Feyzioğlu: Terör örgütlerini lanetleyemeyenlerle...

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, "PKK'yı, DHKP-C'yi, FETÖ'yü, DAEŞ'i ve bilumum terör örgütünü ağız dolusu, yürekten lanetlemeyenle işimiz olmaz. Net duruşumuz budur." dedi.

Feyzioğlu: Terör örgütlerini lanetleyemeyenlerle...

Ordu Barosunca bir kafede düzenlenen program öncesi gündeme ilişkin  soruları yanıtlayan Feyzioğlu, gittikleri her ilde Yargı Reformu Strateji  Belgesi'nde neler olduğunu anlattıklarını söyledi.

Feyzioğlu, belgenin hazırlanma usulünün, en az esası kadar önem  taşıdığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Biz demiyor muyduk 'Ortak akıl, ortak akıl, ortak akıl', 'Ülkenin  düşünen, bu ülke için kalbi çarpan her ferdi düşüncesini ortaya koysun, birlikte  bir şeyler yapalım.' diye? Şimdi ilk kez Adalet Bakanlığı bünyesinde bir belge hazırlanmadan önce 'Gelin sorunları birlikte tespit edelim.' dendi. Bu  Türkiye'deki her konuya, her sorunun çözümüne emsal olsa keşke, her konuda ortak  aklı buluruz. Ekonomide, Kıbrıs meselesinde, Güneydoğu sorununun çözümünde, her  konuda buluruz." 

İlk adım atılırken ilgili her kesime "Sorun nedir?" diye sorulduğunu  belirten Feyzioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sorunlar bunlar dedik, çözümleri tartıştık, birlikte planladık. O yüzden bazıları hala anlamıyorlar, Türkiye Barolar Birliği niçin dört elle  sarıldı, sahiplendi diye. Çünkü ilk günden beri yazımında yer aldık. İnsan kendi  hazırladığı, kendi imzası da olan bir belgeyi savunmaz mı? Ondan savunuyoruz. Bu  bir siyasi parti belgesi değil. Bu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin tüm kurumlarının ve ilgili her kesiminin üzerinde emek harcadığı, gerçekten yazılışı  itibarıyla emsal olacak bir belge. O yüzden çok değerli. Bu anlamda esasından çok  daha önem veriyorum usulüne. Örnek olsun diye."

Feyzioğlu, birilerinin, bunun içini değersizleştirmeye çalıştığını  anlatarak, "Eleştirilere saygımız sonsuz ancak düşünce özgürlüğü noktasında  Türkiye'de sorun var mı? Gazetecilerle ilgili sorun var mı? 'Var' diyoruz değil  mi? Gerçekten düşünce özgürlüğü müdür, yoksa terör örgütü propagandası mıdır?  Terör örgütünün düşüncelerini yaymak mıdır? Burada farklı düşünceler, farklı  iddialar var. 'Düşüncemden dolayı hapisteyim.' diyenler var. Nasıl çözeceğiz  bugünkü hukuk sistemi içinde?" ifadelerini kullandı.

Yapılan her işe kulp takmanın, bulunan her çözüme bir sorun üretmenin  Türkiye'ye faydası olmadığına işaret eden Feyzioğlu, "İyi niyetli bir çalışmadır.  Ekimde inşallah Meclisimiz açılır açılmaz, kanunlaşması gerekir."  değerlendirmesinde bulundu.

"TERÖRİSTLERİN YAPTIKLARINI YUMUŞATMAYA ÇALIŞANLARA YAZIKLAR OLSUN"

Feyzioğlu, eski Adalet Bakanı Mehmet Topaç'ı, vefatının 25'inci  yılında rahmetle andığını dile getirdi.

Topaç'ın, teröristlerce şehit edilen bir meslektaşı olduğunu belirten Feyzioğlu, "Teröristlere her gün zaten lanet okuyoruz ama teröristlerin  yaptıklarını yumuşatmaya çalışanlara da 'Yazıklar olsun.' diyorum." şeklinde konuştu.

"ANNELERİN GİRİŞİMİ DOĞRUDUR, MESAJ DA VERİLMİŞTİR"

Diyarbakır annelerinin oturma eylemine ilişkin soru üzerine Feyzioğlu, yönetim kurulu olarak nöbete katılarak onlara destek olduklarını söyledi.

Feyzioğlu, "İspanya'da terör böyle önlendi, bitirildi. Önemlidir,  değerlidir. Anneler isterse biter. Buna da çok samimi yaklaşmak lazım. Şu cümleye  de çok rahatsızlıkla bakan biriyim, 'Terör nereden gelirse gelsin' diyerek, bir  taraftan da Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni suçlayan söylemler vardır. Devletin  memuru bir suç işlerse peşine düşersiniz, soruşturur ve yargılarsınız ama devleti terör örgütüyle eş tutan cümleleri asla edemezsiniz, edeni de kınıyorum."  dedi.

"Terörü lanetleyecekse birisi, amasız, fakatsız,net şekilde  lanetlemelidir." ifadesini kullanan Feyzioğlu, "PKK'yı, DHKP-C'yi, FETÖ'yü,  DAEŞ'i ve bilumum terör örgütünü ağız dolusu, yürekten lanetlemeyenle işimiz  olmaz. Net duruşumuz budur. PKK'nın da taban kazanmasını önlemek, 'Siz bunları  yaptığınız için halk size düşman oluyor.' dedirtmek için halkın mutlaka söz  söylemesi lazımdır. Annelerin bu girişimi o açıdan doğrudur. Amaç da hasıl  olmuştur, mesaj da verilmiştir. Biz de destekledik." diye konuştu.

"YARGITAYIN İÇTİHATLARI SON DERECE YERİNDEDİR" 

Adalet Bakanlığının, FETÖ ile mücadelede en etkin bakanlıklardan biri  olduğuna işaret eden Feyzioğlu, şunları kaydetti:

"Adalet Bakanlığının bürokratları, Türkiye'deki savcılar, hakimler, 15  Temmuz günü adliyelerde silahla nöbet tuttu. O fedakarlıklarını unutamayız. Derhal kendini toparlayan ve ilk çok etkili  şekilde mücadeleye giren  insanlardır. Hiç kimse küçümsemesin. Yargıtayın içtihatları son derece yerindedir. Çok zor bir mücadele bu. Bir taraftan devletin her zerresine girmiş, çok çok uzun yıllarda yerleşmiş bir örgütten söz ediyoruz. Öbür tarafta da aynı örgüt iftiralarla, suçu yayarak kendini aklama çabalarıyla vesaire bir perdeleme  harekatı içinde ve gerçekten 'FETÖ üyesi midir, değil midir' ayıklaması bu  sebeple fevkalade zor."

Feyzioğlu, şu değerlendirmede bulundu:

"Yargıtayın ByLock ile ilgili karar vermesi, ByLock'un herhangi bir  sinyal almasının yetmemesi, içeriklerinin araştırılması gibi önemli kriterlerin  getirilmesi, bir taraftan FETÖ ile mücadele öbür taraftan da hem iftiraların  önlenmesi hem düşünce özgürlüğünün korunması anlamında çok önemli adımlardır. Bu  yargı reformu belgesinde de yine terör örgütünün propagandasını mı yapıyor,  düşünce özgürlüğü müdür, bunun tekrar Yargıtay denetimine açılması da yine bir  dengenin mutlaka sağlanması yönündeki ihtiyaçtan ve kararlılıktan  kaynaklanmaktadır. Hem FETÖ ile hem tüm terör örgütleriyle mücadele edeceğiz hem  de düşünce özgürlüğünü koruyacağız. Yani sırf muhalif düşüncede diye, sırf farklı  düşüncede diye insanları özgürlüğünden mahrum etmeyeceğiz, lekelemeyeceğiz. Bu  dengenin de mutlaka sağlanması için bir güzel belge ve kanun paketi  hazırlanmaktadır."

"ADALET BAKANIMIZIN MÜCADELESİNE DESTEK VERİYORUZ"

Particilikle işlerinin olmadığını vurgulayan Feyzioğlu, "Ama bu  noktada Adalet Bakanımızın, Yargıtay Başkanımızın, ilgili herkesin mücadelesine  destek veriyoruz. O mücadelenin zaten gövdemizle içindeyiz. Varımızla yoğumuzla,  canımızla kanımızla, her şeyimizle içindeyiz. Hukuk devletini sağlamlaştırmak,  taşıyıcı kurumlarını güçlendirmek de zaten FETÖ ile mücadelenin vazgeçilmezidir.  Çünkü liyakat esasını getirmezsek, hukuk devletindeki aksaklıkları gidermezsek  FETÖ gider bir başkası gelir." ifadelerini kullandı.

Bu anlamda hukuk devletinin güçlendirilmesi, yargıya güvenin  azamiye çıkarılması gerektiğini vurgulayan Feyzioğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"O sebeple de Yargı Reformu Strateji Belgesi, aslında bakarsanız FETÖ ile hukuk devletini güçlendirerek mücadele etme noktasında fevkalade değerli belgedir. Bu çatıyı sağlayarak, herkesi işin içine katarak bu çalışmanın yapılmasını sağladıkları için Adalet Bakanımız şahsında da Adalet Bakanlığındaki o çok değerli bürokratlara, hakim arkadaşlarıma, meslektaşlarıma çok teşekkür ediyorum."

Ordu Barosu Başkanı Haluk Murat Poyraz da Feyzioğlu'nu aralarında  görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Güncelleme Tarihi: 29 Eylül 2019, 15:17
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5