banner5

banner29

Erdoğan: Bunlar uygulanırsa başarısız çocuk kalmaz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eğitimde reform sinyalini vermesinin ardından Eğitimci Yazar Adnan Kalkan, eğitim ilgili çarpıcı noktalara değindi ve sorunları tek tek sıraladı.

Gündem 31.10.2020, 22:36
Erdoğan: Bunlar uygulanırsa başarısız çocuk kalmaz

Eğitimde reform sinyali veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Her okul seviyesinde öğretime ağırlık verilirken eğitim kısmı ihmal edilmiştir. Özellikle medyanın etkisiyle geleneksel eğitim öğretimin gücü azalırken yerine daha iyisi konulamamıştır. Evlatlarımızın zihinleri batının popüler kültür ve sapkın hezeyanlarla doldurulmuştur. Önümüzdeki dönemde önceliğimiz aileden başlayarak çocuklarımızı hakkıyla yetiştirmek şarttır. Bu değişim sıradan müfredat tadilatından ziyade topyekun eğitim-öğretim reformu gerektirir. Tek ihtiyacımız olan değerlerini iyi bilen, kültürüne, tarihine sahip çıkan insanlar yetiştirmektir. Diğer hususlar için endişe etmeye gerek yoktur. Onlara sahip olabilmeleri için yeterli eğitim-öğretim hayatı vardır.Ortaokul dönemini çocuklarımızın zihni ve fiziki kabiliyetlerini keşfetmeye onları geleceğe doğru alanlarda hazırlamaya yönelik anlayışla şekillendirmeliyiz.” ifadelerinin ardından eğitim camiasında sorunlara dikkat çekilmeye başlandı.

"Eğitim Sorunlarımız" başlıklı bir yazı kaleme alan Eğitimci Yazar Adnan Kalkan, çarpıcı noktalara değindi. "Hedef mefkureye dönüşmeyince ruhsuz ve manasız kalıyor" tespitinde bulunan Kalkan, bu milleti yüzyıllardır ayakta tutan İslam medeniyetinin kötülendiğine dikkat çekti.

İşte Adnan Kalkan'ın dikkat çeken o yazısı:

Sürekli Batıyı üstün, Kadim Doğu İslam medeniyetini aciz gösteren kitaplar aciz nesil yetiştirir

Yıllarca Kendi öz benliğinden çıktığımız Kadim Doğu İslam Medeniyeti aciz, kötü ve olumsuz gösterildi. Batı ise özenilen üstün medeniyet olarak lanse edildi. Böylece nesil Batı'ya özenerek Kendi öz benliğinden koparıldı. Neticede ne Batı'lı olunabildi ne de kendi öz kültürüne sahip şahsiyet bina edilebildi. Gerek ders kitaplarında gerekse sınıf ortamında her ne kadar ırkçı yaklaşım olsa da özgürlükçü olarak genç nesillerin beyinlerine kazındı. Doğu ise sürekli despot, ihanet eden bir yaklaşımla genç nesillere sunuldu. Kitaplarda geçen "Araplar bizi 1. Dünya Savaşı'nda arkamızdan vurdu" anlamındaki cümleler Müslümanı Müslüman'dan soğutmak için gayet iş gördü. Batı ise müttefikimiz olarak sunuldu. Bu bağlamda Avusturya, Almanya neslimizin dostu; Müslüman Araplar ise düşmanı oldu.

Hedef mefkureye dönüşmeyince ruhsuz ve manasız kalıyor

Bir hayali olmayan insanın gayret etmesi düşünülemez. Hayaller hedeflere, hedefler ise başarıya ilerler. Hedef ise yetenek düzeyinde yapılacak çalışmalarla belirlenir. Hedefi olmayan insanın başarılı olması düşünülemez. Hedef ise genel anlamda bir öğrenci için evvela meslekleri barındırır. Fakat hedeflere ruh katan ise mefkuredir. Hedefler mefkureye dönüşünce ruh kazanır ve mefkûresi olan insan yerinde duramaz sürekli çalışır. Çalışan insan ise başarıya ulaşır. İşte bugünkü eğitim sistemi mefkureden uzak sadece hedeflere yönelik kazanımlar oluşturmaya çalışmaktadır. Nitekim Bu da yarım kalmaktadır ve başarısızlığa, hezimete uğramaktadır.

İlim (malumat) var, irfan ve hikmet yok

Şahsiyeti bina etmenin yolu İlim, irfan ve hikmet üçlüsünden geçer. İlim yani bilgi malumat anlamında en düşük seviyede olup İrfan ve hikmetsiz pek bir anlam kazanmamaktadır. İlim bilmek ile ilgili olup akla yöneliktir. İrfan bulmak olup kalbe yöneliktir. Hikmet ise olmak olup ruha yöneliktir. Akıl kalp ve ruh üçlüsü ise insanı insan yapan en önemli unsurlardır. Bugün eğitim sistemindeki en temel problemlerden biri de pozitivist/materyalist çerçevede batıda olduğu gibi bilgiye yönelip irfan ve hikmeti kazandırmamasıdır. Sadece bilmek insanı bazen en canavar varlık haline getirebilmektedir. Nitekim insanları öldüren, bombaları üretenler de bilen insanlardı. İrfan ve hikmetleri olmayınca vicdanları da olmayıp ilmi yani bilgiyi insana zarar vermek için ürettiler ve nihayetinde insanlara bilgileri ile zarar verdiler.

İrfan ve hikmetin olmadığı batı eğitim sisteminde ilim çok önemli düzeyde gelişmişken irfan ve hikmetin yoksunluğundan dolayı aile sistemi darmadağın, sosyal yaşam problemli, tacizler, tecavüzler, haksızlıklar, adaletsizlikler, hırsızlıklar, arsızlıklar hat safhada seyretmektedir. İşgal ve zulüm toplumu olmuştur Batı.

Eğitim sistemi ilim, irfan ve hikmeti birlikte kazandırdığı sürece bir nesil yetiştirebilecektir.

Öğretmen yetiştirme ders içerikleri güncel değil

100 yıl önceki pedagojik formasyon ile eğitim veriliyor, oysa çoğu bilgi günümüzde yetersizdir.

Her dönemin mevcut bilim ve teknoloji düzeyine göre pedagoji, psikoloji, sosyoloji ve patoloji alanlarında gelişmeler olur ve kuramlar oluşur. Piaget, Freud, Erikson gibi pedagoji üzerine çalışanların o gün ve yaşadıkları bölgeler için bilgiler geçerli olabilir fakat günümüzde bilim ve teknoloji gelişti. Bir çok yeni bilgi elde edildi. Buna rağmen öğretmenlere güncel içerik pek verilmiyor. Öğretmenlerin de maalesef birçoğu kendisini pedagoji anlamında yenilemiyor. Bu nedenle eski bilgi ile günümüz neslini yetiştirmek mümkün gözükmemektedir. Gerek üniversite kazanımları ve gerekse bu anlamda ders içerikleri pedagojik format olarak yeniden ele alınmalıdır.

Sınav sistemi beyni aptallaştırıyor, muhakeme yeteneğini bitiriyor

İnsan hayatında mantık ve muhakemenin önemli bir yeri vardır. Nitekim toplumsal bunalımların en temel sebeplerinden biri muhakeme seviyesinin düşük olmasıdır. Çoktan seçmeli sınavlar bir nevi nesli aptallaştırıyor. Konu üzerinde pek fikir yürütmeyi sağlayamıyor. Dünya bundan kaçınırken Türkiye maalesef ısrarla devam ettiriyor. Muhakeme ile birlikte iletişim ve insan ilişkilerinde de zayıflama sebebidir. Açık uçlu ve yoruma dayalı soruları cevaplamak ise fikir, yorum ve muhakeme geliştirir. Gençleri öyle bir hale getirdiler ki ismini sorsanız sizden şık sunmanızı bekler seviyesinde muhakemeden uzaklaştılar.

Eğitim ihtiyaç hissettirmediği için motive etmiyor

Talebe motive olmadan asla ve asla başarılı olamaz. İhtiyaç hissetmediğiniz bir konuda niçin çalışırsınız ki? Bir misal; 11 yıl boyunca lise son sınıfa kadar ingilizce dersi gören bir çocuk ihtiyaç hissetmediğinden dolayı düşük düzeyde dahi İngilizce öğrenemiyor. Fakat pedagojik anlamda dil öğrenmenin daha zor olduğu yüksek lisans ve doktora programlarında ihtiyaç ettiğinden dolayı yaklaşık 1 yılda ileri düzeyde ingilizce öğreniyor. İhtiyaç hissetmediği bir konuda hiçbir insan çalışmak istemez. Dolayısıyla eğitim ihtiyaç hissettirerek hedefe ulaşmaya çalışmalıdır.

İdeolojik dayatmalar kaldırılmalı

Dayatılan bazı ideolojiler talebelere ideolojik bazı dönemleri kazandırıyor.

Misal olarak inkılap tarihi dersi ayrıntılı bir şekilde ve abartarak kitaplarda işlenirken, İslam tarihi dönemi birçok olay anlatılmamakla beraber ele alınış tarzı da ruhsuz bir şekildedir. Mana değil şekil açısından anlatılıyor.

Eğitim sistemimiz model oluşturmamıştır

Öğretmen muallim değil, öğretim maarif değil, okul ise medrese değildir. Yani içi boşaltılmış, ruhu alınmış, bedensel bir yapı vardır. Bu şekilde ne öğretmen model olabilmekte ne eğitim model yetiştirebilmekte ne de okul bir yaşam tarzı ve ortamı oluşturabilmektedir.

Meslek liselerinin içi boşaltıldı oysa kalkınma hamlesinin yegane yoludur

Meslek liselerinde ilk sene teori dersleri verilmekle birlikte geri kalan 3 yıl boyunca talebeler mutlaka yaparak yaşayarak alan ile alakalı iş ortamlarında yetişmelidir. Sınavları derslerle edindikleri iş tecrübesi ve uzmanlığı ile ilgili olmalıdır. Ve mesleki eğitim ortaokul meslek liseleri bünyesinde açılmalı çıraklık tarzında başlamalıdır.

Nitekim meslek liselerin bir nevi çıraklık görevi gördüğünden fıtrat pedagojisine aykırı bir şekilde düzenlenmiştir. Pedagojik anlamda ilkokul yaşı temel ahlak ve karakterin yanında okuma yazma, temel matematik ve temel doğa bilimleri verilecek yaştır. Ortaokul yaşı ise tam anlamıyla çocuğun mesleki anlamda kolay yetiştirilebilecek yaştır. Lise yaşı kalfalık yaşıdır yani orta okulda öğrendiği temel bilgileri uygulamaya koyacağı yaştır. Üniversite yaşı ise ustalık yani uzmanlık yaşıdır. Şimdi bu pedagoji çerçevesinde baktığımızda günümüzde ortaokul yani çıraklık yaşı olmasına rağmen çıraklık lisede ve teorik ağırlıklı dersler ve sınavlar şeklinde verilmekle birlikte, çok az bir staj ortamı ile talebeler yetiştirilmeye çalışılmaktadır. Oysa lise yaşında bir çocuğu eğip bükmeniz yani meslek öğretmeniz artık zor hale gelmiştir. Çünkü mesleki açıdan kritik dönem geride kalmıştır. Bu yüzdendir ki meslek okulları yani liseleri sürekli kan kaybetmekte ve birçoğu kapanma aşamasına gelmiştir. 28 Şubat iki ayaklı bir darbedir bunlardan
biri manevi kalkınma hamlesi olan imam hatipleri bir diğeri ise madde kalkınma hamlesi olan meslek liselerine vurulmuştur. Yıllarca bu iki Okul türü itibarsızlaştırılmış ve talebeler hem iş bulma, bir işte uzmanlaşma hem de manevi değerlerinden koparılmıştır.

Ders saatleri ve içeriği eğitim fıtratına aykırıdır

7 saat ders gören bir çocuğun başarılı olması beklenemez. Çocuk 7 saat boyunca ders görüyor, hatta bazen üç- dört saat de kurs görüyor. Sosyal faaliyet ve sosyal alandan kopmuş olması hasebiyle bedensel/biyolojik ve psikolojik anlamda hasar görüyor.

Şahsiyet inşa etmiyor bireysellik/egoizm ön plana çıkarılıyor

Eğitimin temel amacı şahsiyeti inşa etmek olmalıdır. Şahsiyet ise bedensel, fiziksel, sosyal, psikolojik anlamda bütünlüğü ifade eder. Bünyesinde maneviyatı ve değerleri aynı zamanda his ve duyguyu da barındırmaktadır. Oysa günümüz eğitim sistemi şahsiyet yerine "Ben'i" yerleştirir. Hız, haz yaşamın temel anlamı haline getirilir. Ego ile bencillik aşılanır. Şahsiyeti bina etmeyen bir sistem medeniyeti bina edemez.

Din ve fen ilimleri birbirinden kopukmuş anlayışı aşılıyor

Kitaplarda din kültürü ve ahlak bilgisi dersi dışında Allah ve yaratılış konularına pek girilmemektedir. Bilim ise ideolojiye kurban edilerek ilimden kopuk bir şekilde pozitivist anlayışla sunulmaktadır. Oysaki din ayet-i kerime, bilim ve fen ise ayet-i tekviniyedir. Özünde din ve bilim birbirinden asla ayrılamaz. Ders kitaplarında temel dini değerler göz önüne alınarak yeniden dizayn edilmelidir.

Psikoloji ve davranışa etki eden dil bizi temsil etmiyor

Materyalist/pozitivist bir dil kullanılıp milli ve manevi değerlerimiz den uzak manalarla talebeler öz benliğinden, değerlerinden ve inançlarından koparılıyor.

Bilim materyalizme hapsedilip Allah'ı inkar için kullanılıyor

Doğada kendiliğinden var olmak gibi kavramlar ile bir nevi şirk anlayışı bilim diye sunuluyor. Yani ele alınan konular, ele alınış biçimi ve kullanılan kavramlar Allah'tan kopuk, değerlerden uzaktır. Yıllarca yaratandan bağımsız bir şekilde kainat olaylarının kendiliğinden, kendi düzeni içerisinde varlığını sürdürdüğü üzerine yazılan ders kitapları ve anlatan öğretmenlerden dolayı öğrenciler pedagojik anlamda sosyal hayata da uygulayıp maneviyattan uzak bir yaşamla kendini başbaşa bulabilmektedirler.

İstidat, kabiliyet, yetenekten uzak bir eğitim sistemimiz var

İlkokulda temel beceriler alındıktan sonra ortaokulda talebelerin yönelimleri mesleki açıdan irdelenmeli, gerekli testler, gözlemler ve ortamlar sunulduktan sonra her talebe kendi yeteneğine göre yönlendirilirse, ortaokul ve lise boyunca bu alanda yetişeceğinden, mezun olduğunda kendi alanında bilgi sahibi ve tecrübe sahibi olarak sosyal hayata girecek ve böylece alanında uzman bir şahsiyet olarak hem kendine hem ülkesine faydalı bir çalışan olacaktır. Oysa bölüm tercihi bile lisede yapılmakta ve yanlış üniversite bölümü seçilerek milyonluk işsizler ordusuna üniversiteyi bitirdikten sonra talebeler dahil olmaktadır.

Tek tip insan yetiştirmek insanın fıtratına aykırı, medeniyete zarardır

Eğitim sistemimiz her öğrenciye aynı eğitimi sunmakla hem yetenekleri çürütmekte hem toplumun çeşitli kademelerinde sorumluluk yükleyecek farklı tipteki insanların yetişmelerine engel olmaktadır. Her çocuğun etki alanı incelenmeli ve ileride sorumluluk alacak şekilde farklılıkları göz önünde bulundurularak yetiştirilmelidir. Sınıf ortamında bütün çocukları aynı kefeye koyarak, aynı eğitimi vermek hem pedagojiye hem fıtrata aykırıdır. Başarısız çocuk ile başarılı çocuğa aynı sınıfta ders vermek, başarılı çocuğun bastırılmasına ve susturulmasına, başarısız çocuğun ise yeteneğinden daha fazla beklentiye girip çalıştırmaya çalışmak bir süre sonra onun da pes etmesine sebep olacaktır. Dolayısıyla yetenek ve baş ağrısına göre sınıflar düzenlenmelidir. Hatta öğrenme stillerine göre sınıf düzenlendiği takdirde başarısız olacak pek çocuk kalmayacaktır.

Yorumlar (0)
12
açık
Günün Anketi Tümü
ABD seçimlerinde sizce hile var mı?
ABD seçimlerinde sizce hile var mı?
Namaz Vakti 05 Aralık 2020
İmsak 06:34
Güneş 08:06
Öğle 12:59
İkindi 15:22
Akşam 17:43
Yatsı 19:09
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 9 23
2. Galatasaray 10 20
3. Fenerbahçe 10 20
4. Beşiktaş 10 19
5. Gaziantep FK 10 15
6. Kasımpaşa 11 15
7. Karagümrük 10 14
8. Göztepe 9 14
9. Başakşehir 10 14
10. Konyaspor 9 12
11. Rizespor 9 12
12. Malatyaspor 9 12
13. Hatayspor 7 12
14. Trabzonspor 10 12
15. Antalyaspor 10 10
16. Sivasspor 9 9
17. Erzurumspor 9 9
18. Kayserispor 9 8
19. Denizlispor 9 6
20. Gençlerbirliği 9 5
21. Ankaragücü 8 2
Takımlar O P
1. Altınordu 11 23
2. Ankara Keçiörengücü 11 21
3. Tuzlaspor 11 21
4. Samsunspor 11 20
5. Adana Demirspor 10 18
6. İstanbulspor 11 18
7. Altay 10 17
8. Giresunspor 11 17
9. Bursaspor 12 14
10. Balıkesirspor 11 14
11. Akhisar Bld.Spor 11 13
12. Ümraniye 12 13
13. Adanaspor 9 12
14. Menemen Belediyespor 10 12
15. Bandırmaspor 11 11
16. Ankaraspor 11 8
17. Boluspor 10 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Tottenham 10 21
2. Liverpool 10 21
3. Chelsea 10 19
4. Leicester City 10 18
5. West Ham 10 17
6. Southampton 10 17
7. Wolverhampton 10 17
8. Everton 10 16
9. M. United 9 16
10. Aston Villa 9 15
11. Man City 9 15
12. Leeds United 10 14
13. Newcastle 10 14
14. Arsenal 10 13
15. Crystal Palace 10 13
16. Brighton 10 10
17. Fulham 10 7
18. West Bromwich 10 6
19. Burnley 9 5
20. Sheffield United 10 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 11 24
2. Atletico Madrid 9 23
3. Villarreal 11 20
4. Real Madrid 10 17
5. Sevilla 9 16
6. Cádiz 11 15
7. Barcelona 9 14
8. Granada 10 14
9. Athletic Bilbao 10 13
10. Elche 9 13
11. Getafe 10 13
12. Eibar 11 13
13. Deportivo Alaves 11 13
14. Valencia 11 12
15. Real Betis 11 12
16. Osasuna 10 11
17. Real Valladolid 11 10
18. Celta de Vigo 11 10
19. Levante 10 8
20. Huesca 11 7