Adnan Menderes'in idamının 58. yılı

Türkiye demokrasisi, 17 Eylül 1961'de tarihinin en kara günlerinden birini yaşadı. 1950 seçimlerinde yüzde 52,7 oyla iktidara gelen ve 10 yıl süreyle başbakanlık yapan Adnan Menderes idam edildi.

Adnan Menderes'in idamının 58. yılı

Türk siyasi tarihinin simge isimlerinden Ali Adnan Menderes, 1899 yılında Aydın'da dünyaya geldi. Annesi Tevhide Hanım, babası Ethem Bey ve ablası Melike'yi verem hastalığından kaybeden Ali Adnan, okulunu bitirmesinin ardından dedesi Hacı Ali Paşazade'nin kendisine miras bıraktığı Çakırbeyli Çiftliği'nin başına geçti.

DİĞER FOTOĞRAFLAR İÇİN İLERLEYİNİZ

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, çiftliğin büyük bir bölümünün köylüler tarafından kullanıldığını fark eden Menderes, 1932 yılında çiftliğin bu bölümünü tapu terki yoluyla köylülere bıraktı. İzmir'in tanınmış ailelerinden Evliyazadelerin kızı Fatma Berrin Hanım ile 2 Eylül 1928'de evlenen Menderes'in bu evliliğinden Yüksel, Mutlu ve Aydın adında üç çocuğu oldu.

Siyasi kariyerine Serbest Cumhuriyet Fırkasında başlayan Menderes, bu parti kurulmadan önce CHP'den bir teklif almış ancak kabul etmemişti. Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın feshedilmesinin ardından Menderes, Celal Bayar, İttihat ve Terakki Mektebi'nden hocası Vasıf Çınar ve çok iyi tanıdığı Halit Onaran ile görüşmesi sonrasında CHP'ye katıldı.

ATATÜRK'ÜN KEŞFİYLE MİLLETVEKİLLİĞİNE GİDEN YOL

CHP il yönetiminde göreve başlayan Menderes, parti teşkilatını Aydın'da yeniden kurdu. Atatürk, Aydın'ı ziyareti kapsamında ilk başta kendisine iletilen "Eski SCF'liler il yönetimini ele geçirdi" iddiası üzerine CHP il yönetimini ziyaret etmek istememiş ancak heyetin ısrarı üzerine ziyaret gerçekleşmişti. Bu ziyaret kapsamında bir araya gelen Atatürk ve Menderes arasında soğuk başlayan görüşme 4 saat sürdü. Menderes'in görüşleri Atatürk'ün dikkatini çekti ve bunlardan bir rapor hazırlamasını istedi. Menderes, hazırladığı raporu Atatürk'e iletti.

1931 yılındaki erken seçimde aday olmadığı halde milletvekili seçilen Menderes, kendisini aday listesine Atatürk'ün koyduğunu öğrendi. Menderes, 1935, 1939, 1943 seçimlerinde CHP Aydın Milletvekili olarak aralıksız 14 yıl parlamentoda CHP grubunda görev aldı. Menderes, hükümetin Toprak Reformu Tasarısı'nın 1945'te Meclis'teki görüşmeleri sırasında sergilediği karşı duruş sonrasında siyaset sahnesinde tanınan bir isim haline geldi.

DÖRTLÜ TAKRİR

İzmir Milletvekili Celal Bayar, Aydın Milletvekili Adnan Menderes, İçel Milletvekili Refik Koraltan ve Kars Milletvekili Fuat Köprülü, 7 Haziran 1945'te CHP Meclis Grubu'na kanunlardaki ve parti tüzüğündeki antidemokratik hükümlerin kaldırılmasını içeren bir önerge verdi.

Türk siyasi hayatına "Dörtlü Takrir" olarak geçen önergenin verilmesinin ardından Celal Bayar'ın deyimiyle "partide fırtına koptu".

Parti içindeki çatışma üzerine Başbakan Şükrü Saracoğlu basın toplantısı düzenleyerek Türkiye'de demokrasi olmadığına inananların Hükümete gazete kapatma yetkisi veren Basın Kanunu'nun 50. maddesini gerekçe gösterdiklerini ancak bunun savaş yıllarının getirdiği bir tedbir olduğunu savundu.

Menderes'in Başbakan Saracoğlu'nun demecini gazete köşesinden değerlendirmesi parti içindeki rahatsızlığı daha da artırdı. Başbakan Saracoğlu'nun başkanlığında 21 Eylül 1945'te toplanan Parti Divanı, ülkede demokrasi olmadığını savunan Fuat Köprülü ve Adnan Menderes için ihraç kararı aldı. Refik Koraltan, ihraç kararını eleştirdiği için partiden uzaklaştırıldı. Celal Bayar ise Basın Kanunu'nun haberleşme hürriyetini sınırlayan 17. ve 50. maddelerinin değiştirilmesine dair tasarısı CHP Grup Toplantısı'nda reddedildiği için istifa etti.

DEMOKRAT PARTİ'NİN KURULUŞU

Demokrat Parti (DP) 7 Ocak 1946'da Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan tarafından kuruldu. Demokrat Parti'nin kuruluşu üzerinden 4 ay geçmeden erken seçim kararı alınarak önce yerel, ardından genel seçim sürecine girdi. 26 Mayıs 1946'da yapılan yerel seçimlere girmeme kararı alan Demokrat Parti, partilileri sandığa gidip gitmemekte serbest bıraktı.

CHP'nin kazandığı 1946 genel seçimlerinde Menderes, memleketi Aydın'dan değil, Kütahya'dan milletvekili seçildi. DP Meclis Grubu'nda görev dağılımı yapılarak Meclis Grup Başkanlığına Celal Bayar, Grup Başkan Vekilliğine Fuat Köprülü, Yönetim Kurulu üyeliklerine Adnan Menderes, Emin Sazak, Yusuf Kemal Tengirşenk, Fuat Hulusi Demirelli, Ahmet Tahtakılıç ve Saim Ergenekon seçildi.

DEMOKRAT PARTİNİN 1950 SEÇİMLERİNDEKİ ZAFERİ

CHP Hükümeti 1 Mart 1950'de genel seçimlerin 14 Mayıs 1950'de yapılmasına karar verdi. Halkın Demokrat Parti'ye ilgisi, aday listelerinde de kendisini gösterdi. Büyük bir seçim kampanyası başlatan Demokrat Parti'de milletvekili adaylığına yoğun talep oldu. Adnan Menderes de İstanbul'dan milletvekili seçildi.

Seçimlerde, Demokrat Parti yüzde 53 oy oranıyla, Meclisin yüzde 84'üne sahip oldu.

"BAŞVEKİL SİZSİNİZ ADNAN BEY"

Seçim sonuçlarının ardından Demokrat Parti Grubu'nda yapılan oylama sonucunda Bayar'ın Cumhurbaşkanı olmasına karar verildi.Adnan Menderes, Bayar'ı evinde ziyaret ederek Fuat Köprülü'nün başbakan olmasını önerdi. Bunun üzerine Bayar, "Başvekil sizsiniz Adnan Bey" diyerek Menderes'in parti liderliğini de almasını istedi.

22 Mayıs'ta kabinesini oluşturan Menderes, parti programını Demokrat Parti'nin 28 Mayıs'taki grup toplantısında açıkladı.

Menderes, Demokrat Partinin seçim zaferini, "14 Mayıs, bir devre son veren ve yeni bir devir açan müstesna ehemmiyette tarihi bir gün olarak daima anılacaktır. Bu tarihi günün hatırasını yalnız partimizin değil Türk demokrasisinin bir zafer günü olarak yad ediyoruz." ifadeleriyle yorumlamıştı.

EZAN ASLINA DÖNDÜRÜLDÜ

Menderes, Demokrat Parti iktidarında, Anadolu halkı tarafından kabul görmeyen çok sayıda politikaya son verdi. Dini özgürlüklerle ilgili attığı adımlar kapsamında Menderes, 1932 yılından itibaren Diyanet İşleri Başkanlığının talimatıyla uygulanan "Arapça ezan okuma yasağı"nı 18 yıl aradan sonra kaldırdı. Hükümet tarafından ezanın okunma şekli müezzinlere bırakıldı.

Eğitim ve öğretim kurumlarından laiklik adına kaldırılan din eğitimi, Menderes döneminde, dördüncü sınıftan itibaren velinin isteğine bağlı olarak yeniden verilmeye başlandı.

Menderes'in İzmir İl Kongresi'nde yaptığı konuşmadaki şu ifadeleri oldukça dikkati çekmişti:

"Şimdiye kadar baskı altında bulunan dinimizi baskıdan kurtardık. İnkılap softalarının yaygaralarına ehemmiyet vermeyerek ezanı Arapçalaştırdık. Mekteplerde din derslerini kabul ettik. Radyoda Kur'an okuttuk. Türkiye bir Müslüman devletidir ve Müslüman kalacaktır. Müslümanlığın bütün icapları yerine getirilecektir."

DARBENİN AYAK SESLERİ "6-7 EYLÜL OLAYLARI"

Demokrat Parti'nin 1954'te kazandığı bu zaferin ardından, Kıbrıs'ta yaşanan sorunlar tüm ağırlığıyla hissedilmeye başlandı. Kıbrıs konusunun müzakere edilmesi için 29 Ağustos 1955'te gerçekleştirilen Londra Konferansı'ndan, Türkiye'de yaşanan "6-7 Eylül olayları" nedeniyle bir sonuç alınamadı. "Atatürk'ün evinin bombalandığı"na ilişkin bir haberle başlayan "6-7 Eylül olayları", sıkıyönetim ilan edilerek ancak bastırılabildi. Olaylar bastırılana kadar İstanbul'da Rumlara ait çok sayıda kilise, okul, iş yeri yakıldı, yağmalandı. Binlerce Rum, uzun yıllardır yaşadıkları topraklardan ayrılmak zorunda kaldı.

27 MAYIS 1960 ASKERİ DARBESİ

Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bazı general ve subayların oluşturduğu 38 kişilik Milli Birlik Komitesi, 27 Mayıs 1960'ta sabaha karşı yönetime el koydu. Adnan Menderes, aynı gün yurt gezisi kapsamında bulunduğu Kütahya'da Albay Muhsin Batur tarafından gözaltına alınarak Ankara'ya götürüldü ve daha sonra diğer tutuklu Demokrat Parti üyeleriyle Yassıada'da hapsedildi.

Yassıada'daki yargılamalar, 14 Ekim 1960'ta başladı ve 15 Eylül 1961'de karara bağlandı. Yargılamalar sonucunda Adnan Menderes 17 Eylül 1961'de Yassıada'da idam edildi. "Yeter söz milletindir." diyerek çıktığı siyaset yolunda güçlü Türkiye hayalini politikaları ve kalkınma atılımlarıyla gerçekleştirmeye çalışan Menderes, "demokrasi şehidi" olarak tarihine geçti.

TBMM tarafından 11 Nisan 1990'da kabul edilen bir kanunla Adnan Menderes ve onunla birlikte idam edilen arkadaşlarının itibarları iade edildi. Aynı kanun uyarınca Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'nun naaşı, 17 Eylül 1990'da İmralı'dan alınarak devlet töreniyle İstanbul Vatan Caddesi'nde yaptırılan anıt mezara taşındı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5