Türkiye'yi aşağılayan adama Saymaz'dan sert cevap! 'Eşeği yürütemediler...'

Sosyal medyada attığı mesajlarla Türk halkını aşağılayan Tuna Bekleviç isimli şahsa en güzel yanıtı İsmal Saymaz verdi.

Türkiye'yi aşağılayan adama Saymaz'dan sert cevap! 'Eşeği yürütemediler...'

İşte İsmail Saymaz'ın Hüriyet'te yer alan "Tuna Bekleviç portresi: Emperyalizmin güttüğü eşek" başlıklı yazısı:

İstanbul'da bütün yollar ve kalabalıkların çıktığı Mecidiyeköy meydanında, 27 Mart 2007 tarihinde o güne kadar hiç tanık olunmayan bir manzara yaşanıyordu:

Bir yıl önce kurulan Güçlü Türkiye Partisi’nin (GTP) Genel Başkanı Tuna Bekleviç ve arkadaşları, kamyon kasasından ite kaka indirdikleri ve indirirken asfalta düşürdükleri üç eşeği meydana sürüp boyunlarına pankartlar astılar.

Pankartlarda “Mevcutlardan daha becerikliyim”, “Ben daha iyi yönetirim” ve “Ben daha iyi muhalefet yaparım” yazıyordu.

Eşeklerin başında vatandaşa seslenen Bekleviç, kurulu düzene meydan okusa da gazeteler ertesi gün “Eşeği yürütemediler, ülkeyi yönetecekler” diye alay edeceklerdi.

TURUNCU DENİZATI

30 yaşındaki Bekleviç, kulağında küpesi, ilginç eylemleri ve hayli liberal söylemiyle dikkat çekiyordu. Doğrusu, bu politik tutum dönemin ruhuna uygundu. Bürokraside Ergenekon Operasyonu için düğmeye basılmıştı. Bekleviç’in GTP’si, Ukrayna’da 2004’te iktidar değişikliği ile sonuçlanan ‘Turuncu Devrim’i çağrıştıracak şekilde bu rengi taşıyordu. Amblemi denizatıydı.

Bir yıl sonra, 2008’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Bekleviç, Edirne’de baş başa görüştü. AK Parti için kapatma davası söz konusuydu, kulislerde AK Parti kapatıldığı takdirde Güçlü Türkiye Partisi’nin yedek parti olarak düşünüldüğü yazıldı.

Parti kapatılmadığı için GTP de Bekleviç de unutuldu gitti. GTP örgütlenmesini tamamlayamadığı için bir yerel seçime bile katılamadan tarihe karıştı.

MİLLETVEKİLİ OLAMADI

Fakat Bekleviç, iktidar katında adını duyurmuştu. 2011’deki genel seçimde AK Parti’nin Edirne ikinci sıra milletvekili adayı ilan edildi. Kıl payı seçilemedi. Birkaç bin daha oy almayı başarsa dönemin Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’ndan sonra TBMM’ye girecekti.

Milletvekili olamasa da Bekleviç’in talihi açılmıştı. Seçimden sonra AB Bakanı Egemen Bağış’ın müşavirliğine getirildi, 2013’te de Müezzinoğlu’nun danışmanlığına...

Bekleviç, aynı yıl Gezi Parkı eylemi başladığında milyonlarca insanı “Gezi’deki alkol ve uyuşturucu ile bomboş gözlerle bakan gençler yürekleri sızlatıyor. Gönül gözümüzü kapatıp sadece dua edelim” diye aşağılıyordu.

Bekleviç, 7 Haziran 2015’teki genel seçimde yine AK Parti’den Edirne milletvekili aday adayı oldu. AK Parti binasında yaptığı adaylık konuşmasında, “Yine iktidar olacağız” diye seslendi. Ne var ki partisi Bekleviç’i aday göstermedi. O da bir yıl ortalıkta görünmedi.

15 TEMMUZ’DA DEĞİŞTİ

Ne olduysa 15 Temmuz’dan sonra oldu. Darbe girişiminden bir yıl sonra Bekleviç, AK Parti ve Erdoğan karşıtı safa geçti. “AK Parti’nin ciğerini biliyorum. Artık bitmiştir” dedi.

2017 Cumhurbaşkanlığı Referandumu’ndan önce ‘Hayır Partisi’ni kurdu. İşbirliği için başta CHP olmak üzere yerleşik muhalefetin kapısını çaldıysa da kendisinden kuşkulanıldığı için el uzatan çıkmadı. Bekleviç, referandum sonrasında Hayır Partisi’ni kapattı.

Türkiye, 24 Haziran 2018’de Cumhurbaşkanlığı seçimine giderken, Bekleviç geri duracak değildi. Bağımsız Cumhurbaşkanı adaylığını açıkladı. Aday olabilmesi için gereken 100 bin imzayı toplayamadı. Bu aşamada kapısını çalabileceği, daha doğrusu “kapılanabileceği” tek bir kitle kalmıştı: “Kürtler.”

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan İstanbul’a yürüyüşünü taklit eden Bekleviç, durup dururken ve aslında hiç böyle bir duyarlılığı yokken, “eşitlik ve kardeşlik” uğruna “Ankara’dan Diyarbakır’a” yürüdü.

2007’de eşeklerin başında vatandaşa seslenen Bekleviç, kurulu düzene meydan okusa da gazeteler ertesi gün “Eşeği yürütemediler, ülkeyi yönetecekler” diye alay edeceklerdi.

KAPAĞI ABD’YE ATTI

Tuna Bekleviç, yürüyüşü bitirdikten sonra “Birkaç gün içinde ülkeyi terk ederek alternatif ve tamamlayıcı direnişi yurtdışında örgütlemeye gayret edeceğim” diye tweet attı.

Her türlü sosyal medya mesajının mercek altına alınıp dava konusu edildiği bir ortamda hiç kimse kendisine “Nereye gidiyorsun?” demedi ve o da elini kolunu sallayarak yurtdışına gitti.

Bir zamanlar AK Parti’den milletvekili adayı olduğu Edirne sınırını geçer geçmez Yunanistan’da PKK’lıların tutulduğu Lavrion Kampı’nı ziyaret ederek “direnişe” başladı.

Avrupa’da PKK’lılar ve FETÖ’cülerle temas kurdu. Ardından ABD’ye yerleşti.

En son “Ermeni lobisinin, PKK’lıların ve FETÖ’cülerin” gerçekleştirdiği Türkiye karşıtı protestoya desteğini açıkladı.

Şu anda sosyal medyada Türkiye’de Ermenilerin soykırıma uğratıldığını, Kürtlerin katledildiğini ve FETÖ’cülerin işkenceye uğradığını savunuyor.

ABD’nin Türkiye’ye yaptırım uygulamasını arzuluyor.

Washington’a hangi maddi olanaklarla yerleştiği, ne iş yaptığı ve nasıl geçindiği şimdilik bilinmiyor.

12 yıl önce Mecidiyeköy’de üç eşeği güdemeyen bir ‘Zübük’, şimdi ABD’de Türkiye’ye karşı güdülüyor. Boynuna asılı pankartta, “Mevcutlardan daha becerikliyim” diye yazıyor.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ihsan
Ihsan - 2 hafta Önce

savcılar uyuyormu

Ertuğrul Tulpar
Ertuğrul Tulpar - 2 hafta Önce

AKP'de ilk hamle Bekleviç'ten
Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu Danışmanı ve Edirne Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tuna Bekleviç 25'inci dönem Ak Parti Edirne Milletve-killiği aday adaylığını açıklayarak partideki ilk resmi başvuruyu yaptı...

Haberin Yayın Tarihi: 14-02-2015
AKP'de ilk hamle Bekleviç'ten
Olgay GÜLER
Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu Danışmanı ve Edirne Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tuna Bekleviç 25'inci dönem Ak Parti Edirne Milletvekilliği aday adaylığını açıklayarak partideki ilk resmi başvuruyu yaptı. Parti İl binasında gerçekleştirilen toplantıda konuşan Bekleviç, Edirne'ye yabancı olmadığını belirterek, “Dün de Edirneliydim, bugün de Edirneliyim, yarın da Edirneli olacağım” dedi. Bekleviç'in adaylık kaydını kabul eden İl Başkanı Rafet Sezen ise, başarılar dileyerek tüm aday adaylarına eşit mesafede olacaklarını vurguladı.
Ak Parti İl Başkanlığı'nda gerçekleştirilen bir toplantıyla aday adaylığını açıklayan ve ilk başvuruyu yapan Tuna Bekleviç'e burada Ak Partili İlçe Başkanları, bazı muhtarlar ve partililer destek verdi. Bekleviç burada aday adaylığı ve 7 Haziran genel seçimleri hakkında bir değerlendirme konuşması yaptı. Ak Parti teşkilatıyla çok önemli başarılar elde ettiklerini ve her zaman yanında ve destekçi olarak gördüğünü belirten Bekleviç şöyle konuştu;
“Biz bu teşkilatla anlamlıyız, bu teşkilat ile başarmaya hazırız ve çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bugün size 3 temel mesajım var. Bunlardan biri Edirne. Ben Edirne'de doğdum, Edirne'de büyüdüm ve bugüne kadar gerek iş dünyasında, gerek akademik hayatta, gerekse de kamu bürokrasisinde ne başardıysam bu topraklar sayesinde başardım. Bu teşkilatın emekleri ve destekleriyle kazandım.”
BEKLEVİÇ: “DÜN DE EDİRNELİYDİM, YARIN DA EDİRNELİ OLACAĞIM”
Kendisinin Edirne'ye yabancı olmadığını belirten ve her zaman Edirneli olacağını söyleyen Bekleviç; “Ben Çavuşbey'i de çok iyi bilirim, Menzilahir'i de çok iyi bilirim. Zorlutuna Konağı'na çocukken gidip gazoz kapağı toplayıp, öğrenciliğimde Çağlar gazozu da içtim. Saros körfezinde denize de girdim, İpsala'da çeltik tarlalarına da gittim, Lalapaşa'da Hüseyinpınar Köyü'nde erik de topladım. Dolayısıyla ben dün de Edirneli'ydim, bugün de Edirneli'yim yarın da Edirneli olacağım.”
Vermek istediği ikinci mesajın ekonomi olduğuna vurgu yapan ve ciddiye alınması gerektiğini söyleyen Bekleviç; “Edirne'de Sağlık Bakanımız Mehmet Müezzinoğlu'nun öncülüğünde bir çok projeler başladı. Bu projeleri hepiniz hissediyorsunuz. Son 2,5-3 yıldır bütün projelerin hızlandığını görüyoruz. Ak Parti teşkilatının çabalarıyla Edirne'de kalkınma hamlesi başladı ve devam etmesi içinde hepimizin elinde geleni yapması gerekiyor. Edirne'nin bu dinamikleriyle birlikte önümüzdeki dönem, işsizi olmayan, köylüsüyle, kentlisiyle refah içerisinde yaşayan bir şehir haline gelmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.
Üçüncü olaraksa, bütün bunların yanında; ayrıştırıcı değil, birleştirici olunması gerektiğini söyleyen aday adayı Bekleviç; “Biz bir olarak, beraber olarak nasıl bu mücadeleyi verdiysek yarın da bu mücadeleyi vermemiz gerekiyor. Kimseyi kaybetmemeliyiz, herkese sahip çıkmalıyız. Kaybetmeye de tahammülümüz asla olmamalı. Bu kampanya boyunca ne yaparsak yapalım, 400 bin Edirneli'yle birlikte omuz omuza, el ele birlikte yapmamız gerekiyor” dedi.
BEKLEVİÇ: “YİNE İKTİDAR OLACAĞIZ”
Bekleviç, konuşmasında son olarak Adaylık sürecinde partisinin oy oranlarından bahsederk sözlerine şunları ekledi;
“İlk adımı biz attık. Benden sonra da arkadaşlarımız başvurularını yapacaklar. Kamuoyu sohbetlerinde, sosyal ortamdan anketleri görüyoruz. Tahmin ediyoruz hep birlikte acaba sonuç ne olacak diye. Bütün anketler gösteriyor ki, Türkiye'de her 2 kişiden biri Ak Parti'ye oy veriyor. Dolayısıyla Türkiye'de Ak Parti yine iktidar olacak. Yine 2 kişiden birini alıp, yine iktidar olacağız.”
SEZEN: “BÜTÜN ADAY ADAYLARINA EŞİT MESAFEDEYİZ”
Bekleviç daha sonra eşi Elif Bekleviç ile birlikte 25'inci dönem milletvekilliği aday adaylığını vermek üzere Ak Parti İl Başkanı Rafet Sezen'in makamına gitti. Sezen partideki ilk başvuruyu yapan Bekleviçin adaylığı ve seçimler hakkında değerlendirmelerde bulunarak şöyle konuştu;
“Bildiğiniz gibi aday adaylığı başlamış bulunmakta milletvekilliği için. Bu süreçte de ilk başvuruyu yapan çok değerli kardeşim Tuna Bekleviç biraz önce sizlere basın toplantısıyla aday adaylığını net bir şekilde ifade etti. Bize de başvurusunu yaparak ilk resmi aday adayımız olarak kayıtlarımıza geçti. Ben kendisine başarılar diliyorum. Ak Parti'nin kapısı herkese açık ve bütün aday adaylarına eşit mesafedeyiz. Biz teşkilatlar olarak, hiçbir adayımızın yanında angaje olmadan, hiçbirisine ne bir santim yakın, ne de bir santim uzak olmadan, hepsine kapımız ve gönlümüz açık bir şekilde yolumuza devam edeceğiz. Ben Tuna kardeşime gönlündekini Allah'ın nasib etmesini diliyorum, yolunun açık olmasını diliyorum.”
TUNA BEKLEVİÇ KİMDİR?
1977'de esnaf çocuğu olarak Edirne’de doğdu ve Bilgi Üniversitesi’nde ekonomi okudu. 2000′de Ekonomistler Platformu’nu kurdu. 21 bin üyeye ulaşan dernek bünyesinden dört ekonomiden sorumlu devlet bakanı çıkarttı. 2004 yılında köy köy tüm Anadolu’yu dolaşarak Anadolu’nun Genç Liderleri’ni bir araya getirmeye çalıştı.
2005 yılında Bilgi Üniversitesi mezunlar cemiyetini kuran Bekleviç, ilk dönem başkanlığını gerçekleştirdi. 2006 yılı sonunda “daha fazla özgürlük ve daha fazla demokrasi” talebi ile Güçlü Türkiye Partisi’ni (GTP) kurdu ve Partisi 33 şehirde teşkilatlanmasını tamamlamasına rağmen erken seçim kararı alınınca seçimlere giremedi.
2007 yılında 32 ülkeden 52 siyasi partinin dahil olduğu “Uluslararası Barış ve Demokrasi Forumu”nun (International Forum for Democracy and Peace) başkanlığına seçilen Bekleviç, 2011 Genel Seçimleri’nde AK Parti Edirne 2'inci Sıra Milletvekili adayı oldu. Aynı yıl T.C. Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış’ın danışmanlığına atanan Tuna Bekleviç, 2013 yılından bu yana Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu’nun danışmanlığı ve Edirne Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı görevlerini sürdürdü.

Metin K
Metin K - 2 hafta Önce

Hayır Partisi'nin kurucusu Bekleviç: "AK Parti bitti, ciğerini biliyorum"
01.02.2017
Hayır Partisi'nin kurucusu Bekleviç: "AK Parti bitti, ciğerini biliyorum"
AKP’den bir dönem milletvekili adayı olan ve eski bazı bakanlara siyasi danışmanlık yapan Tuna Bekleviç anayasa değişikliğine karşı "Hayır Partisi"ni kurarak herkesi şaşırttı.

Anayasa değişikliğinin referanduma kadar olan sürecinde, güçlü sosyal medya alt yapısı, gönüllü kadrolarla saha çalışmasına hazırlandığını söyleyen Bekleviç, 2007 yılından sonra AKP’nin dünyada meydana gelen gelişmeleri okuyamamaya başladığını ve 2010’dan itibaren bu durumun doruk noktasına ulaştığını söyledi.

Bekleviç, "Hayır Partisi"nin kuruluşunu kamuoyu ile paylaştıklarından geçen kısa sürede sadece destek almayıp saldırıya da uğradıklarını belirtti ve “Tehditler alıyoruz. Sürekli bel altı vuruyorlar. Hayatımızın bir daha hiç bir şekilde aynı olmayacağını hissettiriyorlar” dedi. Bekleviç, "Maruz kaldığımız hakaretler ve iftiralar bir dönem Tayyip Erdoğan'ın yaşadıklarını çok daha iyi anlamamıza neden oldu" ifadelerini kullandı.

Bu tür saldırılardan korkmadıklarını ifade eden Bekleviç, ”Bu teklif Türkiye'yi tek adama hapsetmekten başka bir hedef taşımıyor. Kuvvetler ayrılığını hiçe sayıyor “diyor.

Bekleviç, "AK Parti bitti. Partinin ciğerini biliyorum. AK Parti artık siyaset üretemiyor" diye konuştu.

“Dünya değişti, değişmeye devam ediyor”

Bekleviç’in T24’ten Hülya Karabağlı'ya verdiği söyleşi şöyle:

-Tuna Bey, kamuoyu sizin ‘Hayır Partisi’ kuruluşuyla haberinizi ‘AKP’li eski bakanlar Egemen Bağış ve Mehmet Müezzinoğlu’nun danışmanlığını da yapan siyasetçi’ olarak verdi. Yani 'Hayır' ve 'AKP' süreci hatırlatmasıyla yapıldı. Bize anlatır mısınız, sizin açınızdan ne değişti?

Dünya değişti. Hızla da değişmeye devam ediyor. Meselenin tek başına AK Parti ile ilgili olduğunu düşünmüyorum. Geçtiğimiz günlerde 40 yaşıma bastım. Geriye dönüp baktığımda bu muhteşem ülkede farklılıklarını barıştıramayan partileri izlemekten o kadar yoruldum ki nefes alamadığımı hissettim. Çaresizlik yüreğimi dağlıyordu. Canım acıyordu. Yıllarımı bu ihtiyar siyasetçilerin toplumsal barışı sağlayacakları umudu ile geçirdim. Partiler, vakıflar, dernekler... Kendimi bildim bileli uğraşıyorum. Her yolu denedim.

“Önce tek adam teklifini durduracağız”

Ne para, ne makam, ne mevki. Hiç bir kişisel hırs duygularımı yansıtmıyor. Canım Türkiye'min karanlık bir tünelde daha fazla sürüklenmesine izleyici kalmak istemiyorum. Bu hislerle kimlik siyasetini merkezine alan tüm siyasi partiler ile ilişkilerimizi belli bir mesafeye koymaya karar verdim. Sadece hakikat ve doğruluk arayışının sorumluluğumuz olduğunu düşünüyorum. Anadolu'nun tüm kılcal damarlarına kadar herkesin gönüllerine sevgiyi, kardeşliği, bir arada yaşamı ve unuttuğumuz değerlerimizi anlatmamız gerektiğini hissediyorum. Bu düşünceler 81 şehirde yüz binlerce insanı bir araya getirdi. Biz de önce tek adam teklifini durduracağız sonra da yeni siyasetin inşa edilmesine katkı vereceğiz.

-AKP'nin bu değişimi anlamadığını mı düşünüyorsunuz?

Hayır anlamıyor. 2002’de AK Parti ekonomik ve kimlik kriziyle beraber iktidar oldu ve kendinden önce başlayan ekonomik reformları gerçekleştirdi. Avrupa Birliği hedefleri koydu. Toplum rahatladı. Fakat 2007’den sonra AK Parti dünyada meydana gelen gelişmeleri okuyamamaya başladı. Bu 2010’dan itibaren doruk noktasına vardı ve 2011’den itibaren de Türkiye’yi yönetememeye başladı. Farklı bir dünya ve farklı bir ekonomi kuruluyordu. AK Parti bu gerçeği göremedi…

"Erdoğan'ın yaşadıklarını daha iyi anladık"

- Dünden beri yapılan yorumlar, destekçisi, hakaret edeni ile nasıl? AKP kanadından gelen yorumlar nasıl?

Bu sefer Hayır diyeceğimizi ilan ettiğimiz andan itibaren maruz kaldığımız hakaretler ve iftiralar bir dönem Tayyip Erdoğan'ın yaşadıklarını çok daha iyi anlamamıza neden oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan bugüne gelene kadar sayısız hakaretler, akla gelmeyecek iftiralar ile karşılaştı. Her defasında da mücadele etti. Tabiri caizse tırnakları ile kazıyarak başarıya ulaştı. Fakat bu yolculuğun bir yerlerinde tahammül ve uzlaşıyı yitirdi.

"Daha fazla ayrışmaya sebep oldular"

Parti olarak ta insanları birleştirmek yerine daha fazla ayrışmasına neden oldular. Bugün gelinen noktada Türkiye'yi en samimi ve nezih bir "Hayır" kampanyasına bile tahammül edemeyecek noktaya getirdiler. Türkiye'nin iki kesime ayrılması belki tek başına AK Parti sebep olmadı ama Türkiye bu iktidar döneminizde ikiye ayrıldı ve yine milletimizin birbirine karşı tahammülü bu dönemde tükendi. Şimdi saldırılar alıyoruz. Tehditler alıyoruz. Sürekli bel altı vuruyorlar. Hayatımızın bir daha hiç bir şekilde aynı olmayacağını hissettiriyorlar. Sorun mu? Hayır değil. Evet biliyoruz artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.

- Tehditler aldığınızı ifade ediyorsunuz. Korkuyor musunuz?

Hayır korkmuyoruz. Neden korkalım. 20 yıldır kamuoyunun gözleri önünde mücadele ediyoruz. Hatalarımızla başarılarımızla tüm hayatımız ortadadır. Biz bu vatanın gençleriyiz. Sağcısı solcusu bir yerlerden talimat aldığı için değil anayasa değişikliği "yanlış" olduğu için "Hayır" diyoruz.

"Türkiye'yi tek adama hapsediyor"

- Sizin anayasa değişikliğine ‘hayır’ gerekçeleriniz nedir?

Teklif bir anayasa değil. Bir belge değil. Bir evrak bile değil. Tüm Anayasa profesörleri durumun ne kadar ciddi olduğunu ifade ediyor. Barolar görüşlerini açıklıyor. Avukatlar yapmayın diye haykırıyor. Sivil toplum kuruluşları kıvranıyor. Bu teklif Türkiye'yi tek adama hapsetmekten başka bir hedef taşımıyor. Kuvvetler ayrılığını hiçe sayıyor.

"Hayır demezsek tekrar değiştirmek zorunda kalacağız"

- Mesele sizin için Tayyip Erdoğan mı?

Mesele tek başına Tayyip Erdoğan meselesi değil. Bizim ihtiyacımız barışmak, kucaklaşmak, gerçek adalet ve hakiki demokrasi. Bu referandum ise açıkça "tek adam" getiriyor. Yanında da tekrar seçimler, başka kaoslar ve yeni krizler hediye ediyor. İnsanlık tek adamlık yüzünden çok acı deneyimler yaşadığı için ülke yönetiminde denge ve denetleme sağlayacak kuvvetler ayrılığını icat etti. Eğer bugün buna Hayır demezsek mutlaka tekrar değiştirmek zorunda kalacağımız kesindir.

"AK Parti bitti, ciğerini biliyorum"

- AKP Erdoğan sonrasında yeni liderler çıkarabilir mi?

AK Parti bitti. Partinin ciğerini biliyorum. AK Parti artık siyaset üretemiyor. Siyaset üretemediği ve vizyon veremediği için yeni Tayyip Erdoğan'lar çıkartma şansı bulunmuyor.

- Sizin bu arada Anadolu’yu dolaştığınızı da biliyoruz izlenimlerinizi aktarır mısınız?

Ben çok uzun yıllardır. Anadolu'yu dolaşıyorum. Fakat son 5 ayda 37 şehir, 140 büyük ilçe ve 929 köy ziyareti gerçekleştirdik. Binlerce eve misafir olduk. On binlerce esnaf ziyareti yaptık. Tüm şehirlerin kanaat önderleri ile sohbetler düzenledik. Gördüğüm en önemli tespit kimlik siyasetinin temsilcisi olan tüm partiler kilitlenmiş durumda. Ne yolda, ne sokakta, ne de ev sohbetlerinde söyleyecek sözleri kalmamış. Halk ise yeniyi bekliyor. Bunu sevinmeliyiz. Çünkü her bitiş başka bir başlangıçtır. Tazeliktir. Berekettir. Özetle Türkiye şuan "yeni" siyaseti bekliyor. Sadece bu güçlü rüzgardan bile neden Hayır çıkacağını anlayabiliriz.

“Sandıklarda Hayır oyu vereceğini beyan eden partilere destek olacağız”

- Hayır Partisi referandum öncesi kampanyası nasıl olacak?

Öncelikle partinin basit, net ve tek amacı var. Referandumda hayır diyeceğini beyan eden kampanyaların halka erişmesine destek olmak. Bizim Anadolu'nun her noktasında ağlarımız var. İlkesel olarak evet diyecek seçmeni dışlamıyoruz. Ekibimizin önemli bir bölümü partiyi tanımadan önce evet demeyi düşünen dostlarımızdan oluşuyor. Olası çatışma zeminlerine karşı topluma sürekli umut vermeye gayret ediyoruz. Siyasi partilerden, sivil toplum kuruluşlarına kadar kim olursa olsun her çalışmaya destek olmaya çalışıyoruz. Kampanya boyunca sahadayız. Sandıklarda Hayır oyu vereceğini beyan eden partilere destek olacağız. Bunun yanı sıra sosyal medyada çok güçlü bir alt yapımız bulunuyor.

“Dünya'da kurulduğu gün kapanma tarihi verilen ilk siyasi parti olacak

- Hayır Partisi'nin kapanacağını belirttiniz. Peki ya sonrası?

Parti referandum günü görevini tamamlayacak ve kendisini fesih edecek. Sanırım Dünya'da kurulduğu gün kapanma tarihi verilen ilk siyasi parti olacak. Önümüzdeki iki ayda "Bu sefer Hayır" kararına odaklanıp milyonlarca seçmene ulaşacağız. Tertemiz kadrolarımız, umudumuz, heyecanımız ve yerel yapılanmamızla genel sonuçları ciddi oranda hareket ettireceğimizi biliyoruz. Anketlere göre, bu bağımsız katkı referandumda belirleyici olacak. Normal koşullarda hepimizin farklı öncelikleri vardı. Hayallerimiz bu değildi. Fakat hayatımızı tamamen etkileyecek bu anayasa değişikliği kararını kucağımızda bulduk. Tarih bu referandumu yazacak. Cesur vatanseverleri ile bu partiyi de yazacak. Sonucu ise hepimizin kararları ve katkıları belirleyecek. Referandum zaferimizden sonra siyaset ile ilgilenmek isteyen dostlarımızla farklı bir yapıda Türkiye'nin asıl ihtiyacı olan yeni siyaseti tarif edeceğiz. Yani biz bir yere gitmiyoruz. Yine buradayız. Bu ülke bizim ve biz Türkiye'yiz.

SIRADAKİ HABER

banner5