banner29

Sedat Peker operasyonunun ardından flaş iddialar! Yeni derin devlet mi oluşturuluyor?

Kendini araştırmacı yazar olarak tanımlayan Talha Aytekin adlı bir sosyal medya kullanıcısı, Sedat Peker'e yapılan operasyon ve perde arkasını ele alan bir dizi iddiada bulundu.

Gündem 04.05.2021, 15:07
Sedat Peker operasyonunun ardından flaş iddialar! Yeni derin devlet mi oluşturuluyor?

Peker operasyonun ardından açıklamalarda bulunan Talha Aytekin, ''Sedat Peker'in yurtdışına çıkması Türkiye'de kendisine verilen görevi tam olarak yerine getirememesi ve Pelikan ekibiyle sorun yaşaması üzerine gerçekleşmişti. Türkiye'deki bu görev ise A. Çakıcı'ya verildiği için Peker'e başka bir pozisyon açılıyordu. Bu pozisyon Afganistan-Pakistan hattı üzerinden gelen uyuşturucunun Balkanlardaki dağıtım ağını oluşturmk, Avrupa'nın uyuşturucu tedariğini sağlmaktı. Peker bu sayede Zindaşti ve Orhan Ünğan'ın boşluğunu doldurmuş olacaktı. Fakat,anlaşılan bazı meseleler de anlaşmazlıklar vardı. Sedat Peker bir video çekerek ailesi üzerinden tehdit edildiğini, tehditin sahibinin ise 'derin devletin yeni lideri' olarak adlandırdığı Mehmet Ağar ve Pelikan ekibi olduğunu iddia ediyordu...'' ifadelerini kullandı.

Aytekin'in açıklamaları şu şekilde sıralandı:

Türkiye'de 'Sedat Peker'e Operasyon' adıyla gerçekleştirilen bir dizi arama faaliyeti aslında tamamen göstermelik bir operasyondu. Bunu ilk dakikalarda yazmıştım. Çünkü; operasyonun içeriği ve atfedilen suçlar oldukça basit ve herhangibir mahkumiyete yol açmayacak suçlamalardı.

PEKER'İN KAÇIŞINDA SOYLU'NUN MU PARMAĞI VAR?

Hâl böyle olunca biz de bu işin arksında birilerinin (Pelikan) gönlünün alınmasının söz konusu olduğunu anlamıştık. Pelikan grubu Suriye'de cihatçılara satılan silahlardan istediği payın Peker tarafından engellendiğini görünce Peker'i hapse göndermek istemişti. Fakat, sihirli bir el (S. Soylu) Peker'e bu durumu önceden haber vermiş ve Peker'de yurtdışına çıkmayı başarmıştı. Tabii ki bu durum daha önceden hesaplanmıştı. Peker'e yeni görev atfedenler devletin içindeki klik savaşlarında da yoğun mücadele gösteriyordu.

PEKER AİLESİYLE Mİ TEHDİT EDİLDİ?

Peker yurtdışına çıkar çıkmaz Balkanlar da büyük bir ağ oluşturmak için faaliyete geçerek yoğun görüşmeler gerçekleştirdi. Peker bu görüşmeler esnasında bazı sorunların devam ettiğini anlıyordu. Devlet içinden birileri Peker'i desteklerken başkaları ise onu rahat bırakmıyor, ensesinde dolaşıyordu. Bu durum Peker için çok can sıkıcı idi. Peker oradan oraya savrulup duruyordu. Peşinin bırakılmayacağını anladığında ise önce Fas'a şuan ise ikamet ettiği Dubai'ye gitmişti. Ve Peker Dubai'deyken kendisine göstermelikte olsa bir operasyon düzenleniyordu. Peker'in videosunu dikkatle izledim... Peker operasyondan değil oluşturulan algı ve ailesi üzerinden kendisine verilen mesaja oldukça sinirlenmişti. Çünkü; operasyon gerçekten göstermelikti, operasyonun arkasında Soylu ekibi olsa da Mehmet Ağar'ın Özel Harekatçılardan operasyona sızdırdığı iki adamı Peker'e gerekli mesajın iletilmesini sağlamıştı. Peker gibi zeki bir adam kendisine iletilmek istenen mesajı almış ve karşı hamle için harekete geçmeye karar vermişti. Kılıçlar çekildi...

SEDAT PEKER SON VİDEOSUNDA HANGİ MESAJLARI VERDİ

Peker subliminal mesajlar vermeyi de ihmal etmemişti. Peker'in masasında duran 'Suskunluk Yasası' kitabı daha önce de belirttiğim anlaşma çerçevesinde tarafların suskunluk içinde kalması gerektiğini ancak, bu suskunluk anlaşmasının kendisine göre artık son bulduğunu anlatıyordu. Halbuki Peker'in karşıtı olanlar suskunluk yasasını ihmal etmemişti. Onlar Peker'in ipinin çekilmesi için emir vermiş Peker'de, 'madem öyle ben de suskunluk anlaşmamızı bozuyorum' demek istemişti. Masada üç tane kapalı zarf... Peker'in masasında üç zarf vardı. Bu zarfların içeriğini Mehmet Ağar üzerinden anlattığı ancak Ağar'la pekte ilgisi olmayan konulardan anlayabiliyorduk. Peker Ağar'a bir dizi suçlamada bulunuyordu. Fakat, bu suçlamalarda sanki asıl adresin Ağar olmadığı kanaati bende oluştu. Peker büyük ihtimalle Ağar üzerinden anlattığı hadiselerin ucunun daha yukarılara dayandığını bu üç zarfı göstererek anlatıyordu. Sanırım daha yukarısının nereler olduğunu herkes tahmin ediyordur. Bir diğer mesaj ise Peker'in arkasındaki tv de gözüken Alparslan Türkeş videosuydu. Bu mesaj biraz karışık... Çünkü; Alparslan Türkeş dendiğinde akıllara ilk gelen şey kesinlikle Türk Ordusu'dur. Bir diğer anlamı ise A. Çakıcı'ya verilmek istenen mesaj... Peker'in Alparslan Türkeş üzerinden verdiği mesajı şöyle okudum: Peker kendisini destekleyen grubun ordu içerisinde etkili olduğunu ve kendisini mutlaka korumaları gerektiğini anlatmak istemişti. Çünkü; Türkiye'de her zaman Ordu ve istihbarat birbirlerine rakip olmuştu.  Bu iki güçlü rakip kendi adamlarını yetiştirir ve faaliyetlerini bu insanlar üzerinden gerçekleştirirdi. Peker'de tâbii olduğu adrese bir mesaj göndererek yalnız bırakılmaması gerektiğini sert bir dille izah ediyordu. Çünkü; Peker doksanlı yıllarda Ağar'ın kendisini kullanmak istediğini ancak hiçbir zaman o'na biat etmediğini söylüyordu. Bu da devlet içindeki kliklerin birbirlerinin adamının infaz emrini verdiğini kanıtlıyordu. Hablemitoğlu ve Kozinoğlu gibi... Peker'in Türkeş üzerinden Çakıcı'ya, 'biz aynı idealler üzerine yemin etmiş insanlarız. Bugün beni harcayanlar yarın seni de harcayacaklardır, gel sen bu infaz kararında benim yanımda ol' demek istemiş olabilir.

PEKER'İN İNFAZI NEDEN VERİLDİ?

Peki, Ağar ve onun devletin içindeki bir kliğin asıl lideri olan kişi Peker'in infaz emrini neden vermişti? Bu duruma daha küresel bir açıklama getirmem gerekiyor. M. B. Selman'ın işlettiği infazları biliyoruz... Bazı dönemler vardır, bu dönemlerde bütün usulsüz işlere hegemon güçler göz yumarlar. Geçmiş 6 yıl böyle bir dönemdi. Gücü ve etkinliği olan karşı tarafın adamını istediği her yerde infaz ettirebiliyor ve hesap vermiyordu, Selman gibi... Çünkü; bu tür infazlar istihbaratların bilgisi dahilinde gerçekleştirilir. Biden göreve geldiğinde artık bu tür usulsuzlüklere musamaha gösterilmeyeceğini açık açık söylemiş Selman'ı da son olmak kaydıyla affetmişti. Şimdi, ben diyorum ki: Ağar grubu miadı dolmuş ve sistemin dışında kalmış bir kişiyi tamamen ortadan kaldırarak ABD'ye, 'biz görevimizi yerine getirdik' mi demek istiyordu.

BİR TANE DERİN DEVLET YOK

Şimdi, konumuzu bitirirken derin devletin asıl liderine gelelim... Peker'in Ağar ve Pelikan vurgusu yapması kimseyi yanıltmasın. Ağar hiçbir zaman lider olmadı. Zaten bir tane derin devlet de yok. Devlet içinde farklı klikler ve bu kliklerin mücadelesi var. Peker'de kendisine karşı Pelikan ve Ağar kliğinin ittifak içinde olduğunu sòylüyor. Devlet içindeki kliklerden Ağar ve A. Çakıcı'nın dahil olduğu grubun lideri Sönmez Köksal'dır. Fakat, Köksal'ın bu kliğin gerçek lideri olması onun devlette tek söz sahibi olduğu anlamını taşımıyor. Ayrıca; Soylu kesinlikle Ağar'ın adamı değildir. Soylu devlet içindeki klikler tarafından kullanılan bir kişi. Kullanılma nedeni,onun da bazı yanlış işlerinin olması, bunların ortaya çıkmasından çekiniyor olmasındandır. Bir ara devlet içindeki klikleri daha geniş yazacağım. Köksal istihbarat ağırlıklı kligin liderliğini yaparken bu durumun finans ve ordu ayağının da olduğunu aklımıza kazımalıyız. Köksal grubu bir savaş başlattı ve bu savaşın sonuçlarına hep birlikte şahit olacağız. Özellikle ordu-istihbarat çekişmesinde başlayan bu savaşın bazı açıklamalar sonrasında seri ölümlere dönüşeceğini hatta siyasi bazı suikastlerin de olabileceğini öngörmek pekte zor olmasa gerek...

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Yeni bakanlar kurulu kurulmalı mı?
Yeni bakanlar kurulu kurulmalı mı?