banner16

Türkiye'nin stratejik projesini engellemek için para yağdırmışlar

Doğu Akdeniz'deki gelişmeler sonrası Taşucu Tersanesi'nin yapımı yeniden gündeme geldi.

Türkiye'nin stratejik projesini engellemek için para yağdırmışlar

Tersanenin hayata geçirilememesinin sebeplerinden biri de kimi STK'ların desteklediği gösterilerdi. Ortaya çıkan belgelere göre Türkiye'yi zorda bırakacak eylemlerde hep ön planda olan Alman Heinrich Böll Vakfı, tersane sürecinde de aktif rol almış.

Tersanenin yapımını protesto için bölgeye gidecek kişilerin konaklama, yeme-içme gibi masrafları vakıf tarafından karşılanmış. Taşucu'nda tersane yapılmasını konusunu değerlendiren Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz ise 21. yüzyıl deniz jeoploitiğinin en önemli merkezinin Doğu Akdeniz olduğuna işaret ederek, "Anadolu’nun güneyinde gemi inşa ve onarımının yapılabileceği bir tersanenin yapılması ticari değil stratejik bir zorunluluk" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji denkleminin en önemli unsurlarından biri olan deniz kuvvetleri için hayati öneme sahip Taşucu Tersanesi aradan geçen yıllara rağmen bir türlü hayata geçirilemedi. Projenin sürekli olarak ertelenmesinde bürokratik engeller kadar kimi çevrelerin kasıtlı olarak alevlendirdiği toplumsal dinamikler de oldukça etkili oldu.


Peki, o dönemlerde tersanenin yapımına karşı çıkan isimler, bazı STK'lar ve dönemin bölge siyasetçileri kimlerin yönlendirmesiyle hareket etti?

ALEYHTE TÜM GÖSTERİLERDE HEP AYNI ADRES: HEİNRİCH BÖLL VAKFI

Tersanenin yapılmasının gündeme gelmesinin ardından 'Çevreye zarar verecek', 'Bu bölge tersane için uygun değil', 'Denizimizi kirletecekler' gibi hemen hepsi temelsiz ve bilimsel dayanaklardan uzak argümanları ortaya atan kimi STK'lar ve bazı bölgesel siyasiler o dönemlerde dikkati çekmişti.

Döneme ilişkin belgeler söz konusu eylemlerde Alman Heinrich Böll Vakfı'nın desteğini gözler önüne seriyor. Örneğin, 12 Mayıs 2004 tarihli belgeye göre, Akdeniz Çevre Platformu (AKÇEP) kendi üyelerine gönderdiği davet metninde "21-22-23 Mayıs 2004 günleri Silifke/Taşucu’nda Heinrich Bölll Vakfı'nın desteğiyle gerçekleştiriyoruz" ifadesini kullanıyor.


PROTESTO İÇİN BÖLGEYE GELECEK İSİMLERİN OTEL PARASINI ÖDEMİŞLER

Yine başka bir belgedeyse protestocuların konaklamalarının da Alman Vakfı tarafından karşılanacağı duyuruluyor. "Konaklama limitli sayıda Heinrich Böll Vakfı tarafından karşılanmaktadır" bilgisinin yer aldığı belgede, söz konusu eylemlere katılacak isimlerin arasında Ultrike Dufner (Heinrich Böll Vakfı adına), Ali Şahin (Dönemin Taşucu Belediye Başkanı), Erdem Vardar’ın (Greenpeace Gemi Sökümü Kampanyası Sorumlusu) olduğu bilgisi paylaşılıyor.

ALMANYA NEDEN KARŞI ÇIKIYOR?

Taşucu'nda bir tersane yapılmasına ilişkin Alman Heinrich Böll Vakfı'nın neden bu kadar yakından ilgilendiği sorusuna yanıt veren konunun uzmanları, Doğu Akdeniz’deki sivil gemi ticaretinden kazanılması muhtemel kazançlar, aynı bölgedeki Türk Donanması'na her türlü desteği verecek bir merkezin olması, Türk tersanelerinin Alman tersaneleri ile rekabeti gibi konulara vurgu yaptı.


Almanya'nın Türkiye ekonomisinin denizcilik üzerinden gelişmesini istemeyeceğini belirten kaynaklar, dünya deniz ticaretinde çok önemli bir güzergah olan Akdeniz'de bir Türk tersanesinin olmasının çok ciddi ekonomik kazançlara sağlayabileceğine dikkati çekti.

Ayrıca bölgenin enerji jeopolitiğindeki önemi, Akdeniz’de güçlü olan bir Türkiye'nin kıta Avrupa’sına gidecek enerji projelerinin de vazgeçilmez ülkesi olmasını beraberinde getiriyor. Bu kapsamda özellikle batılı güçlerin kendi ülkelerinin vakıfları üzerinden sözde toplumsal faaliyetler adı altında Türkiye’deki kimi grupları fonladığı biliniyor.

"ANADOLU'NUN GÜNEYİNDE BÜYÜK BİR TERSANE STRATEJİK ZORUNLULUK"

Türk denizciliğinin gelişmesinde çok önemli katkıları bulunan ve muvazzaf olduğu dönemde özellikle Akdeniz’de Türkiye'nin hakimiyetini artırmasına yönelik stratejik planlamaların hemen hepsinde katkısı olan Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, Mersin Taşucu'nda kurulması planlanan tersanenin sağlayacağı katkıları değerlendirdi.

Türkiye'nin Doğu Akdeniz’de 1400 kilometreyi aşkın kıyısı olduğunu hatırlatan Gürdeniz, "21. yüzyıl deniz jeopolitiğinin en önemli merkezi Doğu Akdeniz" şeklinde konuştu.

Böylesine geniş bir alanı olmasına rağmen bu kıyılarda Türkiye'nin ağır tonajlı ticaret gemilerine acil durumlarda müdahale edebilecek, havuzlayabilecek imkan ve kabiliyetinin olmadığının altını çizen Gürdeniz, şöyle devam etti:

"Aksaz'da, İskenderun ve Magosa'da küçük yüzer havuzlara sahip tersanelerimiz var. Ancak Anadolu yarımadasının güneyinde maalesef büyük bir tersanemiz yok. İçinde bulunduğumuz yüzyılın en önemli önceliği taşımacılıkta büyük bir tersane kurmak.

Devletimiz 1999 yılında bu ihtiyacı gördü, bu kapsamda Milli Güvenlik Kurulu bir karar aldı. Ancak özellikle dış mihrakların sürece dahil olmasının ardından maalesef 20 yıl içerisinde bu adım sonuçlandırılamadı.

Bugün geldiğimiz noktada Türkiye’nin kaybedecek vakti olmadığını bir kez daha altını çizerek söylemekte fayda görüyorum. Akdeniz’de, özellikle de Taşucu’nda gemi inşa-onarımı yapılabilecek büyük bir tersanenin kurulması yalnızca ticari açıdan önemli değil, böyle bir adımın atılması gelinen nokta itibariyle stratejik zorunluluk."

Kaynak: Yenişafak

Güncelleme Tarihi: 23 Mayıs 2019, 10:23
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5