'Dindar kesim kendi arasında ayrılık ve fitneyle çatışıyor, ABD'yle değil'

Psikolojik danışmanlık ve rehberlik uzmanı Mücahit Gültekin, dindar kesimin içinde çok sayıda ayrılık olduğu ve birbirlerini dışlayarak 'fitne' olarak nitelemesi birliğin ve hoşgörünün oluşmasını engellediğini belirtti.

'Dindar kesim kendi arasında ayrılık ve fitneyle çatışıyor, ABD'yle değil'

Milli Gazete yazarı ve Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mücahit Gültekin, İslami camia içindeki ayrılıklları ve çatışmaları değerlendirdiği bir dizi tweet attı. Söz konusu açıklamada dikkat çeken ifadeler yer aldı.

İRAN'I DÜNYANIN ÖBÜR UCUNA ATSAK DA YİNE FİTNE VE AYRIMCILIK DEVAM EDECEK

''Mümkün olsa, İran denilen coğrafyayı üzerinde yaşayanlarla birlikte, bir tepsiyi masaya koyar gibi, Alaska'nın yukarılarında, Güney Amerika'nın altında ya da dünyanın dışında herhangi bir yere bırakıp gelsek bizim sorunumuz aynıyla devam eder.'' diyen Gültekin, ''Dindar/muhafazakar/İslamcı kesimin yine de ABD'yle filan değil, kendi arasında çatışmaya devam edeceğini düşünüyorum. Çünkü dindar-muhafazakar kesimin kafasında ayrımcılık, dışlama, tefrika ve tekfir üretecek o kadar çok kalıp var ki! Hangi birini sayalım? Deniyor ki, "şu düşünce/kişi/kurum büyük fitne!" Hayır, fitne biziz. Fitne bizim kafamızda. Bizim kafalarımız ayrışma üzerine kodlanmış, anlaşma üzerine değil. Birlik/vahdet kelimesinin kendisinden bile nefret ediliyor.'' ifadelerini kullandı.

YARADILANI YARADANDAN ÖTÜRÜ SEVMİYORUZ

Açıklamalarına örneklerle devam eden Gültekin, ''75 yaşına girmiş bir hocamızı geçenlerde bir fuara almadılar. Benim katıldığım bir seminerde bir kaç yıl önce bir yazarın-hocanın kitaplarını sattığı için seminer sahipleri standı kaldırttılar. Bir kaç ay önce bir profesörümüzü kitabında geçen bir kaç cümleden dolayı linç ettiler. Geçenlerde sosyal medyada bir arkadaşımız Ali Bulaç'ın bir yazısını paylaştı. Dikkat edin, Ali Bulaç'ın kendisini değil, bir yazısını paylaştı. Altındaki yorumlarda demediklerini bırakmadılar adama. O yüzden insanlar twitter'da "retweet'ler kabul anlamına gelmez" gibi notlar düşmek zorunda kalıyor. Sadece bu not bile, birbirimizden ne kadar korktuğumuzu gösteriyor, çok şey anlatıyor. Zuckerberg'in müsade ettiği zeminde bile seni yaşatmıyor adam, bir de kendi otoritesini kursa neler yapmaz ki! Örnekleri çoğaltmak mümkün. Osmanlı'nın hoşgörüsünden bahsediliyor bir de. "Yaradılanı severiz yaradandan ötürü!" filan deniliyor. Sevmiyorsun işte. Sen sadece kendin gibi olanı seviyorsun. Onu da şimdilik; yarın ne diyeceğin, ne yapacağın meçhul. Okuduğum bir yorumda (Müfit Can'ındı yanılmıyorsam) şöyle deniyordu hatırladığım kadarıyla: "biz gençlere azar değil, özür borçluyuz. Onlara leş gibi bir dünya bırakıyoruz." Allah bize akıl, sabır, izan ve itidal versin. İnayeti üzerimizden eksik olmasın.'' ifadelerini kullandı.

Habervakti

Güncelleme Tarihi: 13 Ocak 2020, 15:32
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5