banner5

14.01.2021, 16:53

Hz. Muhammed (S.A.V)) bugün yeryüzüne gelse?!

İnsanın bazen kutsal metinlerin kendisine indiğini tahayyül etmesi veya peygamberler ile birlikteymiş gibi düşünmesi kadim dönemden bugüne birçok insanın uyguladığı bir yöntem. Hatta bazen Hz. Peygamber (sav) döneminde sahabiler, kendi aralarında “Hz. Peygamberin yanında iken farklıyız onun yanından ayrılırken farklılaşıyoruz” diye yakındıklarını biliyoruz. Şimdi bugün şöyle bir soru sorsak: Zatı Risaletpenahileri bugün İslam alemini ziyaret etse, Müslüman ülkelerin ve cemaatlerin hali pürmelalini görmüş olsa ne derdi?

Bu soruya herkes kendince mutlaka bir cevap verecektir. Fakat Rusya’nın en büyük ve dünyanın en tanınmış romancılarından Fyodor Dostoyevski (1821-1881) “Karamozov Kardeşler” adlı romanındaki “Büyük Engizisyoncu” hikâyesi  herkesi derin düşünceye gark eden önemli sahnelerden biridir. Hikâyede Hz. İsa On Altıncı yüzyıl İspanyası’na döner, ibret alınacak olaylarla karşılaşır, ancak eski İspanya, aslında modern Avrupa’dır. Hikâye şöyledir:

On altıncı yüzyıl Sevilla’sı engizisyonun tahakkümünü son derece arttırdığı, her gün onlarca kişinin dini sapkınlık nedeniyle meydanlarda yakıldığı bir zamandı. Güneyden esen rüzgarların taşıdığı kırmızı toz bulutlarıyla karışmış havadaki ağır ceset kokusu insanların ciğerlerini tırmalıyordu. Çarmıhın O’nun zayıf bedenini ezdiği gibi; hayat da her gün umutsuz ve çaresizleri daha da aşağılıyor, altında eziyordu. İşte böyle bir dönemde herkes bir kurtarıcı bekliyordu...

İsa Mesih böyle bir günde yeryüzüne döner. Herkes sanki onu ilk teşekkül anından bu yana tanıyormuşçasına yanında toplanmış, etrafında ince bir hat oluşturuyor. Gözleri görmeyen yaşlı bir adam, “Bana şifa ver ki seni görebileyim.” dedikten sonra gözlerindeki perde kalkar; o sırada daha cesedi henüz katılaşmış bir çocuk tabutta yatmaktadır. Mesih onu diriltiyor, çocuğun annesi O’na “Evet, sen O’sun” diyor ayaklarına kapanıyor. O sırada Büyük Engizisyoncu, Kardinal mağrur gözlerle O’nu izlemektedir. Daha dün gece bir sürü ayrıksı insanı yaktırdı. Bunu hatırlayarak kendine olan inancını tazeliyor. Küçük kızın ayaklandığını uzaktan gören Kardinalin şakaklarındaki kır saçları titreşiyor, muhafızlara bir el işaretiyle yakalama emrini veriyor. Zaten itiraz alışkanlığını çoktan yitirmiş halk, buna da ses çıkaramıyor. Derin bir sükût içinde muhafızlara onu tutuklamaları için yol veriyorlar.

Zindana atılan Mesih’in akşam saatlerinde yanına Büyük Engizisyoncu Kardinal geliyor ve O’na konuşma hakkı tanımadan uzun bir konuşma başlatır:

“Demek sensin! Sensin, öyle mi?” diyor. Karşılık almayınca aceleyle, “Cevap versene, bir şey söyle!” diye ekler. “Ama ne söyleyebilirsin, söyleyeceklerini çok iyi biliyorum. Zaten bundan önce söylediklerine başka bir şey katmaya hakkın yok. Neden bize engel olmak istiyorsun? Bize engel olmak için geldiğini kendin de biliyorsun. Ama yarın ne olacağını biliyor musun? Senin kim olduğunu bilmiyor, bilmek de istemiyorum. O musun, yoksa sadece O’nun benzeri misin? Kim olursan ol, hemen yarın hüküm giydirip en azılı zındık olmak suçuyla yakacağım seni. Bugün ayaklarını öpen halk, yarın bir göz işaretimle atılacağın ateşe odun taşımaya koşacak, bunu biliyor musun?.. Gerçekten O musun?..” Bakışını mahpustan ayırmadan derin düşünceye dalıyor. Sonra gözlerini O’ndan ayırmadan, “Evet, belki sen de biliyorsun bunları,” diye ekliyor.

Sonra Engizisyoncu, Hz. İsa’ya konuşma fırsatı bile tanımadan, hayli uzun bir monolog başlatır: İncil’e göre İsa vaftizinden sonra çölde kırk gün kırk gece oruç tutup ibadet etmiş. Açlık hissettiği bir anda Şeytan gelip ona, “Tanrı oğlu isen, buradaki taşları ekmek haline getir, karnını doyur,” demiş. İsa, “Kitaplarda, Yalnız ekmekle yaşanmaz yazılıdır,” cevabını vermiş. Çünkü eğer bunu yaparsa, özgür iradenin hiçbir anlamı kalmayacak. Ona göre insanlar aç kalma pahasına inancı tercih ederlerse, ancak o zaman Tanrı’ya inanabilirler.

Bunun üzerine Şeytan, İsa’yı kutsal şehre götürüp bir kilisenin en yüksek kulesine çıkarmış. “Tanrı oğlu isen, kendini aşağı at,” demiş. “Çünkü Kitaplar, böyle bir şey olunca meleklerin kollarını uzatarak Seni tutacaklarını yazıyor.” İsa, “Tanrını denemeye kalkışma” sözleriyle Şeytanın ikinci iğvasını da reddetmiş. Çünkü İsa’ya göre insanlar Tanrı’yı, hiç bir mucizeye başvurmadan kayıtsız şartsız sevmelidir.

Şeytan bu defa onu yüksek bir dağa götürmüş. Yukarıdan, aşağıda serilmiş dünyayı göstererek, “Bana secde edersen hepsi Senin olur!” demiş, İsa, ancak Tanrının önünde secde edildiğini söyleyerek Şeytana onu rahat bırakmasını emretmiş, ibadetine devam etmiş. Çünkü İsa’ya göre ruhsal krallığın yanında yeryüzü krallığı dediğin ne ki!

Bu monologdan da anlıyoruz ki ötelerin terbiyesinde olanlar yeryüzü krallığını umursamasalar da, birileri için kolay vazgeçilecek bir lokma değildi. Şaşaasıyla, gücüyle, şöhretiyle, şatafatıyla vb albenisiyle…

Engisizyon insanlara ekmek vererek onları kendine bağlıyor, hileleri mucize diye gösteriyordu. O yüzden insanlar gökyüzü krallığı yerine yeryüzü krallığınının zahiri yemlerini tercih ediyorlardı. Halbuki sadece İsa’nın değil, ne Muhammed (sav), ne Musa (as), ne İbrahim (as)’ın buna ihtiyacı yoktu. Peki, Peygamberlerden sonra gelenler dinleri fırkalara böldükleri gibi neden kendilerini dinin asıl sahibi olarak göstermeye çalıştılar. Herkes dinin bir yanından tuttu kendi görüşünün hak olduğunu iddia edip diğerlerini ötekileştirdi ya da tekfir etti.

İşte, Dostoyevski’nin bu hikayesinde olduğu gibi Hz. İsa’nın hiç beklenmediği bir anda yerüzüne gelip umut dağıtması “Büyük Engizisyoncu” ve cemaatini rahatsız etmişti. Ama halk Hz. İsa’nın gelişinden rahatsız olmamış bilakis yeniden imandaki ‘sevgi’yi keşfetmişti. İlahiyatçılar, papazlar, hocalar, din alimleri Hz. İsa’nın kilisenin kurduğu düzene çomak sokmasını kabul edilmez bir şey olarak gördüler ve o yüzden İsa da diğer uyarıcılar gibi suçlu bulundu. Şafakla birlikte diğer suçlular gibi ateşe atılarak diri diri yakılacaktı...

Şimdi burada durup şöyle bir döşünelim: İslam peygamberi Hz. Muhammed (sav) bugün İslam dünyasını ziyaret etseydi, ne derdi? Dini derslerin verildiği İlahiyat fakültelerini ziyaret etse, ilahiyat hocaları ve dekanlar O’nu hoca olarak derse alırlar mıydı? Yoksa Hz. Peygamberi diploması olmadığı için “mülakat” ve “imtihan” şartı mı getirirlerdi? Cami hocalarına uğrasa veya Diyanet İşlerine uğrasa, ne olurdu? Dini cemaat liderleri cemaatlerini fesheder miydi? Yoksa “Ey Muhammed! Doğru yolda olan biziz, bize uymazsan seni bile tanımayız mı?” derlerdi? Selefi, sufi, gelenekçi, modernist, ilahiyatçı, radikaller, medrese hocaları, şeyhler, seyyidler ve şerifler nasıl davranırdı sizce? Talebeleri, Bilal, Ebuzer, Ebubekir, Ömer, Osman, Ali, Süheyb, Fatıma, Aişe, Hatice, Muaz, Mus’ab olan Hz. Peygaber (sav)’den bahsediyorum. Hadi biraz düşünelim ve bugünkü müslümanların haline bir de o nazardan bakalım..

Yorumlar (0)
0
açık
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 20 Ocak 2021
İmsak 06:48
Güneş 08:17
Öğle 13:20
İkindi 15:50
Akşam 18:13
Yatsı 19:37
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 18 33
5. Hatayspor 18 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 18 27
9. Göztepe 19 25
10. Antalyaspor 19 25
11. Malatyaspor 18 24
12. Sivasspor 18 23
13. Başakşehir 19 23
14. Konyaspor 19 22
15. Kasımpaşa 18 22
16. Rizespor 18 21
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 18 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. Leicester City 19 38
2. M. United 18 37
3. Man City 17 35
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 15 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Sevilla 18 33
5. Villarreal 18 32
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 18 27
8. Cádiz 19 24
9. Celta de Vigo 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 18 22
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12