banner16

'İlk bilgi acil inişe geçtiği sırada düştüğü şeklinde'

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti MYK toplantısı sonrasında açıklamalarda bulunuyor.

'İlk bilgi acil inişe geçtiği sırada düştüğü şeklinde'

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti MYK toplantısı sonrasında açıklamalarda bulunuyor.

"Hepsine Allah'tan rahmet diliyoruz. Mekanları cennet olsun. Alınan tedbirlere yapılan uyarılara uyulmasının ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. MYK toplantımıza girerken acı bir haber aldık. Çekmeköy'de bir askeri helikopter düştü. Ve burada 4 şehidimiz var. Bu 4 şehidimize rahmet diliyoruz. Şehitlerimizin mekanları cennet olsun. Çok üzücü bir kaza. İlk gelen bilgiler acil iniş yaparken helikopterin düştüğü şeklinde. Gerekli soruşturma başlatıldı"

BM YETKİLİLERİN KONSOLOSLUĞA ALINMAMASI ŞÜPHELERİ ARTTIRDI

Geçtiğimiz haftalarda önem verdiğimiz gelişmelerden birisi Kaşıkçı soruşturması konusunda BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin soruşturma kapsamında Özel Raportör'ün Türkiye'yi ziyaret etmesi ve hazırlanan raporu vardır. Türk yargısı gayet şeffaf bir şekilde bu süreci yürüttü. Suudi Arabistan'a yapılan açık çağrılarımızın yanıt bulunmadığı gibi sözküonusu BM yetkililerin Suudi Arabistan Konsolosluğu'na alınmaması gibi bir olayla karşılaştık. Bu da şüpheleri daha arttırmıştır.

TÜRKİYE BU VAHŞİ CİNAYETİ TAKİP ETMEYE DEVAM EDECEKTİR

Türkiye olarak başından beri şeffaf soruşturma yürütülmesi gerektiğini, peşinen herhangi bir odağı suçlamadığımızı ancak bu olayın örtülmesine müsaade etmeyeceğimizi net bir şekilde söyledik. Bu suç İstanbul'da işlendiği için İstanbul'da yargılanması gerektiğini ifade ettik. Bu talebimiz karşılık bulmamıştır. Biz açık çağrıyı bir kez daha yapıyoruz: Bu olayın sorumluları, emir verenlerin ortaya çıkması çerçevesinde güçlü ve uluslararası bir soruşturma yürütülmelidir. Kuşkusuz Türkiye Cumhuriyeti, vahşi ve insani açıdan kabul edilemez cinayetin takipçisi olmaya devam edecektir.

SAYIN MACRON YÜZLEŞMEK İSTİYORSA CEZAYİR'LE YÜZLEŞSİN

Macron'un soykırımı ifadesini şiddetle kınadık. Tarihçi olmayan birisinin, siyasetçinin tarihi olaylarla ilgili hüküm vermesinin ne tür sonuçlar doğuracağına dair pek çok örnek vardır. Aldığı karar Fransız Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarıyla çelişmektedir. Burada trajik olan şu. Macron tarihle yüzleşmeden bahsediyor. Bu tarihle yüzleşmek ifadesi Fransa için başka açıdan kullanılması gereken bir ifade. Sayın Macron'un gerçekten tarihle yüzleşmek gibi bir gayret içindeyse bunu Cezayir'de insanlığa karşı Fransız otoriteleri tarafından işlenmiş suçlarla yüzleşmesi gerektiğini düşünüyoruz.

BUNUN FRANSA İLİŞKİLERİNE BİR MALİYETİ OLACAKTIR

Burada tarihçilerin yapması gereken yüzleşme varsa tarihçiler yapmalıdır. Türkiye her türlü yüzleşmeye hazırdır. Bu Ermenistan'da karşılık bulmamıştır. Diasporada birtakım çevreler var. Bunu devam ettirerek bir şekilde Türkiye ile Ermenistan arasında herhangi bir normalleşmenin önüne geçmek için çaba sarfediyorlar. Bu konuyu sadece kınamakla yetinmiyoruz. Bunun Fransa ile ilişkilerine bir maliyeti olacaktır. Macron'un yaptığının Türkiye ile Ermenistan'ın normalleşmeyi sabote etmek olduğunu görüyoruz.

TÜRKİYE VENEZUELA HALKININ VE DEVLETİNİN YANINDADIR

Biz herhangi bir yerin iç politikasında taraf değiliz. Venezuela halkının yanındayız. Burada sanki mesele politik aktörler arasında bir taraf tutma şeklinde, yabancı medya tarafından aktarılmaya çalışıyor. Türkiye, Venezuela halkının ve devletinin yanındadır. Bir kişi kendi ülkesinde yabancı askeri müdahaleye göz kırpan bir yaklaşım sergiliyorsa, bu Venezuela'ya yapılan bir iyilik değildir. Bu bölgede yeni bir kaos çıkarmak demektir. Darbe ile işbaşına gelen birisini kırmızı halı sergileyerek karşılıyorlar. Öbür taraftan halkını kimyasal silahlarla katleden birisini karşılamak için sabırsız olduklarını bildiriyorlar. Bizim bu konudaki tavrımız ilkeseldir.

BU ASLA KABUL EDİLECEK BİR YAKLAŞIM DEĞİLDİR

Kendilerinin yanlış politikalarıyla uyumlu olmayan liderlere diktatör diyorlar. Kendi yanlışlarıyla uyumlu olanlara lider deme yaklaşımları var. Bu hukuk ve meşruiyet açısından asla kabul edilecek bir yaklaşım değildir. Bu bütün değerlere bir saldırı olarak kabul edilmelidir.

BU YAKLAŞIM SOĞUK SAVAŞTAN DAHA DA GERİYE DÜŞÜRECEKTİR

Bu gelişmeyi kaygı verici buluyoruz. NATO müttefikleri ABD'nin tavrını doğru bulduklarını söylediler. Soğuk savaştan beri nükleer silahların denetiminin temelini oluşturan bir anlaşmaydı. Şimdi bu anlaşmanın iptaliyle birlikte soğuk savaştan beri elde edilen kazanımdan geriye düşmüş oluyor. Rusya'nın da çekilmesiyle birlikte karşılıklı restleşmelerin krizi daha arttıracağına inanoyuruz. Bu yaklaşım daha çok diyalog ve müzakereyle ortadan kalkması gerektiğini düşünüyoruz.

KILIÇDAROĞLU'NUN TEK ADAM YÖNETİMİ İBRETLİK BİR TABLO

CHP'de üst düzey istifalarla ilgili görüşlerimizi soruyorlar. CHP'nin iç meseleleri bizi ilgilendirmez. Ancak şöyle bir durum var. Aday belirleme süreçlerini demokratik teamüllerden yoksun bir parti yöneticiliği sergilendiği ifade ediliyor. Bizatihi CHP içinde siyaset yapanların ortak noktası şu: Kılıçdaroğlu'nun CHP'de tek adam yönetimi olduğu şeklindedir. Sayın Kılıçdaroğlu tek adam tabirini kullanmayı çok seviyor. Bizatihi kendi yol arkadaşları tarafından bugün kendisine CHP'de tek adam yönetimi kurmakla eleştirilmesi ibretlik bir durumdur diye değerlendiriyoruz.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5