banner5

03.03.2020, 10:48

İran'ın ‘ehl-i tefekkür ve erbâb-ı kalem'iyle ‘dilsûzâne' bir sohbet

İran’lı dostlar! Zâlim Şahlık rejimine karşı yüz binden fazla kurban vererek yürüttüğünüz mücadelelerinize olan ilgimizleve milyonların hançerelerinden yükselen ‘Allah’u Ekber’ ve de ’Lâ Şiîyye- Lâ Sünnîyye.. Hükûmet-i İslâmiyye../ Şiîlik ve Sünnîlik yok, (Hedefimiz) İslâm Hükûmeti..’ gibi çarpıcı şiarların potasında oluşan bir yakınlıkla ve de taa o zamandan beri hep yanınızda olan ve ülkemdeki 12 Eylûl 980 Askerî Darbe Hıyaneti’nden sonra da,1980-88 arasındaki İran -Irak Savaşı’nın en şiddetli şekilde cereyan ettiği ilk aylarda ülkenize geçen ve aranızda yıllarca yaşayan birisi olarak bugün, sizlerle ‘dilsûzâne/ gönlü yanık’ bir sohbette bulunmak istiyorum.

8 yıl süren o uzuuun savaş yıllarında nice acıları birlikte taddık, birlikte gözyaşı döktük.. Bütün emperial güçlerin oynattığı ve desteklediği ‘Baasçı-laik’ Saddam Huseyn’in dünyasına, en azından fikren birlikte karşı çıktık.. Halkınızın büyük kitlelerinin sevdiğine şâhid olduğum Beheştî ve M. Ali Recaî gibi nice seçkin insanlarınızın, Amerikancı marksist grupların bombalarıyla parçalanan cesed parçalarını taşıyan tâbutların arkasından okunan, ‘Anhaa, ezân-ı aşq râkhondend, ez minare-i khûn.. / Onlar, kan minaresinden aşqezânını okudular..’ gibi yürek dağlayan mersiyelerle yürüdük.

Milâdî-1987 yılındaki Hacc mevsiminde, sırf ‘Amerika, Sovyetler ve İsrail’ aleyhindeki sloganlarla başka ülkelerden katılan yüzbinlerle yürüdüğümüz için, zâlim Suûdî rejimi güçlerinin saldırıları karşısında 400’den fazla Müslümanlar olarak öldürülüşün ve -beşer planında- sahibsiz kalışın derin ruhî sancılarını birlikte yaşadık.

***

Müslüman halkların yanlış bilgilerle düşman oluşlarına seyirci mi kalalım?

Birbirine yaşayış tarzı bakımından bu kadar yakın olan iki halkın, birbirinden bu kadar uzak oluşunun ve kalışının sebepleri üzerine birlikte kafa yorduk, birlikte çareler düşündük.

Bu yazıda dile getireceğim görüş ve duygularımı nicelerinizle, gerek sohbetlerimde, gerek yazışmalarımda ve gerekse, Cumhûrî-i İslâmî gazetesinde (E. Salâh) ve Keyhan gazetesinde (E. Salâhaddin) imzasıyla ve bir çok dergilerinde 15 yılı aşkın bir süre boyunca yazdığım farsça makalelerle,sizlerle paylaşmaya çalıştım. Halklarımızın kültür, örf ve âdetlerine yerleşmiş ve sokaktaki insanların zihinlerine de yerleşmiş bir takım kırıntı bilgilerin sevkıyle hattâ yanlış ve kasıdlı olarak zihinlere doldurulmuş olan zehirli yalanları açığa çıkarmak yolundaki çabalara o yazılarda yüzlerce örnek vardır.

***

Bu tek taraflı değildi, bizim halkımız içinden bazıları da sizin coğrafyanızdaki halklar hakkında benzer temelsiz bilgi ve hattâ zehirli yalanları yayıyorlardı. Çoğu, son 500 yıllık bir geçmişi olan Safevî ve Osmanlı saltanatlarında devlet ve iktidar sahiplerinin zıtlaşmasından meydana gelen siyasî husûmetlere her iki tarafdan, ‘Kapıkulu Ulemâsı /Ulemâ-y’-ı Derbârın İslâm adına diyerek verdikleri fetvâlarla halklarımız arasında nice soğukluklar ve düşmanlıklar icâd edildiğinden birlikte yakındık, yıllarca..

Çünkü, siz 40 yıl öncelerde bir inkılab yapmıştınız. Ama, o inkılâbın kırılması, başarısızlığa uğratılması için emperial-şeytanî güçler de elbette yığınla entrikalara başvurmuşlardı -vuracaklardı..

Bunların bir kısmından büyük bedeller ödeyerek ve yüz akıyla çıktınız; ama, son yıllarda, öyle bir noktaya varıldı ki, kendinizden başka, diğer Müslüman halkların, toplumların maslahat ve hassasiyetlerini görmez oldunuz ve o inkılaba en büyük darbeyi kendiniz vurdunuz..

Sizler o noktalara gerilerken, bizim toplumumuzda ise,Müslümanların tamamı için olumlu sayılabilecek, küçümsenmemesi gereken büyük sosyal değişimler yaşandı. Ama, bizim toplumumuzun geçirdiği merhaleler inşaallahdaha da iyiye gidecek bir ivme istikametinde gelişirken..Bugün, İran’ın takib ettiği siyaset yüzünden, halklar arasında da yeniden bir soğukluk meydana geldiğini görmezlikten gelemeyiz.

Bu satırların sahibi, geçmişte, mezheb taassubuyla veya o günlerdeki iktidarların siyasetlerinin gereği olarak verilmiş olan fetvâlar veya gelişigüzel yazılmış olan kitapları kenara koyup, aziz İslâm’ın temel ölçü ve kuralları içinde hareket etmek gerektiğini düşünen; mezhebî- itiqadî farklılıkları,‘Ehl-i Kıble tekfir olunmaz..’ ölçüsüyle büyütmeden halledebilen samimî insanların iki tarafta da hâlâ var olduğuna kalb itminanı içinde inanmaktadır. Ki, Türkiye’de bugün, ‘Benim dinimin adı Şiîlik veya Sünnîlik değil, İslâm’dır. Bu mezhebler, İslâm’ın farklı yorumlanmasından meydana gelmektedir.’ diyebilen bir anlayış, en üst seviyede dile getirilebilmektedir.

***

Ama, bugün İran’ın bu konuda maalesef, hiç de iç açıcı bir noktada olmadığını görüyoruz.

Bu satırların sahibi, şu veya bu coğrafyaya öncelik tanımayan; sadece, bugün Müslümanların maslahatı için en doğru olan yol ve çare ne ise, onun esas alınmasını isteyen birisidir. Bugün İran ve Türkiye, Suriye konusundan dolayı karşı karşıya gelmiş bulunmaktadır ve bu konu yeni de olmayıp, Suriye Buhranı’nın patlak verdiği son 9 senedir, giderek keskinleşmiş ve bugünkü merhaleye varmıştır.

Şahsen, bu gerilimin Rusya tarafıyla o kadar kederlenmiyorum. Çünkü Rusya’dan olumlu bir zâten olamaz. Ama, İran ki, İslam adına bir siyaset izlemek iddiasındadır, o zaman, onu sorgulamaktan, hatırlamaktan uzak duramayız.

***

Kaldı ki, Rusya’yı Suriye’ye, özellikle de, ‘kuvvetli bir müzakereci’ olarak nitelenen Qaasem Suleymanî’nin Putin’i iknâ etmesiyle getirildiğini’ sıradan birisi değil, 16-17 yıl Dışişleri Bakanlığı yapan ve hâlen de en üst makamda bulunan Ali Khameneî’nin en üst derecedeki Dışişleri Başdanışmanı olan Velâyetî açıkça ve gururla beyan etmektedir.

***

İran matbuatında ‘Türkiye’nin Suriye’de ne işi var?’ yazıları yer alırken..

Ve Suriye konusunda, ‘Savaşı İran’da vermemek için Suriye’deyiz’ diyerek, en yakın noktasında 300 km. uzağında olduğu Suriye’de askerî danışman adı altındaki savaşçılarını ve oluşturduğu Haşd-i Şa’bî ve diğer milis güçlerini Suriye’de savaştıran İran, yazık ki, Suriye’yle 910 km. ortak sınırı ve 100 yıl öncesine kadar da 400 yıllık bir birlikte bulunan Türkiye’ye düşmanca tavırlar takınırken; karşı çıkanlarınız hemen hemen yok gibi.. ‘İran‘ın Suriye’de ne aradığını ve hele Rusya’yı oraya niçin çektiğini’ sorgula(ya)mıyor ve Türkiye’nin orada, bir yangının kenarında olduğunu, kendi evini o yangından kurtarmak için tedbir alması gerektiğini dile getiremiyorsunuz.. Yazık..

Bütün matbuatınızda yazılanlara değil, İnkılab Muhafızları Ordusu’nun yayın organı durumundaki bir internet sitesindesadece dün yayınlanan yazılarda bile dile getirilen Türkiye ve Erdoğan düşmanlığı ve kontrolden geçirilerek yayınlanan yüzlerce okuyucu yorumlarında, en ağır hakaret ve tehditlerin dile getirilmesine bile göz yuman bir anlayış karşısında eseflenmekle yetinmiyor; ‘İslam Birliği’ idealini, o ideal adına hançerleyen bir siyaset izlendiğini sizlere duyurmak, haykırmak ve uyanabileceğinizi ümid etmek istiyorum.

Yorumlar (0)
10
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 21 Ocak 2021
İmsak 06:48
Güneş 08:17
Öğle 13:20
İkindi 15:51
Akşam 18:14
Yatsı 19:38
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Hatayspor 19 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 18 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Rizespor 19 24
13. Sivasspor 18 23
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 18 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Getafe 18 23
11. Celta de Vigo 19 23
12. Levante 18 22
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 19 12