Hayata dair

Abone Ol

Savunma sanayimiz, askerî gücümüz daha kuvvetli olmak zorundadır. Ne kadar güçlü olursak, sözümüz o kadar tesir eder. Sözü ve fikri dinlenilen bir güç olursunuz. Devletinize saygı duyulur.
TEK HEDEF: HER ALANDA GÜÇLÜ TÜRKİYE.

TEK ÇIKAR YOL BUDUR.
Haçlı zihniyeti tüm güçleriyle, her alanda iş birlikçilerinin desteğini alarak ülkemize saldırmaktadır. Bize düşen görev, birlik ve beraberlik içerisinde dayanışma halinde olup, her alanda ülkemizi ne pahasına olursa olsun savunmaktır. Millet olarak bunun farkına varmamız gerekir. Başka çıkar yol yoktur.
Daha güçlü olmak için terörsüz Türkiye bir an önce hayata geçirilmelidir.

Eğitim kurumlarımız gelecek nesilleri sadece hayatın maddi tarafını kazanmak adına planlanmış bir mekanizma gibi çalışmaktadır. Manevî hiçbir değer, hayatta uygulanabilir bir davranış olarak öğretilmemektedir. Ahlak, vatan sevgisi, millete hizmet aşkı gençlerin ruhlarına işlenmelidir.

Ülkemde “ev hanımı” dediğimiz, evin direği sayılan annelerin sayısını artırmadıkça, onlara gerekli maddi ve manevî destek sağlanmadıkça istenilen doğum oranına erişemezsiniz. Anne, evin direği olduğunu her anlamda hissetmelidir. Devlet eğer doğum oranını yükseltmek istiyorsa; emeklilik, sosyal destek dâhil her türlü desteği ev hanımlarına sunmak zorundadır. En çok çalışan ve çocuklarını eğiten, öğreten konumundadır. Çalışan kadın fazla çocuk doğurmaz; hayatın gerçeğine aykırı bir durumdur. Gerisi boş laftır. Neslimiz azalıyor. Bu gidişle Avrupa’ya döneceğiz; yaşlılar ülkesi olacağız. Bu büyük bir yanlıştır.

Sevgi, şefkat çok güçlü kavramlardır; insanlar arasındaki bağları güçlendirir. Amma velakin, bu kavramlar kimi insanda heba olur, kimi insanda vefa olur.

İnsanı insan yapan değerler; merhamet, adaletli olmak, her alanda ahlaklı olmak, dürüst olmak, vicdan, vefa, dik ve doğru olmaktır. Yüze başka, arkadan başka türlü olmamaktır. Böyle olan insana saygı duyulur. Kimseyi incitme ki incinmeyesin.

Bir insanın zenginliğine, makamına, şöhretine, gücüne imrenmeyin, güvenmeyin. Bir insanın aklındaki iyiliğe, yüreğindeki güzelliğe, sevgisindeki büyüklüğe, niyetindeki dürüstlüğe, vicdanındaki temizliğe, davranışlarındaki ahlaka, merhametindeki yüceliğe, düşüncelerindeki asalete sığının. İşte bu zenginlik size ömür boyu yeter.

Burada sağlıklı beslenme ve diyet yayınlarına dikkatinizi çekmek istiyorum. Bir yanda açlığını giderme ve temel ihtiyaç maddeleriyle kendilerini beslemek durumunda olan insanlar; öbür yanda fazla yiyerek doyuma ulaştıktan sonra “aşırı şişmanlıktan nasıl kurtulursunuz” yayınları…
Çöpten ekmek toplayan veya başkalarının yardımıyla açlığını gidermeye çalışan insanlara mı üzülesin; fazla yiyip “bu kilolardan nasıl kurtulurum” çabası içindeki insanlara mı şaşırasın, bilemedim.

Çöpe atılan yiyecekler akıllara zarar bir durum… Bedeli ağır olabilir. Bakın, kuraklık zirvede; kimsenin umurunda değil. Nimete nankörlük etmeyelim.

Üzerimize sağanak şeklinde yağmur gibi ahlaksızlık, inançsızlık, hırsızlık, yalancılık durmadan yağmaktadır. Devletin her alanında zor durumda bırakmak isteyen insanlar vardır. Kaçak elektrikten milyonlarca sahte faturayla devleti soymaya çalışan omurgasızlar bu toplumun yüz karalarıdır. En acı tarafı, bu işi yapanların çoğunun tahsilli insanlar olmasıdır. Devletten en az çalından en fazla çalanına kadar hepsi vatan hainidir. Yetim hakkı yenmez; adamın boğazında takılı kalır. Devletimiz her alanda bu hırsızlarla baş etmek zorundadır. Durmadan her alanda denetim şarttır.

SAKARYA DESTANI’NDAN
“İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.
Hamallık ki sonunda, ne rütbe var ne de mal.
Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
Ve ayrılık anneden, vatandan, arkadaştan…” — Necip Fazıl

“İnsanın yediği en güzel şey, kendi kazancından olandır.”
“Helâlinden ye ki duaların kabul olsun.” — Hz. Muhammed (SAV)
“Her ümmetin bir imtihanı vardır. Benim ümmetimin imtihanı da mal iledir.” (Tirmizî, Zühd)

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }