banner5

banner29

Hasan Karakaya vefatının 5. yılında dualarla anıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile katıldığı Suudi Arabistan ziyareti sırasında, Mescid-i Nebevi’de son namazını eda ettikten sonra Hakk’a yürüyen merhum Yeni Akit Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hasan Karakaya dualarla yâd edildi.

Gündem 31.12.2020, 17:27
Hasan Karakaya vefatının 5. yılında dualarla anıldı

Yeniakit Gazetesi'nde yer alan habere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suudi Arabistan temaslarını takip eden heyette yer alan ve Mescid-i Nebevî ziyaretinin ardından kalp krizi geçirerek ebedi âleme göçen merhum Genel Yayın Yönetmenimiz Hasan Karakaya’yı Hakk’a irtihalinin 5. yıl dönümünde dualarla yâd ediyoruz. 28 Şubat sürecinde Müslümanların haykıran sesi olan ve gönüllerde taht kuran Karakaya, Türk basınının özlenen kalem erbapları arasındaki yerini aldı. Mesai arkadaşları ve sevenleri Hasan ağabeyi anlattı...

İslam düşmanlarına taviz vermedi

Akit Medya Grubu İcra Kurulu Başkanı Mustafa Karahasanoğlu, Karakaya’nın ihlas sahibi bir insan olduğunu belirterek, “O ve Akit, birbirini tamamlıyordu. ‘Beni Akit’ten başka bir gazete taşıyamaz’ derdi. Hasan tam bir dava adamıydı. Onun için de yazılarını eğip bükmeden kaleme alıyordu” dedi. Karakaya’nın çizgisinden hiç taviz vermediğini kaydeden Karahasanoğlu, şöyle devam etti: “Açılan davalarda hep yazdıklarının arkasında durdu, hiç yamulmadı. İslam’a saldıranlara hoşgörü ile yaklaşan bizim cenahın bazı kalemleri, kartel medyası ile ağız birliği yaptılar. Biz ise ta baştan beri müminlere karşı müşfik olacağımıza, kafirlere karşı dik duracağımıza söz vermiştik. Öyle de yaptık. Onun o ihlasını Cenab-ı Hakk tavaf ve sa’yını yapıp tertemiz bir hale geldikten sonra Peygamber Efendimiz’i (S.A.V) ziyaret edip Mevla’sına tertemiz kavuşturdu.”

Mazlumun hakkını aradı

Akit TV Yönetim Kurulu Başkanı Osman Nuri Karahasanoğlu da, “Yazılarıyla, duruşuyla gazetecilik nedir ne değildir eşsiz örneklerini veriyordu. Hasan ağabey yazılarıyla inanan insanların, mazlum insanların yüreklerine su serpiyordu. Mazlumların sesi soluğu olmuştu” dedi. Karakaya’nın 28 Şubat’ın en karanlık günlerinde yılmadığını söyleyen Karahasanoğlu, şunları dile getirdi: “Hak neyse onu yazıyordu. Kaleme aldığı yazılarda da bunları görüyorduk. Yeri doldurulur mu? Çok zor görüyorum. Böyle güçlü bir kalemin yetişmesi de zor. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum.” 

Yılmadan hakikati söyledi

Sorumlu Yazı İşleri Müdürümüz Ali Karahasanoğlu ise Karakaya’nın eşsiz bir kalem olduğunu kaydederek, “En önemli özelliği, korkusuzluğu idi. Eleştireceği kişi generalmiş, bürokratmış, yüksek hakimmiş, eli uzun bir mafya mensubu imiş. Haklı olduğuna inandığı an, bir de kafiyesini oturtmuş ise, onun kaleminden kimsenin kurtulması mümkün değildi” dedi. Karakaya’nın yaşadığı gibi son nefesini verdiğini hatırlatan Karahasanoğlu, “Vefatından kısa süre önce verdiği bir röportajda, ‘Hz. Peygamberin dizinin önüne çöküp onu dinleme’ hayali, Medine’de vefatı ile gerçekleşti. Hz. Peygamber ile aynı yaşta vefat etmesi de, ayrı bir tevafuk” dedi.

Sayfalara sığmazdı

Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Yalçın Turgut Balaban, Karakaya’nın kaleminin keskinliğine dikkat çekerek, şunları kaydetti: “Yazarlığı konuşur gibiydi. Köşe yazarıydı ama her gün tam sayfa yazardı. İmanın öfkesiyle nişan aldığı konuda konuşmaya, yani yazmaya başladığında sayfaya sığmazdı. O kalemiyle bütünleşmişti. Her mü’minin gıpta edeceği bir mekanda, tarzda, emaneti sahibine teslim etti. Rabbim mekânını cennet eylesin. Ayrılışımızın üzerinden beş yıl daha geçti ve ben Hasan’ı çok özlüyorum.” 

Onu her zaman anıyoruz

Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Hasan Hüseyin Maden de “Hasan abiyi ölüm yıl dönümünde anıyoruz demek hatırasına saygısızlık olur. Biz onu her gün anıyoruz, her daim yad ediyoruz. Davasını davamız biliyoruz. Onun kutsalları bizim de kutsalımızdır” dedi. Karakaya’nın eşsiz bir gazeteci olduğunu kaydeden Maden, “Meslek olarak da aynı çizgide yayın yapmayı seviyoruz. Yani Hasan abi sanki sağmış gibi hep onun hatırasıyla yaşıyoruz. Ne var ki kendisini çok özlüyoruz” şeklinde konuştu.

Milyonların sesi olmuştu

Yenik Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi ve Yazı İşleri Müdürü Mehmet Duvarbaşı ise şunları dile getirdi: “Kalbiyle, kalemiyle, diliyle ve kişiliğiyle mümtaz bir şahsiyet olan Hasan ağabeyi ebediyete uğurlayışımızın üzerinden tam 5 yıl geçti. Yeri geldiğinde kaleminden gül akan, yeri geldiğinde o kalemiyle şer odakların suratına Osmanlı tokadı gibi çarpan Hasan abinin yeri hâlâ dolmadı ve dolamayacak. Yazılarıyla mağdurun sesi, mazlumun hamisi, garibanın abisi olan Hasan ağabeyi içimizde yaşamaya ve yaşatmaya devam edeceğiz. Mazlumu kollayıp zalimin karşısında korkusuzca dikilen, imanlı, ihlaslı, koca yürekli adamı rahmet ve minnetle anıyoruz.”

Milli iradenin yanında yer aldı

Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi ve Haber Müdürü Murat Alan da Karakaya ile birlikte çalışmanın verdiği gururu şöyle anlattı: “Böylesine namuslu, dürüst, vatansever bir kalem erbabıyla çalışmak belki de çocuklarıma anlatacağım en güzel anılardan biri benim için… Milletin, sivil iradenin, özgürlüğün, kardeşliğin ve en önemlisi de ümmetin yandaşıydı Karakaya. Yıllarca bunun mücadelesini verdi. Ümmetin, milletin, devletin umudu dediğimiz sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan başa gelene kadar da mücadelesini aynı kararlıkla sürdürdü. Uğruna dayak yediği, küfür işittiği, işkence gördüğü iradenin iktidar olması da yetmedi Hasan ağabeye, muktedir olana kadar savaştı.”

O sürekli Fatiha’larımızda

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi ve Yayın Kurulu Üyesi Ramazan Fatih Uğurlu, Karakaya ile dostluklarının çok uzun yıllara dayandığını kaydederek, şunları söyledi: “Hasan Karakaya ile dostluğumuz Bab-ı Ali’ye, Ankara’ya Rüzgarlı Sokak’tan giriş yaptığı 1976 yılında başlar. Milli Gazete’de başlayan bu birliktelik zaman zaman ayrı gazetelerde olsa da aynı fikir ikliminde ve aynı yolun yolcusu olarak 40 yıl kadar devam etti. Sürekli Fatiha’larımızda olan Karakaya’yı onbinlerce seveni ile birlikte rahmet ve özlemle anıyoruz. Kabri cennet bahçelerinden bir bahçe olsun duası ile… Son yolculuğunda onu cesaretin ve samimiyetin bir örneği olarak sahibine uğurlamıştık.”

Babam savaşını asla bırakmadı

Hasan Karakaya ağabeyin oğlu Fatih Karakaya da, gözünü açtığından beri babasının gazetecilik yaptığını belirterek, “Gazetecilikle babalığı eş zamanlı gerçekleşti. Her ne kadar yazılarında sert bir mizaca sahip gözükse de aile içinde müşfik, babacan, hoşgörülü, eşitlikçi, özgürlükçü, okumayı çok seven bir babaydı. Kalbi yüreği çok geniş bir insandı. Linç girişimleri, tazminat davaları, generallerin açtığı davalar maddi ve manevi yıkımlara neden oldu. Ama babam hiçbir zaman savaşını bırakmadı. Fikrinin, inandığı değerlerin peşinden gitmeyi tercih etti. Evladı olarak büyük bir gurur bıraktı” dedi.

Hâlâ ‘Hasan olsa ne derdi’ diyoruz

Medya Derneği Başkanı Ekrem Kızıltaş da şunları ifade etti: “Türkiye’nin zor zamanlarında verilen mücadelenin hep ön saflarında bulunan Hasan Karakaya, uğrunda çabaladığı birçok şeyin gerçekleştiği ve daha da iyi gelişmelerin umulduğu bir vasatta ayrıldı aramızdan… Herhangi bir gelişme olduğunda, hâlâ ‘acaba Hasan Karakaya olsaydı ne derdi?’ sorusunun zihnimizde oluşu ise, ona olan hasretimizin ve sevgimizin belirtisi. Son nefesini Peygamber Efendimiz’in misafiri olarak veren Karakaya kardeşime tekrar rahmetler niyaz ediyorum.”

Zalim karşısında dik durmayı öğretti

Gazeteci Ersoy Dede, Karakaya’nın hep hedefteki isim olduğunu belirterek, şunları dile getirdi: “Baskı yıllarında, postal medyası Karakaya’yı açıktan hedef almış, akla hayale gelmeyecek suçlamalar yöneltmiş, cezaevine tıkıp susturmak için yapmadığını bırakmamıştı. Bize; zalime karşı nasıl dik, zulme karşı nasıl kararlı durmamız gerektiğini Hasan abi öğretti. O Mescid-i Nebevî’de, Ravza-i Mutahhara’da teheccüd namazını kıldıktan sonra verdi son nefesini. En sevgilinin diyarından aldı Rabbim onu yanına.”

Hasan Karakaya kimdir?

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?