Dünyaya net Ayasofya mesajı! Zincirleri kırılacak...

Türk Dünyası Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Halit Kanak yaptığı yazılı açıklamada "Gerek yurtdışında ki Rumlar ve destekçileri olsun, gerekse yerli işbirlikçileri içimizdeki Rumlar ne derse desin zincirler kırılacak, Ayasofya açılacak" ifadelerini kullandı

Dünyaya net Ayasofya mesajı! Zincirleri kırılacak...

İstanbul'un fethinin 577. yıldönümünde Ayasofya'da Fetih suresinin okunmasının ardından tarihi eserin cami olması konusu yeniden gündeme geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı açıklamada, "Ayasofya'da namaz da kılınır, Fetih Suresi de okunur. Buna ancak ve ancak aziz milletimiz karar verir" demişti. Erdoğan'ın Ayasofya'nın müzeden camiye dönüştürülmesi için talimat verdiği de öğrenilmişti.

İstanbul'un kutlu fethinin sembolü olan Ayasofya'nın cami olarak ibadete açılması yönündeki taleplere bir destek de Türk Dünyası Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği'nden geldi.

Türk Dünyası Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Halit Kanak, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Tıpkı Anadolu'daki ilk başkentimiz olan İznik'teki Ayasofya gibi. Anadolu Fatihi Süleyman Şâh'ın ve İznik'in ikinci Fatihi Orhan Gâzi'nin özenle ibâdethâneye çevirdikleri ve yüzyıllar boyu "Allahuekber" nidâları eksik olmayan Ayasofya Camiinin Yeniden ibâdete açılması gibi.

Üstelik 1920'de Yunan işgâlinde iki sefer yakılmasına rağmen, Yunan'ın ister cami, ister kilise ibâdethâneleri yakıp yıkmasına rağmen aslına rücû ettirilmiştir.

Fethin sembolü "İstanbul Ayasofya Camii" ise boynu bükük bir şekilde vicdanları kanatmaya devam etmektedir.

16.yüzyılda geçirdiği yangın sonrasında Kânuni Sultân Süleyman tarafından Mimar Sinan'a tamir ve ihyâ ettirilen İznik Ayasofya Camii, bir Kurban Bayramı sabahı tekbirlerle ibâdete açıldığı gibi, İstanbul Ayasofya Camii'ninde bir Cuma Namazı vaktinde, selâ ve tekbirlerle açılmasını bekliyoruz.

Hristiyan dünyasınca en büyük dinî toplantı olarak kabul edilen Konsül Toplantılarının ilki 325 yılında 218 piskopisun katılımıyla ve 787 yılında Patrik Trasios yönetiminde 350 piskopasla yedincisi İznik Ayasofyasında yapılmıştı.

Hristiyan âlemi için kânun sayılan maddeler İznik Ayasofya'sında karara bağlanmıştı. Hristiyanlar özellikle Yunanlılar tarafından çok çok önemli olan böyle bir mâbed sırf (ayrıca İznik 1962 yılında Vatikan'da toplanan 19.Konsülde Kudüs ve Vatikan'dan sonra üçüncü kutsal kent ilân edilmiştir) Câmii olarak kullanılıyor diye 1920'lerde Yunan işgali döneminde (12.Temmuz - 30.Eylül ve 24 - 28 Kasım 1920 de iki sefer işgâle uğradı) yakılmış ve tahrip edilmişti.

Defalarca onarıldı, restore edildi bize yakıştığı gibi düzenlendi ve ibâdete açıldı.

Fırsat bulsalar İstanbul Ayasofya Camii'nin Yeni Zelanda saldırganı Brenton Tarrant adlı cânininde dediği gibi İstanbul Ayasofya Câmii minarelerini yıkmaktan tahrip etmekten kaçınmayacaklar.

Halbuki, Avrupa'da veya dünyanın değişik yerlerinde kilise olarak yaptıkları, daha sonraları yeterince kullanamadikları için işlevini kaybeden mâbed lerini müslümanlara satarak veya kiralayarak câmii olmalarına ses çıkartmayanlar, söz konusu Türkiye topraklarındaki Ayasofya Camii olunca siyâsi ve ideolojik feryatları göklere yükselebiliyor.

Onun için "Türk Dünyası Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği" olarak diyoruzki;

Gerek yurtdışında ki Rumlar ve destekçileri olsun, gerekse yerli işbirlikçileri içimizdeki Rumlar ne derse desin "ZİNCİRLER KIRILACAK AYASOFYA AÇILACAK."

Güncelleme Tarihi: 08 Haziran 2020, 21:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5