banner5

09.05.2019, 10:19

Hazreti Muhammed (sav) tek eşlidir!

Kadın ve Aşk

Hz Havva zekası ve ruhuyla hayata dokunan ilk insandır. İyi ki eli o yasak ağaca uzanmıştır. İyi ki Hz Adem'in aklını çelmiştir. Böylece hayatın sırrını açığa çıkarmıştır. Aşk ve cinselliği cennetten hediye olarak dünyaya taşımakla görevlendirilmiştir. Allah hayata dair tüm oluşumların nüvelerini kadında gizlemiştir. Bu anlamda kadın hayatın kendisidir. Yüreğinde Hz Havva'ya şükran duygusu beslemeyen insan yücelik mertebesine erişemeyecektir. Kadını yüceltmeyen erkek asla yücelemeyecektir.

Aşk Tek Eşliliktir

Psikolojik açıdan kadın-erkek birlikteliğinde aşk birlikteliği esastır ve aşk tekeşliliktir. Çok eşlilik modern zamanlarda cinsel kimlik bunalımı yada narsist kişilik bozukluğu kapsamında değerlendirilmelidir. Kişilik bozukluğu olan kişiler dini değerleri istismar etmeye yatkın yapıdadırlar. Peygamberler, peygamber olmak bakımından ayrıcalıklı bireylerdir. Peygamberler, sapık ve sapkın toplumları eğiterek öğreterek, bıkmadan usanmadan asla yıpranmadan, haktan ve hakikatten taviz vermeden yeni bir millet oluşturmuşlardır.

Hz. Peygamber yirmi beş yaşındayken Hz. Hatice ile ile evlenmiş ve onun vefatına kadar olan süreçte başka bir evlilik gerçekleştirmemiştir. Hz. Peygamber Hz. Hatice ile tek eşli bir şekilde yirmi beş sene evlilik hayatı yaşamıştır. Hz. Hatice’nin vefatında Hz. Peygamber’in yaşı elliydi. Hz. Hatice’nin vefatından sonra Hz. Peygamber çok fazla üzülmüştü. Bu duruma çare bulmak isteyen Osman b. Maz’un karısı Havle bint Hakim Resullah’a gelerek “ Ey Allah’ın Rasulü! Evlenmeyecek misin?” diye sordu. Hz Peygamber: “ Kimle evleneyim?” diye sorunca Havle: “Dilersen bekar, dilersen dul bir hanımla evlenebilirsin.” dedi. Bunun üzerine Rasullah: “ Bekar kim? Dul kim?” diye sordu. Havle: “Kız olarak, yaratılanlar arasında sana en sevimli olan kişinin kızı Aişe bint Ebu Bekir’dir. Dul olarak ise, sana iman eden ve tabi olan Sevde bint Zem’a’dır.” dedi.

Hz. Sevde Hz. Peygamber ile evlendiği zaman vefat eden eşinden beş veya altı çocuğu da bulunuyordu. Hz. Sevde ve Hz Peygamber evlendiklerinde her ikisi de elli yaşındaydılar ve yaklaşık beş yıllık bir süre tek eşli olarak karı koca hayatı sürdürmüşlerdir. Hz. Peygamber’in çok eşli dönemi elli beş, altmış üç yaş arasını kaplayan sekiz yıllık bir süreçtir.

Bu durumda Hz. Peygamber’in cinsel anlamda çok daha güçlü olduğu bir dönemde yıllarca tek eşli olarak hayatını devam ettirdiği, artık orta yaşında üzerine çıktığı ihtiyarlık devresi diyebileceğimiz bir zamanda çok kadınla eşlilik yaptığı gerçeği önümüzde durmaktadır. Bu sebeple Hz. Peygamber’in çok eşliliği ateist ve oryantalist çevrelerin belirttiği gibi cinsel tatmin ve kadınlara düşkünlük şekilde değerlendirmek onların kendi haset duygularından kaynaklanmaktadır.  (Peygamberimizin Hanımları, Recep Erkocaaslan)

"... Sosyal-karşılaştırma kuramından yola çıkan çalışmalar, hasetin kişilerin kendini ve sahip olduğu şeyleri diğerleriyle ya da onların sahip olduğu şeylerle kıyaslama boyutuna odaklanmıştır. Haset temelde yukarı-doğru sosyal karşılaştırmaya dayanır (Smith 193); fakat yaptığımız bütün kıyaslamalarda ortaya çıkmaz. Hasetin ortaya çıkması için kıyaslama yaptığımız kişinin bizden üstün olması, üstün olduğu alanın bizim benlik-algımızda önemli yere sahip olması ve bu kişinin yaş, cinsiyet, meslek gibi alanlarda bizimle benzer özelliklere sahip olması gerekir (Clanton 425; Habimana ve Masse 16). Bu kişi bizimle ne kadar benzerse, haset duygusu o kadar yoğun hissedilir. Örneğin, Takahashi ve diğerleri (938) katılımcılara haset duygusunu tetikleyici nitelikte senaryolar vererek beyin etkinliklerini incelemiştir. Sonuç olarak, katılımcılar senaryodaki kişi kendilerinden üstün olduğunda ve üstün oldukları alan katılımcıların kendileriyle ilişkili bir alan olduğunda yoğun haset hissetmiştir. Katılımcılar, senaryodaki kişi kendilerinden üstün olmadığında veya kendilerini ilgilendirmeyen bir alanda üstün olduğunda ise haset ortaya çıkmamıştır. Bununla birlikte söz konusu durumla ilgili kontrolümüz düşük olduğunda (Van de Ven, Zeelenberg ve Pieters 202) ve ötekinin, sahip olduğu üstün pozisyonu hak etmediğini, yani durumun adil olmadığını, düşünmemiz durumunda da (Smith 183) haset duygusunun daha güçlü ve yıkıcı bir şekilde açığa çıktığı görülmektedir. "

Hz Peygamber'in çok eşlilik kapsamındaki evliliklerinin en önemli hikmetlerinden bir tanesi de Hz. Peygamber'in tüm eşlerinin sahabilerin eğitimine katkı sunmalarıydı. Rasullah'ın Medine'de Mescid-i Nebevi'nin civarında bulunan okulu iki bölümden oluşuyordu. Birisi, erkek sahabilerden oluşan Ashab-ı Suffa Okulu, diğeriyse Hz. Peygamber'in hanımlarından oluşan Ezvac-ı Tahirat Okulu'ydu. Hz. Peygamber'in hanımları Rasullah ile bayanlar arasında arabulucuk vazifesi de görmüşlerdir. Bayan sahabilerin genelde eşleri ile yaşadıkları sorunları Peygamber'e ileterek sorunların çözümünde önemli görevler üstlenmişlerdir.

Bu bilgiler doğrultusunda Hz Muhammet'in evliliklerini değerlendirdiğimizde peygamber olmadan çok önce içinde yaşadığı toplumunda herkesin çok eşli yaşamı seçtiği şartlarda kendisi bilinçli bir insan olarak tek eşli bir hayat sürmüştür. Ateistlerin ve oryantalistlerin Hz. Muhammet'in evlilikleri hakkındaki değerlendirmeleri kendi haset duygularından öte bir anlam ifade etmemektedir. Bu konuda ateistlerin ve oryantalistlerin ucuz ve bayağı düşünceleri kayda değer bir şey değildir. Fakat Hz. Peygamber'in, peygamber olmak bakımından ayrıcalıklı konumunu kendi heva ve hevesleri için istismar eden ve çok eşliliği ''dinin gereğiymiş gibi'' topluma dayatarak kendileri de çok eşlilik yapan sözde dindarlar; ateistler ve oryantalistlerden bu manada daha da tehlikelidirler.

''Çok eşlilik Hz Peygamber'in sünnetidir'' adı altında kendi cinsel kimlik sapmalarını yani narsist kişilik bozukluklarını ''dinin gereği olarak topluma dayatan kişiler'' özetle sapkın ve sapık kişilerdir. İslam'a kafirlerden daha büyük zararı bu sözde dindarlar vermektedir. Bu kişilerin ruhlarında peygamber sevgisi de bulunmamaktadır. Hz. Peygamber yıllarca tek eşli karı koca hayatını aşkla yaşadıktan sonra eşinin vefatından sonra ikinci evliliğini yapmış yüce bir insandır. İslamiyet mensuplarına sadece kadın ve evlilik öneren bir din değildir. İslamiyet mensuplarına Mekke ve Medine ile yetinmeyip Şam'ı, Bağdat'ı, İstanbul'u ve Roma'yı arzulamalarını öneren bir dindir.

Kanımızca Hz. Hatice vefat etmeseydi, Hz. Muhammet evlilik hayatına tek eşli olarak devam ederdi. Peygamberliğinden önce mümtaz bir insan olarak örnek aldığımızda Hz. Muhammet tek eşlilik yapmış bir insandır. Hz. Peygamber peygamberlik görevi gereği bir takım evlilikler yapmıştır oysaki peygamberlik öncesi hayatında Hz Muhammet, sadece Hz. Hatice ile evlilik yapmıştır. Hz. Muhammet ve Hz. Hatice evliliği biz inananlar için ideal bir evliliktir. 

huseyinkacin@hotmail.com

Psikolog www.huseyinkacin.com

Yorumlar (2)
PROF. DR. RIZA SAVAŞ DOKUZ EYLÜL Ü. İLAHİYAT FAK. 3 ay önce
2. Hz. Peygamber’in Sevde ile Evliliği
Hz. Hatice öldüğü zaman, Mekke devrinde Müslüman olmuş Havle bint
Hakîm isimli bir kadın, Hz. Peygamber’e gelir ve ona; “çocuklarına anne ve
evi idare” edecek bir kadınla evlenmesi gerektiğini söyler. Havle bu özelliklerde bir kadın araştırır ve Sevde’yi Hz. Peygamber’e ister[62]. Mekke devrinin ilk
yıllarında İslâm’ı kabul eden Sevde bint Zem’a b. Kays b. Abdşems el-Amiriyye’nın anne tarafından Hz. Peygamber’le akraba olduğu anlaşılmaktadır[63].
Habeşistan muhacirleri arasında yer alan Sevde bint Zem’a, kocası esSekrân b. Amr İslâm’ı bırakıp Hıristiyanlığa girdikten sonra dininden ayrılmaz ve Müslüman olarak yaşamaya devam eder[64]. Dul kalan Sevde’nin,
Mekke’ye döndüğü ve İslâm’ı kabul etmeyen babası ve kardeşi Abd ile yaşamaya mecbur olduğu anlaşılmaktadır[65]. Hz. Hatice’nin ölümünden birkaç

gün sonra Hz. Peygamber, nübüvvetin onuncu yılının Ramazan ayında[66]
Sevde ile evlenerek onu onurlandırır. Sevde’nin Hz. Peygamber’le evlenmesi
ve Hz. Hatice’nin yerini alması, hem kendisini hem de Hz. Peygamber’i bazı
sıkıntılardan uzaklaştırmış olur[67]. Sevde aynı zamanda Hz. Peygamber’in
çocuklarına da annelik yapmıştır[68]. Hz. Peygamber, Sevde ile evlendikten
sonra yaklaşık dört yıl Hz. Hatice ile olduğu gibi tek eşli olarak yaşar. Hicretin ikinci yılında Hz. Aişe ile evleninceye kadar Hz. Peygamber ailevî problemlerle karşılaşmaz.
Hicretin ikinci yılından sekizinci yılına kadar bazı hanımlarla evlenen
Hz. Peygamber artık aile içi problemlerle de uğraşmak zorunda kalmıştır.
Sevde’yi de ilgilendirdiği için bu problemlerin bazılarına burada dikkat çekmek istiyoruz. “Eğer bir kadın kocasının, kendisine kötü davranmasından
yahut yüz çevirmesinden endişe ederse, uzlaşarak aralarını düzeltmelerinde
ikisine de bir günah yoktur. Barış daha hayırlıdır. Nefisler ise kıskançlığa ve
bencil tutkulara hazır (elverişli) kılınmıştır. Eğer iyilik eder ve Allah’a karşı
gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”[69] Hz.
Âişe, bu ayetin nüzûl sebebi konusunda özetle şöyle der: “Sevde yaşlanınca
Hz. Peygamber’in kendisini boşayacağından korkarak geceleri onunla beraber olma hakkını bana verdi. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu”[70]. Bu ayetin
nüzûl sebebi hakkında, ayetin kadınların aleyhine yorumlanması sonucunu
doğuracak, başka rivayetler de bulunmaktadır[71]. Fakat bu konuda Hz. Âişe’nin yukarıda kaydettiğimiz rivayetinin daha doğru olduğu kanaatindeyiz.
Kaynaklarda, Hz. Peygamber’in boşamak isteyip sonra vazgeçtiği eşlerinin Sevde, Hafsa ve Reyhâne olduğu yer almaktadır[72]. “(Ey Muhammed)
Eşlerinden istediğini bırakır, istediğini yanına alabilirsin. Kendilerinden
uzak durduğun kadınlarından arzu ettiğini tekrar yanına almanda, senin
üzerine bir günah yoktur. Bu, onların gözlerinin aydın olmasını, üzülmemelerini ve hepsine verdiğin şeylere razı olmalarını daha iyi sağlar...”[73]

ayetinin tefsirinde İbn İshak, Hz. Peygamber’in, Sevde, Ummu Habîbe ve
Meymûne’den ayrılmak istediğini fakat onların; “Bizden ayrılma, bizi bu
halimizle bırak, malından ve canından istediğin kadar bize ayır” dediklerini ve onun da buna uyduğunu ifade ederek, Âişe, Ummu Seleme, Zeyneb
ve Hafsa’yı yanına aldığını gösteren rivayeti nakletmektedir[74]. İbn Sa’d da
buna yakın bir rivayet kaydeder[75].
“Ey Peygamber, eşlerine şöyle de: Eğer dünya hayatını ve süslerini istiyorsanız gelin size bağışta bulunayım ve güzellikle salıvereyim”[76] emri ile Hz.
Peygamber, hanımlarına isterlerse onlardan ayrılabileceğini söyleyince,
hepsi onunla kalmayı tercih eder. Bundan sonra artık evlenmemesi de Hz.
Peygamber’e vahiyle bildirilmiştir[77].
Muhammed Hamidullah; “Kur’ân içine girilen düğümü çözüp atmıştır.
Rasulullah, bundan böyle bu dokuz zevceden dört hanımı ile zevcî ilişkiler
içinde bir aile hayatı sürdürecektir” diyerek yukarıda kaydettiğimiz el-Ahzâb
süresinin 51. ayetinin konuya açıklık getirdiğini ve Hz. Peygamber’in hanımlarından sadece dördü ile zevcî ilişki içinde olmasına müsaade edildiğini
açıklar[78]. Fakat yukarıdaki rivayette geçen “Malından ve canında istediğin
kadar bize ayır” ifadesi dikkate alınırsa adı geçen dört hanımının dışında
kalan eşleriyle, Hz. Peygamber’in ayrıldığını söyleyemeyiz. Yalnız bu uygulamanın sadece Hz. Peygamber’e has özel bir durum olduğu ifade edilebilir.
Bize göre Hz. Peygamber’in Sevde’yi boşaması ile ilgili rivayetler tek taraflıdır. Hz. Peygamber’in böyle bir düşüncesi olduğunu söylemek mevcut
rivayetlerden anlaşılmaz. Sevde böyle bir psikoloji içine girmiştir. Ayrıca bu
konuyla ilgili rivayetler Hz. Peygamber’in Sevde ile tek eşli olarak yaşadığı
zamana ait değildir.
Hz. Peygamber’in eşlerinden olan Sevde, ihtiyacı için bir akşam dışarı çıkar. Hz. Ömer, boyu uzun olan Sevde’yi tanır ve arkasından seslenerek onu
tanıdığını söyler. Sevde, eve döner ve olayı Hz. Peygamber’e haber verir. Hz.
Peygamber, Sevde’ye ihtiyacı için dışarı çıkabileceğini açıklar. Daha önce
meydana geldiğini söyleyenler bulunmakla birlikte bu olayın, hicâb ayetinden sonra olduğu rivayet edilmektedir[79]. Bu rivayet doğru kabul edilirse,
Hz. Ömer’in, Hz. Peygamber’in hanımlarının dışarı çıkarken hicâb emrine
uyarak tanınmamaları görüşünde olduğu anlaşılmaktadır.

Yemek pişirmek kadının önemli işleri arasındadır. Bir gün Hz. Âişe, Sevde’yi, hazırladığı çorbayı yemeğe zorlar. Hz. Âişe genç ve tecrübesiz olduğu
için Sevde kadar güzel yemek yapamaz[80]. Sevde’nin bilhassa etli yemekleri
yapmada ve arpa ekmeği pişirme konusunda beceri sahibi olduğu nakledilmektedir[81].
Mevcut kaynaklardan anladığımıza göre, Hz. Peygamber, Hz. Hatice ile
evli olduğu zaman diliminde olduğu gibi Sevde ile evli olarak yaşadığı tek
eşli dönemde de hiçbir olumsuz durumla karşılaşmamıştır. Bu dönemde de
Rasulullah’ın ailesinde huzur, sükûn, sevgi ve mutluluk hâkimdir.
Buna göre Kur’ân’ın istediği ailede huzur, sükûn, sevgi, fedakarlık, rahmet ve mutluluk Hz. Peygamber’in tek eşli olarak yaşadığı Hz. Hatice ve Hz.
Sevde ile evli olduğu dönemde yaşanmıştır diyebiliriz.
PROF. DR. RIZA SAVAŞ DOKUZ EYLÜL Ü. İLAHİYAT FAK. 3 ay önce
Hz. Muhammed ve evlilik hayatı denince hemen
onun çok eşliliği gündeme gelir. Hâlbuki onun evlilik hayatı yaklaşık olarak otuz sekiz yıldır. Bu sürenin yirmi dokuz yıllık kısmında o tek eşli olarak
yaşadı. İslam’ın geldiği çağda evlilikle ilgili konularda ciddi yanlışlıklar vardı. Bunlar gelen sure ve
ayetlerle düzeltilmeye çalışıldı. Bu cümleden olarak
bir erkeğin birden fazla kadınla evlenmesi konusu
da ciddi haksızlıklara ve zulümlere yol açıyordu.
Kur’ân, bu konuda yapılan haksızlıklara ve erkeğin
bencilliğine, adalet ilkesinden hareketle dikkat çekti. Hz. Hatice ile mutlu bir evlilik hayatı kuran Hz.
Peygamber’in, bu evliliği gerçekleştirmesiyle hem
huzur ve mutluluğu yakaladığı hem de ekonomik
sıkıntılardan kurtulduğu anlaşılmaktadır. Siyer
ve tarih yazarları, Hz. Hatice’nin ölümü üzerine
Mekkeli inanmayanların, Hz. Peygamber’e karşı baskılarını artırdıkları konusunda hemfikirdirler. Hz.
Hatice ile geçirdiği yirmi beş yıllık evlilik hayatında Hz. Peygamber hiçbir olumsuzluk yaşamamıştır.
Sonraki dönemde Hz. Peygamber’in eşleriyle yaşadığı problemleri bu dönemde görmüyoruz. Hz. Hatice’nin ölümünden birkaç gün sonra
Hz. Peygamber, Sevde
ile evlendi. Hz. Peygamber, Sevde ile evlendikten sonra yaklaşık dört
yıl Hz. Hatice ile olduğu
gibi tek eşli bir hayat
yaşadı. Hicretin ikinci yılında Hz. Aişe ile
evleninceye kadar Hz.
Peygamber’in aile hayatıyla ilgili problemlerle
karşılaşmadığını söyleyebiliriz. Hicretin ikinci
yılından sekizinci yılına
kadar çok eşli olduğu dönemde Hz. Peygamber,
artık aile içi problemlerle de uğraşmak zorunda
kalmıştır. Mevcut kaynaklardan anladığımıza
göre, Hz. Peygamber, Hz.
Hatice ile evli olduğu
zaman diliminde olduğu
gibi Sevde ile evli olarak
yaşadığı tek eşli dönemde de hiçbir olumsuz durumla karşılaşmamıştır.
Tek eşli olduğu dönemde
Rasulullah’ın ailesinde huzur, sükûn, sevgi
ve mutluluk hâkimdir.
Buna göre Kur’ân’ın istediği ailede huzur, sükûn,
sevgi, fedakârlık, rahmet
ve mutluluk Hz. Peygamber’in tek eşli olarak
yaşadığı Hz. Hatice ve
Hz. Sevde ile evli olduğu
dönemde yaşanmıştır
diyebiliriz.
-1
açık
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 18 Ocak 2021
İmsak 06:49
Güneş 08:19
Öğle 13:19
İkindi 15:48
Akşam 18:10
Yatsı 19:35
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 17 35
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 18 33
5. Hatayspor 18 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 18 27
9. Antalyaspor 19 25
10. Malatyaspor 18 24
11. Sivasspor 18 23
12. Başakşehir 18 23
13. Konyaspor 18 22
14. Göztepe 18 22
15. Kasımpaşa 17 22
16. Rizespor 18 21
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 18 16
19. Ankaragücü 17 15
20. Denizlispor 18 14
21. Erzurumspor 18 13
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 18 37
2. Man City 17 35
3. Leicester City 18 35
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. Chelsea 18 29
8. Southampton 18 29
9. West Ham 18 29
10. Aston Villa 15 26
11. Arsenal 18 24
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 17 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 18 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12