İlk Türk Devletlerinde Devlet Teşkilatı nasıldı? | Türklerde Devlet Teşkilatı'nda yöneticinin görevleri nelerdi?

İlk Türk devletlerinde devlet il (el) kelimesi ile ifade ediliyordu. İl kelimesi aynı zamanda barış manasına da gelmekteydi. Peki ilk Türk devletlerinde devlet anlayışı nasıldı? Türklerde devlet teşkilatlanması nasıldı? Türklerde Devlet Teşkilatı ile ilgili tüm detaylar haberimizde

Tarih 11.10.2020 - 21:50 11.10.2020 - 21:50

Türk inanışına göre kağan yönetme yetkisini Gök Tanrı'dan almıştır. Bu düşünceye Kut Anlayışı adı verilmektedir. Devlet yönetimi kağan, ayukı (hükümet) ve kurultaydan oluşmaktaydı. Türklerde devlet dört unsurdan meydana geliyordu:

a) Bağımsızlık (Oksızlık)                b) Halk (Millet) c) Ülke (Ulus)                     d) Teşkilatlanma

a-Kağan: Devlet başıdır. Yönetme yetkisini Gök Tanrı'dan alır. Türk milletine hizmet etmek, orduyu yönetmek, adaleti sağlamak, Türk boylarını toplamak, töreyi uygulamak, mahkemelere başkanlık etmek ve kurultayı toplantıya çağırmak Kağan'ın görevleri arasındaydı. Hükümdarlar; han, idikut, ilteber, İlteriş,  şanyü, yabgu, kağan gibi unvanları kullanıyordu.

ÖNEMLİ HATIRLATMA: Kağana devlet yönetiminde hatun adı verilen eşleri yardımcı olurdu. Hatun devlet meclislerine katıldığı gibi elçi kabullerinde de bulunurdu. Hükümdar çocuklarına tigin veya şehzade deniyordu. Ülke, hanedanın ortak malı sayıldığından sık sık taht kavgaları yaşanıyordu.

Türklerdeki Bazı Devlet Görevlileri

Tamgacı: Mühürdar; Agıçı: Hazinedar; Subaşı: Ordu komutanı; Tutuk: Askeri vali; Tudun: Vergi memuru; Bitigçi: Kâtip

b) Hükümet (Ayukı): Türklerde önemli kararlar toy (kurultay)' da alınırdı. Toy her zaman toplanamadığından toy kararlarının düzenli olarak uygulanması için bir bakanlar kurulu (hükümet) oluşturulmuştur.

c) Kurultay (Toy, Kengeş, Keneş): Devletin her türlü meselesinin görüşüldüğü meclistir. Büyük kurultayın yanı sıra her boyun kendi kurultayları da bulunurdu. Kurultay yılda 3 kez toplanırdı. Töre kararlarını değiştirebilmek, töreye kurallar eklemek, hakanı tahta oturtmak, gerektiğinde de tahttan indirmek gibi geniş yetkilere haizdi.

B. TÜRK – İSLÂM DEVLETLERİ'NDE DEVLET TEŞKİLATI.

 İlk Türk Devletleri'ndeki "kut anlayışı" Türk – İslâm Devletleri'nde de devam etmiştir. Yani hükümdarlığın Allah tarafından verildiği inancı bu dönemde de devam etmekteydi.

Divanlar

Divan-ı Saltanat: Devlet işlerinin yürütüldüğü büyük divandır.

Divan-ı İstifa: Mali işlere bakardı. Başında Müstevfi bulunurdu.

Divan- ı Tuğra (İnşa): Devletin iç ve dış yazışmalarına bakardı. Başkanına Tuğrai denirdi.

Divan-ı İşraf: Askeri ve hukuki işler dışında devleti denetlerdi. Başkanına Müşrif denirdi.

Divan-ı Arz: Askerlik işlerinden sorumlu divan. Başkanına Emir-i Arz denirdi.

Divan-ı Mezalim: Zulme uğrayanların şikâyetlerinin dinlendiği divandır. Başkanı doğrudan sultandır.

Türk- İslam Devletlerinde Devlet Teşkilâtı. Türk – İslâm Devletleri'nde merkez teşkilâtı; hükümdar, saray ve hükümetten meydana gelmektedir.

Hükümdar: Ülke hanedanın ortak malı sayıldığından taht kavgaları sıkça yaşanıyordu. Hükümdar yasama, yürütme ve yargıdan sorumluydu. Para bastırmak ve hutbe okutmak en önemli hükümdarlık alâmetiydi.

Saray: Saray doğrudan hükümdara bağlıydı. Devlet yönetiminde hükümdarın arkasındaki en önemli kuruluştu ve harem, selamlık ve enderun olmak üzere üç bölümden oluşmaktaydı.

Bazı Saray Görevlileri

Hacip: Divan üyeleri ile sultan arasındaki yazışmaları düzenlerdi.

Kapucubaşı: Sarayın günlük hizmetlerinden sorumludur.

Silahtar: Hükümdarın silahlarından sorumludur.

Alemdar: Devlete ait bayrakları taşırdı.

Emir-i Ahur:  Hükümdarın hayvanları ile ilgilenirdi.

Çaşnigir: Hükümdarın yiyecekleri ile ilgilenirdi.

Hansalar: Saray mutfağı ile ilgilenirdi.

Hükümet: Devlet işlerinin yönetildiği büyük divana Divanı saltanat denir. Divan-ı Saltanat'ın başında "Sahib-i Divan-ı Devlet" adı verilen büyük vezir bulunurdu.  Selçuklularda vezirler sultan adına ülke yönetiminden sorumlu idi.

Taşra Teşkilâtı. Türk – İslâm Devletleri'nde taşra teşkilâtı dört ayrı yönetim birimine ayrılmıştır. Bunlar, eyalet, sancak, kaza ve köy idi. Türk devletlerindeki ikili teşkilâtın bir benzerini Türk – İslâm devletlerinde de görmek mümkündür. Meselâ Karahanlılar ülkeyi "doğu ve batı" olmak üzere ikiye ayırmışlardır. Aynı şeyi Büyük Selçuklularda da görürüz.

Taşra Görevlileri

Melik: Hükümdardan sonra gelen eyalet yöneticisidir.

Şıhne: Askeri validir.

Amid: Sivil görevli, bir anlamda belediye başkanıdır.

Amil: Taşradan vergisini toplamakla görevlidir.

Muhtesib: Ticari hayatı düzenlemekle görevlidir.

Ordu Teşkilâtı. Türkler İslamiyet'e girdikten sonra da eskiden olduğu gibi orduya büyük önem vermişlerdir. Orduda, Abbasi ve Samanoğullarını örnek almışlardır.

Gulam Sistemi: Bu sisteme göre satın alınan veya esir alınan çocuklar gulamhane adı verilen yere gönderilirdi. Bu çocuklar burada askeri, yönetim ve protokol kuralları bakımından yetiştirilirdi. Askeri eğitim alan çocuklar hükümdarın özel ordusu olan (Gulaman-ı Saray) ve ordunun asıl önemli kısmı olan Hassa Ordusu'nu oluşturuyorlardı.

Yorumlar