banner5

13.04.2020, 14:29

İkinci aşamayı hayatta kalanlar düşünsün

Yaradan tarafından insana kodlanan bilgiyi bir türlü ele geçiremeyen, bitmek tükenmek bilmeyen şeytanî bir enerji ile bu kodu anlayıp/elde edip istedikleri gibi programlama peşinde koşanlar var.
Yine hangi dine mensup olurlarsa olsunlar bu şeytanî planları, insanın seçme hakkını, hür iradesini elinden almaya çalışanların planlarını deşifre etmeye çalışan insanlar da var.
İlk bahsettiğimiz grubun mensupları ve kullanışlı aptalları korona bahanesiyle yapılmak istenenleri deşifre eden ikinci grubu komploculukla suçluyor. Hem dünyada hem de Türkiye’de. Kimi aklı yetmediği için, kimi de bir yerlerden aldığı emirler gereği.
Daha önce “Gölgelerin gücü, virüs ve haber Nazileri” başlıklı yazımızda bu konuya dikkat çekmiş ve küresel sansürün artarak devam edeceğini belirtmiştik. Bugün itibariyle bu sansür, şiddetini artırarak özellikle internette devam etmekte, YouTube, Twitter, Google, Facebook vb.’leri, tıpkı Nazilerin kitapları yakması gibi, istemedikleri haberleri videoları, yorumları, makaleleri silmekte ya da görünmez hâle getirmektedir.
Özellikle YouTube’da insanlar yapay zekanın sansüründen kurtulabilmek için şifreli kelimeler kullanır hâle gelmişken bu durum sözde “komplocu olmayan” bu zeka abidesi “bilimsel” kafaları hiç ama hiç rahatsız etmemektedir.
Henüz 2018 yılının Aralık ayında “2019, soluk renkli at dünyanın tepesine çıktığında” başlıklı makalemizde şu “komploları” yazmıştık.
“Tıpkı mahşerin üçüncü atlısının elinde tuttuğu terazi gibi derginin kapağında da her iki kefesinde insan grupları bulunan bir terazi bulunmaktadır. Hangi kefesinin ağır basacağı “hangi insan ya da topluluklar grubunun hayatta kalmasına izin verileceğine” birilerinin karar vereceği gibi bir çağrışım yapmaktadır.”
Peki ne oldu?
Virüse yakalanmış insanlar çok olunca hasta seçimi yapıldı mı, yaşlılar birçok ülkede ölüme terk edildi mi?
Bu kadar mı?
Bunlar da aynı yazıdan: “Dördüncü atlıyı (Solgun) yazımızın girişinde konu etmiştik. O tüm atlıların toplamı gibidir ve binicisinin adı Ölüm’dür. Ölüler diyarı onun ardınca gelir. Bunlara kılıçla, kıtlıkla, salgın hastalıkla, yeryüzünün yabanıl hayvanlarıyla ölüm saçmak için yeryüzünün dörtte biri üzerinde yetki verildi.”
Yeryüzünün dörtte biri!
“Muhteşem” dediğinizi duyar gibiyiz. Ailemizin sevimli nüfus planlamacısı Bill Gates geçtiğimiz Nisan ayında ne demişti?
“Dünyanın çok ilerlemediği bir alan var. Bu pandemik hastalıklar. Dünya nüfusu arttıkça ve insanlık doğanın içinde yaşadıkça yeni patojenler her zaman ortaya çıkacak. Bazı insanlar ve küçük gruplar, bir gün gelecek ve silah olarak hastalıkları kullanacaktır (…) Küçük bir devlet, bir laboratuvarda ölümcül bir formül oluşturabilir. Dünya hükumetleri 30 milyon insanı öldürebilecek silahların şu an yapım aşamasındadır ve bu tehdide acil hazırlanmak gerekmektedir.”
Bakın bu komplocu kafalar daha bir sene öncesinden yukarıdaki satırları yazmış ve salgını haber vermiş.
Şimdi sizin o komplocu olmayan “bilimsel” kafalarınıza bir tüyo daha verelim. Ülkenin Cumhurbaşkanı geçen hafta ne demişti? “Ekilmemiş tek karış toprak kalmayacak, üretim devam edecek.”
Herhalde bu kadarını siz bile anlamışsınızdır, sırada kıtlık var. Ama bir dakika, bir sene önce bu komplocular onu da mı yazmışlar?
“Hatırlayacaksınız, 2008 finansal krizi başladığında her yerden kaçan sıcak para emtia borsalarına gitmiş ve bunun sonucunda emtia fiyatları tarihî rekor seviyelere çıkarak dünyada gıda fiyatlarının aşırı derecede yükselmesine neden olmuştu. Birçok ülkede pirinç vb. gıdaların artışından dolayı protesto gösterileri düzenlenmiş, ayaklanmalar çıkmıştı. 2010 yılında başlayarak tüm coğrafyayı yakan ‘Arap Baharı’ hareketlerinde tetikleyici unsurun 2008 yılında artan gıda fiyatlarının oluşturduğu domino etkisi olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. O günden beri kitlelerin hareketlendirilmesi konusunda ellerinde biriken verileri analiz edenler muhtemelen bu silahı tekrar kullanacakları günü beklemektedirler.”
Neyse, biz bu gürüha sütunumuzu daha fazla feda etmeden bir yıl önce yazımızda bahsettiğimiz “ellerinde biriken verileri analiz edenler” meselesine dönelim ve 2017 yapımı “Belko Deneyi” (Belko Experiment) filminden bahsedelim.
Kolombiya’da kâr amacı gütmeyen ve kendine ait bir binası olan Amerikan menşeli Belko şirketinde tüm camlar, kapılar birden bire otomatik olarak çelik perdelerle kapanır ve tüm çalışanlar binada hapis kalır. Tıpkı bugün dünya halklarının ev hapsine alınması gibi…
Ardından merkezi anons sistemi çalışmaya başlar ve otomatik bir ses şunları söyler: “Tüm çalışanlar, şu anda 80 kişisiniz ve 8 saat içinde çoğunuz ölmüş olacaksınız. Hayatta kalma şansınız vereceğim görevi en iyi şekilde yapmanızla orantılıdır. İlk göreviniz herhangi 2 kişiyi öldürmeniz. Nasıl olduğunun önemi yok. Eğer öldürmezseniz biz öldüreceğiz”
Kimi şirket çalışanları paniğe kapılırken kimi de olayın bir şaka olduğu zannıyla dalgasını geçmektedir. Tıpkı İtalyanların koronavirüsünün ilk zamanlarında yaptıkları gibi… Tabii verilen süre dolunca 4 kişinin kafasının uçmasıyla olayın ciddiyeti anlaşılır. Virüs sonucu insanlar sokak ortasında ölmeye başladığında olduğu gibi…
Meğer riskli bir ülkede çalışıyorlar bahanesiyle sigorta şirketi fidye için kaçırılmaları riskine karşılık kafalarına izleme çipi takmalarını şart koşmuş… Tıpkı bugün cep telefonu programlarıyla hastaların izlenmesi gibi… Ama bunlar aslında uzaktan patlatılabilen bombalarmış. Yok canım, öyle komploculuk yapıp korona aşısı bahanesiyle çipleneceğinizi filan söylediğimizi düşünmeyin…
Durumun ciddiyeti ve gidebileceği noktayı ilk anlayan en tepe yöneticiler olur ve kilitli silah kasasını ele geçirerek silahlanırlar. Hani binlerce CEO’nun Korona başlamadan önce istifa edip ortadan kaybolmaları gibi…
Bu kez ikinci anons yapılır ve 30 kişinin öldürülmesi istenir. Yöneticiler ellerinde silahlarla 60 yaş üzerindekileri öldürmek için bir köşeye ayırırken 18 yaş altında çocuğu olanları sağ bırakmak için diğer köşeye ayırırlar. Eminiz burada aklınıza Avrupa’da imkan/yer yokluğundan ölüme terk edilen yaşlılarla, Türkiye’de 65 üstü ve 20 yaş altına uygulanan sokağa çıkma yasakları gelmiştir…
Kısa keselim, sonrası kan gölü ve sadece bir kişi hayatta kalır. Kapılar açılır ve hayatta kalan son kişi askerler tarafından dışarı çıkarılarak yan binaya götürülür. Burası şirketin her köşesini kameralarla kaydeden kontrol odasıdır. Deneyin yöneticisi amaçlarını hayatta kalan son kişiye şu şekilde açıklar:
“Uluslararası bir organizasyonun parçasıyız. Dünyanın en iyi düşünürlerinden bazıları, insan davranışlarını geleneksel anlayışlardan bağımsız olarak çalışması için sosyal bilimcilere izin verilmesi gerektiğine inanıyorlar. Ve inanın bize, bu deneylere başladığımızdan beri insan zihni ve davranışları konusunda inanılmaz miktarda çok şey öğrendik. Niye mi yapıyoruz? Belki bir gün dünya daha iyi bir şekilde inşa edilebilsin diye. Bilim metod demektir. Biz sadece veri topluyoruz.”
Şimdi bize tutsaklıktan/katliamdan kurtulan kişi olarak senin şu anda içinde bulunduğun duyguyu en iyi hangisinin tanımladığını söyle?
Üzgün
Rahatlamış
Kafası karışmış”
Filmde d) şıkkını sormaya ömrü vefa etmedi kötü adamın. Kahramanımız bütün kötüleri oyuna getirerek öldürdü ve dışarı çıktı. Belki “Koronavirüsü yüzünden” hapsedildiğiniz evlerinizden kurtulduğunuz gün kendinize sormak için bu soruları bir yerlere not etmek istersiniz.
Son sahnede görüntünün uyduya geçmesinden sonra anlıyoruz ki bunun gibi yüzlerce binada da eşzamanlı olarak aynı deneyler yapılıyormuş ve son olarak bir sesin şöyle dediği duyuluyor.
“Birinci aşama bitti, ikinci aşamaya geçin!”
Şimdi bu yüzlerce binayı “virüs yüzünden” halkları evlerine tıkılmış yüzlerce ülke olarak düşünün. İkinci aşamayı ise ömrünüz vefa ederse düşünürsünüz…

Yorumlar (0)
11°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 24 Ocak 2021
İmsak 06:46
Güneş 08:15
Öğle 13:21
İkindi 15:54
Akşam 18:18
Yatsı 19:41
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 19 41
2. Fenerbahçe 19 39
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Trabzonspor 20 33
6. Alanyaspor 19 31
7. Hatayspor 19 31
8. Karagümrük 19 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Rizespor 20 25
13. Sivasspor 19 24
14. Başakşehir 20 24
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Bursaspor 18 30
7. Tuzlaspor 17 30
8. Ankara Keçiörengücü 17 28
9. Altınordu 17 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 17 44
2. Real Madrid 19 40
3. Sevilla 19 36
4. Barcelona 18 34
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 19 28
8. Real Betis 20 27
9. Cádiz 20 24
10. Levante 19 23
11. Getafe 18 23
12. Celta de Vigo 19 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 19 20
15. Real Valladolid 20 20
16. Eibar 19 19
17. Deportivo Alaves 20 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 19 16
20. Huesca 20 13