Genç evlilik mağdurları çözüm bekliyor! 'Biz kadın değil miyiz?'

Haksız yere cezaevine konulan eşlerine kavuşabilmek için bekledikleri yasal düzenlemeler Mor Çatı’nın engellemelerine takılan genç yaşta evlilik mağdurlarından Celile Çukur, Emine Arbaş ve Özlem Doğualp, “Bunlar kadını falan korumuyor. Bizi koruyan eşlerimizdi, onları da elimizden aldılar. Madem kadının beyanı esas alınıyor, biz kadın değil miyiz?” ifadelerini kullandılar.

Genç evlilik mağdurları çözüm bekliyor! 'Biz kadın değil miyiz?'

Resmi nikahlı eşleri cezaevinde olan genç evlilik mağduru kadınlar, çözüm beklerken, Mor Çatı’nın da istismarına uğramaya devam ediyor. Türkiye’nin birçok yerinde ailelerinin rızasını alarak, genç yaşta evlendikleri için haklarında kamu davası açılması sonucunda binlerce kişi “tecavüzcü”, “tacizci” sıfatıyla cezaevinde yatıyor.

"CİNSİ SAPIKLIĞA YOL AÇIYORLAR"

Nikahlı eşleri ayırmanın fuhuşu tetiklediğini, akabinde de cinsi sapıklığa yol açıldığını ifade eden Türkiye Aile Meclisi Başkanı Adem Çevik, “Burada en çok çocuklar mağdur oluyor. Allah’ın yasaklamadığı bir şeyi yasaklamak, fıtratla, Allah’la savaşmaktır. Genç evlilik Avrupa’da teşvik edilirken, burada yasak olması, fuhuşun serbest olması aynı şekilde cinsi sapıklığa yol açmış oluyor. Ama genç evliliğe karşı çıkanlar, kadınları korumak için değil, aile kurulmasını engellemek için. Feminist terör örgütlerinin ve Kanada Büyükelçiliğinin LGBT çocuk etkinlikleriyle çocuklarımızı eşcinselleştirme faaliyetleri, çocuk istismarıdır, cezasız kalmamalıdır. Çocuk istismarından beslenenler neden susuyor? Aileyi yok etme küresel savaşına, feminizm terörüne ülkemizin milli güvenliğini tehdit ettikleri için ‘one minute dur’ diyoruz." dedi. Eski sisteme dönülmesi gerektiğini ifade eden Çevik, “Mustafa Kemal döneminde evlilik yaşı 15, mahkeme kararıyla da 13’e indirilebiliyordu. Biz sadece eski sistem gibi olsun diyoruz” şeklinde konuştu.

"BİZ SADECE YUVAMIZI İSTİYORUZ"

Kendi isteğiyle ve ailesinin rızasıyla evlenmesine rağmen genç evlilik mağduru olan Celile Çukur, “Kendi rızamızla evlenmemize rağmen, eşim 19 yıl ceza yedi. Toplamda 2 sene 1 aydır hapiste şu an. 1 buçuk yaşında çocuğum var. Babası hapse girdikten sonra doğdu. Kurulu bir düzenimiz yok, maddi sıkıntılar yaşıyoruz. Ne yapacağımı bilmiyorum. Devletten hiçbir maddi destek istemiyorum. Ben sadece ailemi, yuvamı, eşimi istiyorum. Allah rızası için çözüm bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

"AİLE OLMAK SUÇ DEĞİL"

“Zina yapmadık. Aile olmak suç değil” diyen mağdur Özlem Doğualp ise, “Evlendikten 11 yıl sonra eşimi hapse attılar. Eşim 3 yıldır da cezaevinde. 3 çocuğumuz oldu. Bir başımıza kaldık. Bu cezaları haketmiyoruz. Çünkü biz severek, isteyerek, kendi rızamızla evlendik. Aile olmak suç değil. Allah’ın emriyle kendi rızamızla evlendik. Biz artık bu sıkıntıları çekmek istemiyoruz. Verilen sözlerin tutulmasını bekliyoruz. Çocuklarımızın babaları varken, babasız büyüyorlar. Dışarda kadın başımıza bir hayat mücadelesi vermek gerçekten çok zor. Eşim istismarcı olarak içeriye girdi ama bizi dışarıda koruyan yok. Madem ki kadının beyanı esas alınıyor, ben kadın değil miyim?” görüşünü dile getirdi.

Güncelleme Tarihi: 08 Ocak 2020, 13:01
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5