08.02.2021, 20:43

Irak 'Mezhepler ve Aşiretler Federasyonu’nda Türk istihbaratının tarihi rolü!

Irak rejimi ile sorun yumaklarını çözen irade, hiç şüphesiz ki Türk Devletini temsilen Bağdat ve Erbil'de bazı temaslarda bulunan Milli İstihbarat Teşkilat Başkanı Dr. Hakan Fidan'ın şahsında mündemiç kadim gelenektir.

Nitekim Hakan Fidan’ın, Irak yeni yönetimi ile temasının ardından, Türk Silahlı Kuvvetleri, Kuzey Irak'ta “Pençe/Kaplan operasyonu”nu başlatmış, Irak’ın kuzeyinde teröristlerce üs olarak kullanılan Sincar, Karacak, Kandil, Zap, Avaşin Basyan ve Hakurk’a Türk Silahlı Kuvvetleri'nce düzenlenen hava harekatında birçok terörist unsur imha edilmişti. 

Gizli servisler, sadece haber alma değil, yönetimleri dizayn etme operasyonları gerçekleştirler. “Yumuşak güç”/ “Soft power” diye tabir edilen yöntemi de kullanırlar. İstihbarat birimleri, takip ettikleri konuların sonuçlanması evresinde diplomasi kanallarını işletirler.

Bu kapsamda 10 Temmuz 2019'da Ankara’ya davet edilen Irak Dışişleri Bakanı Muhammed Ali el-Hekim, Savunma Bakanı Necah eş-Şammari ve Ulusal İstihbarat Başkanı Mustafa el-Kazimi', Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmişler, MİT Başkanı Dr. Hakan Fidan da görüşmede hazır bulunmuştu. 

Türkiye'nin komşuları ile ilişkilerinin tarihsel, siyasi ekonomik arka planı var. Ne de olsa Irak halkını oluşturan Araplar, Kürtler ve Türkmenlerle akrabalıklar mevcut. Kültürler iç içe geçmiş.

Güzel Türkçemizde “Ana gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz… Aşıka Bağdat sorulmaz… Sora sora Bağdat bulunur… Yanlış hesap Bağdat’tan döner…” gibi ata sözleri var.

  O nedenle Türk Devlet sisteminin bir ayağını Bağdat oluşturur. Irak’ta beş milyon civarında Türkmen nüfus yaşıyor. Arap ve Kürtlerle evlilik ile akraba olan Türkmen nüfusun  sayısı daha da fazla.

Türk diplomatlar, Irak meşru sistemi içerisinde yer alan tüm etnik gruplarla yasal zeminde  görüşür, fikir alışverişinde ve tavsiyelerde bulunur.

Mustafa Kazımi, Irak Başbakanı seçilmeden önce hakkında toplumsal mutabakat sağlanmasında Türk istihbaratının, Dışişleri diplomatları üzerinden yürüttükleri temasların etkisi tartışılmaz. 

Önce Irak Meclisi'ndeki Şii gruplar, Cumhurbaşkanı Berhem Salih'in hükümeti kurma görevi verdiği Adnan ez-Zurfi'ye karşı çıkarak, yerine Mustafa Kazimi'yi aday gösterme konusunda anlaşmıştı.

Ardından Irak Meclisi’nin en büyük Sünni grubu Irak Güçler İttifakı Koalisyonu, hükümeti kurması için Şii grupların aday göstermek istediği Ulusal İstihbarat Dairesi Başkanı Mustafa el-Kazimi'yi desteklediklerini açıklayınca, Irak Meclisi’nde Sünni ve Şii grupların ittifakla seçtiği Başbakan olarak tarihe geçti.

“Ortodoks” Sünni ve Şii grupların bir isim üzerinde mutabakata varması öyle böyle kolay bir şey değil. Çünkü Sünni ve Şii gruplar, kendi aralarında dahi fanatizme yenik düşüyor, silahlı çatışmalar yaşanabiliyor. 

İşte bu noktada MİT Başkanı Dr. Hakan Fidan'ın uzlaştırıcı misyonu devreye girer.

Mustafa Kazımi başbakan olduktan hemen sonra 11 Haziran 2020'de eski çalışma arkadaşı MİT Başkanı Hakan Fidan ile  Bağdat’ta bir araya gelerek Irak ve diğer federatif bölge hakkında fikir teatisinde bulundular. 

Mustafa Kazımi, göreve geldiği günden bu güne Türkiye ile sıcak ilişkiler geliştiriyor. Göreve gelir gelmez ilk işi Türkmen bakan atamak oldu. Ankara’ya jest yapmayı seviyor. 

Ziyaretin hemen ardından PKK kamplarıyla Şengal ve Mahmur alanları 30 kadar savaş uçağı ile vurulmuştu. 

Son yıllarda Türkiye’nin Irak’ın kuzeyinde kısmen Erbil yönetimi, kısmen de Irak’ta mevcut ABD ordusunun katılımı ile yürütttüğü askeri güvenlik politikalarına Kazımi, Başbakan seçilince Irak devleti de dahil  oldu.

Çünkü daha önce Tahran etkisiyle Bağdat, Ankara’ya mesafeli durmayı tercih ediyordu. Kazımi ise Irak devletinin yön tercihini değiştirdi.

Kazımi'nin Arap Şiiliğinin güçlü temsilcisi  ve Kum yerine Necef merkezli Sadr hareketi ile güçlü bağları belki de en büyük avantajı. Sadr hareketi ona sahip çıkıyor. Nitekim Bağdat’taki Kazımi karşıtı gösterilere Sadr taraftarları müdahale etmişti. 

Bununla birlikte Kazımi’nin tek destekçisi Sadr hareketi değil. Türkiye destekli Sünni gruplar da şimdilik onun yanında. 

Irak Ulusal İstihbarat Servisi (INIS), 2003 sonrası “mülga” yani kapatılan Irak Genel İstihbarat Servisi’nin yerine, Geçici Koalisyon Otoritesi yetkisiyle Nisan 2004 yılında kurulan Irak hükûmetinin bir istihbarat kuruluşu. 

ABD'nin Irak'a girerek Baas rejimini devirmesinden sonra 11 Mayıs 2003 ile 28 Haziran 2004 tarihleri arasında Irak Devlet Başkanlığı statüsünde olan Geçici Koalisyon Yönetimi'nin başkanlığını yapan Paul Bremer'e; Saddam Hüseyin'e bağlı Genel Güvenlik Direktörlüğü yerine, Irak Ulusal İstihbarat Servisi (INIS) adı altında bir yapılanmaya gidilmesi yetkisi verilmiş ve kurumun başına General Muhammed Şehvani (Mohammed Abdullah al-Shahwani) getirilmişti.

Irak Ulusal İstihbarat Servisi, Saddam rejiminin mülga Irak Genel İstihbarat Servisi yerine kuruldu.

Sünni bir Türkmen olan Muhammed El Şehvani (Shawani), Saddam Hüseyin yönetimine karşı 1996’da, CIA’nın Irak’ta başarısız bir darbe girişiminde rol almıştı. 

Amerikalılarla irtibatı, 1967'de Irak tarafından ABD Ordusu Korucu Okuluna -U.S. Army Ranger School- gönderilmesi ile başladı.

Hakkında verilen infaz kararı sonrasında Irak'ı terk etmiş, üç oğlu ve bazı akrabaları ile darbeye katılan 82 subay, Saddam Hüseyin tarafından öldürülmüştü.

1938'de Musul'da doğan Shawani, orduya 1955'te katıldı ve Irak Askeri Akademisi'nden mezun oldu. Özel Kuvvetlerde 13 yıl eğitmenlik  yaptı. 1984 yılında, 46 yaşında, binbaşı rütbesiyle emekliye ayrıldı. 

General el-Shahwani, 1996’da CIA’nın Irak’ta bir darbe girişiminde rol almış, darbe teşebbüsü başarısızlıkla sonuçlanınca İngiltere'ye kaçmıştı. 

Şehvani, Irak’a 2003 sonrası ABD işgalinden sonra girebilmişti. Şehvani, İstihbarat Başkanlığı döneminde özellikle İran’ın Irak’taki faaliyetlerini ve İran’a yakın grupları  izledi.

Onun bu teşebbüsü pahalıya mal oldu ve yalnızca 29 Eylül ve 14 Ekim 2004 arasında, 18 Iraklı istihbarat çalışanı iyi planlanmış saldırılarda öldürüldü. INIS’ın ajanları, İran yanlısı Bedir Organizasyonu tarafından tedavülden kaldırıldılar. 

Kum Fakihlerinin nüfuzuna giren Irak hükümeti ile INIS Şefi Muhammed Şehvani anlaşamadı ve Ağustos 2009'da Başbakan Maliki tarafından görevden alındı. Yerine Zuheir Fadel Abbas al-Ghirbawi geçti. 

Irak yasalarına göre Irak Ulusal İstihbarat Servisi Şefi, Başbakan ve Bakanlar Kurulu nezdinde müsteşar olarak çalışmakta ve ulusal güvenlik politikalarının belirlenmesine katkı sunar. 

Irak Ulusal Güvenliğini tehdit edebilecek, terörizm ve isyan, uyuşturucu, silah kaçakçılığı, organize suçlar, casusluk gibi alanlarda istihbarat toplamak ve istihbarat faaliyetleri yürütmek, INIS’ın temel görevi. 

Irak Başbakanı Kazımi'nin tam adı, Mustafa Abdullatif Mışet Xeribaviye. 1967’de Bağdat’ın ünlü ve bir dereceye kadar zengin bir bölgesi olan Kazımiye mahallesinde doğdu.

Ailesi Ziqar Eyaleti Nasıriye şehri Şetrey bölgesinde mukim, Müntefik Aşiretine mensup. Anne tarafı ise Bayat TürkmeniIrak'ın güneyinde yer alan Zikar vilayetindeki Nasiriye şehri, Fırat Nehri'nin kıyısında. 

Osmanlı döneminde 19. yüzyılın sonlarında Müntefik aşireti tarafından kurulan Nasıriye, Birinci Dünya Savaşı sırasında 1915 yılında Britanya birlikleri tarafından işgal edildi. Kazımi'nin aile köklerini barındıran Benî Müntefiḳ, 17 - 19. yüzyıllarda Bağdat -Basra arasındaki topraklarda yoğun biçimde meskundu.

Kabile genellikle, bölgeye gönderilen Osmanlı Beylerbeyi ve valilerine bağlı kalmakla birlikte mahallî gücü elinde bulundurdu, Osmanlı idarecileri de bölgede asayişin temini açısından Benî Müntefiḳ’in gücünü dikkate almaya çalıştı.

 Benî Müntefiḳ kabilesi şeyhleri Sünnî Sa‘dûn ailesinden gelmekle beraber halkın önemli kısmı Şiî idi. 1750-1831 yılları arasında da Benî Müntefiḳ bölgede denge unsuru oldu.  Benî Müntefiḳ aşiretleri Osmanlı Devleti’nin yürüttüğü Vehhâbîlik karşıtı siyasete destek verdi.

Birinci Dünya Savaşı’nda Benî Müntefiḳ, 1915’te Amâre, İngilizler’in eline geçinceye kadar Osmanlı ordusunu desteklemeyi sürdürdü.  Babasının mesleği ve “coğrafya kader değildir” gerçeği…

Babası tekniker ve sanat gözlemcisi. Babası mesleğinden dolayı 1963 yılında Bağdat’a yerleşmesinden 4 yıl sonra Mustafa Kazımi, Bağdat’ta dünyaya gelmiş.

Liseyi Bağdat’ta tamamlayan Kazımi, üniversiteye başlamadan 18 yaşındayken Kürdistan Bölgesi üzerinden Avrupa’ya geçerek Almanya’ya ve daha sonra İngiltere’ye yerleşiyor.

Yurt dışında bir gazeteci ve Saddam Hüseyin’in muhalifi olarak Şii gruplara yardımcı olan Kazımi’nin en önemli kitabı: “Irak sorunu ile geçmiş ve gelecek arasında barış.” 2003 sonrası döndüğü memleketindeki bazı gazetelerde yazarlık ve başyazarlık yaptı.

Hatta Kazımi, Irak Cumhuriyeti’nin şu anki Cumhurbaşkanı Berhem Salih'e ait "Al-Usbuiah" dergisinin genel yayın yönetmenliğini de yaptı.

Merhum MHP lideri Alpaslan Türkeş, 22-29 Şubat 1993 tarihleri arasında ABD'de temaslarda bulunduğu günlerde Washington Sheraton Carlton Oteli'nde bazı görüşmeler gerçekleştirmişti.

Barzanî ve Talabani kanadının dâhil olduğu Irak Kürt Cephesi'nin Washington temsilcisi Dr. Behram Salih, 26 Şubat 1993 Cuma günü, Türkeş'i kaldığı Washington Sheraton Carlton Oteli'nde ziyaret etmişti.

Türkeş, elbette bu görüşmede yalnız değildi. Dava arkadaşı Rıza Müftüoğlu refakatinde görüşme gerçekleşmişti. 

Irak Kürt Cephesi'nin Washington temsilcisi Dr. Behram Salih, MHP Genel Başkanı merhum Türkeş'e; Türkçe konuşabildiğini, sık sık Türkiye'ye gelip gittiğini, Süleymaniye ve Kerkük'te pek çok Türk arkadaşının olduğunu, zaten Irak’ın kuzeyinde Türkmenler ve Kürtlerin birbirlerinin dillerini çok rahat, bir şekilde öğrenip konuştuklarını söylemişti.  

Kazımi, ayrıca Saddam Hüseyin dönemindeki insanlık suçlarını araştıran “Irak’ın Hafızası Kuruluşu”nun 7 yıl başkanlığını yaptı. 

2016’da Ulusal İstihbarat Dairesi Başkanı olan Kazimi, gücü başbakandan daha az olan Cumhurbaşkanı Berham Salih’in yakın kadrosundan. 

Baas rejiminin yıkılmasından sonra Irak’a dönerek 45 yaşında özel bir üniversitede hukuk bölümünü tamamlayan Kazımi, Irak istihbarat başkanı olduğu 2016 yılına kadar gazetecilik görevini yürüttü.

Arkadaşları Kazımi’yi “uysal ve sakin birisi” olarak tanımlıyor. Evli olan Kazımi, iki çocuk babası.

Her ne kadar “tarafsız biri” olarak tanımlanıyorsa da Dava Partisi liderlerinden ve eski Bakanlar Kurulu Sekreteri Mehdi Alaki’nin damadı. 

İki kardeşi Başbakan danışmanlığı yapmış olan Kazımi’nin kendisi de Haydar Abadi döneminden beri Irak İstihbarat Başkanlığı yaptı.  O şimdi Irak Başbakanı. 

Ömür Çelikdönmez

 

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye erken seçime gitmeli mi?
Türkiye erken seçime gitmeli mi?