banner5

banner29

Türkiye Çin'in yerini alabilir! Flaş gelişme...

Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Hacıgüzeller, "Türkiye; güçlü ulaşım ve lojistik ağı, hızlı üretim gücü ve benzeri özellikleriyle Avrupa için Çin'in yerine alternatif bir üretim merkezi olmaya en güçlü adayların başında geliyor." dedi.

Gündem 19.05.2020, 22:11
Türkiye Çin'in yerini alabilir! Flaş gelişme...

Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Ekonomist Berk Hacıgüzeller, AA muhabirine yaptığı açıklamada, koronavirüs salgını döneminde daha net görülen ve ülkelerin acı tecrübe yaşayarak yüzleşmek zorunda kaldığı "tedarikçi" probleminin Türkiye'ye ne gibi etkiler yapacağını, hangi fırsatları sunacağını anlattı.

Şu anda dünyanın yaşadığı krizin ekonomik kaynaklı olmadığını, ekonomide sağlık kaynaklı bir ani duruş ve belirsizlik hakim olduğunu dile getiren Hacıgüzeller, aniden ortaya çıkan bu ekonomik şoku doğru hamlelerle lehine çeviren ülkelerin kazançlı çıkacağını söyledi.

Hacıgüzeller, salgın sürecinde tedarik merkezlerinin ve bu merkezlerin yakın olmasının öneminin bir kez daha ortaya çıktığını, Avrupa ve ABD'nin daha önce Çin'de üretimi gerçekleşen çok sayıda ürüne ulaşımının zorlaştığını bildirdi.

Tedarik sıkıntısı nedeniyle özellikle maske ve benzeri ürünlerin salgın sürecinde zaman zaman altın değerinde olduğunu vurgulayan Hacıgüzeller, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu durum ABD ve Avrupa ülkelerini tedarik merkezleri konusunda tekrar düşünmeye itti."

"Tedarik merkezlerinin yakınlığı, lojistik ve ulaşım açısından ürünlerin sorunsuz ulaşması gibi kriterler öne çıkıyor."

"Türkiye; doların değerlenmesi, Avrupa ülkelerine yakınlığı, güçlü ulaşım ve lojistik ağı, hızlı üretim gücü ve benzeri özellikleriyle Avrupa için Çin'in yerine alternatif bir üretim merkezi olmaya en güçlü adayların başında geliyor."

"İş gücü, lojistik anlamda yakınlık, doların değerlenmesiyle mal fiyatlamasında oluşacak avantajlar açısından cazip bir üretim merkezi olma potansiyeline sahibiz. Bu fırsatı değerlendirmemiz gerekiyor."

"Türkiye, Avrupa için tüm ulaşım güzergahları açısından avantajlı"

Berk Hacıgüzeller, ham maddesi Çin ve Uzak Doğu olan mal üretimlerinin dışında kalan sektörler için bu fırsatın değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Çin'in lojistik merkezi olarak Avrupa piyasası için Hamburg limanını kullandığını, Yunanistan'da da Pire limanını satın aldığını dile getiren Hacıgüzeller, bu iki merkez üzerinden Avrupa'ya dağıtım yaptığını, ancak uzak yol gemi lojistiği nedeniyle bu sürecin yüksek maliyetler içerdiğini söyledi.

Hacıgüzeller, Türkiye'nin ise yaygın kara yolu ağının yanı sıra Avrupa'nın tüm ülkelerine 2-3 saatlik uçuş mesafesinde bulunduğunu belirterek, son yıllarda demir yolunda da ciddi atılımlar olduğunu anlattı.

Berk Hacıgüzeller bu konuda şöyle konuştu:

"Türkiye'nin hemen hemen tüm bölgelerinden kesintisiz bir şekilde Avrupa'ya kadar ulaşan demir yolları da mevcut."

"Yani Türkiye; Avrupa ülkelerine 2-3 saatlik uçuş mesafesindeki hava yoluyla, demir yoluyla ve yaygın kara yolu ağıyla Çin'e ve diğer rakiplerine göre çok daha uygun maliyetle ve kısa sürede mal ulaştırabilir."

"Salgın sonrası 2 trilyonluk sıcak paranın yüzde 2-5'ini ülkemize çekmeliyiz"

Berk Hacıgüzeller, salgın sonrası, tahmini rakamlarla 2 trilyon dolarlık bir sıcak paranın dünya piyasalarında dolaşacağını kaydederek, "Bu havuzun yüzde 2-5'lik bir bölümünü ülkemize çekmeliyiz. Bu nakit girişini de iç piyasada doğru kullanmalıyız." dedi.

Türkiye'nin ABD ve özellikle Avrupa pazarı için yakın coğrafi koşulları değerlendirmesi gerektiğini yineleyen Hacıgüzeller şu ifadelerde bulundu:

"Ayrıca Çin iç piyasasında talebin ve tüketimin artması nedeniyle fiyatlar yukarı yönlü. Bu durum da Avrupa'nın bazı mal gruplarında Türkiye'yi tercih etmesini sağlayabilir."

Hacıgüzeller, Avrupa'nın özellikle tekstil, hazır giyim ve deri sektöründe, Çin ve Uzak Doğu ülkelerine pamuk bağımlılığının en düşük olduğu alanlarda, Türkiye'ye yönelmesinin ciddi kar avantajı sağlayacağını ifade ederek, şu açıklamalarda bulundu:

"Türkiye, Avrupa'da Çin pazarını geride bırakabilmek için katma değerli ürünlere önümüzdeki dönem daha çok ağırlık vermeli."

"Ekonomimizin yüzde 99'luk kısmını KOBİ'ler oluşturuyor. Bu şirketler toplam ihracatımızın yüzde 60'ını ve toplam istihdamın yüzde 75'ini gerçekleştirirken, dünyanın kullandığı yüksek teknolojinin ancak yüzde 0,3'üne sahipler."

"Avrupa ve ABD pazarı için ciddi nitelikte pazar payı elde etmek KOBİ niteliğindeki şirketlere ayrı bir teknoloji geliştirme programı uygulamakla mümkün olabilecektir."

"AB'nin çıktığı ambalaj ve kimya sektörlerine Çin'den önce biz girmeliyiz"

Hacıgüzeller, AB'nin son dönemde nispeten katma değeri düşük sektörlerden çıktığını, bunların ambalaj ve kimya sektörleri olduğunu belirterek, "Bu sektörlere Çin firmalarının girmesini engellemek ve Türk firmalarının pazardan pay almasını sağlamak yönünde politikalar belirlenmeli." dedi.

ABD pazarının Avrupa'ya göre daha rekabetçi olduğunu ve hukuksal altyapısının daha oturduğunu dile getiren Hacıgüzeller, rekabet anlamında bir veya iki ana sektör belirlenerek güçleri birleştirmek suretiyle Çin karşısında pazar payı elde edilebileceğini anlattı.

Hacıgüzeller, ancak ABD pazarının talebini karşılama anlamında, Avrupa'ya oranla daha büyük miktarlarda üretim arzı oluşturmak gerektiğinin altını çizdi

"Üretimini Türkiye'ye kaydıracak ülkeler için yeni teşvikler hazırlanmalı"

Berk Hacıgüzeller, tüm dünya ülkelerinin ekonomilerinin gücünü virüs öncesi dünya rekabeti seviyesinde tutabilmek için yardım paketleri hazırladığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Devletler eski güçlerini kaybetmemek için hem mali hem de parasal anlamda çok sayıda tedbir belirliyor."

"Aynı zamanda da özellikle gelişmekte olan ülkeler, diğer gelişmekte olan ve kendilerine rakip olabilecek ülkenin pazar payını kapmak için yeni yatırım teşvikleri hazırlıyor."

"Türkiye de hem şirketlerin üretimlerini ülkeye kaydırması hem de yerli yatırımcılar için yeni teşvik uygulaması başlatmalı."

Hacıgüzeller, yeni dönemde Türkiye'nin büyümeyi değil kalkınmayı hedeflemesi gerektiğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kalkınma; planlı ve basamaklı şekilde tüm ekonomik alanlarda uzun vadeli olmalıdır."

"Son dönemde ülkemiz ekonomik olarak büyüdü, reel ekonomi gelişti ama bakıyoruz hala kırılgan."

"Her yıl hedeflenen doğrusal bir 'büyüme' politikası yerine artık kademeli topyekün bir 'kalkınma' modeli uygulamanın ekonomimizi daha güçlü ve rekabetçi kılacağı salgın döneminde ortaya çıktı."

Dünya rekabetinde gelir sağlayabilecek her sektörün yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Hacıgüzeller, iç piyasada devletin de yardımcı olacağı yeni sektörler oluşturulmasının ve yeni ürünleri üretilmesinin şart olduğunu anlattı.

Hacıgüzeller, devletin, özel sektörün girmediği, girmeye cesaret edemediği alanlarda yatırımcıları cesaretlendirmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

"Devlet ve özel sektör sinerjisiyle dünyada birçok ürün için keskin rekabet ortamına hızlıca girebiliriz."

"Aksi halde, dünyadaki çetin rekabet koşullarına ayak uydurmamız çok zorlaşacaktır."

Yorumlar (0)
-3
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 19 Ocak 2021
İmsak 06:48
Güneş 08:18
Öğle 13:20
İkindi 15:49
Akşam 18:12
Yatsı 19:36
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 18 33
5. Hatayspor 18 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 18 27
9. Antalyaspor 19 25
10. Malatyaspor 18 24
11. Sivasspor 18 23
12. Başakşehir 18 23
13. Konyaspor 18 22
14. Göztepe 18 22
15. Kasımpaşa 18 22
16. Rizespor 18 21
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 18 16
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 18 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 18 37
2. Man City 17 35
3. Leicester City 18 35
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. Chelsea 18 29
8. Southampton 18 29
9. West Ham 18 29
10. Aston Villa 15 26
11. Arsenal 18 24
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 17 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 18 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12