Hüsni talil sanatı nedir? Hüsnü talil sanatına örnekler

Hüsn-i talil sanatı nedir? Hüsn-i talil sanatına örnekler... Söz sanatları... Hüsn-i talil sanatının esasları...

Edebiyat 09.10.2021 - 14:56 09.10.2021 - 15:07

Hüsn-i Talil sanatı nedir?

Hüsn-i ta'lil, bir hadiseye veya bir duruma, ifadeye güzellik katacak tarzda, kendi sebebi dışında bir sebep göstermektir. Olup bitenin, akla ve bilgiye dayanan bir açıklamasının yapılması yerine, içinde bulunulan ruh hâlinin tesiri altında hayal ile açıklamasıdır.

Hüsn-i talil sanatının esasları

Bu sanatın başarılı bir şekilde kullanılışı,hadisenin o açıklamasının doğru olduğuna inandıracak şekilde bizi de aynı duygu ortamına sokabilmesindedir. Bunun için tabii olmayan sebebe önce  sanatkarın inanması, inanmış olduğu kanaatini bize vermesi lazımdır. Dolayısıyla gösterdiği sebepte kuşku duyulduğunun ifadesi, durumu hüsn-i ta'lil olmaktan çıkarır. (Bu ifade şekline şibh-i hüsn-i ta'lil denir.)

Hüsn-i ta'lil bazı durumlarda neden bildiren edatların yardımıyla ifade bulur, yani sebep gösterme açık olur. Bazen de hüsn-i ta'lil açık olmaz, sebep gösteren, bir hadiseyi sebebe bağlayan ifadenin bizzat kendisi, üslûbu olur.
Hüsn-i talil çoğu zaman bir benzetme olgusunu da içinde taşır.

Hadisenin veya durumun herkesçe bilinen gerçek sebebini dile getirmekhüsn-i ta'lilin dışındadır. Zira bu takdirde şairin sanatkârane bir tasarrufu yoktur.

Hüsn-i Talil sanatına bazı örnekler:

Ey çoban bıçaktan keskin sesinle
Delinmiş, deşilmiş çaldığın kaval (Faruk Nafiz Çamlıbel)

Kaval kamıştan yapılan, genellikle çobanların çaldığı ve üzerinde gerçekten de delikler bulunan bir uzun düdüktür. Kavalın üzerindeki bu bıçakla yapılan delikleri şair, çobanın bıçaktan keskin sesine bağlamaktadır. Bir duruma gerçek sebebi dışında bir sebep gösterildiği için hüsn-i ta'lil vardır.

"Titrerdi sular bir kadının hasta sesinden” (Faruk Nafiz Çamlıbel)

Şair tabiatte gördüğü bir hadiseyi, yani suların durgun olduğu vakitte bile
titrer hâlde oluşunun sebebini bir kadının hasta sesine bağlamaktadır.

Beyninde öten çanın sesinden
Binlerce minare ebkem oldu (Mehmet Akif Ersoy)

Akif'in Balkan harbi sıralarında yazmış olduğu bir şiirinden aldığımız
bu misralarda, minarelerden artık ezan okunmaması onların dilsiz olmasına
benzetilmiş ve bunun sebebi de beyninde çınlayan çan seslerine bağlanmıştır.

Yorumlar