banner29

Cumhuriyet yazarı Mine Söğüt'ten aile yapısını dinamitleyen yazı: Kızlar baba evini derhal terk edin!

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mine Söğüt bugün kaleme aldığı 'Baba evini derhal terk edin kızlar' başlıklı yazısında aile yapısını dinamitleyen ifadeler kullandı.

Gündem 06.03.2021, 00:45 06.03.2021, 10:33
Cumhuriyet yazarı Mine Söğüt'ten aile yapısını dinamitleyen yazı: Kızlar baba evini derhal terk edin!

Müslüman Türk aile yapısına karşı açtığı savaşla öne çıkan Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mine Söğüt, kaleme aldığı son yazısında babaları neredeyse 'şeytan' ilan etti. 'Çoğu baba evi tehlikenin merkezi' vurgusunda bulunan Söğüt, genç kızları evi terk edip, kendilerini sokağa atması yönünde çağrıda bulundu.

Sokakların kızlar için evden daha güvenliği olduğunu iddia eden Söğüt, ''Sokaklar sizi “bembeyaz” gelinliğinizle, “tertemiz” bir şekilde dayak yiyeceğiniz ve muhtemelen bir gün öldürüleceğiniz başka bir eve kilitlemeye meyyal dogmatik yapıdan daha kötü değildir.'' ifadelerini kullanarak şaşkınlığa neden oldu.

İşte o skandal yazının tamamı:

Her baba evi öyle sanıldığı kadar güvenli değildir. 

Aksine çoğu baba evi tehlikenin merkezidir.

Ve bazen sokaklar o baba evinden çok daha güvenlidir.

O yüzden, o despot, o dayakçı, o adaletsiz, o ikiyüzlü, o sinsi, o hesapçı, o güvenilmez babaların evinden erkenden çıkın gidin kızlar.

Hısım akraba ne derse desin, elâlem ne düşünürse düşünsün, hiç kafaya takmayın.

Geleneklerin, inançların, korkuların pabucunu dama atın.

Geçmişin hatalarını genetik bir günah gibi siz de anneleriniz gibi boynunuzda taşımayın.

Sizden beklenen her şeyi yapmayın ve sizden beklenmeyen bazı şeyler yapın.

SOKAKLAR GÜVENLİDİR

Sokakların, sizi bir ömür korkuya tutsak kılan bir baba evinden daha tehlikeli olduğunu söyleyenlere gülüp geçin.

Aslında onlar da bilirler;

Sokaklar sizi “bembeyaz” gelinliğinizle, “tertemiz” bir şekilde dayak yiyeceğiniz ve muhtemelen bir gün öldürüleceğiniz başka bir eve kilitlemeye meyyal dogmatik yapıdan daha kötü değildir.

Sokaklar, size “Hayır” deme hakkı tanımayan ve sizi çocuk doğurmakla, namuslu olmakla, başını yerden kaldırmamakla, tane tane pilav yapmakla, her yeri “bal dök, yala” kılmakla, başınıza gelecek her şeye ama her şeye katlanmakla cezalandıran o kadim ahlaktan daha kötü değildir.

Sokaklar, tehlikeli değildir; tehlike sizi o sokaktan külliyen men eden eril adaletsizliktedir.

Sorun kendinize...

O adaletsizliğe başkaldırmaya cesaret edemeyenler, sizi eve tıkmaya nasıl cesaret ederler?

O yüzden siz bir çarpın baba evinin kapısını, sokaklara çıkın. Özgürlüğünüze sahip çıkın, bedeninize sahip çıkın, isteklerinize sahip çıkın, heveslerinize sahip çıkın.

Güzel kitaplar okuyun, okuduğunuz o kitaplarda aklınıza ne yattıysa, onu dinleyin.

Güzel filmler seyredin, o filmlerde ne gördüyseniz onların gerçekliği üzerine düşünün.

Sanatla, felsefeyle, tarihle, bilimle ilgilenin; hayatla ilgilenin, kendinizle ilgilenin.

Tartışın, sorgulayın, araştırın, bir de dans edin. Çok dans edin. 

Bağıra bağıra şarkılar söyleyin, sesinizi yükseltmekten ve dilediğiniz zaman ağız dolusu gülmekten hiç çekinmeyin.

Haylaz olun, her önüne gelenin sizi terbiye etme hevesine kafa tutun.

Kaçın o evden, kaçın kurtulun.

Sokaklar siz özgürce orada dolanmadığınız zaman tehlikeli.

Ahlak, asıl siz dilediğiniz gibi yaşamadığınız sürece çökmekte.

Sizi bir zindana kilitlemek isteyen ve sadece başınızı ya da bacağınızı değil, zihninizi de örtmek için kadınlığı baskıyla sindiren eril dünyanın hesaplarını boşa çıkarın.

KENDİ GAZOZUNU KENDİ AÇAN KIZLAR

Kaçın o evden, size dayatılan hayatı değil, kendi tercih ettiğiniz hayatı yaşayın.

Eğer siz kendinize güvenirseniz ve içinizdeki gücü gerçekten hissederseniz...

Ne gazozunuza ilaç atabilirler ne de evlenme vadiyle sizi kandırıp “kirletebilirler”.

Kendi gazozunu kendi açan ve kendi içen bir kız olun.

Hayatınızın hedefine “evliliği” değil, mutluluğu koyun.

Sevişmenin kirlenmek olduğu safsatasını da hemen unutun.

Cinsiyetçi deyimlerin utanç verici mirasını reddedin.

O baba evini terk edin.

Ki insanlar, dizlerini, kızlarını oğulları kadar övmedikleri için dövsünler.

Kalabalıklar neşeyle kahkahaya boğulduklarında bunu o an herhangi bir bebeğin doğmasına yormayı akıl etsinler.

Saçı uzun ya da kısa, eteği dilediği boyda kızlar istedikleri her yerde gönüllerince gezsinler, diledikleri işlerde çalışsınlar, aile isterlerse kursunlar, istemezlerse kurmasınlar, çocuk isterlerse yapsınlar, istemezlerse yapmasınlar.

Vurun kapıyı çıkın o baba evinden.

Önce sizi korkutan sonra da bu korkuyu bahane ederek sizi eve tıkan aklın egemenliğine kafa tutun.

Haşarı kızların diledikleri her yere ama “uslu” kızların yaşarken bile cehenneme gidebildiği bu tehlikeli düzende...

Rakibinin politik duruşunu, onun cinsiyetine “kendince” göndermeler yaparak eleştiren eril politikaların saltanatını sokaklara çıkarak bitirin.

O tekinsiz baba evini terk edin kızlar; derhal terk edin.

Yorumlar (4)
Ali Yılmaz 1 ay önce
Tam bir sokak kadını ağzı... Evinden kaçıp başka erkeklerin kucağına düşen, satılan, kiralanan, kullanılan kızların müsebbibi işte bu zihniyettir. Anne babaya düşman gözüyle bakan bir toplumu körükleyen bu kafaların yapmak istedikleri şey özgürlük söylemleri altında tam bir köle kadındır. Açıkça sevişmek kirlenmek değildir diyen bu kafa genç kızlarımızı nasıl bir yola sokmak istediğini de ifade ediyor. Böyle bir yazıyı anca bir manukyan yazabilir.
Metalayka 1 ay önce
Kininizle geberin
DOĞRUSÖZ 1 ay önce
Senin şu halini gören kaç insan sana inanır şaşarım. Sanırım herkesin babasını, kendi babası sanıyor. Dünyada en güvenilecek erkek " baba " dir be sersem !
Mustafa 1 ay önce
Kadının yüzünde meymenet yok.köpeklere hakarettir bu ama,köpek diye bağlamam bu suratsızı.belliki helalinden evlenip bir kişinin altına yatmaktansa,sokakta binlerce kişinin altına yatmayı özgürlük sanıyo.tercih etmiş olduğu bu hayatı kendisi için sonuna kadar destekliyoruz.evinde oturan namuslu insanlardan uzak dursun,kendisi ne b....k yerse yesin
Günün Anketi Tümü
Türkiye erken seçime gitmeli mi?
Türkiye erken seçime gitmeli mi?