Üzerinde el bombası taşıyormuş!

Suç örgütü Sarallar ve Şirinler’in uluslararası çapta faaliyet gösterebilmek için güçlerini birleştirmesinin ardından suçtan elde edilen parayı paylaşamayınca 7 kişinin öldürülmesiyle ilgili davanın sanıklarından ‘Buji Ferhat’ lakaplı Ferhat Solmaz yakalandığında ele geçirilen el bombasını üzerinde taşıdığını söyledi.

Üzerinde el bombası taşıyormuş!
Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Bakırköy Adalet Sarayı Konferans Salonu’nda görülen ilk duruşmaya aralarında Hasan Saral’ın da bulunduğu 20 tutuklu sanık katıldı. Elazığ E Tipi Kapalı Cezaevi’nden Onur Saral, Sebahattin Eroğlu, Kırklareli Cezaevi’nden Coşkun Demirci Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi’yle (SEGBİS) katıldı. Mahkeme, Ümit Saral’ın tutuklu olduğu cezaevine SEGBİS ile duruşmaya katılması için hazır edilmesi yönünde yazı gönderdiğini açıkladı. Ancak Ümit Saral duruşmaya katılmadı

“Tetikçilik ağır bir laftır”

Kenan Şirin’i öldürmek suçundan yargılanan Buji Ferhat lakaplı Ferhat Solmaz ifadesinde şunları söyledi: “Kenan Şirin’i ben şahsen tanımam. Kardeşi Mehmet Sabri Şirin nedeni ile geçmişe dönük bir husumetimiz var. Kenan Şirin’i öldürmedim. Bu eylemi gerçekleştirmek isteseydim Ömer Şirin zaten dışarıdaydı. Benim asıl sorunum onunlaydı. Gider onu öldürürdüm. Biz kimseye gidip tetikçilik yapmayız. Bu ağır bir laftır. Tetikçi para için insan öldüren demektir. Para için bir cana kıyılmaz.”

Mahkeme başkanının nerede yakalandığını sorması üzerine Büyükçekmece’deki evinde yakalandığını söyleyen Solmaz’a başkan “Evinde el bombası mı çıktı?” diye sordu. Solmaz’ın evet demesi üzerine mahkeme başkanı “El bombası evde ne arıyor?” dedi. Bunun üzerine Solmaz, “Bombayı üzerimde taşıyordum” diye cevap verdi. Başkan “Kaç silah bulundu?” diye sorunca da şunları söyledi:

“Üzerimde bir tabanca, aracımda bir Kalaşnikof ve 2 tabanca, evimde bir Kalaşnikof bulundu”

Maskeleri 1 Nisan için almıştık

Başkanın silahları neden taşıdığını sorması üzerine “Büyükçekmece’de bana ateş ettiler. Üzerimde çelik yelek olmasaydı şu an burada olamazdım. Mehmet Sabri Şirin ve başkalarıyla hasımlığım vardır. Bu sebeple taşıyorum” dedi.

Başkan evde bulunan çelik kelepçe ve maskenin sebebini soruduğunda ise, “Kelepçeyi hatırlamıyorum. Maske karnaval maskesiydi birbirimize bir nisan şakası yapmıştık. Yüz gizleyecek bir maske değildir. Hatta onları aldıktan 8 gün sonra yakalandım” şeklinde konuştu.

Anlaşamayınca silahlar konuştu

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 22’si tutuklu 26 sanık hakkında hazırlanan iddianameye göre olay şöyle gerçekleşti:

Liderliğini Ümit Saral ve Mehmet Sabri Şirin’in yaptığı Sarallar ile Şirinler çetesinin arasında husumet vardı. Cezaevindeki Ümit Saral 2012’de serbest kaldı. Eski gücünü toplamak isteyen Ümit Saral, Şirinler çetesinin lideri Mehmet Sabri Şirin ile uluslararası çapta faaliyet gösterebilmek için güçlerini birleştirdi. Ümit Saral birleşen iki örgütün lideri, Kenan Şirin ile Mehmet Sabri Şirin de yönetici oldu. Yeniden yapılanan çete uluslararası uyuşturucu ticaretine başladı.

2013’te yapılan operasyonlarda örgüte ait 49 kilogram ve 33 kilogram ecstasy ele geçirildi. Bir süre sonra Ümit Saral ile Şirinler suçtan elde edilen geliri aralarında paylaşamayınca Ümit Saral’ın talimatıyla 3 Nisan 2013’te Mehmet Sabri Şirin’in Bahçelievler’de oturan kardeşi Kenan Şirin’in evi kurşunlandı. Daha sonra Kenan Şirin, 24 Ağustos 2016’da Güngören Haznedar’da park halindeki otomobilini çıkarmaya çalışken maskeli iki kişi tarafından göğsü ve boğazından kurşunlanarak öldürüldü. İki çetenin husumetinden dolayı ve yaptıkları eylemlerle farklı zamanlarda Abdullah Özkan, Ahmet Şahin Akyıldız, Hakan Koyuncu, Mehmet Yaşar Akyıldız, Murat Mehmetefendioğlu ve Mustafa Çakar da öldürüldü.

Ümit Saral hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ,“özel hayatın gizliliğini ihlal” ,” “Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet”,” tasarlayarak adam öldürme”, “resmi belgede sahtecilik”,” kasten adam yaralama”,” nitelikli hırsızlık “,”tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi”,” “öldürmeye teşebbüs” ve “7 kişiyi tasarlayarak öldürme” suçlarından 7 kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası ve 74 yıldan 147 yıla kadar hapsi talep edildi. Diğer 25 sanığın benzer suçlardan hapis cezalarına çarptırılmaları talep edildi. İddianame Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.
Güncelleme Tarihi: 13 Ağustos 2018, 18:27
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5