İbrahim Kalın: Şam Rejimi ile Doğrudan Resmi Bir Temas Söz Konusu Değil

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Şam rejimi ile resmi bir temas söz konusu değil, olağanüstü şartlar gerektirdiğinde, istihbarat birimimiz, belli temaslar kurabilir." dedi.

Siyaset 21.02.2018 - 13:43 21.02.2018 - 13:43




Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde basın toplantısı düzenledi. Kalın'ın konuşmasının satır başları şöyle;

Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yaptığı açıklamayla etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1780'e ulaşmış durumda. Sahadaki gelişmeler çerçevesinde Zeytin Dalı Harekatı, Afrin ve civarındaki bütün terör unsurları etkisiz hale getirilene kadar kararlılıkla sürdürülecektir.

Afrin'e girmeye çalışan rejim yanlıları topçu atışlarıyla püskürtüldü

Dün de biliyorsunuz bir dizi trafik yaşandı. Esed rejimi ile, PYD/YPG güçleri arasında bir anlaşma imzalandı mı? Bir takım güçler oraya girdi mi? diye bir takım haberler çıktı. Biz başından beri bu haberlerin teyide muhtaç olduğunu ve ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini ifade etmiştik. Bugün itibarıyla da sahada dün yaşanan hadisenin şöyle bir çerçevede cereyan ettiğini ifade edebiliriz; Halep civarından gelip Afrin'in güney uçlarına oradan da şehre girmeye çalışan bir grubun 20-30 veya 40-50 araçlık bir konvoyun bir girme teşebbüsünün olduğunu gördük. Fakat bu topçu atışlarımızla hemen püskürtüldü, bu milis güçler Halep'e doğru tekrar çekildiler.

Esed rejimi ile YPG arasında anlaşma yok

Dolayısıyla burada iddia edildiği gibi bir anlaşma söz konusu değil. Böyle bir anlaşma olsa bile yada başka arayışlar olsa bile sahada bir takım kirli, karanlık pazarlıklar olsa bile Türkiye Cumhuriyeti olarak biz Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili planlarımızı aynı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz.

Afrin'e girme teşebbüsüne karşı tedbirler alındı

Bugün yarın böyle bir teşebbüste tekrar bulunabilirler mi? Mümkündür. Ama bununla ilgili tedbirler alınmıştır. Orada PYD/YPG terör örgütüne destek mahiyetinde atılacak her adım doğrudan bunların terör örgütleriyle aynı safta yer alması ve bizim için de meşru hedef haline gelmesi demektir.

Terör örgütlerine himaye hareketi terör örgütü ile aynı safha yerleştirir

Cumhurbaşkanımızın da açık bir şekilde ifade ettiği gibi rejim veya başka bir unsurun bu yönde atacağı adımların ciddi sonuçları olacaktır. Çünkü biz Zeytin Dalı Harekatı'nı uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru müdafaa hakkımız çerçevesinde gerçekleştiriyoruz. Burada terör örgütlerine yönelik herhangi bir himaye hareketi o aktörleri doğrudan bu terör örgütü ile aynı safha yerleştirir.

Afrin'i, Suriye'nin Kandil'i yapmaya çalışıyorlar

Afrin harekatının meşruiyeti ve haklılığı konusunda her gün ortaya çıkan yeni veriler bizim baştan beri verdiğimiz kararın doğrululuğunu teyit etmektedir. Özellikle harekat öncesinde gelen istihbarat çerçevesinde ve harekatın 5. haftasına girdiğimiz şu günlerde ele geçirilen bilgilerde bölgenin yeni bir Kandil yapılmak istendiğini açıkça ortaya koyuyor. Yani ele geçirilen tüneller, mevziler, yığınaklar, karargahlar buranın Suriye'nin Afrin bölgesinde bir Kandil haline getirilmesi çabasını çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Dolayısıyla harekatın meşruiyeti açısandan da bu yönde yeni verilerin elimize geçtiğini ifade edebilirim. Ayrıca bildiğiniz gibi Türkiye'nin Afrin'deki operasyonu sahada nihai olarak görüşülecek olan siyasi geçiş sürecini ve Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması hedefini de destekler mahiyettedir.

Suriye'nin toprak bütünlüğü

Zaman zaman bazı özellikle batılı müttefiklerimizden gelen işte bu bir dikkat sapmasıdır, "DEAŞ'la mücadeleden başka bir alana kaymadır" şeklindeki iddiaları kabul etmiyoruz. Tam tersine bu Suriye topraklarının tüm terör örgütlerinden temizlenmesi ile ilgili sürecin en önemli unsurlarından bir tanesini oluşturmaktadır. Yine Suriye bağlamında şunun altını çizmek istiyorum. İdlib bölgesinde bildiğiniz gibi çatışmazlık bölgesinde askeri gözlem noktalarının tesis edilme süreci devam ediyor. En son olarak 6. gözlem bölgesi ile ilgili çalışmalar tamamlandı. Zaman içerisinde bunu 12'ye çıkaracağız.

Kimseye bir izahat borcumuz yok

Afrin meselesine gelince bizim kimseye bir izahat borcumuz yok. Baştan itibaren biz bunun gerekçelerini açık ve net bir şekilde ortaya koyduk. Operasyonun gerekçelerini, mahiyetini şeffaf bir şekilde bütün paydaşlarımızla da paylaştık. Dolasıyla ikide bir önümüze Afrin operasyonu durmalı diye açıklama getirenlere cevabımız budur. Kimseye bir izahat borcumuz yok. Türkiye Cumhuriyeti kendi ulusal çıkarları için gereğini yapmaktadır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Afrika'ya gidecek

Önümüzdeki hafta bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanımızın bir Afrika seyahati olacak 2005 yılından bu yana başlattığımız Afrika açılımı çerçevesinde sayın Cumhurbaşkanımızın gerçekleştireceği bir önemli seyahat olacak. Afrika'ya verdiğimiz önemi göstermesi açısından da bunun altını bir kez daha çizmek istiyorum.

Şam rejimi ile resmi bir temas söz konusu değil

Biliyorsunuz, şu anda bizim Şam rejimi ile doğrudan resmi bir temasımız söz konusu değil. Ancak Astana süreci çerçevesinde üç garantör ülke olarak, bildiğiniz gibi bizim Suriye sahasında yaşanan gelişmeleri koordine etmek, eşgüdüm sağlamak, çatışmasızlık bölgelerini oluşturmak, ateşkesi hayata geçirmek ve diğer siyasi süreçle ilgili konuları takip etmek için kurduğumuz bir mekanizma var. Zaman zaman bu verdiğimiz mesajlar dolaylı olarak Rusya ve İran üzerinden zaten Şam rejimine de iletilmekteydi. Onlar da zaten Astana sürecinin muhalefet kanadında bulunmaktaydılar. Dolayısıyla dolaylı bir trafiğin olduğunu biliyoruz. Ama bizim doğrudan bir resmi temasımız söz konusu değil. Fakat olağanüstü şartlar gerektirdiğinde belli sorunları çözmek için ilgili birimlerimiz yani kastettiğim istihbarat birimimiz doğrudan yada dolaylı belli temaslar kurabilir.

Türk siyasi hayatında yeni bir sayfa açıldı

Sayın Cumhurbaşkanımızın güzel isimlendirmesi ile 'Cumhurun İttifakı' yada 'Cumhur İttifakı' olarak yeni bir süreç başladı. Türk siyasi hayatında da aslında önemli yeni bir sayfa açıldı. Daha önce de seçimlerde ittifaklar olmuştur. Ama bu bugünün şartlarında yeni bir siyasi ortama işaret etmektedir. Şu anda AK Parti ile Milliyetçi Hareket Partisi arasında bu ittifak üzerinde mutabık kalındı. Katılmak isteyen başka aktörler olursa, 'Cumhurun İttifakı', adı üstünde herkese açık. Bütün cumhuru kapsaması arzu edilir.

TRT Haber






Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@