banner29

Fahrettin Altun: 28 Şubat, nifak tohumudur

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, 28 Şubat'ın, yalnızca askeri değil siyasi, kültürel ve sosyal bir darbe ve toplumun nefessiz bırakılmaya çalışıldığı bir süreç olduğunu vurgulayarak, "28 Şubat, nifak tohumudur." ifadesini kullandı.

Gündem 28.02.2021, 12:09 28.02.2021, 15:22
Fahrettin Altun: 28 Şubat, nifak tohumudur

Altun, Twitter hesabından, Türk siyasi tarihine "postmodern darbe" olarak geçen 28 Şubat sürecinin 24'üncü yılı dolayısıyla paylaşımda bulundu.

Bugünün, demokrasinin, halk iradesinin, meşru iktidarın, temel hak ve özgürlüklerin darbeci zihniyet tarafından askıya alınmasının, postmodern tekniklerle Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin darbeyle görevinden uzaklaştırılmasının yıl dönümü olduğunu belirten Altun, 28 Şubat'ın, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ne karşı gerçekleştirilen bir darbe olmasının yanında, toplumun büyük bir kesimine karşı başlatılan cadı avının, temel hak ve özgürlüklerin askıya alınarak toplumun önemli bir kesiminin yaşam alanlarının yok edilmesinin de bir diğer adı olduğuna işaret etti.

Eğitimden sağlığa, ticaretten kültüre kadar toplumun önemli bir kesiminin, sistemin dışına çıkarılmasını amaçlayan bu antidemokratik ve ahlaksız sürecin, asker-sivil iş birliğiyle gerçekleştirildiğine dikkati çeken Altun, şunları kaydetti:

"Belli siyasi partiler, STK'ler ve sözde aydınlar bu koronun içerisindeydi. Aziz milletimiz, tarihinden aldığı güç ve ilhamla 28 Şubat'ı gerçekleştiren zihniyete çok kısa bir süre içerisinde, kendi evlatlarını yeniden iktidara taşıyarak cevap vermiştir. Çünkü 28 Şubat, aziz milletimize ve değerlerimize kin besleyenlerin, el ele verdiği bir süreçtir. 28 Şubat bir darbedir. 28 Şubat yalnızca askeri değil siyasi, kültürel ve sosyal bir darbedir. 28 Şubat, toplumun nefessiz bırakılmaya çalışıldığı bir süreçtir. 28 Şubat, nifak tohumudur. 28 Şubat, millete kin besleyenlerin kustuğu zehirdir. 28 Şubat, müstemleke zihniyettir."

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye erken seçime gitmeli mi?
Türkiye erken seçime gitmeli mi?