TÜDP: İstanbul Sözleşmesinin çözümü için takvim bekliyoruz!

Türkiye Düşünce Platformu İstanbul sözleşmesinin kaldırılmasına yönelik atılan ilk adımdan sonra yayınladığı basın bildirisiyle yetkililere seslendi.

TÜDP: İstanbul Sözleşmesinin çözümü için takvim bekliyoruz!

Sosyal alanda öne çıkan çalışmaları ve kurum nezdinde yapılan açıklamalarla dikkatleri üzerine toplayan Türkiye Düşünce Platformu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un İstanbul sözleşmesinin kaldırılacağını ilişkin açıklamalarından sonra bir basın bildirisi yayınladı. yapıılan açıklamada kaldırılan düzenlemelerin yerine islah edici, tedavi edici yeni bir düzenlemenin getirilmesi gerektiği vurgulanırken "İstanbul Sözleşmesinin çözümü için takvim bekliyoruz" ifadeleri kullanıldı.

İşte yayınlanan bildiri:

TÜRKİYE DÜŞÜNCE PLATFORMU: İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN ÇÖZÜMÜ İÇİN TAKVİM BEKLİYORUZ

TÜDP, AK Parti genel başkan yardımcısı Numan Kurtulmuş’un gündeme getirmesi ile yeniden tartışma konusu olan İstanbul Sözleşmesi ile ilgili olarak kamuoyunun öncelikle atması gereken adımlar konusunda bu gün basına aşağıdaki yazılı açıklamayı yaptı:

İstanbul sözleşmesi ile ilgili olarak, bu saatten sonra geri adım atılması mümkün değildir. Şüphesiz ki, bu sözleşme yokken de durum çok içaçıcı değildi ve bu süreç CEDAW ile birlikte giderek daha vahim bir hal aldı. İçinde LGBGT’nin de bulunduğu aileye karşı lobiler tarafından LAZARANTA ile daha da ileri bir safhaya taşınmaya çalışılıyor. Bu sözleşmeye giriş ve sözleşmeden çıkış sözleşmenin ilgili hükümlerine bağlıdır. Bunun tekrarlanması, malumu ilam anlamına gelir. Sorunun çözümü için bunun ötesinde bir yol haritasının ortaya konması gerekir. Bugüne kadar bu yapılmamıştır.

Bu sözleşmelerin ortadan kaldırılması ile herşey yoluna girecek de değildir. Onun için kaldırılan düzenlemelerin yerine islah edici, tedavi edici yeni bir düzenlemenin yapılması kaçınılmazdır. Ancak aynı lobilerin tekrar devreye girerek, gelecek düzenlemelerin, giden düzenlemeleri aratacağı vahim bir sonucun işi daha da içinden çıkılmaz bir hale getirmesinden endişe edilmektedir.

Yapılacak düzenlemelerin “efradına cami, ağyarına mani” bir şekilde olması gerekir. “Def-i mazarrat celbi menafiden evladır.” Mevcut mevzuat yürürlükte kaldığı sürece tahribat derinleşerek devam edecektir. Ve bu konun içtimai ve siyasi sonuçları da olmaktadır ve olacaktır. Acil ve öncelikle yapılması gereken, en basit iş, bu konuda bir kararlılık nişanesi olarak TBMM’de bekleyen Lazaranta sözleşmesinin geri çekilmesidir.

Bir sonraki adımda, mevcut sözleşmelere bağlı olarak sürdürülmekte olan çalışmaların durdurulması gerekmektedir. Başta Aile Bakanlığı olmak üzere, daha önce projelendirilmiş ve sürdürülmekte olan çalışmaların durdurulması ve yeni çalışmaların başlatılmaması acil bir konudur. Türkiye Belediyeler Birliğinin belediyelere İstanbul sözleşmesi ile ilgili uygulama birimleri oluşturulması, denetim ve raporlama yönündeki çağrıları geri çekilmelidir.

Sadece sözü edilen anlaşmalardan çıkılması değil, bugüne kadar bu sözleşmelere dayalı olarak çıkartılan yasaların ve bu yasalara dayalı idari yapıların, bu yasalar çerçevesinde yayınlanan yönetmeliklerin ve bu yönetmelikler çerçevesinde yayınlanan genelgelerin de geri çekilmesi gerekir.

Bu konuda şimdiye kadar aktif sorumluluk üslenen, bu sözleşmelerin arkasındaki lobilerin desteklediği, işbirliği yaptıkları politikacıların, bürokrat, akademisyen, media mensubu ve STK’ların yakın takibe alınması ve yeni süreçte süreci manipüle etmeye yönelik girişimlerinin engellenmesi gerekir. Bu mevzuatlar yenilenirken, mevzuatın sebeb olduğu tahribatı gidermek için ayrı bir sosyal siyaset ve sosyopsikolojik rehablitasyona ihtiyaç vardır.

Toplum, bu konuda daha fazla söz değil icraat bekliyor. Somut adımlara ihtiyaç var. Ve şu ana kadar da bu yönde somut bir adım atılmamamış olmasının, toplumda ciddi bir hayal kırıklığına sebeb olduğunu unutmamak gerekir. Biz bu konuda, yönetimin en kısa zamanda Adalet bakanlığına çalışmaların başlatılması için, Aile Bakanlığının ise bu konuda, başından beri yapılanları raporlayarak “Halihazır durum raporu” çıkartması için talimat verilmesini bekliyoruz. AK Partinin hem diğer partiler, hem de STK’larla bu konuda müzakerelere başlaması, Parti grublarının bu yönde çalışmaları başlatmaları, yargının başlatılan bu yeni süreci dikkate alarak, “kamu yararı” istikametinde içtihatlarla ve kapsamlı gerekçeli kararlarla doğru karar için yön gösterici olmaları gerekir.

Aile toplumun temel taşıdır. Aileyi koruma konusunda bir saniye geç kalmadan ve işi aceleye getirmeden, uzun ömürlü, toplumun inanç, tarih ve geleneğinden damıtılan, kökü mazide olan ati anlayışı ile yönetimden çözüm bekliyoruz.

TÜRKİYE DÜŞÜNCE PLATFORMU YÜKSEK İSTİŞARE KURULU

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5