banner5

banner29

Türkiye'den yeni 'S-400 ve F-35' açıklaması!

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, S-400 ve F-35 ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Hulusi Akar, ‘Bu konuda niyetimizin yalnızca 83 milyon Türk vatandaşına ve ülkemize, hava ve füze savunması sağlamak olduğunu belirtmek istiyorum’ dedi.

Gündem 23.11.2020, 12:43
Türkiye'den yeni 'S-400 ve F-35' açıklaması!

Forumda soruları cevaplayan Bakan Hulusi Akar, moderatörün, "Yeni gelen ABD yönetimi ile Türk ve Amerikan ilişkilerinin gelişimi hakkında ne düşünüyorsunuz?" sorusuna, "Türkiye ve ABD, köklü ve stratejik öneme sahip ilişkiler içerisinde, 70 yıla yakın bir süredir de iki ülke birbiri için değişmez birer müttefiktir" cevabını verdi.

İnternet ortamında gerçekleşen forumda konuşan Bakan Akar, açıklamasının devamında "İlişkilerimizde inişler ve çıkışlar olmasına ve hatta bazen çok net fikir ayrılıkları içerisine düşmemize rağmen, unutmayalım ki uzun zamandır bir iş birliğimiz ve diyalog aracılığıyla sorunların üstünden gelebilme yetimiz var. Kore, Somali, Balkanlar, Afganistan ve dünya genelinde farklı coğrafyalar da dahil olmak üzere hepsinde yakın bir şekilde, omuz omuza çalıştık. Bugün de aynı şekilde çalışmaya devam ediyoruz. Aslında, Türkiye'nin birçok konuda kararlı duruşu düşmanları ve teröristleri caydırma konusunda oldukça faydalı olmuştur. Ortak ve yoğun gündemimizdeki güncel başarılı iş birliği faaliyetlerimizin çoğu, içine düştüğümüz ihtilafların öne çıkarılmasından dolayı fark edilmiyor. Misal, bir süredir Avrupa ve Karadeniz'de ABD'ye ait olan Bombardıman Görev Gücü tarafından yürütülen görevleri düzenli olarak destekliyoruz. İnanıyoruz ki küresel ve bölgesel seviyedeki mevcut sorunların üstesinden gelinebilmesi için transatlantik bağlarla birlikte ikili ilişkilerimizin de güçlendirilmesi ve daha ileriye götürülmesi gerekmektedir. Yeni ABD yönetimindeki meslektaşlarımız ile de yakından çalışmayı diliyoruz.

F-35 ve S-400 açıklaması

Bilinen bazı sorunların Türk-Amerikan ilişkilerine gölge düşürdüğü de aşikardır. Örnek verecek olursak, S-400 tedariki büyük bir sorun teşkil etmiştir. Bu konuda niyetimizin yalnızca 83 milyon Türk vatandaşına ve ülkemize, hava ve füze savunması sağlamak olduğunu belirtmek istiyorum. Bu safhaya uzun, açık ve şeffaf bir tedarik sürecinden sonra geldik. Başka ne yapmamız beklenmiştir? Ek olarak, F-35 teknolojisinin güvenliği Amerika Birleşik Devletleri için olduğu kadar Türkiye için de kesinlikle önem arz etmektedir. Biliyoruz ki ABD bu konu ile ilgili endişelere sahip ancak biz bu endişeleri gidermek için hala istekliyiz. Her ne olursa olsun, 70 senelik iki müttefik arasındaki anlaşmazlıkları ele alırken uygun olmayan bu tehditkar dilden ve yaptırım söylemlerinden kaçınmalıyız. Bu engelleri ortadan kaldırmanın bir yolunu bulur bulmaz, yeni küresel paradigmadan kaynaklanan yaygın riskler ve fırsatlar hakkında konuşmaya odaklanabiliriz.

Bazen bir konuyu ele alma şekli gerçeklerin üzerini örtebilir ve sonuç olarak da yanlış anlaşılmalara sebep olabilir. Transatlantik bölge de dahil olmak üzere Türkiye geniş bir alanda oldukça elzem bir rol almaktadır. Küresel bir güç olan ABD'nin ve bölgesel bir güç olan Türkiye'nin birbirlerini tamamlamaya devam edeceğine inanıyorum. Sonuç olarak, ortak değerlerimize ve uzun süreli ortak ilgilerimize dayanan ittifak bağlarımızın, barış ve güvenliğe önemli katkılarda bulunmaya devam edeceğine inanıyorum" ifadelerini kaydetti.

NATO açıklaması

"NATO'nun önemi açısından Türkiye'nin bakış açısını nasıl etkilemiştir?" sorusuna Akar'ın cevabı, "Tarihteki en başarılı ittifak olan NATO'nun hiç olmadığı kadar aktif ve canlı olduğuna bütün kalbimizle inanıyoruz. NATO başarılı bir şekilde çeşitli tehditlere karşı durmaya ve aynı zamanda onları şekillendirmeye devam ediyor. Türkiye 70 yıla yakın NATO üyesi bir ülke olarak, Türkiye Avrupa-Atlantik güvenliğine asli katkılarda bulunmuştur. İttifak, savunma ve güvenlik politikamızın yapıtaşını oluşturmaktadır. Türkiye, NATO'nun görevlerine ve operasyonlarına askeri birlik katkısında bulunan ilk beş, aynı zamanda da finansal destekte bulunan ilk sekiz ülkenin içindedir. 30 ülkeden oluşan ittifakta farklı görüş ve yaklaşımların olması ise oldukça normaldir. NATO'nun gücü, ittifakın iyiliği için farklılıkların üstesinden gelme yetisinde yatmaktadır. Türkiye ise ittifakın bütün değerlerini ve sorumluluklarını paylaşarak, operasyon ve tatbikatlarda bütün yükümlülüklerini yerine getirerek NATO'nun merkezinde yer almaktadır. Takdir edersiniz ki bu oldukça büyük bir sorumluluktur. Her şeyden önemlisi Türkiye'nin önceliği, ittifakın müttefikleri ile dayanışma ve iş birliği içerisinde olarak bütün sorunlara karşı çözüm üretmektir. Bu kapsamda; müttefik ülkelerden karşılıklı dayanışma, iş birliği ve anlayış bekliyoruz" oldu.

DEAŞ açıklaması

Moderatörün, Türkiye'nin terör örgütleri ile yaptığı mücadelede gelinen noktayı sorması üzerine Bakan Akar, "Mevcut güvenlik ortamı hiç olmadığı kadar hareketli ve tahmin edilemez bir durumdadır. Özellikle, terör örgütlerinin iktidar boşluğundan ve kargaşadan yararlanmaya devam edebileceğine yönelik endişelerimiz var. Şu an, Gülenci terör örgütü olan FETÖ'ye ek olarak, DEAŞ ve PKK olarak da bilinen YPG'ye karşı devamlı bir mücadele içerisindeyiz. PKK, 40 bin insanın ölümünden sorumlu olan bölücü bir terör örgütüdür. PKK, terör örgütü listelerinin hepsinde vardır. YPG, PKK'nın Suriye koludur. Bu en önemli konudur. YPG eşittir PKK, her türlü kötü ve baskıcı eylemde bulunmuştur. Bu eylemler sonucunda yaklaşık 400 bin Kürt Türkiye'ye, 350 bin kişi ise Irak'a kaçmıştır ve 1,5 milyon Kürt kendi ülkesi içinde yerlerinden edilmiştir. Maalesef, bazıları bu terör grubunu 'Kürtler' olarak adlandırıyor. Bu oldukça yanlıştır. Aslında YPG, en büyük zulmü Kürtlere yapmaktadır. Bu terör örgütünü Kürtlerle ilişkilendirmek de Kürt halkına yapılan en büyük hakarettir. DEAŞ'ın Müslümanları temsil etmediği gibi PKK/YPG de Kürtleri temsil etmemektedir" cevabını verdi. Akar cevabının devamında şunları dile getirdi:

DEAŞ'tan bahsetmişken, öncelikle Türkiye'nin bu gaddar terör örgütüne karşı mücadelede ön planda olduğunun altını çizeyim. DEAŞ'e karşı koalisyon çalışmalarına aktif olarak katıldık ve bedelini ağır bir şekilde ödedik. Bu nedenle DEAŞ, Türkiye'ye saldırdı ve 600'e yakın masum Türk vatandaşının hayatını kaybetmesine neden oldu. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin DEAŞ ile karşı karşıya savaşan tek Müttefik Ordusu olduğunu vurgulamalıyım. Tek başına Türkiye, hem Suriye hem de Irak'taki en radikal DEAŞ militanlarının yaklaşık 4 binini etkisiz hale getirdi. Ayrıca 76 bin yabancı terörist savaşçının Türkiye'ye girişini engelledik ve 7 bin 500'ünü iade ettik. Ancak DEAŞ ile mücadeleye yönelik tüm bu çabalara rağmen maalesef manipülatif iddialara ve çeşitli kaynaklardan propaganda amaçlı yayılan dezenformasyonlara şahit olduk.

'FETÖ, Türkiye’ye yönelik en ciddi tehditlerden biridir'

Bakan Hulusi Akar, terör örgütleri ile girdikleri mücadeleyi anlatırken, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) de Türkiye'ye karşı ne kadar ciddi bir tehdit olduğunu şu şekilde özetledi:

Aynı zamanda Gülenci terör örgütü FETÖ de Türkiye'ye yönelik en ciddi tehditlerden biridir. Bu, küresel erişimi, hırsları ve yöntemleri bakımından emsali olmayan gizli bir terör örgütüdür. Bu terör örgütünün oluşturduğu güvenlik tehdidini anlamak için, öncelikle 251 Türk vatandaşını öldüren ve 2193'ü yaralayan 15 Temmuz darbe girişimi başta olmak üzere, eylemlerinin büyüklüğüne bakmak gerekir. Yöntemleri tüm dünyada aynıdır. Küresel ekonomik ve siyasi nüfuzlarını genişletmeyi hedeflerler ve faaliyet gösterdikleri her ülke için doğrudan bir güvenlik tehdidi oluştururlar. Özetle, her türlü terör örgütüne karşı mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir.”

Türkiye'nin Suriye'ye yönelik stratejisi hakkında açıklama yapan Akar, bölgedeki çatışmaların kritiğini yaparak "En başından itibaren müttefiklerimizi ve dostlarımızı bunun bir bataklık olacağı konusunda uyardık" ifadelerini kullandı. Akar, "2011'den bu yana Suriye'deki durum gittikçe kötüleşti. 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana bölgedeki en kanlı çatışma haline geldi. En başından itibaren müttefiklerimizi ve dostlarımızı bunun bir bataklık olacağı konusunda uyardık. Türkiye olarak çatışmanın en başından beri Suriye halkının yanında yer aldık. Etnik kimlikleri veya inançları ne olursa olsun, Ezidiler, Araplar, Hristiyanlar, Süryaniler ve diğerleri dahil milyonlarca Suriyeli ve Iraklı mülteciyi kucakladık. İnsani trajedileri ve bölücü hedefleri engelledik. Son dört yıldır Suriye'nin kuzeyinde sınırlarımızı ve vatandaşlarımızı korumak, terörizm tehdidini ortadan kaldırmak, düzensiz göçü durdurmak ve yerlerinden edilmiş Suriyeliler için güvenli bölge oluşturmak amacıyla dört operasyon gerçekleştirmemiz kaçınılmaz oldu. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan'ın defalarca vurguladığı gibi, bölücü terör örgütü PKK eşittir PYD/YPG'nin sınırlarımız boyunca bir terör koridoru kurmasına izin vermeyeceğiz" dedi.

'Türkiye, 3.7 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapıyor'

Akar, Türkiye'deki Suriye vatandaşları için ise "Bildiğiniz gibi Türkiye halihazırda 3,7 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapıyor. Ayrıca Suriye içinde yerinden edilmiş 4 milyon kişiye daha yardım sağlıyoruz. Takdir edersiniz ki, bu sadece kendi menfaati için değil, aynı zamanda Avrupa ve uluslararası toplum için de Türkiye'nin omuzladığı önemli bir yüktür. İdlib'de mart ayında Türkiye’nin çabalarıyla ilan edilen ateşkes, oradaki şiddeti ve acıyı büyük ölçüde azalttı. Bununla birlikte, Türkiye'ye ve ötesine kitlesel mülteci akışına neden olabilecek rejim saldırılarının sahip olduğu ciddi potansiyele çok dikkat etmeliyiz. Türkiye'nin yaşamı normalleştirmeye yönelik kapsamlı çabaları ve yardımlarının bir sonucu olarak, büyük bir insani kriz önlendi. Ve 1 milyondan fazla insan güvenli, gönüllü ve onurlu bir şekilde topraklarına ve evlerine döndü. BM önderliğindeki siyasi süreci sıkı bir şekilde destekliyoruz. Nihayetinde komşumuz olan Suriye'yi istikrarlı, demokratik, siyasi ve bölgesel olarak birleşmiş bir şekilde görmek istiyoruz” açıklamasında bulundu.

'Türkiye, Doğu Akdeniz'deki en uzun kıta kıyı şeridine sahiptir'

Doğu Akdeniz'de yaşanan gelişmelere değinen Akar, "Maalesef Doğu Akdeniz'de ve Ege Denizi'nde birtakım çözülmemiş anlaşmazlıklar var. Bu anlaşmazlıkların özünü, Yunanistan ve Kıbrıslı Rumların hem Türkiye'nin hem de Kıbrıslı Türklerin egemenlik haklarını ihlal eden aşırı ve tek taraflı iddiaları oluşturmaktadır. Örneğin, Ege Denizi'nde Yunanistan, adaların askerden arındırılmış statüsünü baltalayarak birtakım uluslararası anlaşmayı ihlal etmiştir. Ayrıca, Yunanistan 6 mil karasuları talep ederken, hava sahası söylemi ise 10 mildir. Bu, şimdiye kadar hiç görülmemiş bir yaklaşımdır ve dünyada yalnızca Yunanistan tarafından iddia edilmektedir. Bu aynı zamanda sözde hava sahası ihlalleriyle ilgili iddialarının da bahanesidir. Aslında sadece Türkiye değil, bazı ülkeler de Yunanistan'ın tutarsızca davrandığını kabul ediyorlar. Türkiye, yaklaşık 2 bin kilometre uzunluğuyla Doğu Akdeniz'deki en uzun kıta kıyı şeridine sahiptir. Ancak Yunanistan ve Kıbrıslı Rumlar kendi deniz sınırı iddialarını empoze etmeye çalışıyorlar, bu nedenle de Türkiye'yi net bir şekilde kendi kıyılarıyla sınırlamaya çalışıyorlar. Ayrıca Yunanistan, sadece 10 kilometrekarelik bir alana sahip küçük bir ada için 40 bin kilometre karelik kıta sahanlığı talep ediyor. Bu ada, Yunan anakarasına yaklaşık 600 kilometre uzaklıktadır. Bu tür iddiaların ne gerçekçi ne adil ne de kabul edilebilir olduğu açıktır. Nitekim hem ABD hem de AB, Yunanistan'ın iddialarını dayandırdığı haritanın hukuki bir değeri olmadığını belirtmiştir" dedi.

Türkiye'nin herhangi bir ülkenin meşru hak ve çıkarlarını ihlal etme gibi bir niyeti olmadığının da altını çizen Akar, "Türkiye, hem kendi hem de Kıbrıslı Türklerin hak ve çıkarlarına zarar verme girişimlerine karşı doğal olarak kararlı duracaktır. Gerçekten de 2004 yılında BM'ye kayıtlı olan kıta sahanlığımızda sismik araştırma faaliyetlerine başlamak için çok sabırlıydık ve on yıldan fazla bir süredir bekledik" vurgulamasını yaptı.

Bakan Akar, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Farklılıklara rağmen, Türkiye olarak Yunanistan ile çözülmemiş tüm sorunların uluslararası hukuk, iyi komşuluk ilişkileri, karşılıklı iyi niyet, saygı, diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesinden yana olduğumuzun altını çizmek isterim. Bu nedenle NATO'nun çatışmayı önleme mekanizmasını ve Almanya'nın diplomatik girişimlerini memnuniyetle karşıladık.

Herhangi bir önkoşul olmaksızın çözüm bekleyen bütün konular için Yunanistan ile köklü bir diyaloğa hazırız. Türkiye, diplomatik girişimlerle iyi niyetini defalarca göstermiştir. Keşif görüşmeleri, Kıbrıs adasında eşit gelir paylaşımı çağrısı ve Doğu Akdeniz üzerine bölgesel bir konferans fikri, sunduğumuz somut önerilerdir. Dostlarımızdan ve müttefiklerimizden tek istediğimiz, Yunanistan’ın iddialarına ve uygulamalarına yanılgı veya önyargı olmaksızın mantıksal ve objektif kriterler ışığında bakmaları; onları Türkiye’nin meşru, makul ve sağduyu yaklaşımıyla karşılaştırmalarıdır.”

Yorumlar (0)
9
açık
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 22 Ocak 2021
İmsak 06:48
Güneş 08:17
Öğle 13:20
İkindi 15:51
Akşam 18:14
Yatsı 19:38
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 19 41
2. Fenerbahçe 19 39
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Alanyaspor 19 31
6. Hatayspor 19 31
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 19 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Sivasspor 19 24
13. Rizespor 19 24
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Getafe 18 23
11. Celta de Vigo 19 23
12. Levante 18 22
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 19 12