Kıbrıs Türkü'nün mağruz kaldığı saldırılar!

Kıbrıs Türkü'nün mağruz kaldığı saldırılar söylemlere açıklık getiren Çağatay Huzeyfe Özdem ilginç bir yazı kaleme aldı.

Kıbrıs Türkü'nün mağruz kaldığı saldırılar!
İşte Çağatay Huzeyfe Özdem'in o yazısı:

İtikadda Müslüman, amelde Linobambakiyiz

Ne zaman zihinleri bulandırmak isteseler, milliyetten ya da dinden üst ve alt başlıklar açarak, hiçbir sonuca bağlanamayan tartışma ortamları oluşturuyorlar.

Kıbrıs’ın kuzeyinde, Kıbrıs Türkü’nün mağruz kaldığı saldırılardan birisi de budur..

Bugünlerde popüler başlık “Linobambakiler”.

Linobambakiler, Osmanlı’nın Kıbrıs’ı fethinin ardından adada kalmaya devam etmiş, kendilerini çoğunlukla Müslüman ve Türk olarak tanıtmış Latin kökenli Katolik topluluğudur.

O kadar karışık ve belirsiz bir konu ki..

İşlerine geldiğinde Müslüman, işlerine gelmediğinde ise Ortodoks Hrıstiyan gibi davranmış ve de davranmakta olan bu insanları bir kalıba oturtabilmek mümkün değil.

İşin bu kısmıyla pek ilgilenmiyorum. Zamanında, askere gitmekten veya vergi vermekten dolayı Müslüman göründüler, kendilerini gizlediler. İngiliz işgalinden bugünlere dek neden gizlenme ihtiyacı duyuyorlar onu anlamıyorum.

Bu tavırları onlara lüzumsuz bir gizem katıyor.

İnsanları tedirgin ediyor.

Acaba devletin hangi kademesindeler? Ticarette ne kadar güçlüler? Kimlerle işbirliği kurmuşlar veya dirsek temasındalar? Kollektif mi hareket ediyorlar yoksa dağınıklar mı? Gizli ajandaları var mı?

Sorular havada uçuşuyor..  Soranlar, sorularında haklılar. Öyle anlar yaşanıyor, öyle ifadeler duyuyoruz ki kerli ferli adamlardan; ne bir Müslümana ne de Türk kültüründe yetişmiş birisine uymayacak, yakışmayacak şeyler..

Şimdi bu Linobambaki tekrar gündem oldu, olsun diye uğraşılıyor ya.. Şüphe  uyandıran her harekete yapıştırılacak. Toplumun kadim değer ve inançlarıyla kavgaya girişen ve girişecek olan herkese bu gözle bakılacak. Ardından, Serhat İncirli gibi başkaları da kabuklarını kırıp “evet ben Linobambakiyim” diyecek. Prestijli makamlarda, kanıtlanmış kariyerlerde insanlardan veya refah seviyesi, tanılırlığı, karizması yüksek profillerden yeni Linobambakiler filiz atacaklar.

Farkedecek olan nedir peki?
Hiçbirşey farketmeyecek.

Allah aşkına, zaten hayatımızın hangi alanında Linobambakilerden çok daha yakınız “Müslümanlığımıza” veya ”öz kültürümüze” ?

Onlardan farklı, elimizde (inşallah) bir imanımız kaldı.
“Allah’ın birliğine” ve Hz. Muhammed’in peygamberliğine olan imanımız ve diğer esaslar..

Peki ya amelde?

Kaçımız alkol kullanmıyoruz? Kaçımız evlilik dışı ilişkiler kurmadık ve kurmuyoruz?

Kaçımız hak yemiyor, yalan söylemiyor, dedikodu yapmıyoruz?

Kaçımız, Allah’ın haram kıldığı haksız kazanç sistemi olan “faiz düzenine” başkaldırıp bankalara yenilmiyoruz? Ev, araba derken..

Kaçımız abdest almayı biliyoruz? Gusül abdesti almayı bilen kaç kişiyiz be Müslümanlar?

Kaçımız beş vakit namazımızı kılıyoruz? Ramazan ayında orucumuzu tutup, kural ve kaidelere uyarak zekatımızı veriyoruz?

“Sebepsiz yere üç Cuma namazını terkeden bizden değildir” diyen Peygamberin sözüne ne karşılık vereceğiz?

Kaçımız karşılıksız iyilik yapmaya, yardıma muhtaçlara, düşkünlere, öksüz ve yetimlere sahip çıkmaya özen gösteriyoruz? Bununla dertleniyoruz?

Kaçımız anne babalarımıza hürmette, “Onlara ÖF bile demeyiniz” diye emreden Allah’ın buyruğuna uyuyoruz? Huzurevlerine atılan, hastanelerde terkedilen, on metrekarelik yardımcı evlere sıkıştırılan anneler babalar..

Sözü muteber ve toplumda müstesna  yeri olan bir Kıbrıs Türkü’nden “Kıbrıs, İslam beldesidir. Müslüman ülkesidir” diye bir çıkış gördük mü? Yerelleşmiş, kabul görmüş böyle bir ses var mı adada?
Veya böyle bir dert varmı..

Kaç ana baba var, ben çocuğumu “İslam ahlakı ve Kıbrıs Türk kültürü ile yetiştireceğim” diyen?

Peki bu soruların hiçbirine emin cevap veremeyecek olan benle, bir Linobambaki arasında, “Kelime-i Şehadet” haricinde ne fark kaldı?

Kalp ile tasdik, dil ile ikrar: “Eşhedu en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhü ve resulü” . Önemli, çok önemli, sonsuz bir hayatı etkileyecek kadar önemli ama tek farkımız budur Linobambakilerle.

Kabul edelim.. Oturup hep birlikte üzülelim, düşünelim ve değişime kendimizden başlayalım.

“İtikadda Müslüman amelde ise Linobambaki” olmasa idik, yaşadıklarımıza inanmak yerine, inandıklarımızı yaşasa idik..

Ne birileri Linobambakiler meselesini ısıtıp ısıtıp önümüze koyacaktı, aba altından sopa gösterir gibi.. tehdit eder gibi..

Ne de belki sayıları beş bini geçmeyecek olan bir topluluğun “olası gizli ajanda ve hedefleri” ihtimali ürkütecekti “Müslümanları”.

Ayağa kalkacağız, ne olduğumuzu hatırlayacağız ve Rahmetli Erbakan’ın dediği gibi: “Biz, karada gemiler yapmaya devam edeceğiz. Lakin inanacağız ki, yegane güç ve kudret sahibi Allah, birgün denizi ayağımıza getirecektir.”

O yüzden yorulmadan, bıkmadan karada gemiler yapmaya devam edeceğiz.

Ve gün gelir, o gemi kurtarır.. Bizi de, Linobambakileri de inşallah.
Güncelleme Tarihi: 13 Eylül 2018, 10:54
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER