İşte yeni Bağdadi, Abdullah Kardaş ile ilgili detaylar!

Güvenlik ve Strateji Uzmanı Abdullah Ağar, DEAŞ lideri Bağdadi'nin öldürülmesinin ardından onun yerine geçtiği iddia edilen kod adı: 'Hajji Abdullah al-Afari' olan Abdullah Kardaş ile ilgili bazı detayları açıkladı. Ağar, Kardaş'ın örgüt içinde 'Yok edici' lakabıyla anıldığını söyledi.

İşte yeni Bağdadi, Abdullah Kardaş ile ilgili detaylar!

ABD Başkanı Donald Trump, terör örgütü DEAŞ'ın lideri Ebu Bekir El-Bağdadi'nin İdlib kırsalında öldürüldüğünü tüm dünyaya düzenlediği basın açıklamasıyla duyurdu.

ABDULLAH KARDAŞ İSMİ ÖNE ÇIKIYOR

Irak, Suriye, Türkiye ve dünyanın birçok ülkesinde kanlı saldırılar düzenleyen terör örgütü DEAŞ'ın yeni sözcüsünün kim olacağını Habertürk'ten Alper Uruş güvenlik ve strateji uzmanı Abdullah Ağar'a sordu.

İşte Ağar'ın anlatımıyla Abdullah Kardaş ve ABD'nin bölgedeki petrol havzaları üzerine kurduğu planların perde arkası...

"BAĞDADİ EMEKLİ EDİLMİŞTİR"

"Bağdadi'nin nasıl, ne şekilde, ölü ya da diri, tek parça ya da atomize olduğu çok önemli değil. Artık Bağdadi emekli edilmiştir. Artık önemli olan DEAŞ'ın başına kimin ya da kimlerin geçeceği, bütüncül mü bölgesel mi davranacağı, DEAŞ'ın vazifesine nasıl devam edeceğidir?

Abdullah Ağar

"SÖZDE SOY ZİNCİRİ ÜZERİNDEN ULULAŞTIRMA"

DEAŞ'ın normal temayülleri işletilirse Kureyş soyundan, hatta Bağdadi’nin iddia ettiği gibi Hz. Hasan’a uzanan sözde bir soy zinciri (Abbasiler) üzerinden ululaştırılmış birinin sözde hilafetin başına geçmesi ve Abbasi İmparatorluğu'nun hedef ve maksatları üzerinden DEAŞ'ın kendine bir rota belirlemesi gerekir. Ancak bu devir teslim töreninde DEAŞ'a biçilen rolün ve üreteceği gerekçelerle yeni müdahale, etki ve baskı alanlarının ortaya çıkartılması da mümkün.

Bağdadi

"ABDULLAH KARDAŞ'IN NAMI: YOK EDİCİ"

Batılı bazı medya organları geçmiş dönemde artan etkinliğinden hareketle Telaferli bir Türkmen olan terörist kod-lakap Hajji Abdullah al-Afari olan Abdullah Kardaş’ı (Abdullah Qardash) DEAŞ'ın yeni sözde halifesi olabileceğini söylüyorlar. Abdullah Kardaş, Irak ordu mensubu Telaferli bir Türkmen ve örgüt içinde nam saldığı ünvanıyla “Yok Edici.”

"TEL AFER'DE 400 BİN TÜRKMEN YAŞIYOR"

Bu şekilde pazarlanan bu teröristin; DEAŞ'ın yeni sözde halifesi olması nedeniyle Telafer’in yeni bir ilgi ve etki odağı olacağını öngörebiliriz. Çünkü Telafer 400 binlik rafine Türkmen nüfusuyla sözde Kürdistan’ın bağrına saplanmış bir hançer ve topoğrafik konumuyla Kerkük ve Türkiye’nin güvenliğinin başladığı yer.

"TÜRKİYE'Yİ RADİKALİZMLE BULUŞTURMA ÇABASI"

Diğer tarafıyla, DEAŞ'ın yeni sözde halifesinin Türkmen olması, YPG/PKK’nın kullanmak isteyebileceği bir şey. Türkiye ve Türkleri her fırsatta radikalizmle ve DEAŞ’la özdeşleştiren YPG/PKK, ve uluslararası arenada boy gösteren ajanslar, medya ve etki odaklarının sıkça kullanmak isteyecekleri bir aygıt ki bunun uygulamaları bu süreçte bütün yalanlarıyla almış başını gidiyor.

Abdullah Kardaş

"ORTADOĞU'YA ÖZGÜ ŞAM ŞEYTANLIĞI"

Etnik radikal, Maksist-Leninist-Entarnasyonalist-sözde anti kapitalist terör örgütü YPG/PKK Türkiye’den rol çalıp, seküler bir gömlekle piyasada arzı endam ederken, Türkiye’ye radikallerle işbirliği yapan, mezhepçi, ihvancı-neo Osmanlıcı-Halifeci bir gömlek giydirmeye çalışarak Ortadoğu’ya özgü bir Şam Şeytanlığının altına imza atıyorlar.

"ABD, FIRAT'IN DOĞUSUNDAKİ PETROLÜ ÖNEMSEMİYOR"

Bir diğer yandan ABD Başkanı Donald Trump'un, “Petrolü muhafaza altına aldık” ifadesi çok önemli. Zihnimize sızarak, kamu diplomasisi yapıyor, karar vericileri ve toplumları yönetmeye yönlendirmeye çalışıyor. Öncelikle şu ABD’nin istediği gibi düşünmeyi bir bırakmaya çalışalım. ABD’nin öncelikli hedefi Fırat’ın doğusundaki 2-2,5 milyar varillik (ABD için son derece küçük) petrol rezervine sahip olmak filan değil.

"İSRAİL'E KORUYUCU MİHVER TERÖR DEVLETİ KURMAK"

Öncelikle bu rezervini ve gelirini başkasına (Rejim-Rusya-DEAŞ-İran) kaptırmamak. Bu rezerv üzerinden gizli operasyonlarını, YPG/PKK’yı fonlamak, Trump’u destekleyen petrol şirketlerini ödüllendirmek, DEAŞ'ı gerekçe göstererek buradaki kendi varlığını ve YPG/PKK’yı meşrulaştırmak, İsrail’e mihver-koruyucu (terör) devleti oluşturmak, başta İran’ın, Hizbullah’ın ve Şii milislerin ve Şia yayılmacılığının önünü kesmek. İran’ı, Irak ve Suriye’den çıkartmak.

"IRAK'A DA SIZIP BURADA ETKİ ÜRETMEK"

Irak’a buradan zıplamak, Kerkük-Telafer-Musul başta tartışmalı bölgeler ve Irak’ta YPG/PKK üzerinden etki üretmek, Barzani ve Talabani’ye alternatif model ve bunlara baskı oluşturmak, yeni enerji koridorları oluşturmak, eskilerini güncellemek, enerji koridorlarını ve kaynaklarını kontrol etmek, kendi çıkarlarınca güvenliğini sağlamak.

"BÖLGEDE TÜRKİYE'NİN İŞİ YENİ BAŞLIYOR"

Su, toprak, hava sahası savaşlarında üstünlüğü ve inisiyatifi elinde tutmak. Suriye’yi parçalamada El Tanf ile birlikte buradaki YPG/PKK’lı 40.000 km2 köprü başını tutmaya devam etmek. Kamışlı-Kobani-Sincar-Mahmur bağlantılarıyla YPG/PKK’nın Türkiye ve Irak üzerinde siyasi-ideolojik-demografik-silahlı etki ve baskısının devamlılığını sağlamak. Daha anlatmaya gerek var mı? Yani Türkiye (Irak ve Suriye dahil) için güvenli bölge oluşturma çabalarıyla iş bitmiyor. Aslında daha yeni başlıyor.

Güncelleme Tarihi: 28 Ekim 2019, 14:16
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5