banner5

banner29

C-19 çalışmaları Sağlık Bakanlığı'nca onaylanan Türk profesör ilaç için tarih verdi!

Koronavirüste iyileşmiş hasta kanıyla tedaviyle ilgili klinik çalışmalarına Sağlık Bakanlığı'nca onay verilen Prof. Dr. Ercüment Ovalı, "Onaylı olan İmmün plazmamız havuzlanıyor. Önümüzdeki hafta Türkiye'de dağıtımına başlanacak ürünümüzün hastalar üzerinde çok önemli, hayat kurtarıcı etkileri olacak" açıklamasında bulundu.

Gündem 03.04.2020, 01:30
C-19 çalışmaları Sağlık Bakanlığı'nca onaylanan Türk profesör ilaç için tarih verdi!

Türkiye'de 356 kişiyi öldüren 18 bin 135'yi de enfekte eden koronavirüsle ilgili tedavi çalışmaları son sürat devam ediyor.

Laboratuvarda bir süredir ekibi ile birlikte koronavirüse karşı tedavi çalışmalarını sürdüren Acıbadem Labcell Hücresel Tedavi Laboratuvarı sorumlusu Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Ercüment Ovalı, koronavirüs tedavisiyle ilgili umutlandıran açıklamalarda bulundu.

"1 AY İÇİNDE BELLİ OLACAK"

Yeniçağ'ın haberine göre; koronavirüs tedavisi sürecinde klinik çalışmalarına Sağlık Bakanlığı'nca onay verilen Prof. Dr. Ercüment Ovalı, özetle şunları söyledi: Koronavirüs tedavisiyle ilgili aşı zaten bulundu. Pasteur'den bu yana aşı bulunuyor, aşıyı bulmak zaten son derece basit. Önemli olan aşının ne kadar etkili olacağıdır. Koronavirüs ile ilgili ise aşının ne kadar etkili olduğuna ilişkin bulgular 1 ay içinde ortaya çıkacak. 1 buçuk ay sonra ise hayvan çalışmaları, Mayıs'ın 20'si gibi de klinik teste geçilecek.

"RİSKLİ POPÜLASYONU KURTARACAK"

Bizim aşımızın en büyük avantajı doğal bir aşı olması. Doğal bir aşı olduğu için yoğun bir test sürecine tabi tutulmuyor. Diğer aşılarla kıyaslandığında bizimkinin en önemli farkı en ilkel, en güvenli aşı olması. Bu sebeplerden dolayı en kısa sürede piyasaya çıkacak aşı bizim aşımız. Aşının dezavantajı ise çok miktarda üretilememesi ancak bu aşı riskli popülasyonu kurtarmaya yetecek boyutta olacak.

"ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA DAĞITILACAK"

Biz şu an 3 ürün üzerinde çalışıyoruz. Bunlar İmmün plazma (Bağışıklık plazma), aşı ve kök hücre. Onaylı olan İmmün plazmamız havuzlanıyor. 8 kişinin bağışıklık sistemi birbirine karıştırılıyor. Böylece yüksek seviyede birden fazla virüsü vuracak hale getiriliyor. İçindeki bütün virüs, bakteri olasılıkları sterilize ediliyor ve konsantre edilip, virüsü öldürdüğü test ediliyor. Buna yarı ilaç diyebiliriz. Gerçek sonuç için bu yöntem uygulanmalı. Bu ürün önümüzdeki haftadan sonra Türkiye'ye dağılacak. Bu ürün hastalarda çok önemli hayat kurtarıcı etkileri olacak. Ürünlerimizle ilgili çalışma sonuçları çıktıkça bunları kamuoyuyla paylaşacağım.

"BAĞIŞIKLIĞI ZAYIF OLANI ÖLDÜRMÜYOR"

Bu hastalıkla ilgili televizyonlarda yanlış bir inanış oldu. Bu hastalık, bağışıklığı zayıf olanlarda değil, bağışıklığı şiddetli olanlarda yani bağışıklık sistemi aşırı tepki verenlerde ölümcül oluyor. Yeni doğmuş bir bebekle 50 yaşında bir insanın bağışıklıkları karşılaştırıldığında 50 yaşındakinin bağışıklığının çok daha güç olduğu söylenebilir. Ancak bu hastalık, 50 yaşındakini öldürüyor, yeni doğanı öldürmüyor, hatta hasta bile etmiyor. Bunun nedeni yaşlandıkça bağışıklık sisteminin çok aşırı tepki vermesidir. Bu aşırı tepkiden bağışıklık çökmeye başlıyor ve hastalık ölümcül hale geliyor. Dolayısıyla yapılması gereken aşırı tepkiyi kontrol etmektir.

Yorumlar (1)
Ertuğrul Tulpar 9 ay önce
Eski Sağlık Bakanı, AK Parti Erzurum Milletvekili Recep Akdağ, yaptığı yazılı açıklamada, 1928'de kurulan Hıfzıssıhha Enstitüsünün, Osmanlı Devleti'nden aldığı mirası da koruyarak aşı üretmeye devam ettiğini ancak zaman içinde aşı üretiminin hem sınırlı kaldığını hem de değişen teknolojiye uyum sağlayamadığını ifade etti.

Dünya Sağlık Örgütünün 1996'da difteri-boğmaca-tetanoz (DBT) aşısında "plain" tipi (eski teknoloji) üretimden "adsorbe" aşıya geçilmesi yönündeki tavsiyesi ve mevcut üretimin ülke ihtiyacını karşılayamaması gerekçeleriyle DBT aşısı üretimine son verildiğini hatırlatan Akdağ, aynı yıl eski teknolojiyle üretilen "sample" tipi kuduz aşısının da üretiminin durdurulduğunu belirtti.

Akdağ, 1998'e gelindiğinde, ülkede üretilen son aşı olan BCG (verem aşısı) aşısının üretiminin, raf ömrü ile ilgili nemliliğin ayarlanamaması, saflaştırmada yaşanan sıkıntı gibi problemler nedeniyle durdurulduğunu, difteri ve akrep serumu üretiminin ise sürdürüldüğünü, üretimin bugün de devam ettiğini bildirdi.

AK Parti iktidarları döneminde aşı üretiminin yeni teknolojilerle ülkeye kazandırılması yönünde ciddi gayretler ve hazırlıklar olduğunu, aşı üreten firmalara Türkiye'de üretim yapmaları yönünde çeşitli teşvik imkanları getirildiğini ifade eden Akdağ, şu bilgileri verdi:



"Öncelikle çocukluk çağı aşı takviminde yer alan aşıların üretim aşamalarının bir kısmının gerçekleştirilmesi ve süreç içinde etken madde dahil aşı üretiminin tamamının ülkemizde yapılması süreci başlatılmıştır. Bu kapsamda aşı üreticileri ile yapılan çalışmalar meyve vermiş ve modern bir aşı olan beşli karma aşının ülkemizde dolumu, paketlenmesi, etiketlenmesi ve ruhsatlanması süreci başarıyla tamamlanmıştır. Arkasından yine son teknolojiyle üretilen konjuge pnömokok aşısının konjugasyon, dolum, paketleme, etiketleme, ruhsatlandırma çalışmaları sonuçlandırılmış ve ABD ile İrlanda dışında Türkiye konjugasyon yapılabilen 3'üncü ülke olmuştur. Bu iki aşının üretim süreçlerinin sayılan aşamaları 2008 yılından başlayarak ülkemizde gerçekleştirilmiştir. Ayrıca yine aynı modelle Td (difteri-tetanoz) aşısının antijen aşamasından itibaren ülkemizde üretilmesi projesinde son aşamaya gelinmiştir."

"AK PARTİ DÖNEMİNDE AŞI ÜRETİMİNE SON VERİLDİĞİ İDDİASI MAKSATLI"



Türkiye'de 2002'den itibaren yaşanan Kırım Kongo Kanmalı Ateşi vakaları sonrasında, dünyada aşısı olmayan bu hastalık için kendi aşısını geliştirme konusunda Ar-Ge çalışmalarının desteklendiğini ve ilk defa ülkede üretimi yapılacak bu aşıda sona yaklaşıldığını belirten Akdağ, "Sağlık Bakanlığımızın teşvikleriyle Covid-19 için yapılacak aşı geliştirme çabalarına bu konudaki ilerlemeler destek olacaktır. Hal böyle iken AK Parti iktidarı döneminde aşı üretimine son verildiği iddialarının ya bilgisizlik ya da kötü maksadın sonucu olarak ortaya atıldığı aşikardır." ifadelerini kullandı.

DOMUZ GRİBİ İÇİN ALINAN AŞILAR

Öte yandan, H1N1 (domuz gribi) salgını sırasında satın alınan aşılarla ilgili asılsız ve maksatlı iddialar ortaya atıldığını kaydeden Akdağ, "Bazı kişiler yüz milyonlarca dolarlık alım yapıldığını iddia etmektedirler. Hatta son günlerde milyar dolar ifadelerini kullananlar bile olmuştur. İşin gerçeği şudur, ilgili pandemi için 2009 yılında 6 milyon doz aşı satın alınmıştır. Bunlardan 3 milyon dozu kullanılmış, kalan 3 milyon doz ise grip virüsündeki muhtemel değişimlere karşı, gerekirse yeni üretilecek aşı ile değiştirilmek üzere stoklanmıştır. Bu aşılar için yapılan ödeme miktarı toplamda 32 milyon 250 bin avrodur." bilgisini verdi.

Yapılan açıklama şu şekilde;

1928 yılında kurulan Hıfzıssıhha Merkezi Osmanlıdan alınan mirası yukarı taşıyan ve bazı aşıları üreten bir merkezdi.

SON AŞI 1998 YILINDA ÜRETİLDİ

Aşı üretim teknolojjsinin yenilenememesi ve üretimin kapasitesinin yetersizliği gerekçeleriyle son aşı 1998 yılında üretilmiş, bu tarihten itibaren aşı üretimine son verilmiştir. Bunu yapan AK Parti iktidarları değildir.

Üretilen son 3 aşıdan difteri-boğmaca-tetanoz (DBT) ve kuduz aşısının üretimine 1996 yılında, BCG (verem) aşısının üretimine1998 yılında dönemin iktidarlarınca son verilmiştir. Refik Saydam Hıfzıssıhha merkezinin laboratuvar özelliği ise sürdürülmüştür.
Ak Parti iktidarları döneminde Hıfzıssıhha Merkezinin laboratuvar özelliği geliştirilmiş, tüm aşı ve ilaç kontrolleri burada yapılmaya başlanmıştır.

AK PARTİ DÖNEMİNDE ÇALIŞMALAR YENİDEN BAŞLATILDI

Aşı üretiminin yeni teknolojiler ile birlikte ülkemize kazandırılması yönünde AK Parti döneminde çalışmalar yeniden başlatılmış, aşı üreten firmalara Türkiye’de üretim yapmaları yönünde çeşitli teşvik imkânları getirilmiştir.

ABD VE İRLANDA’DAN SONRA BUNU YAPABİLEN 3. ÜLKE OLDUK



Bu kapsamda 2008 yılından itibaren modern bir aşı olan beşli karma aşının (difteri-boğmaca-tetanoz-inaktif çocuk felci-Hib B) ülkemizde dolumu, paketlenmesi, etiketlenmesi ve ruhsatlanması süreci başarıyla tamamlanmıştır. Arkasından yine son teknolojiyle üretilen konjuge pnömokok aşısının konjugasyon, dolum, paketleme, etiketleme ve ruhsatlandırma çalışmaları sonuçlandırılmış, ABD ve İrlanda dışında Türkiye konjugasyon yapılabilen 3. ülke olmuştur. Yine Td (difteri-tetanoz) aşısının antijeni dahil üretim süreçlerinin ülkemizde gerçekleştirilmesinde son aşamaya gelinmiştir. Ayrıca Kırım Kongo Kanmalı Ateşi vakaları sonrasında kendi aşımızı geliştirme konusunda Ar-Ge çalışmaları desteklenmiş ve ilk defa ülkemizde üretimi yapılacak bu aşıda sona yaklaşılmıştır.

Sağlık Bakanlığının yeniden yapılanması kapsamında 2011 yılında; koruyucu sağlık hizmeti ağırlıklı ve birbirleriyle yakın ilişkili kurumlar (Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Ana Çocuk Sağlığı Genel Müdürlüğü, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi, Verem Savaş Dairesi, Sıtma Savaş Dairesi, Kanser Savaş Dairesi Başkanlıkları) yeni kurulan Türkiye Halk Sağlığı Kurumu çatısı altında birleştirilmiş ve R. Saydam Hıfzıssıhha Merkezi de Kurum Başkan Yardımcılığı şeklinde güçlendirilmiş olarak bu yapıda yer almıştır. Birleştirilen kuruluşların fonksiyonları korunmuş, entegre edilmiş ve geliştirilmiş ve birleşik bu yapının halk sağlığı hiizmetlerinin geliştirilmesinde büyük faydası görülmüştür.

ALGI OPERASYONU YAPILIYOR

Hal böyle iken; verimliliği artırmak üzere yapılan bir reorganizasyonu mevcut durumla ilişkilendirme gayretleri, bilgisizlikten kaynaklanmıyorsa kötü niyetin eseridir.

Hıfzıssıhha yeni yapısıyla salgında referans laboratuvar olma konumunu güçlendirmiştir; ülkemize uzun yıllar hizmet edecek yetkinlikte saygın bir kuruluş olarak çalışmaya devam etmektedir.
12
açık
Günün Anketi Tümü
ABD seçimlerinde sizce hile var mı?
ABD seçimlerinde sizce hile var mı?
Namaz Vakti 30 Kasım 2020
İmsak 06:31
Güneş 08:02
Öğle 12:58
İkindi 15:22
Akşam 17:44
Yatsı 19:09
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 9 23
2. Galatasaray 10 20
3. Fenerbahçe 10 20
4. Beşiktaş 9 16
5. Kasımpaşa 10 15
6. Gaziantep FK 10 15
7. Başakşehir 10 14
8. Karagümrük 9 13
9. Konyaspor 9 12
10. Rizespor 9 12
11. Malatyaspor 9 12
12. Hatayspor 7 12
13. Trabzonspor 10 12
14. Göztepe 8 11
15. Antalyaspor 10 10
16. Sivasspor 8 9
17. Erzurumspor 9 9
18. Kayserispor 8 7
19. Denizlispor 9 6
20. Gençlerbirliği 9 5
21. Ankaragücü 8 2
Takımlar O P
1. Altınordu 11 23
2. Ankara Keçiörengücü 11 21
3. Samsunspor 11 20
4. Adana Demirspor 10 18
5. İstanbulspor 10 18
6. Tuzlaspor 10 18
7. Altay 9 16
8. Giresunspor 10 16
9. Bursaspor 11 14
10. Balıkesirspor 11 14
11. Akhisar Bld.Spor 11 13
12. Adanaspor 9 12
13. Bandırmaspor 11 11
14. Ümraniye 11 10
15. Menemen Belediyespor 9 9
16. Ankaraspor 10 8
17. Boluspor 10 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Tottenham 10 21
2. Liverpool 10 21
3. Chelsea 10 19
4. Leicester City 9 18
5. Southampton 10 17
6. Wolverhampton 10 17
7. Everton 10 16
8. M. United 9 16
9. Aston Villa 8 15
10. Man City 9 15
11. West Ham 9 14
12. Leeds United 10 14
13. Newcastle 10 14
14. Arsenal 10 13
15. Crystal Palace 10 13
16. Brighton 10 10
17. West Bromwich 10 6
18. Burnley 9 5
19. Fulham 9 4
20. Sheffield United 10 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 10 23
2. Atletico Madrid 9 23
3. Villarreal 10 19
4. Real Madrid 10 17
5. Sevilla 9 16
6. Cádiz 11 15
7. Barcelona 9 14
8. Granada 10 14
9. Athletic Bilbao 10 13
10. Elche 9 13
11. Getafe 10 13
12. Deportivo Alaves 11 13
13. Valencia 11 12
14. Real Betis 10 12
15. Osasuna 10 11
16. Eibar 10 10
17. Real Valladolid 11 10
18. Celta de Vigo 11 10
19. Levante 10 8
20. Huesca 11 7