‘Yiğit düştüğü yerden kalkar’

Davet ve Kardeşlik Vakfı tarafından bu yıl 15'incisi düzenlenen Şehadet Ayı Programı, 'Kudüs ve Şehadet' başlığı ile gerçekleşti. Düzenlenen programa usta kalem Abdurrahman Dilipak da katıldı.

‘Yiğit düştüğü yerden kalkar’

Davet ve Kardeşlik Vakfı, Gaziantep’te bu yıl 15’incisini düzenlediği Şehadet Ayı Programı’nı ‘Kudüs ve Şehadet” başlığı ile Şehitkamil Kongre ve Kültür Merkezinde yazarımız Abdurrahman Dilipak’ın katılımı ile gerçekleştirdi. Program Kur’an-ı Kerim tilaveti, geçmişten günümüze şehadet ve şehitler filmi DKV Gaziantep ve AYDER Başkanı Muhammed Talha Özdemir’in selamlama konuşması ve ardından Dilipak’ın ‘Kudüs ve Şehadet’ konuşması ile gerçekleşti. Abdurrahman Dilipak konuşmasında, “Kudüs bizim İslam, insanlık, tarih, kurtuluş ve gelecek davamızdır” vurgusunu yaptıktan sonra sözlerini şöyle sürdürdü:

Biz zamana ve mekana şahit olacağız. Yer yüzünde Allah’ın şahitleri, Allah’ın dininin şahitleri olacağız. O şahitlik uğruna hak namına gerekirse canımızı malımızı ve sevdiklerimizi feda edeceğiz. Bu yolda mücadelenin adı cihattır. Bu yolda can vermenin adı da şehadettir. Şahitliğin canla ödenen bedeline şehitlik diyoruz. Şehit Allah’ın da adıdır. Allah’a canını veren onun zatında ölümsüz olana da şehit denir.

Gaziantep ve Kahramanmaraş’ın kurtarılmasının sadece bazı mevzilerin kurtarılması olarak değerlendirilebileceğini belirten Dilipak, “Yiğit düştüğü yerden kalkar” hatırlatmasından sonra şöyle devam etti:

Mekke, Medine, Kudüs, Tuva ve Turu Sina kurtulmadan bizim kurtuluşumuz gerçek bir kurtuluş değildir. Geçici bir mevzi kazanımıdır.

Ve bugün sahip olduğunuz zenginlik aslında tarihe dönüşümüzün ve aslında o Mavi Marmara şehitlerinin izzeti için, onun karşılığı Allah’ın size ikramıdır. Myanmar’a, Somali’ye, Gazze’ye gönderdiğiniz yardımların, o yardıma muhtaç mazlumların dualarının, bereketindedir sahip olduğunuz güç ve izzet. Ama ona ters düşerseniz bu davadan habersiz olursanız vay halinize. Bu davayı kendileri için yük sayan bu davanın izzetine yakışmayan ahlaksızlıkları yapanlar; rüşvetçiler, torpilciler… O zaman Allah’ın gücüne gider. O zaman Allah verdiğini geri alır. Yiyecek domatesi de bulamayabilirsiniz. Soğanı, patatesi arar dururdunuz. “Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de daha önce helâk ederdin. İçimizden birtakım beyinsizlerin işlediği (günah) yüzünden hepimizi helâk edecek misin? Bu iş, senin imtihanından başka bir şey değildir.” (Araf, 155). Allah’ın ipine yeniden sımsıkı tutunacağız. Başka çaremiz yok. Biz kendi hakkımızdaki hükmümüzü değiştirmedikçe Allah bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecektir.

Abdurrahman Dilipak konuşmasında, “Mescid-i Aksa ve çevresi diyoruz. Biliyor musunuz neresidir burası. Burası; Nil ile Fırat arasıdır. Mikat Alanıdır burası. İstanbul’dan, Filistin’den, Kudüs’ten, Cezayir’den, Mekke-Medine’den, Antep’e buralar tek vatan tek dindir. Yeniden okumamız lazım buraları. Vahyin coğrafyasını tekrar okumamız lazım” dedi.

Güncelleme Tarihi: 18 Şubat 2019, 11:24
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5