Cübbeli Ahmet Hoca'dan çok sert ifadeler! 'Cehennem köpekleridir'

Kamuoyunda “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, ‘Biz Mezhepçilik Yüzünden Kimseye Lânet Okumayız! Zâlim Sünnî de Olsa Allâh'ın Lâneti Zâlimlerin Üzerine Olsun!’ başlıklı yazısında Müslümanların iki önemli baş belasını anlattı. DAEŞ’e de değinen Cübbeli Ahmet Hoca, ‘Cehennem köpekleridir’ diye en ağır ifâdelerle onları teşhîr ettik’ ifadelerine yer verdi.

Cübbeli Ahmet Hoca'dan çok sert ifadeler! 'Cehennem köpekleridir'

Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, ‘Biz Mezhepçilik Yüzünden Kimseye Lânet Okumayız! Zâlim Sünnî de Olsa Allâh'ın Lâneti Zâlimlerin Üzerine Olsun!’ başlıklı yazısında Müslümanların iki önemli baş belasına değindi.

İşte o yazı,

Biz Mezhepçilik Yüzünden Kimseye Lânet Okumayız! Zâlim Sünnî de Olsa Allâh'ın Lâneti Zâlimlerin Üzerine Olsun!

Zulmü ve cinâyeti kim işlese karşısındayız. On milyon insanın muhâcir olmasına, on binlerce kadının ırzına tecâvüz edilmesine, perîşân edilmesine sebep olmuş bir adam Sünnî olsa da katledilirse seviniriz, Şî'î olsa da katledilmesine seviniriz.

Nitekim Saddam Sünnî'di, ama zâlimdi. Halepçe'de binlerce Müslüman Kürdü katletmişti, onu da hiçbir zaman tutmadık, onun ölümü üzerine de şunları söyledik: "Zâlim yeryüzünde Allâh'ın kılıcıdır, onunla başka bir zâlimden intikâmını alır."

Bizim şeyhlerimiz:

 "صدام! الله يصدمك!"

"Ey Saddâm! Allah kırsın seni!" diye bedduâ ederlerdi.

Bağdâdî'nin de ölüm haberini duyunca sevince ğark olduk, ancak daha önce ölümü hakkında çıkan asılsız haberler sebebiyle hemen sevinmedik, ihtiyatlı davrandık.

Burada sevinmemiz; insanların kanına giren cânilerin ortadan kalkmasınadır, yoksa bir insanın ölümü hakkında hiçbir mezheb tassubumuz yoktur.

Nitekim Ehli Sünnet hiçbir zaman ne bir farklı mezhebin, ne de bir farklı din mensubunun katline imzâ atmazlar.

Biz DAEŞ'e de bunun için herkesten önce karşı durduk ve "Cehennem köpekleridir" diye en ağır ifâdelerle onları teşhîr ettik.

Dolayısıyla dünyâda iki milyara yakın Müslümanın bir buçuk milyara yakını Ehli Sünnettir, başka ülkelere mezhep veyâ rejim ihrâc etmeye uğraşmazlar.

Müslümanların iki tâne baş belâsı vardır; birisi İran rejiminin kurdurduğu Haşdi Şabi gibi mezhepçilik için yurtları işgâl eden Şîî terör örgütleridir, birisi de Vehhâbîlerdir.

Bugün Ortadoğu'da yaşanan bütün savaşlar ve işgaller Amerika ve İsrail tarafiından bu iki fırkanın eliyle vekalet savaşları yöntemiyle yürütülmektedir, olan Müslüman halka olmaktadır.

Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin başını çektiği Vehhâbîlik, DAEŞ gibi, el-Kâide gibi büyük terör örgütleri doğurmuş ve bütün Müslümanların kanına girmiştir.

İran da Yemen'e kadar mezhep ihrâc edeyim derken Yemen'de on milyon insanın perîşân olmasına, binlerce insanın aç susuz ölmesine sebep olmuş ve hâlâ olmaktadır.

Dolayısıyla gerçek Ehli Sünnet; aslâ kimsenin aç kalmasına, açık kalmasına râzı olmaz. Mazlum olan kâfir de olsa mazlumu kurtarmaya çalışır. Ama İran, Suriye ve Irak'ta sırf mezhepçilik yüzünden suçsuz, bî günâh Müslümanları öldürüp, asıp kesip yurtlarından etmiştir ve etmeye devâm etmektedir.

Bunlar zâten benim sözlerimden anlaşılmaktadır. Ama bâzıları kasıtlı olarak görüşlerimizi yanlış yansıtmaktadır.

Müslüman geçinen birilerinin, zâlimlerin katline dâir üzüntü ifâdeleri de bir türlü İran rejiminden aldıkları desteklerle orantılı olsa gerektir.

Yabancı rejimlerden destek alanların, yarın emir alma tehlikesine düşecekleri de unutulmamalıdır.

Son söz olarak: "Allâh'ın lâneti bütün zâlimlerin üzerine olsun!" âyet-i kerîmesi kâfîdir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5