koyup altına komplo şaheserleri düzdüklerinde durum iyice ciddi bir hal alıyor. Öldürtülmüş bir ölüden düşman yaratmak için niye bu kadar uğraşıyorlar? Acaba gizli sinsi niyetleri, büyük çıkarları, siyasi planları mı var?

Yorumlar (0)
8
açık
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 21 Ocak 2021
İmsak 06:48
Güneş 08:17
Öğle 13:20
İkindi 15:51
Akşam 18:14
Yatsı 19:38
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Hatayspor 19 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 18 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Rizespor 19 24
13. Sivasspor 18 23
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 18 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Getafe 18 23
11. Celta de Vigo 19 23
12. Levante 18 22
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 19 12