Hoşgörü ve vefakarlığın daima kazandıracağını gösteren kısa bir hikaye

Bahçede ki limon ağaçları arasındaki hoşgörünün kibirden daha üstün olduğunu gösteren kısa bir hikaye

Aktüel 30.01.2020 - 00:24 30.01.2020 - 00:24

Şehirdeki bir evin bahçesinde yan yana iki limon ağacı dikiliydi. Mayıs ayı sonlarında açan limon çiçekleri, bütün bahçenin havasını bir anda değiştirir ve apartmanlara hapsolmuş insanlara baharın geldiğini müjdelerdi.

Ancak limon ağaçlarından biri, diğerine göre pek cılızdı; meyveleri de küçüktü. Bu yüzden büyük ağaç her fırsatta onu küçümser ve ona tepeden bakardı.

Ev sahibi de küçük boylu limon ağacından ümidi kesmiş görünüyordu. Küçük ağacın kuruyup öleceğini düşünüyor, bu yüzden de onu fazla sulamıyor ve bakımını pek yapmıyordu.

Günün birinde esen sert bir poyraz, karlı dağların yamaçlarındaki bir grup çiçek tohumunu bahçedeki limon ağaçlarının altına uçurdu. Tohumlar, onların altında yeşermek için limon ağaçlarında izin istediler. Büyük ağaç tohumların bu isteğine kibirli bir şekilde cevap verdi:

Bu dileğinizi kabul etmem mümkün değil; asla böyle bir şey olamaz. Bizler kuru kalmayı sevmeyiz. Eğer dibimde çoğalırsanız, suyu emip beni kurutursunuz.

Büyük ağaç, çiçek tohumlarına böyle dediyse de gerçekte başka endişeleri vardı.

Çiçekler rengârenk açtıklarında, kendi sarıya çalan beyaz çiçeklerinin sönük kalacağını ve bahçe sahibinin gözündeki değerinin azalabileceğini öngörüyordu. Oysaki büyük limon ağacının kendinden güzel olanlara hiç mi hiç tahammülü yoktu. Küçük limon ağacı, büyük ağacın tohumlara verdiği cevabı beğenmedi.

Çünkü o, kendisine hayat verenin, o hayat için gerekli olan suyu da vereceğini gayet iyi biliyordu. Bu nedenle susuzluk aklına bile gelmiyordu. “Sizlerle birlikte olmak, bana mutluluk verir, böylelikle yalnızlık da çekmeyiz.” diyerek tohumların isteklerine olumlu cevap verdi.

Küçük limon ağacı altında filizlenen tohumlar, bir kaç hafta içinde açıp bütün bahçenin göz bebeği haline geldi. Bu arada ağaç, elinden geldiği kadar kendilerine yardımcı olmaya çalışıyor ve çiçeklerin sevdiği yarı güneşli ortamı sağlamak için, eski yapraklarını döküyordu. Çiçekler, kısa bir süre sonra mis gibi kokular yaymaya başladı.

Bahçe sahibi, o ana kadar hiç duymadığı bu kokunun nereden geldiğini araştırdığında, davetsiz misafirleri bularak hayrete düştü.

Adam, ancak rüyalarında görebildiği bu çiçeklerin güzelliğini devam ettirebilmek için sabahları artık daha erken kalkıyor ve onları en kaliteli gübrelerle besleyip bol bol suluyordu.

Küçük limon ağacı, köklerinin en ince ayrıntılarına kadar ulaşan bu suları çiçeklerle birlikte içiyor ve büyük bir hızla serpilip büyüyordu. Çiçekleri sevgiyle kucaklayan ağaç, ertesi bahara kalmadan o civarın en büyük ağacı haline geldi ve birbirinden güzel kelebeklerin ziyaret yeri oldu. Daha sonra da kendi çiçeklerini açarak bahçenin güzelliğine güzellik kattı. Şimdi küçük ve yalnız kalmış olan limon ağacı ise, komşusuna duyduğu kıskançlıkla için için kuruyordu

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@