'İlaç değil koronavirüs kalp krizine neden oluyor'

Prof. Dr. Alpay Azap, Kovid-19 tedavisinde kullanılan ilaçların kalp krizine yol açtığı iddiasının doğru olmadığını belirterek, "Kovid-19 tedavisinde kullanılan ilaçlar değil tersine hastalığın kendisi vücutta pıhtılaşmayı artırarak damarların tıkanmasına ve kalp krizi, inme gibi rahatsızlıklara neden olabiliyor" dedi.

Sağlık 27.12.2020 - 18:52 27.12.2020 - 18:52

Çin'in Vuhan kentinde Aralık 2019'da ortaya çıkmasının ardından küresel çaplı ölümcül bir pandemiye dönüşen Kovid-19 ile mücadele hız kesmeden sürüyor. Süreç içerisinde geliştirilen ve yakın tarihte Türkiye dahil birçok ülkede uygulanmaya başlayacak Kovid-19 aşıları, salgının sona ermesinde umut ışığı olarak görülüyor.

Öte yandan, Sağlık Bakanlığı'nın Kovid-19 tedavi sürecini evde geçirecek kişilere ücretsiz ilaç temin edilerek, tedaviye erişimleri sağlanıyor. Fakat bu ilaçların bazılarının hastalarda ağır yan etkilere yol açtığı iddiası sosyal medya platformlarında sık sık gündeme geliyor.

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, Kovid-19 hastalarının tedavisinde kullanılan ilaçlara ilişkin açıklamalarda bulundu. 

"YÜZDE 100 ETKİLİ İLAÇ YOK"

Azap, henüz virüse karşı yüzde 100 etki gösteren bir ilaç olmadığını belirterek, "Bugüne kadar hep başka virüsler ya da başka hastalıklar için geliştirilen ilaçlar tedavide kullanılmaya çalışıldı. Bunların bazıları laboratuvar ortamında virüse etki de gösterdi. Ancak hastalarda kullanıldıklarında laboratuvardaki kadar etkili olmadılar" dedi.

"BAZI ÜLKELER REMDESİVİR KULLANIYOR, FAYDALI OLDUĞUNU GÖSTEREN KANIT YOK"

Hastalığın 2 hafta sürdüğünü ve 2 aşamalı olduğunu söyleyen Azap, 2 haftada da ayrı ayrı tedavi yaklaşımları olduğunu fakat her ülkenin tedavide benzer bir yaklaşım izlediğini aktardı. Ülkelerin tedavi yöntemlerine ilişkin konuşan Azap, şunları söyledi: "Batı ve Kuzey Avrupa ülkeleri ile Kuzey Amerika, virüsün solunum hücrelerinde çoğaldığı ancak belirtilerin hafif seyrettiği, akciğer hasarının yaşanmadığı birinci evrede sadece ateş düşürücü, ağrı kesici gibi ilaçlar kullanıyor. Bazı ülkeler bu evreyi çok ağır geçirenler için Remdesivir adlı ilacı uyguluyor. Fakat Dünya Sağlık Örgütü Remdesivir'in faydalı olduğunu gösteren kanıtlarımız yok."

"ÜLKELER ARASINDAKİ FARKLILIK HASTALIĞIN YENİ OLMASINDAN"

Azap, Türkiye'de  Favipiravir, Arbidol gibi ilaçların virüse olası etkileri nedeniyle ilk hafta kullanıldığını belirterek, "Ülkeler arasındaki bu farklılık büyük oranda hastalığın yeni olmasından ve tedaviyle ilgili bilimsel çalışmaların çelişkili sonuçlar vermesinden kaynaklanıyor. Çelişkili sonuçların en önemli sebebi ise çalışmalara dahil edilen hastaların ve çalışma protokollerinin birbirlerinden farklı olması. Bu da uygulamada değişikliklere neden oluyor" diye konuştu.

"İKİNCİ EVRE DAHA STANDART"

Hastalığın ikinci aşamasına ilişkin konuşan Azap, şunları söyledi: "İkinci evre ise daha standart diyebiliriz. Neredeyse her ülkede oksijen ve kortizon tedavisi, yanıt alınamayanlara bağışıklık sistemini daha güçlü baskılayan ilaçlar veriliyor. Akciğerler görevini yeterince yapamaz hale gelirse de makineyle destek veriliyor. Bu evrede ayrıca kanın pıhtılaşmasını ve damarların tıkanmasını engellemek için aspirin türevleri ve başka kan sulandırıcılar da kullanılıyor."

"TEDAVİDE KULLANILAN İLAÇLAR ECZANEDE YOK"

Azap, Türkiye'de Kovid-19 olan hastaların şikayetleri azaltmaya yönelik ateş düşürücü ve ağrı kesicilere eczanelerden reçetesiz ulaşabileceğini fakat Favipiravir, Arbidol gibi ilaçlara ulaşamayacaklarını söyledi. Azap, "Akciğer tomografisi uyumlu olup başka bir neden bulunamayan kişiler, hele temasları da varsa Kovid-19 hastası olarak kabul ediliyor. Kesin tanı almış hastalar gibi tedavi ediliyor" şeklinde konuştu. 

"ÖLÜM ORANI YÜZDE 4'TEN 1'E İNDİ"

Azap, uygulanan tedavinin etkisine ilişkin ise şunları söylüyor: "Belli bir ilacın yüzde 100 etkili olmadığını söylemiştik. Fakat uygulanan tedavi yaklaşımlarının, salgının başına kıyasla hastaların iyileşme olasılığını artırdığı, ölümleri daha iyi engellediği ve bu anlamda etkili olduğu söylenebilir. Salgının başında dünya genelinde yüzde 4 civarında olan ölüm sıklığı bugün yüzde 1'in altına indi."

"KLOROKİN ADLI SIRMA İLACININ ETKİSİ OLMADIĞI ORTAYA ÇIKTI"

İlaç tedavisi gören ve görmeyenler arasındaki fark olup olmadığına dair hem Türkiye'de hem de dünyanın farklı ülkelerinde karşılaştırmalı çalışmaların devam ettiğini belirten Azap, şu ifadeleri kullandı: "Örneğin; salgının başında birçok ülkede yaygın kullanılan Klorokin adlı sıtma ilacına yönelik yapılan çalışmalar, farklı hasta gruplarında denenen bu ilacın etkili olmadığını ortaya çıkardı. O yüzden Klorokin'i artık kullanmıyoruz. Ancak Favipiravir ile ilgili devam eden çalışmaların sonuçlarını görmeden net bir cevap vermemiz mümkün değil.

"FAVİPİRAVİR JAPONYA'DA ONAYLI BİR İLAÇ"

Çok kuvvetli kanıt sunmayan gözlemsel çalışmalar ve günlük pratiğimiz bu ilacın kısmi bir etkisi olduğunu gösteriyor. Favipiravir, grip hastalığının tedavisinde kullanılan, Japonya'da onaylı bir ilaç. Gebe hastalarda nadiren kullandığımız Lopinavir/Ritonavir isimli ilaç HIV-AIDS tedavisinde kullanılıyor. Bazı ülkelerde denenen Ribavirin ise Hepatit C ve kırım kongo kanamalı ateşi rahatsızlığı için kullanılıyor."

"HASTALAR HEKİMLERİNİN ÖNERİLERİNE MUTLAKA UYSUN"

"Hastalar hekimlerinin önerilerine mutlaka uysunlar" diyen Azap, "Favipiravir ilk gün sabah-akşam 8'er sonraki günler sabah-akşam 3'er tablet veriliyor. Tablet sayısı çok olduğu için yüksek doz gibi algılanıyor, aslında kullanılan en düşük dozu bu. Favipiravir grip virüsünün tedavisinde onaylı bir ilaç. Grip virüslerine etkili ve grip tedavisindeki dozu bu. Çok daha yüksek doza çıkılabiliyor. Ancak henüz hangi hasta grubunda, hastalığın hangi aşamasında hangi oranda etkili olduğuna dair elimizde kesin kanıtlar yok. Çalışmalar devam ediyor. Başka bir alternatif tedavi de olmadığı için özellikle başta hafif olsa dahi hastalığı ağır geçirme riski bulunan hastaların kullanmasını öneriyoruz" dedi.

"AZ SAYIDA HASTADA CİDDİ OLMAYAN YAN ETKİLER OLABİLİYOR"

Azap, vatandaşların gündemindeki "İlaçların ciddi yan etkisi var mı?" sorusunu ise şöyle cevaplıyor: "Az sayıda hastada ciddi olmayan yan etkiler olabiliyor. Favipiravir çok nadiren ilacı kesmemizi gerektirecek kadar bulantı-kusma, karaciğer testlerinde bozulma gibi yan etkiler yapabiliyor. Kan sulandırıcı ilaçlar nadiren kanamalara yol açabiliyor o yüzden kanama riski olmayan ve fayda beklediğimiz hastalara veriyoruz. Kortizon grubu ilaçlar hastalarda kan şekeri ve tansiyon yükselmesine neden olabiliyor."

"İLAÇLAR DEĞİL HASTALIĞIN KENDİSİ KALP KRİZİNE NEDEN OLUYOR"

"Tedavide kullanılan ilaçların kalp krizine neden oluyor" iddialarına yanıt veren Azap, "Bugün kullandığımız ilaçlar için cevabım hayır. Kovid-19 tedavisinde kullanılan ilaçlar değil, tersine hastalığın kendisi vücutta pıhtılaşmayı artırarak damarların tıkanmasına ve kalp krizi, inme gibi rahatsızlıklara neden olabiliyor. Zaten o yüzden ağır seyirli hastalara kan sulandırıcı ilaçlar veriyoruz" diye konuştu.

"İLAÇLAR İYİLEŞME SÜRECİNİ KISALTIYOR"

Kullandıkları tedavi yaklaşımlarının iyileşme sürecini kısalttığı yönünde gözlemleri olduğunu belirten Azap, "Ancak bulaşmayı ortadan kaldırdıklarına dair veri yok ne yazık ki. Hastalık bulaşma riski tedavili veya tedavisiz, belirtilerden sonraki günlerde azalarak birinci haftanın sonunda ortadan kalkıyor" dedi.

"İLACIN BİRİKTİĞİ YERLER ULTRAVİYOLE IŞIKTA PARLAK GÖRÜNÜYOR"

Azap son olarak ilaç tedavisi gören kişilerin tırnaklarına mor ışıkta bakıldığında parladığının görüldüğü iddiasına ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Favipiravir ve artık tedavide kullanmadığımız Klorokin gibi ilaçlar tırnak yatağında ve tırnaklarda birikebiliyor. Biriktiği yerler ultraviyole ışıkta parlak görünüyor. Bu, ilacın zararsız bir özelliği."

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@