banner29

Gurbetçi mağdur ve kızgın! Bir an önce bu uygulama düzeltilmeli!

Milligazete.com köşe yazarı Bekir Gündoğmuş, son yazısında gurbetçilerin çektiği sıkıntıları dile getirerek, Dışişleri Bakanlığı'na ve Cumhurbaşkanlığı'na çağrıda bulundu. Dile getirilen sorunun aslında yeni bir sorun olmadığını sadece son günlerde tazyikinin arttığını vurgulayan Gündoğmuş, Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın son günlerde pasaportsuz kalma ve oturumlarının iptal edilmesi gibi tehlikelerle karşı karşıya olduğunu söyledi. İşte Bekir Gündoğmuş'un dikkat çekici o yazısı...

Gündem 15.02.2021, 19:19
Gurbetçi mağdur ve kızgın! Bir an önce bu uygulama düzeltilmeli!

Milligazete.com yazarı Bekir Gündoğmuş, çok da yeni olmayan ancak son günlerde tazyikini oldukça artıran bir konu olan gurbetçi vatandaşlarımızın 'pasaportsuz kalma ve oturumlarının iptal edilmesi' sorununu son köşe yazısına taşıdı. 

Gündoğmuş, "Bu sütunlar aracılığıyla Dışişleri Bakanlığı’na ve onun da üzerinde Cumhurbaşkanlığı makamına bir çağrıda bulunmamız isteniyor." diyerek, gurbetçi vatandaşların sesi olmaya çalıştı.

Bekir Gündoğmuş, bu konuyla alakalı kısa bir çalışma yapıldığını hatırlatarak, Saadet Partisi Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlara Yönelik Politikalar Kurulu üyesi Sayın Şaban Turhal’dan da önemli bilgiler alındığını söyledi.

Gündoğmuş, Binlerce vatandaşımızın biyometrik pasaportlarının 10 yıllık geçerlilik süresi dolduğunun, bu pasaportların yenilenmesi gerektiğinin, ancak vaktinde randevu alınamadığı için birçok vatandaşımızın resmi işlemleri sıkıntıya girmeye başladığının da altını çizdi.

İşte gurbetçilerimizin sıkıntılarını dile getiren Bekir Gündoğmuş'un o yazısı:

Dışişleri Bakanlığı’na, elçilik ve konsolosluklara açık çağrı

İç siyaset bakımından Türkiye’de oldukça yoğun bir gündem yaşanıyor. İttifak arayışları, partilerde yaşanan bölünmeler, terör operasyonları, uzaya gitme polemikleri, yeni anayasa tartışmaları…

Tüm bu hengâmenin, yoğunluğun içerisinde elbette vatandaşlarımızın acil çözüm bekleyen özel sorunları da bulunuyor.

Bugün gündeme getireceğimiz konu böylesi bir niteliğe sahip.

Almanya’dan gazetemizi ve köşemizi takip eden okuyucularımızdan ve çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden gelen bilgilere göre, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız son günlerde oldukça dertli.

Aslında sorun yeni bir sorun değil. Sadece bugün tazyiki ve etkisi artmış durumda. Ama önemli bir konu.

Bu yüzden bu sütunlar aracılığıyla Dışişleri Bakanlığı’na ve onun da üzerinde Cumhurbaşkanlığı makamına bir çağrıda bulunmamız isteniyor.

Kısaca ifade etmek gerekirse; yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız son günlerde pasaportsuz kalma ve oturumlarının iptal edilmesi gibi tehlikelerle karşı karşıya bulunuyor.

Kısa bir araştırmadan sonra hakikaten konunun yurtdışı Türkler açısından önemli bir sorun olduğunu öğrenme imkânımız oldu. Bu anlamda Saadet Partisi Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlara Yönelik Politikalar Kurulu üyesi Sayın Şaban Turhal’dan önemli bilgiler aldık.

Konu ile ilgili gelen bilgileri netleştirmek amacıyla ayrıca Uluslararası Hak Arama Derneği Avrupa Başkanı Şirvan Ünal Bey ile de görüştük. Zira bu tür isimlerin ve STK’ların mağduriyet yaşayan vatandaşlarımızın şikâyetleri ve talepleri hakkında bilgi sahibi olma imkânları bulunuyor.

Buralardan gelen bilgiler de, bize ulaşan bilgileri teyit ediyor. Kısacası bize ulaşan bilgilerin sağlamasının yapıldığını söylemek gerekiyor.

Şimdi gelelim pasaport krizinin detaylarına.

Binlerce vatandaşımızın biyometrik pasaportlarının 10 yıllık geçerlilik süresi dolmuş durumda. Bu pasaportların yenilenmesi gerekiyor. Ancak vaktinde randevu alınamadığı için birçok vatandaşımızın resmi işlemleri sıkıntıya girmeye başladı.

Dahası uzun sürelere yayılan pasaport randevuları sürecinde herhangi bir iş, taziye, düğün vs. nedeniyle Türkiye’ye gelmek zorunda kalan vatandaşlarımız geriye dönüşte pasaport süresinin yenilenmemesi nedeniyle Almanya’ya kabul edilmeme tehlikesiyle karşı karşıya kalmaya başladı.

Zira Alman makamları Kovid-19 sürecinde çok daha hantallaşan bürokrasinin geçerli bir mazeret olamayacağını, Türkiye’nin bu sorunu kendisinin çözmek zorunda olduğunu dile getiriyor.

Mesela Frankfurt Yabancılar Dairesi Başkanı Norbet Euler’e göre, salgın gerekçesiyle gecikme ya da başvurunun geç yanıtlanması gibi bahaneler geçerli olamaz. Polis kontrolünde geçersiz pasaportla yakalananlar ceza alır, ayrıca uçuş firmaları da bu tür kişileri kabul edemez.

Bu durumda olan da ne yazık ki yurtdışında yaşayan vatandaşlarımıza oluyor.

Bir yandan Türkiye’nin hantal bürokrasisinin ve duyarsız siyasetinin kurbanı olan vatandaşlarımız diğer yandan ise Alman makamlarının ilgisiz ve anlayışsız tavrıyla karşı karşıya kalıyor.

Tabi burada bir vurguyu öne çıkarmak gerekiyor. Sorunu biz her ne kadar pasaport krizi üzerinden ele alsak da aslında sorunun kaynağında randevu sisteminin çarpıklığı yatıyor.

Bu nedenle çalışma hayatında yer alan Türk vatandaşlarının randevu sistemi nedeniyle resmi işlemlerini yapamaz hale geldiği yönündeki eleştirileri dikkate almak gerekiyor.

Konu ile ilgili fikirlerini almak için görüştüğüm Sayın Şirvan Ünal Bey, “e-devlet şifresi için bile zorunlu koşulan randevu sistemi vatandaşlarımızın kimyasını bozuyor” diyerek bu çarpıklığı doğruluyor.

Hâlbuki vatandaşlarımızın sorunlarını çözmek adına, ihtiyaç olunan bazı zamanlarda hafta sonları da dâhil mesai konulsa çok mu zor olacaktır. 

Şunu unutmamak gerekiyor ki; “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın” sözü, yalnızca bir edebiyat vurgusu yapmak için değil bir duruşu ifade etmek için söylenmiştir.

Yurtdışında açılan elçilikler ya da konsolosluklar insanımızın sorunlarını çözdüğü ölçüde ancak bir anlam ifade edecektir. 

Yoksa mazide kaldığı düşünülen “monşer” edalarıyla hareket edilecekse, Gündüz Vassaf’ın konu ile ilgili eserinde tipleştirdiği gibi kendi vatandaşından uzak bir siyaset yürütülecekse, işte o vakit kaybeden yine Türkiye’miz olacaktır.

Bu nedenle, Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun konu ile yakından ilgilenmesi ve ivedi bir çözüm bulmasına yönelik taleplerini okuyucularımız adına buradan iletiyoruz.

Milligazete.com

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Haftalardır kısıtlamalar nedeniyle evlerimizdeyiz. Sizce kısıtlamalar sona ermeli mi? Yoksa devam etmeli mi?
Haftalardır kısıtlamalar nedeniyle evlerimizdeyiz. Sizce kısıtlamalar sona ermeli mi? Yoksa devam etmeli mi?