Erdoğan'dan ABD'nin skandal tasarısına sert tepki!

Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Türkiye yeni bir istiklal harbi veriyor ve zafere doğru yürüyor" dedi. Erdoğan ayrıca "Gerekirse güvenli bölge alanımızı genişletiriz" açıklamasında bulundu. Erdoğan, ABD'de alınan Türkiye karşıtı tasarılan içinde"Bu kararın hiçbir kıymeti harbiyesi yok, tanımıyoruz" ifadelerini kullandı.

Erdoğan'dan ABD'nin skandal tasarısına sert tepki!

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.

Erdoğan ABD'nin aldığı Türkiye karşıtı kararlara çok sert tepki gösterdi. "Bu kararın hiçbir kıymeti harbiyesi yok, tanımıyoruz" dedi.

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle;

Cumhuriyetimizi yaşatmak ve daha ileri taşımak için emek veren, ter döken herkese teşekkür ediyorum.

Cumhuriyet bayramlarını sözde törenle kutlamakta kalmadık, eserlerimizde hizmet şölenine çevirdi. Marmaray'ı bir 29 Ekim günü hizmete açtık.Başkentimizin gurur abidelereniden YHT gar binasını hizmete aldık. Geçtiğimiz yıl da İstanbul Havalimanı'nın resmi açılışını yaptık. Cumhuriyete birilerinin yapageldiği gibi özenti kokan saçmalıklarla değil en büyük hizmetleri kazandırarak layık olunur.

(Suriye'de güvenli bölge anlaşmaları) Küresel düzeyde oyun kuran bir ülke haline geldik. 3-5 milyar dolarlık manipülasyonla ekonominin çökertildiği günler geride kaldı. Artık her alanda kendi iradesini ortaya koyabilen bir Türkiye var.

Türkiye 360 derece görüş açısına sahip bir ülke haline geldi. Milletle beraber hareket etmeyi prensip edinen anlayışın hakim olması halinde Türkiye'nin neler yapabileceğini tüm dünyaya gösterdik.

BUGÜNLERE KOLAY GELMEDİK

Bugüne kolay gelmedik. Vesayet odaklarının direnişinden darbe teşebbüslerine, sınırlarımızın tacizine milli birlik ve beraberliğimize yönelik tuzaklara kadar pek çok badireyle yüzleştik. Yüzümüzü kızartacak hiçbir durumla karşı karşıya kalmadık.

Girdiğimiz her mücadelede Rabbimizin yardımını da hep yanımızda bulduk. Biz de kibre kapılmadan kerameti kendimizde görmedik. Dik durduk ama diklenmedik. Zaferle değil seferler mükellef olduğumuz bilinciyle hep daha çok çalıştık, daha çok dua ettik, daha çok milletimizle bütünleştik.

Eksiklerimiz, hatta hatalarımız elbette olmuştur. Ama art niyetimiz, içten pazarlığımız, korkumuz asla olmadı. Şartlara, rakiplere veya düşmanlara değil, sadece rabbimize teslim olduk. Sadece milletimize tabii olduk. En karanlık gecenin bile bir sabahı olduğu gerçeğini unutmadık. Bunun en çarpıcı örneğini 15 Temmuz gecesi yaşadık. Sadece 16 saat. 16 saatin sonunda elhamdülillah darbecilere gereken dersi bildiğiniz gibi o gece vermiş olduk. FETÖ'cü teröristler uçaklarıyla, helikopterleriyle, tanklarıyla gecenin karanlığında üzerimize geldiğinde milletimizle birlikte direndik. Ve sabahın ilk ışıklarıyla beraber zafere ulaştık. Nasıl oldu? Tankların altına atan milletimizle oldu. Silahların karşısında adeta ölüme meydan okurcasına yürüyen kardeşlerimizle oldu. Bütün bunlarla beraber rabbim de zaferi lütfetti. Ülkemizin her meselesinde bu anlayışla, bu kararlılıkla hareket ettik.

"TÜRKİYE YENİ BİR İSTİKLAL HARBİ VERİYOR VE HAMDOLSUN ZAFERE DOĞRU YÜRÜYOR"

Türkiye'yi Suriye gibi Irak gibi Libya gibi yapabileceklerini sananlara cevabımızı, inlerine girerek, güvendikleri dağları başlarına yıkarak verdik.

Eğer eski Türkiye refleksleriyle hareket etseydik inanın bana çok büyük bir felaketi yaşıyor olurduk. Bugün yıkıntılarımız karşısında ağlıyor durumda değilsek, bunu milletimizle ortaya koyduğumuz direniş ve yeniden şahlanış iradesine borçluyuz. Her ne kadar birileri hala Türkiye'nin verdiği bu büyük mücadelenin farkında değilse de milletimiz olup biteni görüyor ve hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyor. Evet Türkiye yeni bir istiklal harbi veriyor. Ve hamd olsun zafere doğru adım adım yürüyor. AK Parti olarak bizim kendi birliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirmemiz gerekiyor. Cumhur İttifakı olarak ortaya koyduğumuz performans parlamento içinde de kendini gösterdi. Temennimiz bunun daha ileri safhalara yürümesidir. Milletimize de sesleniyorum. Bir olacağız, iri olacağız, kardeş olacağız ve hep birlikte Türkiye olacağız.

 'ENFLASYON VE FAİZ' AÇIKLAMASI

Ekonomiyle ilgili "çökerttik, çökertiyoruz, battı, bitti" dediler. Ne oldu? Bitti mi? Battı mı? Biz küllerimizden nasıl ayağa kalktıysak şimdi yine aynı şekilde ayağa kalktık ve devam ediyoruz. Görüldüğü gibi faiz sürekli olarak iniyor. Enflasyon aynı şekilde geriliyor. En yakın zamanda inşallah enflasyonda da tek haneli rakama ulaşacağız. Faizde aynı şekilde ulaşacağız. Bunu başaracağız ki ekonomi rayına oturmuş olsun. Hiç bundan endişeniz olmasın bu olacak. Elbette densizlik düzeyine varan söz ve davranışlara ilgili arkadaşlarımız cevabını veriyorlar, verecekler. Biz vaktimizi, enerjimizi ülkemizi bu fırtınadan sağ salim şekilde çıkartmak için teksif ediyoruz.

Biz milletimize sorumluluğumuzu en güzel şekilde yerine getirme gayreti içindeyiz. Meclis grubumuz olarak sizlerden ricam da komisyon ve Genel Kurul gündemindeki kanun çalışmalarını en küçük bir boşluğa yer vermeyecek şekilde hassasiyetle yürütmenizdir. Tabii buraya bir parantez açıyorum. Sevgili kardeşlerim, Allah rızası için parlamento çalışmalarımızda lütfen karar yeter sayısı noktasında grubumuzu darda, zorda bırakmayın. Önce toplantı yeter sayısı, karar yeter sayısı. Hep birlikte orada yer alacağız ki muhalefetin karşısında gülünç duruma düşmeyelim. Bir iktidar partisine yakışan budur. Bu millet sizleri, bizleri buraya bunun için gönderdi. Eğer bunu yapmazsak bunun vebalinden kurtulamayız. Ve açık konuşuyorum, aldığımız ücreti de kendimize helal kılamayız. Yani grup başkanlarımızın müsaadesi olmadan yurt dışında bazı görevlendirmeler olmadan arkadaşlarımızın Salı - Çarşamba - Perşembe fevkalade bir şey olmadıktan sonra üç gün Meclis'teki çalışmalarda bulunmamız lazım. E şimdi bir bütçe dönemine giriyoruz. Bu dönemde sürekli olarak malum komisyon çalışmaları var. Ondan sonra parlamentoda takvimler olacak. Eğer iktidar partisi olarak biz Cumhur İttifakı olarak yerimizi almazsak bunun izahı olmaz. Bunu harfiyen yerine getirmemiz lazım.

Barış Pınarı Harekatıyla bir kez daha gördük ki, karşımızdakiler bir asır önce ne hissediyorsa onu hissediyor. Görünüşte ne kadar medeni, ne kadar zengin, ne kadar gelişmiş olurlarsa olsun içlerindeki kini, nefreti, ilkelliği her fırsatta ortaya koyuyorlar. Değişen bir şey yok. Harekat başladığından beri yurt dışında bilhassa Avrupa'da terör örgütleri mensupları tarafından 700'e yakın eylem gerçekleştirildi. Bunların çoğu bizimle NATO'da beraberler. Bunların çoğu AB'de bizim muhatabımız. Bütün bunlara rağmen bu eylemler düzenleniyor. Ses var mı? Yok. Bu eylemlerde 79'u doğrudan bayrağımıza, misyonlarımıza, camilerimize, derneklerimize veya vatandaşlarımıza yönelik şiddet içeriyor. Gerçekleştirilen saldırılarda 36 insanımız yaralandı. Yine bu saldırılarda ülkemize veya vatandaşlarımıza ait bina, araç, iş yeri zarar gördü. Terör örgütü yandaşları bu saldırılarını Avrupa devletlerinin siyasi himayesinde gerçekleştiriyoruz. O ülkelerin emniyet güçleri masumları korumak yerine ellerini kollarını tutarak karşı tarafın daha rahatça hareket etmesini sağlıyor.

O ÜLKELERE BÖYLE SESLENDİ

Terör örgütünü destekleyen ülkelere sesleniyorum. Yanlış yapıyorsunuz, bugün kendi ellerinizle beslediğiniz terör yılanı elinde sonunda sizi de ısıracaktır. Sokaklarınızda bombalar patlamaya, teröristlerin silahları ölüm kusmaya, Vandallar etrafı yakıp yıkmaya başladığında yaptığınız yanlışı elbette anlayacaksınız. Sarı yelekliler var ya bir ülkede olmayacak, bütününde olacak. Zira alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste; çıkacak. Ama o zaman da iş işten geçmiş olacak. Gelin yol yakınken bu yanlıştan dönün. Bir beladan kurtulmak için, ülkenizden içi silah dolu çantayla ayrılmasına göz yumduğunuzu biliyoruz. İsimlerini bildirdiğimiz teröristler konusunda hiçbir işlem yürütmediğinizi biliyoruz. Şimdi de terörist olan kendi vatandaşınızı teslim almamak için kıvrandığınızı biliyoruz. DEAŞ'ta teröristleriniz var. alın diyoruz, kaçıyorsunuz. Bu teröristleri siz yetiştirdiniz, niye almıyorsunuz? Hadi alın. Alamazlar, niye? Çünkü bu biraz da karakter meselesi.

Siz çıkarınız için her şeyi kullanmayı bilirsiniz. Şu ana kadar hapsettiğinizi sandığınız o terör balonları bir gün mutlaka patlayacak. Buradan patlayan pislikler her tarafınıza kan, kaos olarak bulaşacak. Ülkelerinizde himaye ettiğiniz destek verdiğiniz temsilcilerini en üst düzeyde ağırladığınız o teröristlerin elinde nice masumların kanı var. Siz de aynı suça ortak oluyorsunuz.

"YAKIN DÖNEMDE MÜJDELERİMİZ OLACAK"

Bazı ülkeler milli güvenliklerine tehdit gördüğü teröristleri bulup ortadan kaldırıyorlar. Türkiye'nin de aynı hakka sahip olduğunu kabul ediyorlar demektir. Buna ellerini sıktıkları, övgüler dizdikleri teröristler de dahildir. İnşallah yakında bu konuda milletimiz müjdelerimiz olacaktır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5