Tarihin akışına direnmek! Muhammed Köse yazdı...

Habervakti.com yazarı Muhammed Köse kaleme aldığı son yazısında tarihin, zamanın akışına ve insanların kendi içerisinde buna müdahalesine yöenlik dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Tarihin akışına direnmek! Muhammed Köse yazdı...

Zamanın dolayısıyla tarihin durdurulamayacağını ama akışın yönünün kişinin inandığı doğrular çerçevesinde yeniden çizilebileceğini dile getiren yazar tespitleriyle dikkatleri üzerine topladı.

İŞTE MUHAMMED KÖSE'NİN O YAZISI

Tarihin akışına direnmek

İnsanlık, zamanı durduracak bir yol bulamadı henüz, bulamayacak büyük ihtimalle. Üstelik sadece dünyaya özgü ve Allah(cc) için, -azamet ve kudreti hakkında bildiklerimizle düşündüğümüzde- çok küçük bir olay olan zaman, tek başına bizim boyumuzu çok aşıyor.

Tarih; bin bir tarifine rağmen neticede zaman içinde yaşanan olaylar silsilesinin adı olunca, akışına direnmek en azından zamanın geçmesine direnmek gibi imkansız hale geliveriyor.

Ancak bir yerde bir gariplik var. Başlangıcı ve akışın önemli noktaları, bizim asla kontrol etme ya da denetleme imkanımız olmayan verilerle tayin ediliyor.

Tarihin akışına müdahale mümkün değil ama tarihe bakışa getirilen sınırları doğrultmak ya da kaldırmak pekala olabilecek ve yapılması gereken bir şey.

Bizim için, doğruluğu tartışılamaz olan vahye dayanan bilgilerle mukayese ettiğimizde apaçık çelişkiler olduğu halde, çocukluktan itibaren ısrar ve inatla bu tarih akışına şartlandırılarak büyütülen nesiller, bir yerde iç dünyalarında iman ettikleri hakikatlerden uzaklaşıyor ve devamında bilerek ya da farkında olmadan, inandıkları hakikati bu öğretilerle inkar eder hale geliyorlar.

Böylelikle bakış açısı sınırlandırılan biz sıradan insanlar için, tarihin akışına değil de bu bakışlara direnmek şart oluyor.

Hiçbir bilimsel bulgu ya da arkeolojik kazı sonucu çıkarılan ve karbon testleriyle tarihi belirlenen hiçbir mabet, Kabe’den eski olamaz. Hemen hepimizin bildiği, insanlık tarihini değiştiren buluş olarak takdim edilen, Göbeklitepe’deki kalıntıların en eski mabet olma ihtimali yoktur. Nedeni çok belli ve nettir:

“İnsanlar için mabet olarak kurulan ilk ev Mekke'deki, mübarek ve bütün insanlar için doğru yola yöneltici işaret olan evdir.” (Ali İmran 96)

Bütün dünyanın bilim adamları bir araya gelip bunu söylese, teknoloji ve testlerin tamamı aksini söylüyor deseler de; ya yanılıyorlar, ya da yalan söylüyorlar. Bizim için olay bu kadar kesindir.

İnsanlık tarihi, yeryüzüne Adem(a)’ın cennetten indirilmesi ile başlar. Adem(a) ve evlatları, ona indirilen vahyi okuyan ve yazan, hayvancılık ve çiftçilik yapan, gerekli aletin bilgisini vahiyle öğrenmiş insanlardı. Kabe’yi onlar inşa ettiler. Kendileri için de evler yaptılar ve oralarda yaşadılar. Yani inşaatçılık bilgilerine de sahiptiler. Hayvanları evcilleştirdiler, aletler yaptılar ve kullandılar. Hayatın bütün gereklerini vahiyle gelen ilimle öğrenip, uygulayarak yaşadılar.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ...

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5